ESKİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA TESİSİ, YENİ SAVAŞ ÜSSÜ
Lekolin.org olarak edindiğimiz bilgilere göre, Masyaf kırsalında bulunan ve geçmişte Bilimsel Araştırmalar Merkezi’ne ait olan bir füze fabrikası, El Türkistan İslami Partisi üyeleri tarafından patlayıcı yüklü araçların üretim merkezi olarak kullanılıyor. Yaklaşık 30 aracın hazırlandığı bildirildi. Bu araçların hedefinde Humus şehir merkezi, Doğu ve Batı Humus kırsalı, Yukarı Hama kırsalı ve sahil hattındaki Alevi ve Hristiyan mahallerin olduğu bildirildi. Operasyonun arkasında El Türkistan Partisi ve onu yönlendiren bölgesel-dış güçler bulunduğu bilgisine de ulaşıldı.
HTŞ VE COLANİ’YE KARŞI YENİ HAMLE
Hazırlanan araçların hedef bölgeri, HTŞ’nin kontrol alanlarıyla örtüşüyor. Bu saldırıların HTŞ lideri Colani’ye karşı bir stratejinin parçası olduğu değerlendiriliyor. El Türkistan Partisi’nin bu tür eylemlerle Colani yönetimini zayıflatmayı ve sahadaki dengeyi değiştirmeyi hedeflediği de alınan bilgiler arasında yer alıyor.
MİT’İN HUMUS’TAKİ EĞİTİM KAMPLARI
Lekolin.org’un İşte MİT’in Humus’ta Cihadist Çeteler İçin Kurduğu Eğitim Kampları başlıklı özel haberine göre, “Türk devleti, MİT eliyle Humus’ta cihadist çeteler için eğitim kampları kuruyor” ve bu kamplar HTŞ’ye paralel bir yapılanmanın altyapısını oluşturuyor. Bu yapı, sahadaki vekalet savaşlarının daha da derinleşmesine neden oluyor. El Türkistan Partisi gibi grupların bu kamplarda eğitildiği ve sahaya sürüldüğü beliritildi.
ÇİN VE ABD’NİN PARALEL BASKISI
Çin’in Uygur kökenli savaşçılara karşı baskısı artarken, ABD’nin ise yabancı savaşçıları HTŞ’ye entegre ederek Şam hükümetini meşru bir aktör gibi sunma çabası dikkat çekiyor. Bu durum, Suriye’deki vekalet savaşlarının yeni bir evresine girildiğini gösteriyor.
MİT VE HTŞ’NİN DAIŞ ÜZERİNDEN PLANLARI
DAİŞ’in yeniden sahaya sürülmesiyle ilgili stratejik planlar lekolin.org’un MİT ve HTŞ’nin DAIŞ Üzerinden Büyük Planları haberinde detaylandırılmıştı. Bu plan, hem HTŞ’yi meşrulaştırmak hem de alternatif çete yapılarını sahaya entegre etmek için kullanılıyor. Patlayıcı araçların bu planın bir parçası olduğu ve DAİŞ’in eski yöntemlerinin yeniden devreye sokulduğu ortaya çıkıyor.





