KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Yeniden Dizayn ve Kürdistan Denklemi-2

15 March 2020
Kategori: Dizi Yazı
246 16
1.5k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

12 Eylül 2011 Pazartesi Saat 12:58

İran defalarca Doğu Kürdistan’da gelişen Özgürlük Hareketini dış güçlerle işbirlikçilikle suçluyordu.

Türkiye’de Anadolu Haber (Yalan) Ajansının defalarca Suriye’de, Lübnan’da yalan haber yaparak PKK’ye karşı operasyon olduğunu aktarmasına rağmen neden PKK-İran savaşını vermediği iyi analiz edilmelidir hem Türk kamuoyuna hem de dünyaya aynı anda birçok devletle savaşabilecek bir gücün olduğunu saklamaktadır. Eğer bu direnişin dört parça Kürdistan’da yapıldığı lanse edilse hem Kürdistan Halkı daha fazla PKK’ye kenetlenecek hem de Türk halkı Kürt sorunun gerçek sınırlarını görecektir.

Bu anlamıyla İran’ın el altında kurban edildiği söylenebilinir. İran’ın kayıplarını üstlenmeyecek kadar korkak olan bir zihniyet İran’ın eline pimini çektiği bombayı vererek yokuşa sürmektedir. İran PJAK’ın çağrılarına stratejik cevap vermezse Orta Doğu’nun en dinamik enerjisinin akımına kapılacaktır. PJAK’ın çağrısı İran’ın istemi üzerine yapılmış olma ihtimali yüksektir ancak İran güç denemesi yapıp ateşkes dilenmekten vazgeçmelidir yoksa içinde bulunduğu ablukayla savaş denemesi yaparsa felaketle karşılaşabilir.

İran defalarca Doğu Kürdistan’da gelişen Özgürlük Hareketini dış güçlerle işbirlikçilikle suçluyordu. Şimdi ise asıl ABD’nin Uluslar Arası hukukta da sorumluluğun kendisinde olduğu bir alanda İran operasyonlarına göz yumakta. Bırakalım göz yummayı bu rejime büyük infiallere yol açabilecek siyasi cinayetlere yol açabilecek bilgiler vererek rejimi cinayete itmektedir.

Dünyanın yeniden dizaynından çok kapitalist ülkeler için krizden hatta kaostan yeniden çıkış olarak bilinen denklemlerinde giderek karakterlerinin belirginleştiğini görebiliriz. Türkiye’nin de içerisinde olduğu yöntemler genelde şu özelliklerde belirginleşmektedir:

1-    Afganistan ve Irak müdahalesiyle birlikte artık ülkelerin iç dinamikleri dâhil edilmeden ülkeleri dışarıdan işgal etmenin bir anlam ifade etmediği ve bu yöntemin külfetinin çok ağır olduğu kesin olarak anlaşılmıştır. Bu anlamıyla iç dinamiklerin yanında bölgesel dinamiklerde oluşmuştur. Mesela Türkiye’ye bu anlamda bir rolün biçilmesi bölgesel düzeyde ikinci dereceden de olsa iç dinamik olarak kabul edilme durumudur.

2-    Ham İktidarlarla Ham Madde Devri: Libya örneğinde açığa çıkan küresel sermaye kriziyle birlikte bu dizaynın da sadece İngiltere ve ABD’yi düşünmek yanlış olur. Çünkü küresel sermaye aktörlerinin hepsinin domino taşları gibi küresel krizden etkilendikleri açıktır. Adından bahsettiğimiz Libya örneğinde Fransa’nın isyancılarla %35’lik gizli petrol anlaşması büyük güçler açısından öyle pek de gizli olduğu kanısında değilim. Bir diğer deyişle düşürülen her iktidar yerine gelen ham iktidardan ham madde alınarak belirli ülkeleri belirli sermaye kaleleriyle paylaşarak krizden çıkışın yolları aranmaktadır. Nitekim Fransa öncülüğünde Libya’ya destek amaçlı yapılan konferansa 60 devletin katılmış olması kimsenin bu ‘gizli’ anlaşmaya itirazı olmadığının kanıtı.

3-    Bu anlamıyla Kürt sorunun çözümü ya da derinleştirilmesi aynı zamanda bu iç dinamiklerin bölgesel, küresel paylaşımın sonucundan ve yöntemlerinden dört ayrı ülkede etkileneceği açıktır.

Dikkat edilirse Kürdistan coğrafyasında da benzer belirginlikteki ilginçlikler yaşanıyor. İsrail’in, ABD’nin hatta İngiltere’nin tekniği ve yardımıyla Erdoğan postacısıyla İran’a PKK yönetiminin yeri bildiriliyor. Bu siyasi cinayeti teşvik edenler muhtemelen Ahmedi Necat’ın cinayet kimliğine güvenerek çok değerli Kürt aydını ve önderlerinden Dr. Kasımlo cinayetinde olduğu gibi başarı sağlayacaklarını sanıyor.

Ancak ne PKK yönetimi Dr. Kasımlo’dur ne de PKK hareketi Doğu Kürdistan’daki başka bir harekettir. PKK’de önderlik kurumunun kişi ve şahsiyetlerle başlayıp bitmediğini bilmeyenler ancak bu cinayeti işleyebilir. Oysa bu bilgiyi iletenlerin PKK’nin önderlik kurumunu bizzat PKK önderliğine komplo uygulayanlar oldukları için çok iyi bilmektedirler ki PKK önderliği bu cinayetle bitmeyeceği için İran’la uzun bir savaşı planlamaktadırlar.

İran yönetimi ya açıkça bu güçlerle işbirliği içinde olduğunu ilan etmeli ya da onların planlarına objektif hizmet etmekten vazgeçmelidir.

Dikkat edilirse PKK yönetiminin hedeflendiği tarihle PKK liderine uygulanan tecrit aynı dönemlere denk gelmektedir. Komplonun asıl gerçeği ve tüm aşamaları asıl olarak PKK hareketi yerine başka güçleri PKK liderliği yerine işbirlikçi liderleri ön plana çıkarma çabasıdır.

Daha dün PKK’nin Demokratik Otonomi projesine “PKK Kürtleri ölmüş eşek fiyatına satıyor diyerek bu istemi az bulan insanlar bugün bu istemin yerini ve üslubunu sert bulmaktadırlar. Yine bu tecrit ve felaketin içinde düşmana davul zurna çalarak Kürdistan’da dolaşanlar bilmelidirler ki komployu anlamadan, algılamadan gereksiz yarışlara girip düşmana borazanlık yapanları, yararlandıkları bir boşluk kişiliklerini alçak olmaktan bile yoksun bırakacak kadar zayıflatacak, düşürecektir.

Bir bey efendi günlerce Kürtlere karartılmış sansürlenmiş ekranlarda millete kendisinin yoksun olduğu akıl fikir vermeye çalışmakta.

Ne ilginçtir aynı gazla Kürt kazanımlarının kalesi konumundaki Amed belediyesini ziyareti sırasında bir belediye başkanı onu elleri kelepçeli seçilmişlerin fotoğrafıyla karşılamakta. Fotoğrafın arkasında belki şehre bir film gelir…

Bu filmin devamında ne geleceğini hep birlikte göreceğiz ama içerde dışarıda tüm dinamiklerin PKK’ye karşı komplonun yeni bir dalgasıyla bir araya getirilmeye çalışıldığı bunun giderek maddi manevi baskıya dönüştürüldüğü görülmektedir.

Kim bilir belki ülkeye bir zafer gelir bu filme ölmüş eşekler bile güler…

Ozan Erdem

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com – www.lekolin.org – www.lekolin.net – www.lekolin.info   

Paylaş204Paylaş128
Önceki yazı

09 Şubat 2013 Basın Bültenleri

Sonraki Haber

Bir Final Savaşı Yaşanıyor-1

Son HABERLER

Dizi Yazı

Demokratik Komünal Toplum Manifestosu- BÖLÜM 5

Yayınlayan Lêkolîn
12 July 2026
0
1.5k

ORTADOĞU SORUNSALLIĞI VE DEMOKRATİK MODERNİTE...

Daha fazla okuDetails

Demokratik Komünal Toplum Manifestosu- BÖLÜM 4

5 July 2026
1.5k

Paradigma Değişimi, Anlam Krizi Ve Devrimci Öznenin Yeniden Kuruluşu- 2

23 June 2026
1.5k

Anlamın Tarihsel Sosyolojisi- 1

21 June 2026
1.6k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    848 Paylaşım
    Paylaş 339 Paylaş 212
  • ‘Önderliğinden Savaşçısına Kadar Demokratik Siyasete Katılımı Sağlayacak Bir Yasa Çıkarılmalı’

    510 Paylaşım
    Paylaş 204 Paylaş 128
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    572 Paylaşım
    Paylaş 229 Paylaş 143
  • Bir Devrimin Sessiz Gücü

    505 Paylaşım
    Paylaş 202 Paylaş 126
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    12899 Paylaşım
    Paylaş 5160 Paylaş 3225

Önder Apo: Hukuki Ve Yasal Sürecin Başlaması İçin Herkes Elinden Geleni Yapmalıdır

Suriye Sahilinde MİT Faaliyetleri: Radar, İletişim ve Askeri Altyapı – ÖZEL DOSYA

Bir Devrimin Sessiz Gücü

‘Önderliğinden Savaşçısına Kadar Demokratik Siyasete Katılımı Sağlayacak Bir Yasa Çıkarılmalı’

KCK: Rojava Halkımız Kazanımlarını Rêber Apo Çizgisinde Koruyup Geliştirmesini Bilecektir!

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç