• Türkçe
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • RUPELA GIŞTÎ
  • NÛÇE
  • ANALÎZÊN SIYASÎ
  • LÊKOLÎN
  • GOTAR
  • Hemû beş
    • Ji Edîtor
    • Jin
    • Perspektîfên Azadiyê
    • Rêze Nivîs
    • Rastiyên MIT
    • Hevpeyvîn
    • Ji Çapemeniya Derve
    • Nivîsên Azad
  • RUPELA GIŞTÎ
  • NÛÇE
  • ANALÎZÊN SIYASÎ
  • LÊKOLÎN
  • GOTAR
  • Hemû beş
    • Ji Edîtor
    • Jin
    • Perspektîfên Azadiyê
    • Rêze Nivîs
    • Rastiyên MIT
    • Hevpeyvîn
    • Ji Çapemeniya Derve
    • Nivîsên Azad
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
Turkçe
Anasayfa Beşên Rêze Nivîs

Yeni Osmanlı: Kanlı Tarih -4-

Yayınlayan Lekolin
15 March 2020
Kategori: Rêze Nivîs
253 14
A A
Yeni Osmanlı: Kanlı Tarih -4-
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın
FacebookX

24 Aralık 2016 Cumartesi Saat 13:17

Türkiye, Suriye’deki Kürtleri kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak için KDP’li Kürtleri harekete geçirdi. Ancak bölgedeki halkın iradesi ve direnişi karşısında yenilgiye uğradı. Kuzey Suriye-Rojava’daki çok sayıdaki alan, demokratik güçler tarafından özgürleştiriliyor. Bu da Osmanlı rüyasının sonu anlamına geliyor. Minbic’in özgürleşmesi ile Bab’a özgürlük yolunun açılması ve üç kantonun birleşmesi

Erdoğan Yeni Yavuz Olmak İstiyor

Sevr, Lozan ve Ankara Antlaşmalarının imzalanması ile 700
yıllık Osmanlı İmparatorluğu dağılıp yok oldu . Osmanlı İmparatorluğu’nun sona
ermesiyle 1923 yılında  Türkiye
Cumhuriyeti  kuruldu. Ancak belirlenen
yeni sınırlar içinde Osmanlı’nın işgal zihniyeti günümüze kadar da sürmeye
devam etti.

Yeni Osmanlıcılar

Osmanlı İmparatorluğu dağılma süreci üzerinden yüz yıllar
geçmesine rağmen AKP/Erdoğan hükümeti, günümüz dünyasında tarihe karışmış olan
imparatorluğu yeniden inşa etmek istiyor. AKP’li yetkililer yaptıkları her
konuşmada Osmanlı İmparatorluğu ve Sultan Selçuk’u anarak imparatorluğun
dağılmasını büyük bir kayıp olarak görüyorlar.

Misaki Milli’nin gündeme getirilmesi

Yeni Osmanlılar, Misak-ı Milli sınırlarının yeniden gündeme
gelmesi için Musul, Kuzey Irak , Kuzey Suriye-Rojava’yı öncelikli hedef olarak
gösteriyorlar. Misak-ı Milli sınırlarını çizmeye çalışıyorlar.

Türkiye doğrudan Misak-ı Milli sınırlarını geri getiremiyor
ancak sahaya sürdüğü ortakları ve vekaleten savaşan güçleri aracılığıyla birçok
alanda ilerledi. Başûrê Kürdistan’ı iktidar partisi KDP aracılığıyla Misak-ı
Milli sınırlarına dahil etmeye çalışıyor. Bu politikayı şimdi de Kuzey Suriye –
Rojava’da KDP’liler ve DAIŞ çeteleri aracılığıyla yapmak istiyor.

Musul’u İşgal Çabaları

Başûrê Kürdistan ve Musul’un işgal edilmesi için Türkiye’nin
çokça çabaları oldu ve bu çabalar hala sürüyor.1991 yılında Saddam Hüseyin
Kuveyt’i işgal hazırlıkları yaparken Turgut Özal liderliğindeki Türkiye ise
Başûrê Kurdistan’ı işgal ederek Türkiye’ye bağlı bir federasyon kurmayı
planlıyordu. Aynı planlar 1994, 2004 ve 2008 yılında da hayata geçirilmek
istendi.

Bir önceki Türk başbakanı Davutoğlu, Musul için yaptığı bir
değerlendirmede “ Atalarımız bir gün atlarına binip bu bölgeye girdiler. Biz
de bir gün geleceğiz ama daha modern yöntemlerle dedi.

Türkiye bu planını hayata geçirmek için DAIŞ çetelerini
harekete geçirdi. DAIŞ AKP desteği ile 9 Haziran’da Musul ‘u işgal etti ve
oradan da  Şengal’e yöneldi. Kısa bir
süre  sonra DAIŞ çeteleri çoğunluğu Şii
Türkmen olan Til Afer’i işgal ederek sivil katliamlar yaptı. Fakat Türkiye’de
bir ses çıkmadı.

Bu olaydan sonra Türk devleti Irak topraklarına geçti ve
Musul’a bağlı Başika bölgesini işgal etti. Yeni Osmanlılar bu işgali,  Musul ve Kerkük’ün geri alınması planı
çerçevesinde gerçekleştirdiler. Türkiye şu anda yürütülen Musul operasyonuna
ısrarla katılmak istiyor. Operasyona katılarak bölgede oluşacak yeni yönetimde
söz sahibi olmak istiyor.

Kuzey Suriye’nin İşgali

Arap baharı başladığında bölgeyi işgal planları çok tazeydi.
Türkiye Müslüman Kardeşler üzerinden Mısır , Suriye ve Tunus’ta işgal planların
hayat geçirmeye çalıştı ancak başarısız oldu.

Türkiye – Suriye savaşının başlamasıyla birlikte, Kuzey
Suriye-Rojava bölgesine gözünü dikti. Bu politikaları, Kobanê direnişinde net
bir şekilde kendini gösterdi.  Ahmet
Davutoğlu bir konuşmasında şunları belirtmişti : “ Halep’te çözümün yolu
Maraş’tan geçiyor. Bu ülkenin barışçıl bir şekilde birleşmesi lazım. Asya
,Avrupa ve Ortadoğu’daki insanlar Türkiye’yi bekliyor. Şu anda Türkiye’yi
“umudun yegane adresi olarak görüyorlar.

Türkiye, Suriye’deki Kürtleri kendi çıkarları doğrultusunda
kullanmak için KDP’li Kürtleri harekete geçirdi. Ancak bölgedeki halkın iradesi
ve direnişi karşısında yenilgiye uğradı. Kuzey Suriye-Rojava’daki çok sayıdaki
alan, demokratik güçler tarafından özgürleştiriliyor. Bu da Osmanlı rüyasının
sonu anlamına geliyor. Minbic’in özgürleşmesi ile Bab’a özgürlük yolunun
açılması ve üç kantonun birleşmesi ile Kuzey Suriye –Rojava Demokratik
Federasyonunun kuruluşuna doğru gidilmesi Türkiye’yi fena halde korkutmuş
olmalı ki adeta çılgına dönerek kapsamlı bir imha konsepti başlattı.

AKP/Erdoğan rejimi 24 Ağustos’ta veya başka bir deyişle Merci
Dabık savaşının 500.yıldönümünde Cerablus’u işgal ederek Suriye savaşına
doğrudan katılmış oldu. Erdoğan,  yeni
bir Yavuz Sultan Selim olmak için çabalıyor ve Ortadoğu kapılarının kendisine
açılmasını istiyor. Bu amaçla 16 Ekim’de Dabık’ı işgal etti. Erdoğan’a bağlı
guruplar Dabık’dan sonra operasyonun 4.adımının Halep olacağını duyurdu.
Erdoğan da birçok açıklamasında bunu belirtti. Şu an Türk işgal güçlerinin,
Bab’a ilerleyişleri sürüyor.

Osmanlıcılık Zihniyetinin Varlığı Bölge İçin Tehlike
Oluşturuyor

Türkiye 1974 yılında bölgedeki Türkleri koruma adı altında
Kuzey Kıbrs’a girdi ve bir daha çıkmadı.2014 yılında ise Irak’a girerek
Başika’ya kadar ilerledi ve bütün itirazlara rağmen varlığını sürdürüyor.
Buradan Musul’a ulaşmayı hedefliyor. Dolayısı ile Kuzey Suriye-Rojava’ya
girerken de aynı politika ile girdi ve burada işgal planları yapıyor. Böylece
kendini Suriye kaosunda olmazsa olmaz bir güç olarak göstermeye çalışıyor.

AKP/Erdoğan hükümeti, eski Osmanlıların yolunu takip ediyor
ve bu yolda yeni politika belirliyorlar. Bölgedeki etnik, siyasal ve dini
çelişkileri germeye çalışıyor, bölgenin demografisini değiştirerek Türk ve
Türkmenleri bölgeye yerleştirmeye çalışıyor. Bölgenin boşaltılması için halka
katliamı dayatıp göçe zorlamaya çalışıyor. Öte yandan bölge halklarını kendi
çıkarlarına yönelik kullanarak Sünni Müslümanlar da hilafetin geri gelmesi için
yegane güç olarak göstermeye çalışıyor. Bu yolla komşu ülkelere yaptığı
işgallere gerekçe oluşturuyor. Aynı zamanda Bakûrê Kürdistan ve Rojava’da  kanlı Osmanlı tarihini yeniden canlandırmak
istiyor.

Erdoğan son zamanlardaki “Bu sınırları bize zorla kabul
ettirdiler , “Lozan bizim için bir başarı değildir , “Türkiye ya büyüyecek ya
da küçülecek   söylemlerini ülkesinin
gündemine  koydu.  Erdoğan en son Türkiye sınırlarının Halep’ten
Musul’a kadar uzandığını ifade etti. Kuzey Irak ile Kuzey  Suriye yani Başûrê Kürdistan ve
Rojava’nın  Türkiye sınırlarına dahil
edilmesi gerektiğini vurguluyorlar. Bunu gerçekleştirmek için onlarca katliam
gerçekleştirildi ve binlerce sivil katledildi.

Bu yüzden AKP/Erdoğan rejiminin zihniyetinin varlığı Irak, Suriye
ve genel anlamda Ortadoğu’daki bütün halklar için her zaman bir tehlike
olacaktır.

Aynı zamanda Yeni Osmanlı planlarının hayata geçirilmeye
çalışılması mevcut tehlikeyi daha da büyütecek. AKP Ortadoğu’yu kana bulayan,
uygarlık tarihini yok eden, kültürel zenginlikleri ortadan kaldıran zihniyeti
geri getirmek istiyor.

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com – www.lekolin.org – www.lekolin.net – www.lekolin.info
-www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html

Etiketler: -4-araştırmaKanlikurdiKurdishkurdistanLekolinOsmanliTARIHTurkishTürkiyeYENI
Önceki yazı

10 MAYIS 2015 BASIN BÜLTENLERİ

Sonraki Haber

KÜRTLERİN BİRLİĞİ ZAFER İÇİN EN BÜYÜK FIRSATTIR – (3.BÖLÜM)

Benzer Haberler

Manîfestoya Civaka Demokratîk a Komûnal – BEŞA 5
Perspektîfên Azadiyê

Manîfestoya Civaka Demokratîk a Komûnal – BEŞA 5

12 July 2026
Manîfestoya Civaka Komunal a Demokratîk – BEŞA 4
Perspektîfên Azadiyê

Manîfestoya Civaka Komunal a Demokratîk – BEŞA 4

5 July 2026
Guhertina Paradîgmayê, Krîza Wateyê û Ji Nû Ve Avakirina Diyardeya Şoreşger – 2
Analîz Siyasî

Guhertina Paradîgmayê, Krîza Wateyê û Ji Nû Ve Avakirina Diyardeya Şoreşger – 2

23 June 2026
Sonraki Haber
KÜRTLERİN BİRLİĞİ ZAFER İÇİN EN BÜYÜK FIRSATTIR – (3.BÖLÜM)

KÜRTLERİN BİRLİĞİ ZAFER İÇİN EN BÜYÜK FIRSATTIR - (3.BÖLÜM)

Nivîsên Ku Derdikevin Pêş

  • Em Toreke din a Sîxûrên MÎT û Parastinê Aşkere Dikin- NÛÇE TAYBET

    Em Toreke din a Sîxûrên MÎT û Parastinê Aşkere Dikin- NÛÇE TAYBET

    587 Paylaşım
    Paylaş 235 Paylaş 147
  • Öcalan: Kürtler Arasında Kan Dökülmesin

    671 Paylaşım
    Paylaş 268 Paylaş 168
  • KÜRDİSTAN’DA COĞRAFYA VE KÜLTÜR

    568 Paylaşım
    Paylaş 227 Paylaş 142
  • Hevkariya MÎT’ê Bi Îranê Re û Planên wê yên Derbarê Eşîran de – NÛÇE ANALÎZ

    501 Paylaşım
    Paylaş 200 Paylaş 125
  • KCK: Em ê hesreta berxwedêrên 14’ê Tîrmehê pêk bînin!

    501 Paylaşım
    Paylaş 200 Paylaş 125

KCK: Gelê me yê Rojava wê destketiyên xwe li ser xeta Rêber Apo biparêze û bi pêş ve bibe!

Şoreşa 19’ê Tîrmehê: Hafizeya Gel, Destkeftî û Dersên Ji Bo Pêşerojê

Kalkan: Mifteya Aştiyê Îmraliyê Ye, Divê Rêya Siyasetê Were Vekirin

Hevkariya MÎT’ê Bi Îranê Re û Planên wê yên Derbarê Eşîran de – NÛÇE ANALÎZ

Mîrateya Hz.Birahîm, Kurd, Cihû û Li Rojhilata Navîn Lêgerîna Aştiya Demokratîk

Di Germahiya Tîrmehê De Azadî

  • DERBAR DE
  • PEYWENDÎ
  • HEMÛ NIVÎS
LÊKOLÎN

© NAVENDA LÊKOLÎNÊN STRATEJÎK A KURDISTANÊ 2025

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç

Add New Playlist