KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Kürt Gençliğinin Çeteler Üzerinden Kullanılması: Mafyalaşma, Uyuşturucu Ve Yasadışı Bahis Ağları- ÖZEL DOSYA 1

HABER MERKEZİ - Türkiye’de devlet, mafya ve güvenlik bürokrasisi arasındaki ilişkiler uzun yıllardır tartışma konusudur. Ancak 2015 Kobane direnişi sonrasında şekillenen yeni dönemde bu ilişkilerin farklı bir boyut kazandığı görülüyor: Kürt gençlerinin sistematik olarak uyuşturucu, yasadışı bahis ve çeteleşme ağlarına çekilmesi.

3 October 2025
Kategori: Araştırmalar, Dizi Yazı
357 19
2.1k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Türkiye’de devlet, mafya ve güvenlik bürokrasisi arasındaki ilişkiler uzun yıllardır tartışma konusudur. Ancak 2015 Kobane direnişi sonrasında şekillenen yeni dönemde bu ilişkilerin farklı bir boyut kazandığı görülüyor: Kürt gençlerinin sistematik olarak uyuşturucu, yasadışı bahis ve çeteleşme ağlarına çekilmesi. Devlet-çete iş birliğinin nasıl organize edildiğini, hangi isimler ve gruplar üzerinden yürütüldüğünü ve bunun Kürt toplumuna yansımasını iki bölümlük dosyamızda yer vereceğiz.

DEVLET-MAFYA İTTİFAKININ TARİHSEL ARKA PLANI

Genel hatlarıyla Türk devletinin mafyalaşmasını ve devlet-mafya ittifakını anlatmak gerekirse karşımıza şöyle bir tablo çıkacaktır; 1970’lerde sol ve Kürt hareketinin gelişmesiyle, devletin soğuk savaşın o çok ünlü ‘içerden komünist ve bölücü bir kalkışma olursa ne yapılır’ diyerek kontrgerilla örgütlemesini geliştirdiği biliniyor. MHP de bu örgütlemenin siyasi yüzü olarak var edildi. Daha önce birkaç yerde Ermenilere karşı işlenen cinayetlerde tetikçilik yaptığı söylenen bazıları, MHP’li kimliğiyle ortalıkta ‘kahraman vatanseverler’ adı altında dolaştırıldı. Devlet 1970-1980 arasında, bu birimleri bu defa solculara, Kürtlere ve Alevilere karşı kullanarak ‘vatansever ve dindar güçler’ adı altında piyasaya sürdü. Başlarda devlet, kontrollündeki bu kontrgerilla birimlerini, istendiği yer ve zamanda kullanıyordu.

1990’dan itibaren devlet Kürdistan’daki savaşta zorlanınca bu kesimleri doğrudan ve yaygın biçimde Kürtlere karşı kullanmaya başladı. Çiler-Güreş-Ağar üçlüsü böyle ortaya çıktı. Bu ekibe, kontrgerilla birimlerini normal ve özel hareket polisi gibi yapılarla resmileştirme karşılığında, Alparslan Türkeş de dahil oldu. Ve böylece asker ve polis gibi kurumlar üzerinden kontrgerilla örgütüne devlettin resmi üniforması giydirildi. Bunlar kanun dışı işler yapmayı bilen ve seven güçler oldukları için ‘Kürt iş adamları PKK’ye yardım ediyor’ diyerek birçok Kürt iş adamını katlederek Kürtlerle savaş alanına adım atmaya başlamıştı. Aynı zamanda Kürdistan’da faili belli katliamlar yaptılar. Türkiye üzerinden işleyen, silah kaçakçılığını, eroin ve kadın ticaretini tümüyle ele geçirdiler. Batman’daki kayıp silahlar meselesini, Yüksekova çetesi gibi yapıları hatırlayalım. Bunlar bu yöntemlerle sermaye sahibi de oldular. Türkiye’de gerçek manada devlet olanların bu yapıyı ‘devlet rayından çıktı’ şeklinde dillendirdikleri biliniyor. Kürdistan Özgürlük Hareketi bu yapıyı ‘devletin çeteleşmesi, savaşın özerkleşitirilmesi’ şeklinde tanımlamıştı. Siyasetten kendini MHP ve DYP içinde örgütleyen bu yapının devletleşmesini daha iyi anlamak için, Özal’ın öldürülmesi, Demirel’in cumhurbaşkanı yapılıp bir gecede Çiller’in DYP’nin başına getirilmesi olaylarının perde arkasını bilmeyi gerektirir. Bu yapı kendisini ‘Türkçü, milliyetçi, vatansever ve dini bütün’ olarak tanıtır. Kürtlerle savaş bunların temel sermayesidir.

Doğan Güreş, mafyalaşan devletle makul devleti iç içe geçiren, uzlaştıran kişidir. Çiller ve Türkeş, CIA bağlantılarıyla bu işin uluslararası kolunu, Ağar ise Türk kontrgerilla koluna Güreş ve Türkeş’in kontrolünde komuta etmiştir. 1994’den sonra devleti ele geçirmiş bu yapı, Kürt halkına soykırım uygulayarak devleti ve Türklüğü kurtaran güç olduğunu ileri sürüyor. Bunlar üniversitelerden basına, basından yargıya tüm kurumları kendi çizgisine göre dizayn etmiştir.

Kobane Direnişi: 2014 yılında DAIŞ’in saldırıları karşısında Kürt halkının sergilediği direniş, Türkiye sınırlarında da büyük bir toplumsal dayanışma dalgası yaratmıştı. Metropollerde kitlesel eylemler yapılmış, halk sınırları fiilen aşmıştı. Bu durum, devlet tarafından “bir daha asla tekrarlanmasına izin verilmeyecek” bir tehdit olarak kayda geçti. Devletin bu tehdit söylemlerinden sonra Öz Yönetim Direnişleri gelişti.

Özyönetim Direnişleri: Kuzey Kürdistan şehirlerinde yaşanan çatışmalar, devletin ağır şiddet yöntemleriyle karşı karşıya kalmıştı. Suruç ve Ankara Gar katliamlarıyla birlikte binlerce Kürt genç tutuklandı, mahallelerde sosyal dokular parçalandı.

Ekonomik Kriz ve Yeni Yöntem (2016 sonrası): Devlet, ağır savaş maliyetleri altında ekonomik dar boğaza girdi. Yine sıcak paranın önünü açmak için Bu dönemde MİT ve devlet içindeki özel grupları devreye girerek yeni bir “özel savaş konsepti” benimsedi. Uluslararası mafya ile masaya oturup uyuşturucu rotaları Türkiye’ye kaydırıldı, yasadışı bahis resmileştirildi ve bu alanlar çeteler aracılığıyla yönetilmeye başlandı. Özel savaş konsepti özellikle Bakur Kürdistan’da Kürt gençleri üzerinden yürütüldü. Tutuklama furyası başlatan devlet, öncesinde DAIŞ eliyle gerçekleştirdiği Suruç ve Gar Katliamlarıyla halkın bir kısmını sindirmişti. Böylece sahada çeteleri öne sürmeye başladı. Bugün birçok yurtsever şehir ve mahalle maalesef ki mafya devletine bağlı çetelerin denetiminde.

2016 sonrası kritik gelişmeler: MHP, Bahçeli liderliğinde Erdoğan ve AKP’yi 2016’dan sonra tam teslim aldı. Bundan önce yerli ve milli mafya devleti, sağda solda olan kadrolarını AKP’ye yerleştirmeye başlamıştı zaten. Devlet kurumlarına da düzenlemeler yapmıştı. Örneğin yerli ve milli mafya devletinin önemli bir elemanı olduğu artık iyi bilinen Soylu’yu 2011’de AKP’ye düzenlemişti. Bu devletin elemanlarının siyasi yetkili olmaya başlaması ağırlıkta 2016 sonrasıdır.

Soylu’nun yerli ve milli mafya devletinin unsurlarınca desteklendiği, kollandığı ve siyasetten adım adım büyütülerek AKP içine alınma aşamasına kadar getirildiği, Peker’in itiraflarıyla belgelenmiş oldu. Soylu AKP’de bakanlığa kadar çıkarılınca, Peker emrinde görünen ancak malum devletin sivil elemanı olanları da AKP’ye aldırdı. Bunun doğru ve gerekli bir iş olduğunu göstermek için Türk devletinde değişmez kural olan politika devreye sokulmuştur. Peker’le Rojava’da Kürtlere karşı savaşan çetelere silah sevk ettirildi, göstermelik de olsa birkaç adamının Kürtlere ve Suriye devletine karşı savaştırılması için gönderilmesi istendi. Böylece pek bilinmeyen ve tanınmayan Peker, vatansever Türk kimliğini elde etmiş oldu.

En önemlisi de Şenkal Atasagun (MİT eski başkanı) ve Mehmet Ağar üzerinden küresel mafyayla yeni kokain rotaları için anlaşma sağlandı. Sedat Şahin, Alaattin Çakıcı, Kürşat Yılmaz gibi isimler tahliye edilerek sahaya sürüldü. Türkiye’de uyuşturucu ticareti ve trafiğinden sorumlu çete liderleri bunlardı. Eskiden bu işi yürüten Sedat Peker’i diskalifiye ettiler. Hatırlanacağı üzere Sedat Peker basına yansıyan itiraflarında uyuşturucu rotasının değişmesinden sonra Binali Yıldırım’ın oğlunun Kolombiya’dan çantalarla kokain getirdiğini belirtmişti. Sedat Peker her ne kadar yurtdışına kaçmış olsa da Türkiye’de kendisine bağlı çete ağları aracılığıyla kokain ve silah ticaretini devam ettirdi. Yeni kurulan konsey ise Sarallardı, Sarallar grubu Sedat Peker’in faaliyetlerini engellemeye çalışınca rant kavgaları sahaya yansımaya başladı. Bugün Türkiye’de görülen çete savaşları aslında mafya devleti içerisindeki rant kavgasıdır. Bir tarafta Sarallar, Allattin Çakıcı, Kürşat Yılmaz gibi mafya adamları diğer tarafta Sedat Peker, Sedat Şahin gibi sokaklarına kan gölüne çeviren, uyuşturucu ticareti yapan çete liderleri.

YASADIŞI BAHİS VE KUMAR

Kıbrıs ve yurtdışı merkezli yasadışı bahis ve kumar gelirlerin rakamı belli olmamakla birlikte onlarca milyar dolar olduğu biliniyor. TRT ekranlarında dahi yasadışı bahis reklamları yayımlanmaya başlandı.

Halil Falyalı’nın öldürülmesi sonrası Kıbrıs merkezli bahis ekonomisi Sarallar’ın kontrolüne geçti. Dikkat çeken nokta ise bu yapıların yalnızca rant üretmek için değil, aynı zamanda Kürt gençliğini kriminalize ederek politik ve toplumsal gücünü kırmak için kullanılmasıdır.

(BÖLÜM 2: Kürt Gençlerinin Çeteleşmeye Çekilme Mekanizmaları ve Öne Çıkan İsimler)

Hebun MAWA

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş292Paylaş183
Önceki yazı

Şam iktidarı MİT’in Taleplerini ABD’ye Kabul Ettirebildi Mi?

Sonraki Haber

Demokratik Toplum Demokratik Ulus Perspektifiyle İnşa Edilecektir

Son HABERLER

Araştırmalar

MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

Yayınlayan Ari Tufan
16 July 2026
0
1.6k

Son dönemde İran, İsrail ve...

Daha fazla okuDetails

Demokratik Komünal Toplum Manifestosu- BÖLÜM 5

12 July 2026
1.5k

Yeni Plan: Suriye’nin Güneyinde Sünni Kemer- HABER ANALİZ

8 July 2026
1.6k

Demokratik Komünal Toplum Manifestosu- BÖLÜM 4

5 July 2026
1.5k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    842 Paylaşım
    Paylaş 337 Paylaş 211
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    560 Paylaşım
    Paylaş 224 Paylaş 140
  • Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

    506 Paylaşım
    Paylaş 202 Paylaş 127
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    12758 Paylaşım
    Paylaş 5103 Paylaş 3190
  • TC Savaş Suçu İşlemeye Devam Ediyor!- ÖZEL DOSYA

    12695 Paylaşım
    Paylaş 5078 Paylaş 3174

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

Kalkan: Barışın Kilit Noktası İmralı, Siyasetin Önü Açılmalı

MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

Temmuz Sıcağında Özgürlük

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç