• Türkçe
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • RUPELA GIŞTÎ
  • NÛÇE
  • ANALÎZÊN SIYASÎ
  • LÊKOLÎN
  • GOTAR
  • Hemû beş
    • Ji Edîtor
    • Jin
    • Perspektîfên Azadiyê
    • Rêze Nivîs
    • Rastiyên MIT
    • Hevpeyvîn
    • Ji Çapemeniya Derve
    • Nivîsên Azad
  • RUPELA GIŞTÎ
  • NÛÇE
  • ANALÎZÊN SIYASÎ
  • LÊKOLÎN
  • GOTAR
  • Hemû beş
    • Ji Edîtor
    • Jin
    • Perspektîfên Azadiyê
    • Rêze Nivîs
    • Rastiyên MIT
    • Hevpeyvîn
    • Ji Çapemeniya Derve
    • Nivîsên Azad
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
Turkçe
Anasayfa Beşên Jin

Anne, Yaşam ve Barış…

Yayınlayan Lekolin
15 March 2020
Kategori: Jin
249 13
A A
Anne, Yaşam ve Barış…
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın
FacebookX

07 Ekim 2010 Perşembe Saat 06:19

Anne kavramına tarihsel olarak tüm dinlerde ya da egemen sistemlerde kutsallık atfedilirken, tabii pratikte bu kutsallığa ne kadar değer verildiği tartışma konusudur.

Anne kavramına tarihsel olarak tüm dinlerde ya da egemen sistemlerde kutsallık atfedilirken, tabii pratikte bu kutsallığa ne kadar değer verildiği tartışma konusudur. Hiç kuşku götürmez ki bu kutsallık sadece sembolik olmaktan öteye gitmemiş ve hatta bu misyon verilirken, kadının ya da anneliği kandırılıp, erkek egemenlikli sisteme yedeklenmesi olayını rahatlıkla görebiliriz.

Özünde annelik kavramı doğayla, tabiatla, yaşamla, barışla özdeştir. İşte “tabiat ana , “doğa anne örnekleri tarihte sıkça rastladığımız söylemlerdir. Üretkenliği ve karakteri itibariyle yaşamla, barışla anılmış ve gerçeklikte de öyledir. Doğa-yaşam gibi, kendi vücudundan sürekli bir üretkenliğe sahip olması, ortak noktaları oluşturmuştur. Doğada zaman zaman küçük sorunlar olsa da genel olarak bir uyum-dengenin olduğunu kendisiyle barış içinde olduğunu görürüz. Kadın-anne karakterinin barışçıl olması anneliğin doğası gereği annelik içgüdüsü ve duygusunun savaş karşıtı bir pozisyonda olmasından kaynaklanmaktadır. Kendi vücudundan yarattığı bir varlığın ölmesi veya öldürülmesini kabullenmez, yaşaması ve yaşatılmasının mücadelesi her zaman ön planda olmuştur. Bu yönüyle doğası gereği anneler her zaman barışçıl olmuştur.

Çoğumuz için annelik kavramı güzel bir söz, ya da hoşumuza giden duygusal bir çağrışım olarak görülür. Daraldığımız veya zorlandığımız anlar teselli kaynağı, ya da çocuksu özlemlerimizi gidermek için annelerimize ya da bu olguyu temsil eden kavramlara sarılıyoruz. Aslında birazda kendimizi kandırıyoruz.  Hatta çoğumuzun annelerimize ihanet ettiği, sevgisine layık olmadığı bir gerçektir. Kendi vücudundan yaratan, dokuz ay karnında taşıyan ve sonrasında belli bir yaşa kadar kendi sütünden besleyen anneye, sadece bir teselli kaynağı ya da sembolik olarak yaklaşmak, bana göre en büyük ihanettir. Herhalde insanoğlunun ilk ihaneti annelere karşı yapılan ihanettir. Bu çelişki çözülmeden sağlıklı bir toplumsal aşamaya ulaşmak zordur. 

Annelere sembolik yaklaşarak en büyük haksızlığı yapıyoruz. Annelerin yeri bambaşkadır. Gökyüzünde nasıl ki Venüs’ün yeri belirgin ve parlak ise, anne yeri de bu dünyada öyledir tertemiz ve parlaktır. Yüreği şefkat ve sevgi doludur. Merhamet yuvasıdır acılarımıza ve üzüntülerimize ortak olan ve paylaşan, sevinçlerimizi kendisinde yaratan varlıktır. “Cennet anaların ayaklarının altındadır denilirken, aslında annelerin ne kadar değerli, kıymetli olduğunu ve karakterlerinin özünü ifade ediyor.

Bazen anne dediğin zaman o an ne hissettiğini ayırt edemeyebiliyorsun, bazen de bir çocuk gibi sanki hiç büyümedin ve hayatın gerçeğini hiç yasamadın, her şeyden uzaksın gibi kendini hissediyorsun. Bazen anne demek yasak ise ya da imkânsız ise, o zaman bulutlara karışırsın ya da var olan sisle nefesini birleştirip kaybolursun… Anneler her zaman hissederler, o vakit mutlu olursun ve buna hiç kimse engel olamaz…
Bugün halk olarak, özgür bir yaşamı elde etmek için büyük bedeller veriyoruz, ama en çokta anneler verir bu bedelleri… Bu savaşta hiç kimsenin yüreği, bir annenin yüreği kadar yanmaz. Bir anne kadar hiç kimse o acıyı anlamaz. Çünkü vurulan ve toprağa düşen her can, aynı zamanda kendisiyle birlikte annelerin de yüreklerinin bir parçasını götürüyor. Onun içindir ki, en çok savaş karşıtı olup, barışı savunan annelerdir. Tabi bazılarının (Erdoğan) tek derdi de annelik kavramını kullanarak rantlarını sürdürmektir. Anne eşittir barış, yani anne barışın ta kendisidir. Barışı gerçek anlamda anlayanlar ve her zaman isteyenler annelerdir.

Belki de bu savaşa hiç gerek yoktu diyenler vardır. Ama buna sebep olan kimdir? Tabii ki acımasız erkek egemenlikli sistemlerin somutlaştığı iktidar ve devlettir. Savaşı yürütenlerin karakterleri ve çıkarları görülmeden, sağlıklı bir çözüme ve barışa ulaşmak imkânsızdır. Bu sistemler değişmeden ya da demokratikleşmeden, ne özgür bir yaşam ne de onurlu bir barış gelir. Özgür yaşama ve onurlu bir barışa ulaşmakta annelik duygu ve düşüncesiyle yoğrulmuş örgütlü-amansız bir mücadele ile mümkündür. 

Narîn Dilpak

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com – www.lekolin.org – www.lekolin.net – www.lekolin.info

Etiketler: araştırmakurdiKurdishkurdistanLekolinTurkishTürkiye
Önceki yazı

İpekyüz: Milyonlarca Kişi Travma Yaşıyor

Sonraki Haber

Kürdistan’da Barış Zamanı

Benzer Haberler

PAJK: Em ê bi Zîlanbûnê Bigihêjin Serkeftinê
Jin

PAJK: Em ê bi Zîlanbûnê Bigihêjin Serkeftinê

30 June 2026
Keziya Jina Kurd, Kilîta Serkeftina Rojavayê Kurdistanê ye!
GOTAR

Keziya Jina Kurd, Kilîta Serkeftina Rojavayê Kurdistanê ye!

25 January 2026
YJA Star: Rêya Azadiyê Berxwedan e!
Jin

YJA Star: Rêya Azadiyê Berxwedan e!

22 January 2026
Sonraki Haber
Kürdistan’da Barış Zamanı

Kürdistan’da Barış Zamanı

Nivîsên Ku Derdikevin Pêş

  • Em Toreke din a Sîxûrên MÎT û Parastinê Aşkere Dikin- NÛÇE TAYBET

    Em Toreke din a Sîxûrên MÎT û Parastinê Aşkere Dikin- NÛÇE TAYBET

    587 Paylaşım
    Paylaş 235 Paylaş 147
  • KÜRDİSTAN’DA COĞRAFYA VE KÜLTÜR

    569 Paylaşım
    Paylaş 228 Paylaş 142
  • Öcalan: Kürtler Arasında Kan Dökülmesin

    671 Paylaşım
    Paylaş 268 Paylaş 168
  • Hevkariya MÎT’ê Bi Îranê Re û Planên wê yên Derbarê Eşîran de – NÛÇE ANALÎZ

    501 Paylaşım
    Paylaş 200 Paylaş 125
  • KCK: Em ê hesreta berxwedêrên 14’ê Tîrmehê pêk bînin!

    501 Paylaşım
    Paylaş 200 Paylaş 125

KCK: Gelê me yê Rojava wê destketiyên xwe li ser xeta Rêber Apo biparêze û bi pêş ve bibe!

Şoreşa 19’ê Tîrmehê: Hafizeya Gel, Destkeftî û Dersên Ji Bo Pêşerojê

Kalkan: Mifteya Aştiyê Îmraliyê Ye, Divê Rêya Siyasetê Were Vekirin

Hevkariya MÎT’ê Bi Îranê Re û Planên wê yên Derbarê Eşîran de – NÛÇE ANALÎZ

Mîrateya Hz.Birahîm, Kurd, Cihû û Li Rojhilata Navîn Lêgerîna Aştiya Demokratîk

Di Germahiya Tîrmehê De Azadî

  • DERBAR DE
  • PEYWENDÎ
  • HEMÛ NIVÎS
LÊKOLÎN

© NAVENDA LÊKOLÎNÊN STRATEJÎK A KURDISTANÊ 2025

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç

Add New Playlist