KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Sunniler Arasındaki İktidar Savaşı

Büyük ihtimalle Suriye içinde Sünniler arasında bir savaş başlayacak. Şimdiye kadar HTŞ bu konuya hassas yaklaşıyor, ancak gücünü örgütlediğinde böyle bir adım atması muhtemel.

20 December 2025
Kategori: Makaleler
265 13
1.5k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Esad rejiminin Suriye’de devrilmesiyle birlikte büyük değişiklikler meydana geldi. Özellikle Suriye’de iktidara gelen güçler Sünni güçler oldu. Bu durum, radikal olsun ılımlı olsun tüm Sünni güçler için bir sevinç kaynağı olurken aynı zamanda onlara yeni bir çalışma alanı açtı. Bu nedenle şu anda Suriye’de tüm Sünni İslami örgütler kendilerini organize etmek ve Suriye’de kalıcı olmak istiyor. Bu, kolay kolay olmayacak. Çünkü tüm İslami örgütler, Suriye toplumunun bir kısmına dayanarak örgütlenmelerini kuracaklar. Bu da birçok yönden birbirleriyle karşı karşıya gelmelerine neden olacak. Yine de tüm örgütler ideolojik alanda hem birbirine yakın hem de karşıt yönler taşıyor. Bu da anlaşmazlıkları kısaltacak. Çünkü tüm taraflar Allah adına konuşuyor ve söyledikleri şeyler tartışmaya kapalı. Özellikle eskiden Cebhet El-Nusra adıyla bilinen ve şimdi Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) olarak tanınan kesim, hegemonik güçlere doğru kayıyor ve onlarla ilişkileri geliştirmek istiyor.

TEHRÎR EL-ÎSLAM PARTİSİ

En eski İslami partilerden biridir. 1953 yılında Şeyh Takiyuddin en-Nebhani tarafından Kudüs’te kurulmuştur. Dünyanın ve Arap ülkelerinin çoğunda örgütlenmiştir, 40’tan fazla ülkede şubeleri vardır ve birçok ülkede yasaklandığı için gizli şekilde örgütlenir. Müslümanların dünyadaki tüm sorunlarının çözümü olarak Hilafet sistemine dönüşü görür. Demokrasiye, ulusa ve laik devlete karşıdır, İslam Şeriatının uygulanmasında ısrar eder. Silahlı mücadeleye karşıdır ve her zaman siyasi mücadele yöntemini benimser.

SURİYE’DEKİ HAREKETLİLİĞİ

Suriye’deki faaliyetleri 2011 yıllarından önce gizli şekilde vardı ve çoğunlukla İdlib, Rakka ve Dera gibi bölgelerde yaygındı. Ancak Esad rejimi tarafından yasaklanmış ve terör örgütü olarak görülüyordu. O dönemde fazla yayılmadı ama Suriye’de güçlü bir zemin oluşturdu. 2011 yılları sonrası ve rejime karşı gösterilerin başlamasıyla faaliyetlerini aktifleştirdi ve gösterilere destek verdi.

HTŞ İLE ÇELİŞKİLERİ

HTŞ ile fikirsel açıdan anlaşmazlıkları var. Tehrir el-İslam Partisi, HTŞ’yi ve DAİŞ’i bid’atçı (dinde yeni icatlar çıkaran, Kur’an ve Peygamber’le ilgisi olmayan) örgütler olarak görüyor ve İslam karşıtı olarak tanımlıyor. Bu nedenle baskıya uğradı. 2014-2016 yıllarında İdlib’de Tehrir El İslam Partisi’nin elinde olan bazı yerler, kendi sistemleriyle yönettikleri bölgelerdi. HTŞ silahlı baskıyla bunları ellerinden aldı. O dönemde birçok yöneticisini tutukladı ve hala tutukluları var. HTŞ tarafından üyelerinin tutuklanması hala devam ediyor.

MÜSLÜMAN KARDEŞLERİN HAREKETLİLİĞİ

Dünyadaki en eski İslami siyasi hareketlerden biridir. 1928 yılında Hasan el-Benna tarafından Mısır’da kurulmuştur. Amaçları, eğitim, toplumsal örgütlenme ve devletler arası siyasi iş birliği yollarıyla İslam Ümmetini yeniden canlandırmaktır. Dünyanın birçok ülkesinde yayılmıştır ve yaklaşık 70 ülkede örgütlenmesi vardır. Sözde demokrasiyi kabul ederler ama sistemin İslam Şeriatına göre olması gerektiğini vurgularlar. Aynı zamanda silahlı kanatları da vardır ve bunu savunma tedbiri olarak görürler, küresel cihat eylemlerini kabul etmez ve karşı çıkarlar.

SURİYE’DEKİ HAREKETLİLİĞİ

1930’lu yıllardan beri Suriye’de örgütlenmesi vardır. Baas Partisi’nin kuruluşu sırasında birlikte bir koalisyon oluşturdular ve onun desteğiyle Baas, Suriye’de iktidara geldi. Bu da onlar için güçlü bir temel oluşturdu ve Suriye’deki örgütlenmeleri oldukça genişledi. Özellikle Hama, Humus ve Halep’te. Bu durum Baas için bir korku yarattı ve onu tasfiye etmesine neden oldu. Bu temelde 1982 yılında bu süreç en üst seviyeye ulaştı ve Hama Katliamı gerçekleştirildi; gözlemcilere göre yaklaşık 40 bin kişi öldürüldü, kalanlar da Suriye’den çıktı. Ancak bu, onların önünde engel olmadı ve örgütlenmelerini gizli şekilde Suriye’de sürdürdüler. 2011 yılından sonra artık açık şekilde yeniden örgütlendiler ve askeri örgütlenmelerini de Ehrar’uş-Şam adıyla ilan ettiler. Bu örgüt de İdlib’in birçok bölgesini kontrolü altına aldı.

HTŞ İLE ÇATIŞMALARI

2012-2015 yıllarında rejime karşı savaş çerçevesinde HTŞ ile iş birliği içindeydiler. Ancak 2016’dan sonra anlaşmazlıklar çıktı ve birbirleriyle savaştılar. Çünkü HTŞ onları laik bir örgüt olarak görüyor ve İslam Şeriatı dışında çalıştıklarını düşünüyor. Bu savaşın sonucunda örgüt merkez olarak tasfiye edildi, bir kısmı HTŞ’ye katıldı, bir kısmı da o bölgeden kaçtı. Ancak siyasi örgütlenmelerini toplum içinde durdurmadılar. Esad rejiminin çöküşünden sonra Müslüman Kardeşler’in lideri Ali Sadruddin el-Beyanuni, 46 yıl sonra Suriye’yi ziyaret etti. Tüm taraflar bu ziyareti yeniden örgütlenme açısından bir adım olarak değerlendirdi. HTŞ de bunu kendisi için bir tehdit olarak gördü ve onların aktif üyelerini tutuklamaya başladı. Ancak onlar da örgütlenmelerini durdurmadılar ve giderek Suriye’deki örgütlenmeleri daha da genişliyor.

HTŞ’YE KARŞI KOALİSYON

Cebhet el-Nusra adını değiştirdiği ve HTŞ örgütünü kurduğu sırada siyasi programında da değişiklikler yaptı. O dönemde diğer radikal güçler bunu yoldan çıkma olarak tanımladı. Bu, diğer güçlerle birçok anlaşmazlığa neden oldu. Çünkü HTŞ askeri açıdan öndeydi. Askeri gücüyle İdlib’deki tüm diğer güçleri susturmayı başardı ve egemenliğini onlara dayattı.

Esad rejiminin çöküşünden sonra ve HTŞ’nin Suriye’de iktidara gelmesiyle bu durum kısaldı. Çünkü onun iktidarının kabul edilmesi için bir şartı, meşru bir devlet kurması ve yönetimde katı İslami fikirleri öne çıkarmamasıydı. Diğer radikal güçler de doğal olarak bu yeni sistemin muhalefeti haline geldi. Hem toplum içinde gizli şekilde camiler aracılığıyla hem de açık şekilde medyada HTŞ’yi karalayan açıklamalar yaptılar.

İdeolojik alanda Müslüman Kardeşler ile Tehrir El İslam Partisi arasında bazı ortak noktalar var; örneğin silahlı mücadeleyi kabul etmemeleri ve HTŞ’ye karşı ortak anlaşmazlıkları, ki bu Suriye’de ikisini de zayıflattı. HTŞ her iki örgüt tarafından da düşman olarak görülüyor. Bu temelde HTŞ’ye karşı güçlerini birleştirmek için bazı girişimleri oldu. Kasım ayının başında Müslüman Kardeşler ile Tehrir El İslam Partisi arasında Halep şehrinde gizli bir toplantı düzenlendi. Toplantının amacı da bu temeldeydi. HTŞ de kendi açısından onların tanınmış bazı kişilerini tutuklamaya başladı. Göründüğü kadarıyla ilerleyen dönemde bu taraflar arasındaki anlaşmazlık daha da yoğunlaşacak ve kızışacak.

Müslüman Kardeşler ve Tehrir El İslam Partisi toplumsal örgütlenme açısından HTŞ’den daha güçlüdür. Bu iş için tecrübeli kadroları var. Bu nedenle bunu iyi kullanacaklar; özellikle HTŞ’nin siyasi ve toplumsal örgütlenme açısından toplumu kendi tarafına çekebilecek bir yapısı henüz yok. Çünkü eskiden rejime karşı savaş çerçevesinde toplum kendi etrafında toplanıyordu. Bu nedenle HTŞ de kendi açısından iktidar kitlesini oluşturmaya ağırlık veriyor; yani kurum çalışanlarını ve hükümet üyelerini. Eskiden rejimi destekleyen kişileri. Çünkü başka çaresi yok. İyi biliyor ki örgütlemek istediği bu kitle, iktidarı amaçlıyor ve kimin iktidarda olduğu onlar için önemli değil. Önemli olan yerlerini korumak. Bu nedenle eskiden devlet kurumlarında çalışan tüm memurlar hala görevlerinde ve onlar da kendilerini bu hükümete yakınlaştırmak istiyor. Bu da toplumsal alanda HTŞ’yi zayıflatacak ve diğer tarafları güçlendirecek. Çünkü mevcut alternatif HTŞ’nin üzerlerinde baskıyı daha da arttırması olacak. Eğer öyle olursa büyük ihtimalle Suriye içinde Sünniler arasında bir savaş başlayacak. Şimdiye kadar HTŞ bu konuya hassas yaklaşıyor, ancak gücünü örgütlediğinde böyle bir adım atması muhtemel.

Asiman SOZDAR

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş216Paylaş135
Önceki yazı

Suriye’de Çocuklara DAIŞ İdeolojisi Öğretiliyor – ÖZEL HABER

Sonraki Haber

O Ev, Bir Sosyalizm Eviydi

Son HABERLER

Makaleler

14 Temmuz Direnişleri Özgür Bir Halk Yarattı

Yayınlayan Lêkolîn
13 July 2026
0
1.5k

12 Eylül faşizmi Kürdistan ve...

Daha fazla okuDetails

İran’daki Son Durum Ve Olası Gelişmeler

10 July 2026
1.5k

Kürtler Ne mi İstiyorlar?

28 June 2026
1.5k

Katliamcılar Sahile Geri Dönüyor…

27 June 2026
1.5k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    841 Paylaşım
    Paylaş 336 Paylaş 210
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    559 Paylaşım
    Paylaş 224 Paylaş 140
  • Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

    506 Paylaşım
    Paylaş 202 Paylaş 127
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    12745 Paylaşım
    Paylaş 5098 Paylaş 3186
  • TC Savaş Suçu İşlemeye Devam Ediyor!- ÖZEL DOSYA

    12680 Paylaşım
    Paylaş 5072 Paylaş 3170

Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

Kalkan: Barışın Kilit Noktası İmralı, Siyasetin Önü Açılmalı

MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

Temmuz Sıcağında Özgürlük

KCK: 14 Temmuz Direnişçilerinin Özlemlerini Gerçekleştireceğiz!

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç