KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Tecrit ile Sistematikleştirilen İşkence

5 May 2020
Kategori: Makaleler
263 13
1.5k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

01 Şubat 2020 Cumartesi Saat 08:14

Komplocu güçler İmralı tecrit ve işkence sistemini daha da ağırlaştırmaya ve sürekli hale getirmeye çalışıyorlar.

Kürt halk Önderi üzerinden  bir halka
uygulanan sistematik işkence her geçen gün yeni bir boyut kazanarak
devam ediyor. Aslına baktığımızda Kürt halk Önderi şahsında bir topluma, bir
halka tecrit uygulanarak çürümüş, dibe vurmuş iktidar olgusu biraz daha ömrünü
uzatmaya çalışıyor. Toplumun her türlü değerlerine saldıran bu sistem
karşısında direnenleri cezaevlerine koyarak burada iradelerini kırmak, özgürlük
arayışından alıkoymak istiyor. Bunu yaparken de her türlü hukuksuzlağa, adaletsizliğe
ve ahlaksızlığa baş vurmaktan çekinmiyor. Türkiye’de artık cezaevleri  İmralı tecrit ve işkence sistemiyle birlikte  her türlü insanlık suçununun işlendiği bir
ortam haline gelmiştir.

Tecrit sadece Kürt halk Önderine
uygulanan  bir tecrit değildir.
İdeolojik, siyasi, toplumsal boyutu derin ve kapsamlı olan bir tecrittir. Bir
halkın tecrit altında tutulmasıdır. Bir halkı soykırıma uğratma tecrididir. AKP-MHP
faşist sistemin bu gün imralı’da Kürt halk Önderi şahsında  uyguladıkları tecrit ve işkence sistemi daha
öncede birçok faşist iktidar döneminde uygulanmıştır. Faşist  iktidarlar yakın tarihte birçok kez kendileri
için tehdit olarak gördükleri önderleri benzeri koşullar altında rehin tuttu. Bu
şekilde  halkları önderliksiz ve
ideolojisiz bırakarak kendi sistemileri
içinde eritebileceklerini düşündüler. Bu önderler arasında Antonio
Gramsci, Ernst Thaelmann, Nelson Mandela gibi isimler de bulunuyor. Antik Çağ’da
Plato gibi bazı Yunan felsefeciler hapis cezasının da bir çeşit intikam yöntemi
olarak kullanılabileceğini savundu. Yine cezaevleri ya da farklı bir deyişle ıslah
evleri tarihçesi devletin ve iktidarın ortaya çıkışına kadar dayanıyor.
Sümerler ve Babiller tarihte ilk suç ve ceza tanımını yapan uygarlıklar olarak
bilinir. MÖ 1750 yılına dayanan bu tanımlar intikam  çerçevesine dayanıyordu. Bu tarihlerden
öncesine baktığımızda  devlete karşı
işlenen suçları neredeyse tümünün cezası ise ölüm sonuçlanmıştır. Bu nedenle
ilk cezaevleri, zindanlar cezanın infazına kadar suçlu olarak görülen kişilerin
tutulduğu yerler olarak işlev görüyordu. Mevcut durumda Türkiye’nin açık ve
gizli bütün ırkçı, faşist odakları birleşmiş ve Erdoğan öncülüğünde Türkiye’yi
bir tecrit ve işkence sisteminin uygulandığı bir ortam haline getirmişlerdir.

İktidarcı faşist güçlerin
tarihten günümüze uygulamaya çalıştıkları tecridi bir ceza sistemi  olarak göstermeye çalışsalar da  aslında intikam, teslim alma ve halkın
özgürlük arayışlarını  yok etme aracıdır.
Yine tecrit; korku ve dehşeti yaygınlaştırırken, sözde  mahkum ve suçlu gördükleri kişiyi  uyum ve itirafçılık dayatılmasına açık hale
getirmektedir. Böylece ceza, özel olarak tutukluya ve genel olarak da topluma uyarı
niteliğinde birbirini tamamlayan ikili işlev görmektedir. Ceza bahanesiyle
tecrit uygulamalarının yaygınlaştırılması bundandır. Siyasi görüşlerinden özgürlük
anlayışından vazgeçmeyen, taviz vermeyen ve boyun eğmeyenlerin tecrit hücrelerinde cezalandırılarak, teslim
alınıp yok edilmeleri hedeflenmektedir. Tecritle cezalandırılan tutsaklar;
insani tüm hakları ellerinden alınmak suretiyle, zaman içerisinde
kimliklerinden ve siyasi düşüncelerinden arındırılarak, sessiz bir ölüme terk
edilmek istenmektedirler.  Tecrit,
işkencenin bilimsel olarak araştırılıp mükemmelleştirilmesinden başka birşey
değildir. Bir insanlık suçudur ve bu suçu işleyenler tıpkı tarihte olduğu gibi
cezasız kalmayacaklardır.  Önderlik
şahsında halka uygulanan bu tecrit  tarihe bir kara leke olarak geçecektir.

Hêvî
Nûman AMED

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com – www.lekolin.org – www.lekolin.net –
www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html-
http://kursam.net/index.html

Paylaş215Paylaş135
Önceki yazı

Demokratik Moderinte ve “Üçüncü Çizgi” Tezi Üzerine – 2

Sonraki Haber

Kapitalizm Her Türlü Hastalığın Ürediği Bir Bataklıktır

Son HABERLER

Kadın

Bir Devrimin Sessiz Gücü

Yayınlayan Lêkolîn
20 July 2026
0
1.4k

Ne zaman 19 Temmuz gelse,...

Daha fazla okuDetails

14 Temmuz Direnişleri Özgür Bir Halk Yarattı

13 July 2026
1.5k

İran’daki Son Durum Ve Olası Gelişmeler

10 July 2026
1.5k

Kürtler Ne mi İstiyorlar?

28 June 2026
1.5k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    848 Paylaşım
    Paylaş 339 Paylaş 212
  • ‘Önderliğinden Savaşçısına Kadar Demokratik Siyasete Katılımı Sağlayacak Bir Yasa Çıkarılmalı’

    510 Paylaşım
    Paylaş 204 Paylaş 128
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    574 Paylaşım
    Paylaş 230 Paylaş 144
  • Suriye Sahilinde MİT Faaliyetleri: Radar, İletişim ve Askeri Altyapı – ÖZEL DOSYA

    505 Paylaşım
    Paylaş 202 Paylaş 126
  • Bir Devrimin Sessiz Gücü

    505 Paylaşım
    Paylaş 202 Paylaş 126

Önder Apo: Hukuki Ve Yasal Sürecin Başlaması İçin Herkes Elinden Geleni Yapmalıdır

Suriye Sahilinde MİT Faaliyetleri: Radar, İletişim ve Askeri Altyapı – ÖZEL DOSYA

Bir Devrimin Sessiz Gücü

‘Önderliğinden Savaşçısına Kadar Demokratik Siyasete Katılımı Sağlayacak Bir Yasa Çıkarılmalı’

KCK: Rojava Halkımız Kazanımlarını Rêber Apo Çizgisinde Koruyup Geliştirmesini Bilecektir!

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç