KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Özel Savaş Rejimi Şırnak’ta Ne Yapmak İstiyor? – ÖZEL DOSYA

ŞIRNAK- 1990'lardan günümüze Botan Bölgesi devletin farklı politikalarına maruz kalmış ve devlet bölgeye farklı bir bağlamda yaklaşmıştır. Bazen insanlar bazı şeyleri göremeyebilir veya bu kadar da değil detirtecek özel savaş uygulamalar olduğu için inanmakta zorluk çekiyor olabilir.

5 August 2025
Kategori: Araştırmalar, Politik Analiz
275 6
1.6k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Botan Bölgesi, 1990’lardan bu yana devletin farklı politikalarına maruz kalmış ve devlet bölgeye farklı bir bağlamda yaklaşmıştır.  Bazen insanlar bazı şeyleri göremeyebilir veya bu kadar da değil detirtecek özel savaş uygulamalar olduğu için inanmakta zorluk çekiyor olabilir. Bu saldırılar veya devlet politikaları, özellikle Şırnak’ta, 2015’ten bu yana daha da şiddetlenmiş ve Özgürlük Hareketi kurumlarının zayıflaması nedeniyle devlet ve AKP, Şırnak sokaklarında örgütlenmiştir. Devlet ve AKP bölgede birçok farklı politika izlediğinden, parça parça değerlendirmeler yapılabilir.

DİL

Devletin ve AKP’nin her konuda yürütüğü özel savaş politikası gözardı etmemek gerekir ancak bunların başında dil ve kültür kırımı politikasıdır. Kültür ve dil Kürtlükle ilişkili olduğundan, devlet buna karşı çocukları ve gençleri hedef almaktadır. Bölgedeki hemen hemen her mahallede ve yoğun nüfuslu birçok köyde Kur’an kursları açılmıştır. Okullar tatil olduğunda bile çocukların kaldığı yerlerde gece kursları açılmakta ve Daışvari zihniyeti inşa edilmektedir. Devlet okulları ve anaokullarının yanı sıra, artık birçok bölgede anaokulları açılmış ve 2-3 yaş arası çocuklar bu anaokullarına giderek aile kültürünü ve anadilini edinmelerini tamamen engellemektedir. Ayrıca, geri kalmış dini cemaatler yasadışı olarak anaokulları açmakta ve anaokulu adı altında 3-6 yaş arası çocuklara Türk-Osmanlı-DAIŞ zihniyetini yayan eğitimi verilmektedir. Yerel yönetimlerin bu politika karşısında zayıf kalması nedeniyle bazı çalışan ebeveynler çocuklarını anaokuluna göndermek zorunda kalıyor ve Kürt ebeveynlerin çocukları bu sistem altında anaokuluna gittiklerinde 2-3 yaşından itibaren bir sömürü döngüsüne giriyorlar.

KÜLTÜR VE GENÇLİK

Kültürel açıdan da durum benzer. Devlet ve AKP, merkez ve ilçelerde birçok kültür ve sanat kurumu açmış ve bu kurumlarda Kur’an kursları adı altında “Osmanlı Kültürü” etkinlikleri yapıldığı belirtilebilir. Ayrıca, buralara giden gençler Türk-Osmanlı kültürü kaybedilmemesi kaygısı adı altında yetiştirilmektedir. Bu kurumlar davul, erbane, tiyatro kursu vb. isimler altında faaliyetlerde bulunsalar da, bu faaliyetler Türk-Osmanlı kültürüne göre yürütülmektedir. Kültürel açıdan ise, AKP kontrolündeki belediyeler Kürt kültüründen uzak pek fazla faaliyet yürütmemektedir. Örneğin, Cudi Dağı ve Kato Marinos Dağı’nda şenlikler düzenlemektedirler ve devlet ve AKP bu şenlikleri düzenlediğinde herhangi bir yasak söz konusu değildir. Ancak insanlar bu bölgelere gitmek istediklerinde, güvenlik nedeniyle yasaklanmış ve birçok alan halka kapalıdır. Diğer yandan 2015 yılından önce Şırnak bölgesinde Kürtçe eğitim verilen birçok kültür ve sanat merkezi bulunmaktaydı. Bu kurumların birçoğu kapatılmış mevcut olanlar da gençlere cevap olacak düzeyde değil. Halkın elinde olan belediyeler, kültürel ve sanatsal faaliyetler açısından yok denecek kadar çok az bütçe ayırdığı için kültürel faaliyetler yürütülemiyor. Ayrıca Botan gençleri devlet güvenlik kurumları özel elemanları tarafından uyuşturucu ve fuhuş tuzağına düşmüş durumda. Uyuşturucu devlet kontrolünde dağıtılıyor ve çok sayıda bekçi ve polis uyuşturucu dağıtım ve satış ağına dahil oluyor. Her birkaç ayda bir sembolik tutuklamalar yapılsa da, bu kişiler daha sonra serbest bırakılıp uyuşturucu satmaya geri dönüyor. Fuhuş hâlâ bekçiler tarafından yapılıyor. Bu kişilerin isimleri bizde, ancak önümüzdeki süreçte ağlarını tam deşifre etmek için şimdilik isimlerini vermeyeceğiz. Fuhuş şebekesine düşenlerin çoğu Mersin ve Adana gibi şehirlerden bölgeye yerleştirilerek özel olarak bu faaliyetlerde bulunuyor. Evlere yerleştirilen bu kişiler evlerde fuhuş yapılıyor ve birçok polis memuru bunu bilmesine rağmen ya kendisi doğrudan içinde olduğu için ya da para karşılığında kendi kontrolünde tutuyor. Bölgedeki birçok genç, boş, yoz bir yaşamın içine çekilmiş durumda.

EKONOMİ

Şırnak ve ilçelerinin ekonomisi yıllardır çeşitli ekonomik sektörlere dayanıyor ve çoğunluğu AKP’ye yakın olan veya devlet tarafından dışarıdan getirilen şirketlere peşkeş çekiliyor. 90’lı yıllarda devlet, Şırnak’ın hayvancılığının kullandığı tüm meraları yasakladı, ardından köyleri boşaltmaya, koruculuk sistemini kabul etmeyenleri göçe zorlandı. Köy korucusu olanlar (Hançer Timi gibi bazı korucular hariç) bunu bir meslek haline getirilerek, ekonomik olarak devlete bağımlı kılındı; bu durum günümüzde de bu kez bekçi sistemi de üzerine eklenerek devam etmektedir. Şırnak’ın merkezinde ekonomi ağırlıklı olarak kömür madenciliğine dayanıyor ve kömür çıkarma izni tamamen bazı AKP üyeleri ve korucuların elinde. Bu kişiler, devlet tarafından köylülerin arazilerine girip izinleri olmadan kömür çıkarmaya zorlanıyorlar. Şırnak’ın yeraltı zenginlikleri tamamen bu insanlara gidiyor ve sadece bu köylerin vatandaşları kömür madenlerinde işçi olarak ve asgari ücretin çok altında alarak çalıştırılıyor.  Az da olsa kendi arazilerini satan ve bu duruma çanak tutan, özellikle AKP’lilere ve koruculara arazilerini satmaları için baskı yapanlar var. Diğer yandan resmi kurumlarda çalışanlar dahil maaşların düşük olması ve AKP’nin özel savaş çerçevesinde “Açlıkla terbiye etme” politikası yürütülmektedir. Bu sorun binlerce ailenin Türkiye’nin metropollerine, binlerce gencin de Avrupa ülkelerine göç etmesine, topraklarından ve kültürlerinden uzaklaşmasına neden oluyor. Cumhurbaşkanından bölge yöneticilerine kadar sık sık Şırnak’a şu kadar para harcadık, şu kadar fabrika açtık gibi açıklamalar yapıyorlar. Fabrika açılışlarının çoğu kendi yandaşları tarafından yapılıyor ve Şırnak ekonomisini ele geçirmek için Şırnak dışından çok sayıda insan getiriliyor. Mesela kömür madeninin yüzde 70’inin çıkarılmasına izin AKP’li Süleyman Bölünmez’in elinde. Şırnak’ta devlet, ekonomide yurtsever halka zarar veren her şeye göz yumuyor. Son yıllarda onlarca tefeci ortaya çıktı ve bunu açık bir şekilde yapıyorlar. Devlet, “PKK’lıların sayısını biliyoruz, ayakkabı numaralına kadar kadar biliyoruz, çok güçlüyüz” diyor ama gaspı önleme konusunda hiçbir şey bilmiyor ve aciz kalıyor. Ayrıca, devletin ve AKP’nin elinde olmayan tüm kurumlarda hırsızlık ve gasp var. Gerekli soruşturmalar yapılırsa veya AKP bir gün iktidardan düşerse, bir ilçedeki AKP üyesinden cumhurbaşkanına kadar tüm bu hırsızlıklar ortaya çıkacak, buna karşı tüm hukuki başvurulara rağmen şu ana kadar herhangi bir adım atılmadığı gibi iktidarı bırakmamak için kendi yandaşlarına daha fazla rant kapısı açıyor.

DOĞA KATLİAMI

Şırnak’ta, 2015 yılına kadar Şırnak halkı, ekonomik faaliyetleri için Cudi ve Haftanin dağlarından kömür çıkarırdı ve doğaya verilen zarar düşük seviyedeydi. 2015 yılından sonra devlet, yakınlarına yeraltı kaynaklarını araştırmaları için izin verdi ve devlet kontrolündeki Botan Bölgesi’nde yağma başladı. Düzinelerce kömür madeni açıldı. Kömür madenlerinin açılması için yollar yapıldı ve ardından Türk ordusu açılan bu yolları kullanarak Cudi ve Haftanin dağlarının en yüksek zirvelerine kadar ilerledi. Devlet buralara ulaştığında, sözde kendi güvenliği için ormanları kesmeye başladı. Bölgedeki köylülere, ya köylülerin ormanları keseceksiniz ya da devletin talancı korucuları aracılığıyla keseceğini söylendi. Bu çerçevede orman kıyımına başlayarak, doğa katliamı politikası yürütüldü. Bölgedeki korucular yakacak odunlardan yüklü miktarda para aldıktan sonra, orman olan her yere dağıldılar. Şırnak merkezden Hakkari sınırındaki Betkar bölgesine, Cizre’den Siirt sınırındaki Mêrgumar bölgesine, oradan Gabar Dağı ve Mardin Kerboran ilçesi sınırına kadar ormanlar talan edildi. Ayrıca Qileban’da güvenlik amacıyla 9 baraj inşa edilerek o bölgenin doğası barajlarla tahrip edildi. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı kararıyla Şırnak, Siirt ve Hakkari illerinin tamamında yeraltı kaynakları arayışına başlandı ve bu karar halkın ev ve arazi ve ormanlarının sömürülmesine yol açtı. Petrol bulunmasıyla birlikte Gabar Dağı’na her gün dinamit patlatılıyor ve artık Gabar Dağı, Gabar Ovası haline geldi. Açılan petrol kuyularıyla bölge köylülerinin yüzlerce yıldır tarım yaptığı su kaynakları yok oldu ve şimdi bölge köylüleri susuzluktan tarım yapamıyor. Silopi’de termik santral nedeniyle kansere yakalanma oranı her yıl artıyor ve yine termik santral bölgede elektrik üretemiyor. Cizre’de bir baraj inşaatına başladılar ve bu inşaatla Gabar Dağı ile Cudi Dağı birbirinden ayrılacak ve sınırları içinde kadim bir tarihe sahip olan Qesirg kasabası sular altında kalacak. Şırnak genel olarak devletin yağma politikasının yürütüldüğü alan durumunda ve bu yağma sebepsiz değil. Doğa saldırılarının sebebi Botan halkının direnişine bir cevap olarak yaklaşmakta ve bununla bölge halkına şunu söylemek isteniyor: “Direnirseniz doğanızı mahvederiz, doğa yok edildiğinde insanlar da yok olur”. Bununla tarihin insanlık beşiği olan Botan bölgesini insansız bırakmak istiyorlar.

AKP’NİN KADINA YÖNELİK ZİHİNSEL VE FİZİKSEL ŞİDDET POLİTİKASI

Türkiye devletinin resmi verilerine göre, Botan bölgesinde kadına yönelik şiddet oranı düşük olabilir. Gerçekte ise bu verilerin kat be kat üstünde ve kadınlara yönelik çok sayıda zihinsel ve fiziksel şiddet vardır. Şırnak’ta toplumun büyük bir kısmı birbirini tanır ve aşiret veya aile kavramların altı boşaltılarak, “Töre-Namus” adı altında kadına yönelik şiddetin çoğu gizlenmektedir. Aile içinde örtbas edilen birçok kadın cinayeti vardır. Aşiret reisleri devletin etkisi altında olduğu gibi, kadın cinayetleri veya kadına yönelik şiddet olayları meydana geldiğinde, devlet ve devlet kurumları da aşiret reislerinin sözlerini veya beyanlarını esas almaktadır. Devlet, birçok genç kadını kandırmak için bölgeye polis ve asker göndermektedir ve bu genç kadınlar tecavüz ve fuhuş tuzağına düşmektedir. Ayrıca, devlet ve AKP kadınlara istihdam etme adı altında adeta emek sömürüsü politikası yürütülmektedir. Özellikle okullar açıldığında birçok kadın okul temizliğine alınıyor ve ücretleri ödenmiyor. Kadın örgütlenmesi açısından, AKP aracılığıyla resmi işlere giren kadınlar, mahallelerde ve sokaklarda AKP’nin parti faaliyetlerine katılma zorunluluğu getiriliyor. Ayrıca bu kadınlar istemeseler bile ailelerine bakmak zorunda oldukları için resmi AKP üyesi oluyorlar. Bu kadınlar AKP zihniyetiyle hareket ettiklerinde çocukları da buna göre şekilleniyor. Bu nedenle bir nesil çocukluktan itibaren AKP’li oluyor. Devletin ve AKP’nin bu uygulamaları artık halk arasında normal karşılanmaya başladı ve birçok yurtsever aile ve kadınlar da iş bulmak için bu resmi kurumlara başvuruyor. Öyle bir durum gelişti ki, dışarıdan getirilen bazı ailelerde bir AKP’li, bir MHP’li ve bir yurtsever bir arada yaşayabiliyor ve bu durum normaleştirilmeye çalışılıyor. Özgürlük Hareketi’nin kurumlarında yer alan kadınlar bu duruma güç getiremiyor.

SİYASET

Söz konusu yukarıda saydığımız bu politikalardan kaynaklı, bölgedeki siyaset alanı da tüm parti sisteminde kirletildiği kadar kirletilmiş durumda. Bu kirlilik en çok AKP’de yaygındır. Çünkü hile ve kandırma üzerine kurulmuş bir sistem hali var. Şırnak’ta son yerel seçimlerde AKP, Şırnak merkez, Elkê ve Qileban ilçelerini hileyle, yani taşıyıcı ve geçici seçmenlerle kazandı. Türkiye devletinin resmi verilerine göre, Şırnak merkez, Elkê ve Qileban ilçelerinin nüfusu her yıl artmaktadır. Ancak 2024’te seçimler yapıldığında bu ilçelerin nüfusu azalmış, ancak seçmen sayısı artmıştır. Şırnak, Elkê ve Qileban halkı bu bölgeye yönelik AKP tarafından bilinçli bir şekilde geliştirilen “Bölge halkı kendini satmış” algısına tepki göstererek, halk kendini satmadığını AKP, dışarıdan birçok polis, asker, korucu, yandaş satın alarak, kendi düzenlediği yasalar çerçevesinde oylarını yükseltmek için Şırnak’a getirdiklerini belirtiyor.

Burada “Akılsız başın yükünü ayaklar çeker” deyimi, Özgürlük Hareketi’nin siyasi alanı için ağır bir yük haline geliyor, çünkü bu oyunlara karşı yapılabilecek şeyler var, ancak acilen bir çözüm planlaması devreye konulabilinirse umut olduğu belirtilebilir. Şüphesiz siyasi alanda birçok eleştiri yapılabilinir ancak bu eleştiriler içsel zeminde yapılması daha uygun olacağını düşünüyoruz.

Şırnak genel olarak karamsar dönemlerden geçiyor. Çünkü devlet her taraftan saldırıyor ve toplumu kendi sistemine dahil etmek istiyor. Devletin ve AKP’nin politikalarına karşı zaaflar devam ederse, toplum her geçen gün daha da kötüleşecektir. Fırsat ve istek olursa, gelecek yazılarda bu konulara tek tek odaklanacağız. Yani Botan’daki devlet ve halk içinde hangi kurumun, hangi cemaatin, hangi örgütün, hangi kişinin ne yaptığını, Şırnak’ın yağma, talan ve yıkımında hangi düzeyde yer aldığını detaylı olarak yazacağız.

Tîgrîs BOTAN

Kürdisran Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş218Paylaş137
Önceki yazı

MİT, Suriye’nin Güneyinde Türkmenlerin Desteğiyle Ne Yapmak İstiyor? – HABER ANALİZ

Sonraki Haber

Büyük Ortadoğu Projesi Başarılı mı, Yoksa Başarısız mı Oluyor? DOSYA-1

Son HABERLER

Politik Analiz

Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

Yayınlayan Lêkolîn
1 June 2026
0
1.5k

“Devşirme” kavramı, Osmanlı İmparatorluğu’nda 14....

Daha fazla okuDetails

BAE’nin Suriye Hamlesi Ve Türkiye’nin Rahatsızlığı- ÖZEL DOSYA

31 May 2026
1.5k

Rusya-Türkiye-Çin İş birliği: İran’a Drone ve Hizbullah’a Silah Desteği- HABER ANALİZ

29 May 2026
1.6k

HTŞ MİT’ten Aldığı IMSI Yakalayıcıları Rojava’ya Yerleştiriyor- ÖZEL HABER

14 May 2026
1.9k

Öne Çıkan Yazılar

  • ShamCash Uygulaması — Telefonunuzda Gerçekte Ne Yapıyor?- ÖZEL HABER

    553 Paylaşım
    Paylaş 221 Paylaş 138
  • Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

    539 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • Sanatçı Mem Ararat Ne Yapmak İstiyor?

    729 Paylaşım
    Paylaş 292 Paylaş 182
  • BAE’nin Suriye Hamlesi Ve Türkiye’nin Rahatsızlığı- ÖZEL DOSYA

    540 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • MİT ve Parastin’ın Kirli Planını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    919 Paylaşım
    Paylaş 368 Paylaş 230

ShamCash Uygulaması — Telefonunuzda Gerçekte Ne Yapıyor?- ÖZEL HABER

Rojhilat İttifakı: Uluslararası Toplum, İran’ın İdam Suçlarına Karşı Tutum Almalıdır

HPG: Önderliğimizin Özgürlüğünü Sağlama Hedefinden Sapmayacağız

Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

BAE’nin Suriye Hamlesi Ve Türkiye’nin Rahatsızlığı- ÖZEL DOSYA

Rusya-Türkiye-Çin İş birliği: İran’a Drone ve Hizbullah’a Silah Desteği- HABER ANALİZ

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç