KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Jin, Jiyan, Azadî Devriminin Devamı ve İdam Cumhuriyeti’nin Sonu

Adalet yoksa çöküş kaçınılmazdır, isyan haktır. Kalbimiz, faşist molla rejimine karşı sokaklarda direnen ve kurşunlarına göğüs geren İran halkıyla birlikte.

8 January 2026
Kategori: Politik Analiz
266 5
1.5k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Molla rejimi temelsiz bir rejimdir. Halk onu istemiyor; mollalar ise İran’ı kendi kontrolleri altında tutabileceklerini düşünüyor ve görevlerinden ayrılmayı reddediyorlar. İngiliz istihbaratı, molla lideri Ali Hamaney için acil kaçış planı hazırlandığını, protestolar kontrol altına alınamazsa ve güvenlik güçleri ordudan kaçarsa Moskova’ya kaçacağını belirtiyor. En iyisi kaçsınlar. Halk zaten Molla Rejimi’ni istemiyor ve yeterince isyan ediyor.

2025’in son günlerinde başlayan ve 2026’nın başında hızla yayılan İran halk ayaklanması, ikinci haftasına girerken ülke genelindeki tüm illere ulaşmış durumda. Ekonomik çöküşün tetiklediği protestolar yüksek enflasyon, yoksulluk, riyalin dolar karşısında rekor düşüşü (1,45-1,47 milyon riyal/dolar seviyeleri) kısa sürede siyasi bir isyana dönüştü. Genç kadınlar gösterilerin öncülüğünü yapıyor, esnaf grevleri kritik rol oynuyor, öğrenciler, köylüler, Kürtler, tüccarlar ve tüm toplumsal kesimler sokaklarda. Bu hareket, 2022’de Mahsa (Jina) Amini’nin katledilmesiyle başlayan “Jin, Jiyan, Azadî” direnişinin doğrudan devamı niteliğinde. İranlılar özgürlüğü hak ediyor; son yıllarda molla rejimine karşı ayaklanan Rojhilat Kürt halkı ise özgürlüğü daha da çok hak ediyor.

Protestolar, Tahran, Meşhed, Kirmanşah, Şiraz, Ahvaz, İsfahan, Yezd, Reşt, Sari, Hamedan, Zencan, Kazvin, Erak ve onlarca başka şehirde “Diktatöre ölüm”, “Hamaney’e ölüm” sloganlarıyla yükseliyor. Serhildana kalkan öğrenciler, köylüler, Kürtler ve tüccarlar şöyle diyor: “İran halkı hiçbir şey kaybetmedi. Bu yozlaşmış ve hasta sistem bir daha asla kabul edilmeyecek. Hükümet mevcut durumu iyileştiremez. Ülke zalimlerden kurtulana kadar mücadelemiz devam edecek.” Rejim, barışçıl gösterileri bastırmak için güvenlik güçlerini sokaklara sürdü; canlı mermi, göz yaşartıcı gaz ve yurt baskınları yaşandı. En az 20-36 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce-yüz binlerce kişi gözaltına alındı. Hamaney, bir haftalık sessizliğin ardından konuşarak ekonomik şikâyetleri kısmen kabul etti ancak “direnişçilere” daha fazla kan dökme tehdidinde bulundu. Bu tehditler protestoları durdurmak bir yana, daha da alevlendirdi. Ordu mensupları, kardeşlerini asmaktan vazgeçip halkın saflarına katılmalı; bu onurlu ve vatansever bir duruş olur.

BU BİR HALK İSYANI: DIŞ GÜÇLERİN OYUNU DEĞİL

Bu olaylar, İran toplumunun kendi iç dinamiklerinden kaynaklanan meşru bir halk isyanıdır. Yoksulluk, baskı, kadınlara yönelik şiddet, toplumsal yaşamın temel ilkelerinin çökertilmesi ve halkın susturulmasına karşı bir tepki. “Dış güçlerin oyunu” yaftalaması, kadınların, gençlerin, esnaf ve memurların öfkesini açıklamak için çok basit ve yanlış bir yaklaşım. İran’da bulunan halklar, Ortadoğu’nun en bilinçli ve demokratik eylemlilik geliştirebilen toplumlarından biri. Esnafın katılımı özellikle kritik; İran’da ticaret ve çarşılar toplumsal-ekonomik hayatın belkemiği. Esnaf kesiminin “artık yaşanamaz” diyerek yeni bir yönetim arayışına girmesi, rejim için çok ciddi bir alarm zili.

1979’da zalim Şah rejimine karşı yapılan devrimi dün gibi hatırlıyoruz. O, gerçek bir halk devrimiydi. İran Tudeh Partisi de devrimin bir parçasıydı. Devrimciler, demokratlar ve liberaller birlik olmuştu. Humeyni’ye sadık güçler de önemli bir güçtü. Ama ne yazık ki tüm devrimciler tasfiye edildi ve yok edildi; mollalar tüm kurallarını ve yasalarını yürürlüğe koydular. Zamanla Humeyni’ye sadık mollalar, kendileriyle aynı safta olmayan herkesi öldürdü veya sürgüne gönderdi. İran derin bir karanlığa gömüldü. Mollalar, halkın emeğinin alın terini çaldılar ve bunu yanlış örgütlerde harcayarak Ortadoğu’yu kanla suladılar. Halk giderek yoksullaştı. Yazın yaşanan 12 günlük savaşta İsrail, İran’ın tüm generallerini ortadan kaldırdı ve askeri tesislerini bombaladı. İran bir İsrail askerine bile zarar veremedi ama mollalar yine istifa etmediler.

REJİMİN İKİ YÜZÜ VE KÜRTLER ÜZERİNDEKİ BASKI

Devlet yönetiminde farklı yaklaşımlar gözleniyor: Cumhurbaşkanı gibi bazı isimler “sorumluluğumuz var, diyalogla çözelim” derken, güvenlik güçleri şiddet uyguluyor. Özellikle Kürt bölgelerinde daha sert tutum var; Kürt karşıtı yaklaşım öne çıkıyor. Kürtler İran’da en hazır ve örgütlü güçler. Kürtlerin sürekli başka ulusların çıkarları uğruna ölmesi gerekmez. Devrim sırasında kendi bölgelerini koruyacaklar ve gerekirse diğer halkları da koruyacaklar; bu insani ve ahlaki bir görevdir. Onlar ulus-devletler kurdular ama Kürtlerin ana dillerinde okumasına-yazmasına izin vermiyorlar. İtiraz eden köyleri yakıyorlar, sınır ticareti yapanları bombalıyorlar, zindanları Kürtlerle doldurdular. Silah bırakanları affetmiyorlar. Dünya bu zulme seyirci mi kalsın? Rojava Kürtlerini Türkiye ve El-Colani ittifakına mı terk etsinler? Mollalar kaçmazlarsa İsrail ve Amerika saldırılarının altında ölecekler, o da olmazsa zaten halkın haklı öfkesinde boğulmaları kaçınılmazdır. Eğer herkes için eşit adalet yoksa, kimse için gelecek yoktur.

Kürt halkı İran rejimi altında çok acı çekti. İranlı devrimciler de molla rejimi altında büyük acılar çekti. Mollalarda ne şeref, ne ulusal onur, ne özgüven var ki “Ülkeyi iyi yönetemedik, iktidarı halka teslim edelim” desinler. O kadar suç işlediler ki korkudan uyuyamıyorlar ve sürgüne gitmiyorlar. Ama halk onları istemiyor, bu yüzden halkı idam ediyorlar. Mollaların idamı da halkın elinden olacak.

Eğer uluslararası güçler protestoculara yardım ederse emperyalist müdahale deniyor; yardım etmezse halk kurşunlanıyor. Ortadoğu’daki tüm rejimler birbirine benziyor: çürümüş, yozlaşmış, sayısız suç işlemiş. Seçim sahtekârlığı, zorbalık ve komplolarla iktidarlarını koruyorlar.

İRAN’IN GELECEĞİ: DEĞİŞİM Mİ, ÇÖKÜŞ MÜ?

İran İslam Cumhuriyeti uzun zamandır iç krizde boğuluyor. Ekonomik sorunlar derinleşirken dış askeri üstünlüğünü de kaybediyor. Halk, sistemin sürdürülemez olduğunu gösteriyor: Özgürlük ve ekonomi alanında temel değişim talep ediyor. Rejim toplumla diyalog kurar, demokratikleşmeyi öngörür, yerel yönetimleri güçlendirir ve baskıyı kaldırırsa dış baskıları azaltabilir. Ama “dış güçlerin ajanı” diyerek şiddetle bastırırsa 2026 boyunca bu direniş dalgası durmayacak ve kriz derinleşecek.

Bu bağlamda önce çıkan bazı senaryolar şöyle:

1.Ekonomik Krizin Derinleşmesi: Doların tumen karşısındaki yükselişi devam ediyor. İç ekonomi ithalat-ihracat yapamaz hale geliyor.

2.Toplumsal Talepler ve Alternatif Model: Rejim, halkların çağrısına kulak vermeli; sosyolojik ve kültürel alanda genel yararı esas almalı. Demokratik, ekolojik ve kadın özgürlüğünü merkeze alan bir sistem –Kürt hareketinin önerdiği gibi– alternatif olabilir.

3.Bölgesel Aktörler: Azerbaycan ve İsrail’in ayaklanmadaki rolü tartışılıyor. Azerbaycan’ın İran topraklarında örgütlendiği, Hazar kıyılarından Tebriz’e kadar alan kazanma ihtimali konuşuluyor.

4.Kürt Faktörü: Kürtler, İran’da hem güçlü hem alternatif bir aktör. Rejim yıkılmak istemiyorsa Kürtlerle anlaşma yapmalı; aksi takdirde dış müdahaleler (İsrail gibi) devreye girebilir.

5.Askeri Zayıflama: Kasım Süleymani suikastından beri İran’ın Ortadoğu üstünlüğü tarumar oldu. Kalan güçler (Haşdi Şabi gibi) de hedefte. Yemen cephesi zayıfladı, füze kapasitesi azalabilir.

6.Türkiye’nin Çelişkili Pozisyonu: Türkiye, Suriye’de İran’la ittifak gibi görünürken, İran içindeki Kürt bölgeleri için İsrail ve Azerbaycan’la gizli anlaşmalar yaptığı iddia ediliyor.

7.Ticaret Koridorları: Hindistan-Pakistan’dan Akdeniz’e yeni hatlar (Suudi-Suriye-Ürdün-Kudüs üzerinden) Türkiye’nin Irak merkezli hayallerini boşa çıkarıyor. Türkiye, İran’ın Suriye’deki varlığını bu yüzden destekliyor olabilir.

Sonuç olarak, molla rejiminin sonu geldi; sadece kendilerine hizmet eden diğer rejimlerin sonu da yakın. Adalet yoksa çöküş kaçınılmazdır, direniş haktır. Kalbimiz, faşist molla rejimine karşı sokaklarda direnen ve kurşunlarına göğüs geren İran halkıyla birlikte. Halkın zaferi en yakın zamanda olacak: Mevcut bu çürümüş düzen bir kez daha kabul edilmeyecektir. Baskı ve şiddet ise sadece çöküşü hızlandırır. Halk zalimlerden kurtulana kadar mücadeleye devam edecek.

Artos NIŞTÎMAN

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş211Paylaş132
Önceki yazı

Türk Devleti Şırnak’ta Neyin Hazırlığını Yapıyor? HABER ANALİZ

Sonraki Haber

KCK: Halep’te Soykırım Saldırıları Tekrarlanmak İsteniyor

Son HABERLER

Politik Analiz

Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

Yayınlayan Lêkolîn
1 June 2026
0
1.5k

“Devşirme” kavramı, Osmanlı İmparatorluğu’nda 14....

Daha fazla okuDetails

Güç Dengelerinin Dönüşümünde Türkiye’nin Konumu ve Kürt Sorunu- 2

13 May 2026
1.6k

Dünyadaki Güç Dengelerinin Dönüşümü ve Kürtlerin Stratejik Konumu- 1

12 May 2026
1.6k

Demokratik Entegrasyon Nedir, Nasıl Yapılır?- EDİTÖRDEN

4 May 2026
1.7k

Öne Çıkan Yazılar

  • ShamCash Uygulaması — Telefonunuzda Gerçekte Ne Yapıyor?- ÖZEL HABER

    551 Paylaşım
    Paylaş 220 Paylaş 138
  • Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

    539 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • Sanatçı Mem Ararat Ne Yapmak İstiyor?

    729 Paylaşım
    Paylaş 292 Paylaş 182
  • BAE’nin Suriye Hamlesi Ve Türkiye’nin Rahatsızlığı- ÖZEL DOSYA

    540 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • MİT ve Parastin’ın Kirli Planını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    919 Paylaşım
    Paylaş 368 Paylaş 230

ShamCash Uygulaması — Telefonunuzda Gerçekte Ne Yapıyor?- ÖZEL HABER

Rojhilat İttifakı: Uluslararası Toplum, İran’ın İdam Suçlarına Karşı Tutum Almalıdır

HPG: Önderliğimizin Özgürlüğünü Sağlama Hedefinden Sapmayacağız

Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

BAE’nin Suriye Hamlesi Ve Türkiye’nin Rahatsızlığı- ÖZEL DOSYA

Rusya-Türkiye-Çin İş birliği: İran’a Drone ve Hizbullah’a Silah Desteği- HABER ANALİZ

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç