• Türkçe
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • RUPELA GIŞTÎ
  • NÛÇE
  • ANALÎZÊN SIYASÎ
  • LÊKOLÎN
  • GOTAR
  • Hemû beş
    • Ji Edîtor
    • Jin
    • Perspektîfên Azadiyê
    • Rêze Nivîs
    • Rastiyên MIT
    • Hevpeyvîn
    • Ji Çapemeniya Derve
    • Nivîsên Azad
  • RUPELA GIŞTÎ
  • NÛÇE
  • ANALÎZÊN SIYASÎ
  • LÊKOLÎN
  • GOTAR
  • Hemû beş
    • Ji Edîtor
    • Jin
    • Perspektîfên Azadiyê
    • Rêze Nivîs
    • Rastiyên MIT
    • Hevpeyvîn
    • Ji Çapemeniya Derve
    • Nivîsên Azad
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
Turkçe
Anasayfa Beşên GOTAR

LOZAN NEYİN ÜRÜNÜ

Yayınlayan Lekolin
23 July 2021
Kategori: GOTAR
278 14
A A
LOZAN NEYİN ÜRÜNÜ
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın
FacebookX

Türkiye Cumhuriyeti, I. emperyalist paylaşım savaşı sürecinin ürünü bir devlettir. Savaşın amaçları ve galip devletlerin çıkarları temelinde kurdurulmuştur. Savaşa gerekçe yapılan çelişkilerin savaştan sonra çözüm adı altında giderilmesi, politik doğrultusunu, sistemini, ilişki ve ittifakını belirlemiştir. Bu nedenle Kurtuluş Savaşı denilen süreçte yaşananlar ne resmi ideolojinin anlattğı gibidir ne de abarttığı kadardır. Kurtuluş savaşında, Anadolu topraklarına giren işgalcilere karşı bir mücadeleden söz edilecekse bu Maraş’ı kahramanlaştıran, Antep’i gazileştiren, Urfa’yı şanlı yapan Kürt halkının öncülüğünde halkların yürüttükleri mücadeledir. Türkiye sınırları dışında kaldığı için pek bahsedilmeyen Şex Mahmud-ê Berzenci’nin Kerkük-Musul hattındaki direnişi söz konusudur. Bu direniş, İngilizlerin ele geçirmek istediği bu bölgelere girişini engellemiştir. Şex Mahmud’un liderlik ettiği Kürt güçleri ile İngilizler arasında uçakların da kullanıldığı şiddetli çatışmalar da yaşanmıştır. Bu öyle bir direniştir ki Lozan görüşmelerinde İnönü, İngilizlere Kürtlerin de temsilcisiyim derken örnek vermiştir.

Türkiye Cumhuriyeti adıyla kurdurulan Türk ulus devletini, Ekim devriminin ‘yan ürünü’ olarak görmek de yanlış olmayacaktır. Bilindiği gibi I. Dünya savaşı, o günün emperyalist devletlerinin özellikle de Ortadoğu’yu kendi aralarında paylaşma savaşı olmuştur. Çünkü Ortadoğu’daki petrol yatakları tespit edilmiştir. İnsan için ekmek ve su neyse, sanayi kapitalizmi için de petrol odur. Sanayi kapitalizminin petrole bağımlı olması, Ortadoğu’nun 20.yyda tarihsel, kültürel önemine, yer altı zenginliklerini de eklemiş oldu. Ortadoğu petrol bölgeleri, resmiyette Osmanlı hakimiyetinde olduğu için, savaş öncesi gibi sonrası da Osmanlıya dönük çok incelikli bir politika yürütülmüştür. Hasta adam olarak, onlarca yıl ‘oksijen tüpüne bağlı’ yaşatılmasının da başlıca nedeni ‘nasıl bir paylaşım’ meselesinden kaynaklanmıştır. Osmanlı devleti ve Ortadoğu’nun bu kadar hayati bir konumda olması ve başını İngiltere’nin çektiği güçlerin çok ince politikalarla ele alması, üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. İşte, Sovyet devriminin gerçekleşmesi, İngiltere ve diğer kapitalist güçlerin hassas ve önemli gördükleri bu bölgeyi yeniden ele almalarına neden olmuştur. Savaş öncesi ve savaş içinde düşünülüp tartışılan, planların gözden geçirilmesine neden olmuştur. Böylece Osmanlının ‘işi bitirilmeden’ gerçekleşen Ekim devrimi, kapitalist ulus devletlerin, Ortadoğu’nun sosyalist devriminin etkisine girme tehlikesiyle karşı karşıya bırakmış oldu. Bu gelişme, Ekim devrimini güneyden kuşatacak ve Ortadoğu’ya yayılmasına engel olacak taşeron bir devlet kurma ihtiyacı doğurdu. Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasında halkların mücadelesi, Osmanlı artığı bürokratların çabaları kadar bu gelişme de belirleyici rol oynamıştır. Türk ulus devleti bu gerçekliği bildiği için, devletin kuruluşundaki Sovyet etkisi hiç yokmuş gibi bir tarih yazmıştır. Devletin kurucu kadrolarının, özellikle de M. Kemal’in liderliğinden bahsedilecekse, bu liderlik tüm bu süreçleri, iyi okumuş politik liderlik olarak değerlendirilebilir. M. Kemal, SSCB’nin kurulmasıyla, kapitalist ulus devletlerin devrim karşısında alacağı tutumu erkenden fark ettiği için çok iyi bir pazarlık konumu elde ettiğini bilerek hareket etmiştir. Son güne kadar da rengini belli etmemiştir.

Kapitalist güçler, Anadolu üzerinden Sovyet Rusya’yı güneyden kuşatacak, sağlam ve güvenilir bir devlet yapılanmasına gidilmezse, sosyalist ideolojinin etkisini Ortadoğu’ya yansıtacağını görmüştür. Benzer bir engelleme girişimini İran üzerinden şah rejimi ile de gerçekleştirdiklerini biliyoruz. İran şahı ile M. Kemal’in ortak şansları Ekim devrimidir. Aralarındaki dostlukta her iki devletin kuruluşundaki benzer nedenler ve aldıkları görevlerin etkisi de görülmek durumundadır.

20.yy boyunca Avrupa’nın en çok korktuğu gelişmelerden biri, Anadolu ve Ortadoğu’daki sosyalist gelişmeler olduğu tartışmasızdır. Çünkü sosyalist fikirlerin Ortadoğu’da gelişmesi, kapitalistlerin çıkarlarına büyük oranda zarar verecektir. Bu nedenle TC kuruluşundaki mayadan kaynaklı, sol düşmanıdır. Sol düşmanı olması, Anadolu ve Bakur Kürdistan’da yaşayan halklar, inançlar, kültürler düşmanı olmasını da beraberinde getirmiştir. Yeni kurulan devlete Türk devleti denilmesi bu topraklarda yaşayan her kesi Türk yapması icazeti verildiği anlamına da gelmektedir. Bu icazettendir ki, Türk devletinin sosyalistlere, halklara ve inançlara düşmanlığı, büyük kıyımlara, soykırımlara ve vahşetlere yol açtı. Dolaysıyla Osmanlı artığı kadrolar, halklar düşmanı zihniyetlerine, SSCB’nin kurulmasıyla, sosyalizm düşmanlığını da ekleyerek, devlet olma izni almış oldular.

Görüldüğü gibi Lozan’daki masada herkes, çıkarları kadar Ekim devriminin etkisini de düşünerek hareket etmiştir. Kapitalistler, en çok korktukları şeyi ya hiç dilendirmez ya da mutlak kötülük olarak gösterirler. Lozan’da Ekim devrimi ve SSCB’nin gölgesi her an hissedilmiştir. Erdoğan’ın son birkaç yıldır ABD Rusya arasındaki çelişkileri kullanan politika ile aldığı yol, M. Kemal ve arkadaşlar tarafından stratejik ele alacakları bir ortam yaratmıştır. Bu nedenle SSCB Türk egemenleri tarihinin en büyük şansıdır. Bunları var etme, güç kazanma anlamında tanrı gibi bir şeydir. İşte Lozan’da Kürtlerin ‘en ucuz satılacak şey’ konuma da bu dengeler getirmişti. Bu stratejik çelişkinin sonlanması Kürtlerin hayrına oldu. Türkler alışmış kudurmuştan beterdir özdeyişindeki gibi bugün de ABD Rusya çelişkisini kullanıyor. Bu aynı zamanda Erdoğan’ın ikinci Atatürk olma sevdasından da ileri geliyor. Daha önce Çiler de kendisini Anatürk ilen etmişti. Sonu ‘gelinini bile idare edemeyen kayınvalide’ oldu. Bakalım Erdoğan’da da çocuklarına sahip çıkacak güç kalacak mı? MHP denilen çeteleri kandırabilecek mi? Kısacası kendini kurtarabilecek mi? Amed’e Kürtlere yalvarmaya geldi. Ancak MHP ile birlikte olduğu müddetçe sözlerine tek bir Kürt’ün inanması mümkün olamaz. Sanki yeni bir Lozan yıl dönümüne çok tuhaf gelişmelerin eşliğinde giriyoruz. Ben daha önce de yazdım. Kişi olarak AKP MHP savaşı bekliyorum. Hayırlı Lozanlar dilerim! 

Mehmet GÖREN

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Etiketler: KerkükKürtlerLOZANMusulTÜRKİYE
Önceki yazı

Rus Lobisi ile MİT’in Gizli Toplantısı-ÖZEL HABER

Sonraki Haber

Efsunlaşan Zagros Kartalları

Benzer Haberler

Rewşa Dawî ya Îranê û Pêşbîniyên Gengaz
GOTAR

Rewşa Dawî ya Îranê û Pêşbîniyên Gengaz

10 July 2026
Qirker Dîsa Vedigerin Peravê…
GOTAR

Qirker Dîsa Vedigerin Peravê…

27 June 2026
Di Civaka Kurd De Aqilê Civakbûyîn, Berhevkirina Siyasî û Lawaziyên Pêkhatî – 2
GOTAR

Di Civaka Kurd De Aqilê Civakbûyîn, Berhevkirina Siyasî û Lawaziyên Pêkhatî – 2

18 June 2026
Sonraki Haber
Efsunlaşan Zagros Kartalları

Efsunlaşan Zagros Kartalları

Nivîsên Ku Derdikevin Pêş

  • Em Toreke din a Sîxûrên MÎT û Parastinê Aşkere Dikin- NÛÇE TAYBET

    Em Toreke din a Sîxûrên MÎT û Parastinê Aşkere Dikin- NÛÇE TAYBET

    587 Paylaşım
    Paylaş 235 Paylaş 147
  • KÜRDİSTAN’DA COĞRAFYA VE KÜLTÜR

    569 Paylaşım
    Paylaş 228 Paylaş 142
  • Öcalan: Kürtler Arasında Kan Dökülmesin

    671 Paylaşım
    Paylaş 268 Paylaş 168
  • Hevkariya MÎT’ê Bi Îranê Re û Planên wê yên Derbarê Eşîran de – NÛÇE ANALÎZ

    501 Paylaşım
    Paylaş 200 Paylaş 125
  • KCK: Em ê hesreta berxwedêrên 14’ê Tîrmehê pêk bînin!

    501 Paylaşım
    Paylaş 200 Paylaş 125

KCK: Gelê me yê Rojava wê destketiyên xwe li ser xeta Rêber Apo biparêze û bi pêş ve bibe!

Şoreşa 19’ê Tîrmehê: Hafizeya Gel, Destkeftî û Dersên Ji Bo Pêşerojê

Kalkan: Mifteya Aştiyê Îmraliyê Ye, Divê Rêya Siyasetê Were Vekirin

Hevkariya MÎT’ê Bi Îranê Re û Planên wê yên Derbarê Eşîran de – NÛÇE ANALÎZ

Mîrateya Hz.Birahîm, Kurd, Cihû û Li Rojhilata Navîn Lêgerîna Aştiya Demokratîk

Di Germahiya Tîrmehê De Azadî

  • DERBAR DE
  • PEYWENDÎ
  • HEMÛ NIVÎS
LÊKOLÎN

© NAVENDA LÊKOLÎNÊN STRATEJÎK A KURDISTANÊ 2025

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç

Add New Playlist