KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

O Ev, Bir Sosyalizm Eviydi

Toplumsal mücadele tarihinden yola çıkarak, sosyalizm davasına gönül koymuş her insan, bir sosyalisttir. Fakat sosyalist olmanın bir ölçüsü vardır. Sözü ve özü bir olarak yaşamak.!

21 December 2025
Kategori: Politik Analiz
275 15
1.6k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Önder Abdullah Öcalan’ın Demokratik Modernite Paradigması ve son kertede Demokratik Toplum Sosyalizmi kuramı, gerçek anlamda Rojava, Şengal ve Mexmur’daki demokratik komünal yaşam halklarının bir aradalığıyla ispata kavuşurken, Ulus Devlet olmadan da toplumların kendi kendini yönetecek bir iradeye sahip olduğu net bir şekilde görülüyor. Kök hücresi komün olan Demokratik Ulus ya da Demokratik toplum sosyalizmi, kadın özgürlük çizgisinin kurucu öncülüğünde tüm farklılıkları, inançları, mezhepleri, eşit ve demokratik bir biçimde buluşturuyor. Bu örgütlenmenin dokusunda kuşkusuz, iktidar ve devlet sistemine, yine sınıfsal anlayışlara ve bürokrasiye yer yoktur. Demokratik toplum sosyalizmi her toplumun kendi öz kültürel değerleri doğrultusunda, kapitalizmin burjuva iktidar örgütlenmesine karşı direnir, komünal birlik ruhunun hâkim olacağı demokratik bir yaşamı esas alır. Bunun örgütleme inşacısı olan Sosyalist kişilik, hiçbir sömürünün, gaspın, işgalin, eşitsizliğin, tahakkümün kol gezemediği bir özgürlükler alanı üretir. Sosyalizmin tanımı, anlamı, örgütlenme formu ve pratikte yapacağı işleri kısaca bu meziyetle sıralayabiliriz.

Kimileri sosyalizmi dogmatik, pozitivist ve politik bağnazlık temelinde ele alıp, dar bir şekilde tanımlayarak yaşıyor. Kimileri bu kavramı diline pelesenk edip, tarihsel bağını kopararak, ruhunu ve pratiğini çarpıtıyor. Kimileri de teorik açıdan ele alıp, sosyalizmin bir yaşam ideolojisi olduğunu inkâr eden demagojik pratikler sergiliyor. Fakat teori-pratik diyalektiğiyle, bütünlüklü yöntemle, somut koşullara indirgeyen anlayışla, canlı ve çok kuvvetli etik özelliğiyle ele alan Önder Apo’nun, tüm bu tezleri çürüterek, toplumcu sosyalizmin düşünce ve pratiğini, daha ilk Apocu grup aşamalarında ortaya koymuştur.

Kuşkusuz, Sosyalizm üzerine birçok çevre tartışma yürütüyor. Anlamı ve mahiyetine dönük çeşitli tanımlamalar yapılıyor. Toplumsal mücadele tarihinden yola çıkarak, sosyalizm davasına gönül koymuş her insan, bir sosyalisttir. Fakat sosyalist olmanın bir ölçüsü vardır. Sözü ve özü bir olarak yaşamak.! Toplumun sosyalizm çizgisinde örgütlendirilmesi, ilkesel olarak Sosyalist kişiliğin amaç ve hedefe kilitlenen özelliğine, aynı zamanda sözünün eri olmasına bağlıdır.

52 yıl önceye yani Apocu ideolojik grup dönemine gidelim. Çünkü Önder Apo’nun kuruculuğunu yaptığı Özgürlük Hareketi’nin dili ve eylemi bu dönemlerde politikleşti, ideolojikleşti ve sosyalizm yolunda anlam buldu. O zaman, sosyalizmin gerçek anlamda tanımı, ruhu, birleştiren yanı ve pratiğinin de Apocu grup dönemine dayandığını ve PKK’nin kurucu önderlerinden Kemal Pir ve Hâkî Karer’in Ankara’nın Emek ve Bahçelievler semtleri arasında kaldıkları bir evde gerçekleştiğini, büyüklerimizin anlatımından, Önder Apo’nun çözümlemelerinden, parti tarihinden anlıyoruz. Bu evde yapılan tartışmalar, kaleme alınan her yazı, dile gelen her söz, Sosyalizme olan inanç ve bağlılıktan ileri geliyor.

6 aylık Mamak Cezaevi’ndeki tutsaklığının ardından, Karadenizli Sadri ismindeki bir arkadaşının tavsiyesi ve verdiği bilgiler temelinde, Önder Apo Karadeniz’in saf ve yiğit iki devrimcisi Kemal Pir ve Hâkî Karer’in evine gider. Bu dönemler, Türkiye devrimci önderleri Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya’nın şehadetlerinden sonra öğrenci gençliğinin yeniden hareketlendiği dönemlerdir. Zindandan çıktıktan sonra gideceği bir yer yoktu. Cezaevi’ne girdiği için, bir daha öğrenci yurduna girmesi yasaklanan Önder Abdullah Öcalan’ın Hâkî ve Kemal ile kesişen yolu, bir tesadüften ziyade, tarihi bir ana dönüşecekti.  Önder Abdullah Öcalan Çubuk Barajı’nda Kürt orijinli bir grup kurma adımını atarken, temel bir grubu da söz konusu evde vardı.

Türkiye’deki sol sosyalist devrimci gençlerle ortak mücadele hattını örmede, bu iki devrimcinin Apocu gruptaki katılımını önemli gören Önder Apo, bu eve gelerek, yeni bir dönemi karşılayacaktı. Düşüncelerini bir ideolojik-politik çizgi olarak ele alan, anlayan, özümseyen, dürüst ve samimi olgularla yaşayan bu yoldaşlarıyla sosyalizmin köşe taşlarını ördü. O’nun toplumsallığına en ileri düzeyde katılan ve “benim gizli ruhumdur” dediği bu önder kadrolar, sosyalizmin örgütlenmesinde birer sosyalist kişilik oldular.

Sosyalizmin inşasının sosyalist olmaktan geçtiğini en çok da O’na güvenerek, kendilerini kattılar. Söz sosyalizmi yapıp ta küçük burjuva yaşamını sosyalizm diye sananlara karşı, söz ve uygulama makamında bulunarak, dayanışarak, toplumsallaşarak, paylaşımcı yaklaşarak, yoldaşlık ilişkilerine değer vererek, sosyalizmin ilke ve prensibine göre yaşadılar. Sosyalizmin temsili gücü olarak oluşturulan Apocu grup, sosyalist karakteri ve yaşam ideolojisini bu evde aldı. Yoğun tartışmaların ve görüşmelerin olduğu bu ev, bir karargâh işlevi görüyordu. Yoğun olarak, okuma, tartışma, eğitim ve propaganda çalışmaların geliştiği ve Ortak bir düşüncenin geliştiği bu evde, Apocu ideolojik grubun temeli atıldı. Aynı zamanda 12 Mart’ın karanlığı altında devrimcilik arayışı içinde olanlara bir ışık oldu. Bir okul, bir araştırma merkezi, yeni düşüncelerin tartışıldığı ve sistemleştirildiği bu ev, Önder Apo’nun ideolojik politik çizgisinin Hâkî ve Kemal aracılığıyla hayata geçirilme rolü oynuyordu. O dönemde Apocu grubun önder kadrolarından Duran Kalkan’a, “İlk gün geldi, misafir olarak kalma talebinde bulundu, ikinci günden itibaren ev sahibi haline gelerek bize talimat vermeye başladı” sözleriyle ifade etmişti Kemal Pir.

An’a anlamlar yüklendiğini ve tarihsel süreçlerde mücadele etme yolunda karşılaşılacak her şeyin bir tesadüf olmadığını anladım. Tıpkı bu evin Önder Apo’yu Kemal Pir ve Hâkî Karer’le buluşturduğu gibi.

Şu hakikate de değinmekte fayda var. Önder Apo’nun kuruculuğunu yaptığı PKK hareketi sosyalist bir örgüt olarak doğarken, PKK’nin kurucu kadrolarından Mazlum Doğan’ın mahkeme savunmalarına bir göz atalım. Mazlum Doğan’ın partisinin düşüncelerini temsil eden savunması, Özgürlük Hareketi’nin sosyalist bir hareket olduğunu ve Sosyalizmin temsili gücü olduğunu anlayabiliriz. Mahkeme savunmalarında ‘PKK, Marksist-Leninist ilkelerle kurulan ve ulusal kurtuluş mücadelesi veren bir örgüttür’ diyen Mazlum Doğan. Bu ifadeyle Özgürlük Hareketi’nin ilk manifestosu olan “Kürdistan Devriminin Yolu” doğrultusunda sosyalist bir hedefle bugünlere kadar geldi. Her ne kadar paradigması tarihsel süreç içerisinde ilk önce reel sosyalizm, daha sonra iktidarcı-devletçi sistem ve daha sonra da ulus devletin yerine Demokratik Ulus sistemi gelişse de Önder Öcalan, Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu ekseninde, özgür yaşam ilkeleriyle ele alıp, kişide ve toplumda somut kılarak, tezini Demokratik Ulus Sosyalizmi’ne kadar getirdi. Bu ferasetle, kendisini Kürt toplumunun içinde bulunduğu durumdan soyutlamayarak, bir sosyalisttin, sosyalizmin toplumcu karakterini nasıl yakalaması gerektiğini de şöyle dile getiriyor: “Kendi kişilik özelliklerimi Kürt toplumunun özellikleriyle en üst düzeyde birleştiremeseydim, bu kadar geniş düşünemez, eylem yapamaz, düşünce ve pratiği geliştiremezdim.” Önderlik, sosyalizmin toplumcu karakterini söz ile değil, bizatihi yaşayarak, pratikleşerek ve sözü özü bir tutarak, inşa edileceğine ve komünal yaşama çekilebileceğine inanır.

Bahçelievler’deki eve geri dönersek, Kemal ve Haki’nin kaldığı ev; Önder Apo’nun gelmesiyle birlikte büyük düşünce ve eylem pratiğinin, sistemden kopmanın, söz ve pratik diyalektiğinin sürdüğü ve sosyalizmin tartışıldığı bir ev olduğunu okuduğumuz parti tarihi kitaplarından öğreniyoruz. Bu harekete katılan öncü kadroların hepsi Önder Apo’nun gözlerindeki Hakikat, Özgürlük ve Sosyalizm ışığını gördüler ve inanarak katıldılar.

Kemal Pir, 1952 yılında Gümüşhane’nin Güzeloluk Köyü’nde doğmuştu. Hâkî Karer ise, 1950 yılında Ordu’nun Ulubey ilçesinde dünyaya gelmişti. Bu her iki yiğit devrimcinin aileleri de yoksul idi. Ailelerini memleketlerinde bırakıp, Ankara’ya okumaya gelen Hâkî Karer Ankara Üniversitesi Fizik Bölümü’nde, Kemal Pir ise, Ankara Üniversitesi Dil-Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde okuyordu. Her ikisi de kısa süre içinde sol sosyalist görüşle tanışmış, devrimci gelişmelerden etkilenmişlerdi. Önder Apo ile ev arkadaşlığı, onların hayatlarını değiştirecekti.

Önder Apo,“Beni Benden daha iyi anlayan, anlatandı” dediği Şehit Ali Haydar Kaytan’ın “2-3 saat süren bir konuşma, Kürt ve Kürdistan gerçekliğiyle yüzleşmemi sağlayınca, katıldım” deyişi, Mazlum Doğan’ın “Hâkî arkadaş ile oturduk, bana dört saat boyunca grubun görüşlerini anlattı. Bitirince hepsine katılıyorum dedim ve Apocu oldum” deyişi, Rıza Altun’un “Hâkî Karer yoldaş yanıma geldi, Kemal Pir seninle görüşmek istiyor diyerek, beni Kemal’in yanına götürdükten sonra, saatlerce konuştuk, tartıştık, görüşlerini samimi buldum, güvendim ve katıldım” deyişi, Apocu yaşam ve düşünce ideolojisi doğrultusunda, düşüncede, duyguda, ruhta ortaklaşarak, birleşerek, birbirlerine güvenerek ve hissederek, sosyalizmin gerçek manada birer timsali oldular. Hâkî Karer ve Kemal Pir’in bu mütevazı evinde, bir kilo zeytin ve kuru ekmeklerle tanışırlar. Haki’nin inancı, çalışkanlığı, olgunluğu, ideolojik derinliği ile Kemal’in dinamizmi, heybetli duruşu, ajitasyon propaganda derinliği, aklı ve silahıyla savaşan düzeyiyle devrimcilik arayışında olanlara saygı uyandırdı, güven verdi ve hareket bağladı.

Bize anlatıldığı kadarıyla ve yine yaşamlarını okuduğumuz kadarıyla Hâkî Karer kişiliği; örgütçülüğü, örgütselliği, ölçüleri, disiplini, emeği, hakkı esas almaktı. Yine, Kemal Pir kişiliği; örgütsüzlüğe, disiplinsizliğe, keyfiyetçiliğe, ölçüsüzlüğe, ciddiyetsizliğe karşı bir savaştı.

Önder Apo bu iki yiğit devrimci için “Onlar Karadeniz’in hiç kirletilmemiş iki çocuğuydular. Onların bizimle olan yoldaşlığı, halkların kardeşlik temsiliyetini yaptı. Onları yarım saat görmüştüm, hepsi bu kadardı. Bize bugüne kadar içten bağlı olanların hepsinin, Hâkî ve Kemal’in de sergilediği tavır budur. Değil kusurlu olma, birbirlerine canı gönülden bağlıydılar. Gerçek bu. Kesin içine girilecek yol beliriyordu. Kürdistan temelinde bir çıkışın bütün öngörüleri kadar kişilikte, kendine güvenli adımlarımız oluyordu. Hatırlıyorum, iki-üç kapıyı kilitler, bir arkadaşımın kulağına “Kürdistan Sömürgedir” sözünü söyledim. Büyük bir ihtiyatlılıktı. Ama içinde büyük bir cesaret gizliydi” diyerek, duygu, düşünce, ruh ve tarz birliği yaratıp, her iki devrimcinin sosyalist kişiliği, yaşam ve değer yarattı.

O ev ortamı, Önder Apo için bir zaman ve mekân idi. Mamak zindan süreciyle artık kendi zamanının ötesine baktı ve kendi insanını bu evde yaratacaktı. Ev ortamında Kemal ve Hâkî ile kurduğu sosyalist yoldaşlık, artık devrimcilerin yoğun gelişeceği, yeni arkadaşlıklar ve ilişkilere vesile olacağı zamanı yakalamıştı. Kendilerini insanlığın ve halkların özgürlüğüne adayan bu iki devrimcinin yaşamları, Demokratik Toplum Sosyalizmi’ni inşa etmede sosyalist devrimcilere birer örnektir.

Kuşkusuz okuduğum kaynaklardan yola çıkarak, kaleme aldığım bu yazı, var olan bu gerçekliğin küçük bir bölümünü oluşturuyor. Bunları yazarken, rastgele ya da ezbere yaklaşarak değil, tarihin hafızasından ve bilincinden damıtıp, bir nebze de olsa güncele uyarlamak istedim. Bahçelievler’deki bu ev ortamında temsil edilen sosyalizm çizgisini daha iyi anlamak için, irdelemek, araştırmak, okumak ve Kürt Dirilişi dizi Belgeseli’ni izlemek gerekiyor.

Özgür AVZEM

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş226Paylaş141
Önceki yazı

Sunniler Arasındaki İktidar Savaşı

Sonraki Haber

Suriye’nin Güneyinde Güvenlik, Askeri ve Toplumsal Gelişmeler- 1

Son HABERLER

Politik Analiz

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Yayınlayan Lêkolîn
19 July 2026
0
1.4k

Kürt halkı, özellikle son yüzyılda...

Daha fazla okuDetails

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

15 July 2026
1.5k

Temmuz Sıcağında Özgürlük

14 July 2026
1.5k

İbrahimi Anlaşma, NATO ve Entegrasyon: Ortadoğu’da Yeni Dönemin Kırılma Hatları-EDİTÖRDEN

2 July 2026
1.6k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    842 Paylaşım
    Paylaş 337 Paylaş 211
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    560 Paylaşım
    Paylaş 224 Paylaş 140
  • Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

    506 Paylaşım
    Paylaş 202 Paylaş 127
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    12758 Paylaşım
    Paylaş 5103 Paylaş 3190
  • TC Savaş Suçu İşlemeye Devam Ediyor!- ÖZEL DOSYA

    12695 Paylaşım
    Paylaş 5078 Paylaş 3174

KCK: Rojava halkımız kazanımlarını Rêber Apo çizgisinde koruyup geliştirmesini bilecektir!

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

Kalkan: Barışın Kilit Noktası İmralı, Siyasetin Önü Açılmalı

MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç