KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Marksizm Tarihsel Toplumsal Komünal Yaşam Değerleri Üzerinden Gelişim Gösterdi

Eğer komünalizm bozulmadan devam etseydi Marksizm olmazdı, çünkü sınıflı devletli sisteme karşı mücadele etme gereği olmazdı.

10 November 2025
Kategori: Makaleler
262 17
1.5k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Karl Marx, Marksist değildi ama komünistti. Karl Marx, modern çağda komünizme büyük fikirsel katkılarda bulunmuştur, buna çağımızda Marksizm denmiştir. Ancak, Marksizmin fikirsel doğuşu sıfırdan başlamadı tarihsel toplumsal mücadelelerin bir birikimi olarak filizlendi. Kimileri, Karl Marx’ı komünizmin babası, yaratıcısı olarak bilir. Oysaki bu yanlış bir tespittir. Toplumsallık devletli sınıflı sistemlerde büyük yaralar aldıysa da, toplumsal değerlerde büyük kopmalar olduysa da, bireyin toplumsal dünyası ve ruhu parça parça olduysa da, toplumun kıyısında, kenarında, köşesinde doğal komünal ruh hep var oldu ve tarihin çeşitli kesitlerinde ortaya çıktı, rolünü oynadı, tekrardan komünalizmi yaşanılır kılmaya çalıştı. Marksizm sanayileşmenin gelişmesiyle modern çağda sınıf mücadelesinin modern başlangıcı olarak kabul edilse de, ideolojik köklerini komünal yaşam değerlerinden alır, bu değerler üzerinden yükselir. Çünkü insanlık mücadelesi bütün sınıflı devletli sistemlerde var oldu ve Marksizmle yenilik kazanıp kendi ideolojik hazinesini zenginleştirdi. Bu durumda, aslında Marksizm tarihsel toplumsal mücadelenin çok önemli bir gelişim durağını ifade eder.

Ancak, Karl Marx’ın hatası devlete takılıp kalması, devlet ile sosyalizmin gelişebileceği fikriydi. Buna da sosyalist devlet tanımı yapıldı. Oysaki modern çağda komünizmde devlet yoktur ve ilk komünizm olan komünal sistemde de, devlet yoktu. Bu durumda, sosyalist sistemde devletin olması gerektiğini düşünmek yanlış olmaz mı? Önce devleti yaşayalım, nede olsa sosyalist bir sistem var ve bir süre sonra komünizme geçersek devlet biter fikri doğru değildir. Sosyalist bir sistem olsa bile, eğer halkın kendi kendini yönetmeyi öğrenmesi ve bunun politik ve kültürel gelişmişlik durumu gerçekleşmezse sosyalist olduğu düşünülen sistemin, Sovyet pratiğinde olduğu gibi, ne düğü belli olmayan bir kapitalizme dönüşür. Sosyalizmin ilk kuruluş aşamasında devleti hemen ortadan kaldırmak mümkün değildir ama toplumu politik toplum haline getirmek ve yerel yönetimler başta olmak üzere ülke genelinde toplumu yönetime katmak zamanla devletin zayıflamasına ve bitişine yol açar ve böylece modern komünal yönetim gelişir ve bir egemenlik aygıtı olan devlet denilen kanser toplumun özgür yaşamından silinir. Devlete takılıp kalma dışında, Karl Marx toplumun sınıfsız topluma ulaşması için büyük fikirsel katkılarda bulunmuştur. Karl Marx sıfırdan bir toplumsal ideoloji var etmedi var olanların üzerine yenilerini ekleyerek günümüz şartlarında toplumsal değerlerin nasıl yaşanılacağının planlamasını, programını hazırladı ve ilkelerini belirledi. Ancak, toplumsal ideolojik gelişmeleri yaşamanın ilkeleri ve yasaları değişen bilimsel ve teknolojik gelişmelere göre değişkenlik göstermektedir. Yani Karl Marx’ın 160 yıl öncenin şartlarında geçerli olan bir ilke 300 yıl sonrasının koşullarında geçerliliğini kaybedebilir. Karl Marx’ın en çok yoğunlaştığı alan, nihai hedef olan komünizm olmuştur.

İşte Karl Marx ta, bu rolü modern çağda en iyi şekilde oynayan bir sosyal aktördü, toplumsal fikirlere değerli katkılarda bulundu ve bu toplumsal fikirlere Marksizm dendi. Marx komünist olduğu için Marksizm doğdu. Karl Marx’ı komünizmin babası değil de, geliştiricisi yapan işte toplumun tarihsel gelişimidir. Eğer komünalizm bozulmadan devam etseydi Marksizm olmazdı, çünkü sınıflı devletli sisteme karşı mücadele etme gereği olmazdı. Sınıflar var olmasaydı sınıf mücadelesi olmazdı. Sınıf mücadelesi sınıfları ortadan kaldırmayı hedefler ve sosyalizm sadece işçilerin sistemi değildir, bir bütünen toplumun sistemidir. Marksist Leninist mücadelede işçi sınıfının öncelikli hale gelmesi kapitalizmde işçi sınıfının en çok ezilmesinden dolayıdır. “İşçi sınıfı devrimi yapar” dense de, aslında işçi sınıfı partisi başta işçi sınıfı ve halk adına devrimi yapar ve işçi sınıfı partisi toplum içindeki aydın/entelektüel kesimlerden oluşur.

Günümüzde bile, işçi sınıfının neredeyse tamamı Marksizmi ideolojik ve teorik olarak bilmesi şurada dursun, Karl Marx diye birini tanımazlar bile. İşçi sınıfı kapitalist sistem koşullarında kendi karnını bile doyurmaktan acizken nasıl devrim yapacak? İşçi sınıfının devrimde nitelikli bir rolü hiçbir zaman olmadı çünkü işçi sınıfını oluşturan hiçbir işçinin fikirsel bazda bir birikimi yok. İşçi sınıfı partisi işçiyi bilinçlenmesi gereken bir sınıf olarak görmedi, sadece karnı doyması ve çok iyi şartlarda yaşaması gereken bir sınıf olarak gördü. İşte bu durum, sosyalist olduğunu söyleyen ülkelerde bile işçi sınıfının sosyalizm konusunda sürekli kısır ve bilinçsiz kalmasına yol açtı. İyi şartlarda yaşamak isteyen bir işçi sınıfı Sosyalizmin ne olduğunu bilmiyor.

Peki sosyalizmin ne olduğunu bilmeyen bir işçi sınıfı kapitalizme karşı nasıl mücadele edecek ve sosyalizmi nasıl kuracak? İşte son yüz yılda bazı ülkelerde sosyalist devrimlerin gelişememesinin nedeni işçi sınıfının ve halkın sosyalizmi ideolojik olarak öğrenememesinden kaynaklandı. İşçi sınıfı ve halk sosyalist gelişmeyi sağlayamayınca devletleşen devrimci parti zamanla toplum üzerinde iktidarlaştı ve kendi zıttına döndü. Devrimin ne olduğunu doğru öğrenmek ve yaşamak gerekir. Devrim bir sosyalitedir, kültürel ve sosyal gelişimi ifade eder. Devrim devlet iktidarına gelip devleti güçlendirmez, toplumu eğitir ve sosyal olarak gelişmesini sağlar. Toplumun kendi kendisini yönetmesi ancak politikleşmiş toplumsallıkla mümkün olabilir. Bunu yapmayan bir devrim bir süre sonra devletin içinde yozlaşır. Önder Apo, geçmiş bütün devrim pratiklerinden önemli dersler çıkararak devleti daha doğru bir şekilde tahlil etmiş, sosyalist sistemde devletin değil halkın güçlendirilmesi gerektiğini tespit etmiştir. Devrimin gelişimi ve halkın kendi kendini yönetmesi için bu bir zorunluluktur. Ki sosyalizmde zaten halkın kendi kendini yönetmesidir. Devlet zayıfladıkça halk güçlenir ve tabiki bunun yolu halkın politik halk olmasıdır. Yani devletin zayıflaması halkın güçlenmesiyle olacaktır.

Kemal SÖBE

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş217Paylaş136
Önceki yazı

HTŞ Alevi Gençleri Zorla Silah Altına Alıyor-ÖZEL HABER

Sonraki Haber

Colani’nin Beyaz Saray Dansı: El Kaide’den Devlet Başkanlığına

Son HABERLER

Makaleler

14 Temmuz Direnişleri Özgür Bir Halk Yarattı

Yayınlayan Lêkolîn
13 July 2026
0
1.5k

12 Eylül faşizmi Kürdistan ve...

Daha fazla okuDetails

İran’daki Son Durum Ve Olası Gelişmeler

10 July 2026
1.5k

Kürtler Ne mi İstiyorlar?

28 June 2026
1.5k

Katliamcılar Sahile Geri Dönüyor…

27 June 2026
1.5k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    842 Paylaşım
    Paylaş 337 Paylaş 211
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    560 Paylaşım
    Paylaş 224 Paylaş 140
  • Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

    506 Paylaşım
    Paylaş 202 Paylaş 127
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    12760 Paylaşım
    Paylaş 5104 Paylaş 3190
  • TC Savaş Suçu İşlemeye Devam Ediyor!- ÖZEL DOSYA

    12697 Paylaşım
    Paylaş 5079 Paylaş 3174

KCK: Rojava Halkımız Kazanımlarını Rêber Apo Çizgisinde Koruyup Geliştirmesini Bilecektir!

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

Kalkan: Barışın Kilit Noktası İmralı, Siyasetin Önü Açılmalı

MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç