Suriye’nin vilayetlerinde ekonomik kontrol ve tüccarların güvenliği üzerine patlak veren kriz, MİT’in bölgedeki gölgesini bir kez daha ortaya koyuyor. Esad yönetiminin devrilmesinden sonra, Türk devleti, HTŞ aracılığıyla Şam ve Halep’te öncelikle istihbarat ve idari kurumlar, iletişim (posta, telefon ve bankalar) dahil tüm yapıları ele geçirdi. Şimdi ise Halep başta olmak üzere Suriye’nin birçok bölgesinde ekonomik ilişkiler ve ticaret adı altında, Suriye ekonomisine tümden çökme arayışı içerisinde.
MİT’İN MALİ KONTROL HAMLESİ
Lekolin.org olarak edindiğimiz bilgilere göre 23 Ekim 2025’te tarihinde MİT, Ortak Operasyon Odası aracılığıyla Suriye’nin vilayet valilerine çarpıcı bir talimat iletti. Talimatta MİT, valilerden vilayet gelirlerinin %40’ını Türk askerlerine teslim edilmesini ve bu paralar doğrudan Ankara’ya gönderilmesini istedi.
MİT tarafından Suriye vilayetlerindeki mali dosyaları yönetmek ve paraları toplamakla görevlendirilen isimler şöyle:
Muhammed Darsun (1970) – Lazkiye Valiliği
Bahtiyar Şimşir (1963) – Halep Valiliği
Sağlam Babacan (1965) – Şam Valiliği
Hamid Kökçu (1971) – Rif Dimaşk Valiliği
Ujar Özyakub (1963) – Hama Valiliği
İbrahim Pakdemir (1970) – Humus Valiliği
Sarwat Yalçın (1961) – Tartus Valiliği
Tahir Bilir (1969) – Dera Valiliği
Hasan Serkan (1960) – İdlib Valiliği
MİT’in bu hamlesi Suriye’deki ekonomik kaynakları kontrol altına alma ve tüccarları Türkiye’ye yönlendirme stratejisinin bir parçasıdır. Bu talimatlar, vilayetlerdeki mali bağımsızlığı tehdit ederken, MİT tarafından Suriye’nin yerel ekonomisi Ankara’ya bağımlı hale getirilmesi hedefleniyor.
ŞAM VE HALEP TÜCCARLARININ İSYANI
Güvenilir kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre, MİT’in mali talimatından sadece iki gün önce, 21 Ekim günü Şam ve Halep’in önde gelen tüccarları, HTŞ’ye bağlı genel güvenlik yöneticileri, Savunma Bakanlığı temsilcileri ve HTŞ istihbaratıyla bir araya geldi. Toplantıya MİT’e bağlı bir görevlinin de katıldığı öğrenildi. Tüccarlar, hırsızlık, cinayet ve kaçırılma olaylarına karşı koruma talep ederken, mevcut koşulların devam etmesi durumunda Suriye’yi terk edeceklerini açıkça belirttiği bilgisine ulaşıldı. Halep’in tanınmış tüccarlarından, gemilere sahip Muhammed Elbiye, toplantıda çarpıcı iddialarda bulundu. Elbiye, Genel Güvenlik yöneticileri ve HTŞ istihbaratının tüccarları yüksek miktarda para karşılığında tehdit ettiğini, hırsızlık ve kaçırılma olaylarının bu gruplar tarafından organize edildiğini savundu. Genel Güvenlik yöneticileri bu suçlamaları reddetse de, tüccarların öfkesinin toplantıya damga vurduğu belirtildi.
HTŞ’NİN TARTIŞMALI TAKİP ÖNERİSİ
Toplantının kırılma noktası, HTŞ istihbaratının tüccarlara, kaçırılma durumunda yerlerinin tespit edilmesi için telefonlarına takip SİM kartı takmalarını önermesi oldu. Bu öneri, tüccarlar tarafından bir hakaret olarak algılandı ve büyük tepki çekti. Tüccarlar, HTŞ’ye güvenmek yerine insani kuruluşlar ve insan hakları örgütleriyle iş birliği yaparak koruma arayacaklarını ifade etti. HTŞ istihbaratının toplantıyı kontrol altına alma ve tüccarların öfkesini yatıştırma çabaları başarısız olunca, tüccarlar toplantıyı terk etti.
Geçici Şam hükümetinden Toplantıya katılan yöneticilerin isimleri ise şunlar:
Ebid Rehman Debax – Şam Genel Güvenlik Müdürü
Ehmed Dalatî – Şam kırsalı Genel Güvenlik Müdürü
Lîwa Ebid Qadir Tehan – İçişleri Bakanlığı Güvenlik Müsteşarı
Mihemed Beraq – İstihbarat Müdürü
Tüccarları temsilen ise şu isimler yer aldı:
Muhammed Helaq, Ebidllah Nesir, Nîzar Hefar, Mazin Hesen, Enes Teles, Lûeyî Eşqer, Besam Qetan, Muhammed Xetab, Muhammed Samir Qutib, Zahir Şerbatî, Muhammed Elbî, Ehmed Ferûtî, Nîdal Qeleçî, Mihemde Hac Şerbeçî, Muhammed Bêg, Fayiz Bêg, Zekwan Derwîş.





