• Türkçe
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • RUPELA GIŞTÎ
  • NÛÇE
  • ANALÎZÊN SIYASÎ
  • LÊKOLÎN
  • GOTAR
  • Hemû beş
    • Ji Edîtor
    • Jin
    • Perspektîfên Azadiyê
    • Rêze Nivîs
    • Rastiyên MIT
    • Hevpeyvîn
    • Ji Çapemeniya Derve
    • Nivîsên Azad
  • RUPELA GIŞTÎ
  • NÛÇE
  • ANALÎZÊN SIYASÎ
  • LÊKOLÎN
  • GOTAR
  • Hemû beş
    • Ji Edîtor
    • Jin
    • Perspektîfên Azadiyê
    • Rêze Nivîs
    • Rastiyên MIT
    • Hevpeyvîn
    • Ji Çapemeniya Derve
    • Nivîsên Azad
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
Turkçe
Anasayfa Beşên Ji xwendevan

TÜRKİYE’NİN SAMİMİYETİ

Yayınlayan Lekolin
15 March 2020
Kategori: Ji xwendevan
256 3
A A
TÜRKİYE’NİN SAMİMİYETİ
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın
FacebookX

18 Ocak 2014 Cumartesi Saat 15:29

Önümüzdeki günlerde Cenevre’de tarihi bir toplantı gerçekleştirilecek. Bu toplantı,Lozan da şekillendirilen Ortadoğu’nun siyasi haritasının yeniden ele alışıyla ilgili olduğu için tarihidir. Ortadoğu’daki siyasi yapılanmasının iflası anlamına gelmektedir. Özellikle, Suriye sorunu olarak yansıtılsa da gerçek bu değildir. Gündem özelde Suriye olsa da, esasta Ortadoğu’nun gelecekteki siyasi haritasıyla ilgili bir toplantıdır.

Önümüzdeki günlerde Cenevre’de tarihi bir toplantı gerçekleştirilecek. Bu toplantı,Lozan da şekillendirilen Ortadoğu’nun siyasi haritasının yeniden ele alışıyla ilgili olduğu için tarihidir. Ortadoğu’daki siyasi yapılanmasının iflası anlamına gelmektedir. Özellikle, Suriye sorunu olarak yansıtılsa da gerçek bu değildir. Gündem özelde Suriye olsa da, esasta Ortadoğu’nun gelecekteki siyasi haritasıyla ilgili bir toplantıdır.

Dünyanın jandarmalığını yapan güçler kendi varlıklarını sürdürebilmeleri için kaos senaryoları üretir, hayata geçirir ve kurtarıcı güç olarak ortaya çıkarlar. Son yirmi yıldır Afganistan, Irak, Libya, Mısır, Yemen, Suriye vb. Ülkelerde yaşananlar bunun açık ifadesidirler. Sistemin kendisini var kılmasının en esaslı yoludur. Bugün Suriye’de de yaşanan budur.

Son üç yıl içinde Suriye’de yaşananlardan dolayı ne kadar insanın katledildiği, ne kadarının açlıktan ve hastalıklardan öldüğü, ne kadarının yerinden, yurdundan göçertilerek dünyanın dört bir yanına savrulduğunun dökümünü yapmak mümkün değildir. Taş üstünde taş, leş üstünde baş kalmayan, harabe haline getirilen bir ülke. Yaşananları insanlık trajedisi olarak adlandırmak hafif bir tanımlama olur. Kapitalist modernitenin gerçek yüzü, bugün Irakta, Suriye’de yaşananlardır.

Suriye’de, bugünkü tabloyu yaratanlar kurtarıcı olarak ortaya çıkıyorlar. Cenevre toplantılar dizisi de bunun göstergesidir. Uluslar-arası bütün aktörler doğal olarak gözünü oraya dikmiş durumdalar. Sorunu yaratanlar, çıkarları doğrultusunda bir çözüm geliştirecekler.

Şimdi esas sorun Suriye halklarının ne yapacakları, durumlarının ne olacağı ve nasıl Cenevre toplantısında temsil edilecekleridir?

Suriye muhalefeti olarak adlandırılan taşeron yapıların Suriye halklarını temsil etmeleri mümkün değildir. Bunların neyin nesi oldukları belli değildir. On binlere varan paramiliter gücün –kontranın dünyanın dört bir yanından Suriye’ye sızdırıldıkları, savaşın bunlar elliyle yürütüldüğünü dünya alem biliyor. Baas rejiminin-Esad’ın-durumu ve uygulamaları ortadadır. Mevcut tablonun belki de birinci derecedeki sorumlusudur. Halklar adına tek bir söz söyleyecek kimse ortada yok. Suriye halkları adına tek sözü olan Kürtlerdir.  Kürtlerin üçüncü yol olarak geliştirdiği Demokratik Özerklik Modeli Suriye halklarının tek ve en ciddi kurtuluş yoludur. Bu çizginin doğruluğu ve halklar lehine oluşunu bütün bağımsız çevreler kabul etmektedirler. Bundan dolayıdır ki emperyalist güçler karşı çıkmaktadırlar. 

Cenevre iki toplantısına Kürtler katılacak mı? Kürt sorunu tartışılacak mı? Sorunu en yakıcı gündem haline gelmiştir. Kürtlerin Cenevre toplantısına katılması iki nedenden dolayı önemlidir. Birincisi, fiiliyatta gerçekleşen Demokratik Özerklik yapılanmasının uluslar-arası camiada resmiyet kazanması anlamına gelecektir. İkincisi, Kürtlerin geliştirdiği “üçüncü yol” modelinin bütün Suriye için kabul görülür olmasındandır. Bunların anlamı yeni bir Suriye’dir. Suriye halkının huzura ve refaha kavuşmasıdır. Bu Ortadoğu halklarına yeni bir nefes aldıracaktır. Kürtleri Cenevre’ye katmama çabalarının altında yatan gerçeklik budur.

Kürtlerin dahil edilmediği, taleplerinin göz ardı edildiği bir platform ölü doğmuştur. Suriye’de yaşananlara çözüm gücü olamaz. Yaşanan trajediyi daha da derinleştirir. Kürtler mevcut statülerini kurumak ve geliştirmek için her şeyi yapmaya kararlıdırlar. Bu saatten sonra geri adım atmaları beklenmemelidir. Kürtlerin Cenevre toplantısına katılması ve Kürt sorunun gündeme alınmasında Türkiye’nin rolü önemlidir. Türkiye anti Kürt politikasından vaz geçerek, Rojava’nın statüsünü tanırsa başta ABD olmak üzere hiç bir uluslararası güç itiraz etmeyecektir. Bu aynı zamanda Türkiye için bir sınavdır. Türkiye’nin Kürtlerle barışması için bir fırsattır. İçinde bulunduğumuz barış süreci için atması gereken ilk ve en önemli pratik adımların başında geliyor. Türkiye’nin samimiyeti burada ölçülecektir. Eğer gerçekten barıştan, demokratik çözümden yanaysa Rojava konusunda bu somut adımı atmalıdır. Aksi taktirde, anti Kürt ve soykırım politikalarından vazgeçmediği okunacaktır.

Bütün bu sürecin sonunda Kürtler bütün olasılıklara hazırdırlar. Cenevre toplantısında kendi aleyhlerine çıkacak hiç bir kararı tanımayacaklardır. Hiç bir uluslar-arası güce boyun eğmeyeceklerdir. Öz dinamikleriyle, öz güçleriyle kazandıkları mevzileri kuruyacak, oluşturdukları sistemi geliştirecek, kurumlaşmalarını yaratacak ve öz savunmalarını en üst düzeyde geliştireceklerdir. Rojava devrimi bir realitedir. Bunu görmezden gelen kaybeder

Emin Lezgin

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com – www.lekolin.org – www.lekolin.net – www.lekolin.info
 

Etiketler: araştırmakurdiKurdishkurdistanLekolinTurkishTürkiye
Önceki yazı

TÜRKİYE’DE PARADİGMA DEĞİŞİMİ VE “DERİN KÜRDİSTAN AKLI

Sonraki Haber

Arsenikle Hayatta Kalabilen Bakteri Keşfedildi

Benzer Haberler

Batman Belediye işçilerinden AKP-Erdoğan rejimi ve kayyımına İslamiyet dersi
Ji xwendevan

Batman Belediye işçilerinden AKP-Erdoğan rejimi ve kayyımına İslamiyet dersi

15 March 2020
Kapitalizm, fabrika ayarlarına mı dönüyor?
Ji xwendevan

Kapitalizm, fabrika ayarlarına mı dönüyor?

15 March 2020
Herkes AKP’li olmak zorunda mı? Tabi ki “Hayır!
Ji xwendevan

Herkes AKP’li olmak zorunda mı? Tabi ki “Hayır!

15 March 2020
Sonraki Haber
Arsenikle Hayatta Kalabilen Bakteri Keşfedildi

Arsenikle Hayatta Kalabilen Bakteri Keşfedildi

Nivîsên Ku Derdikevin Pêş

  • KÜRDİSTAN’DA COĞRAFYA VE KÜLTÜR

    KÜRDİSTAN’DA COĞRAFYA VE KÜLTÜR

    572 Paylaşım
    Paylaş 229 Paylaş 143
  • Hevkariya MÎT’ê Bi Îranê Re û Planên wê yên Derbarê Eşîran de – NÛÇE ANALÎZ

    503 Paylaşım
    Paylaş 201 Paylaş 126
  • Öcalan: Kürtler Arasında Kan Dökülmesin

    671 Paylaşım
    Paylaş 268 Paylaş 168
  • Mîrateya Hz.Birahîm, Kurd, Cihû û Li Rojhilata Navîn Lêgerîna Aştiya Demokratîk

    498 Paylaşım
    Paylaş 199 Paylaş 125
  • Em Toreke din a Sîxûrên MÎT û Parastinê Aşkere Dikin- NÛÇE TAYBET

    588 Paylaşım
    Paylaş 235 Paylaş 147

Rêber Apo: Ji Bo Destpêkirina Pêvajoya Hiqûqî û Qanûnî Çi Ji Dest Kê Tê Divê Bike

Li Perava Suriyê Tevgera MÎT: Radar, Ragihandin û Binesaziya Leşkerî- DOSYA TAYBET

Hêza Bêdeng a Şoreşê

‘Qanûneke Ku Ji Rêbertî Heta Bi Şervanan Her Kesî Tevlî Siyaseta Demokratîk Dike, Divê Bê Derxistin’

KCK: Gelê me yê Rojava wê destketiyên xwe li ser xeta Rêber Apo biparêze û bi pêş ve bibe!

Şoreşa 19’ê Tîrmehê: Hafizeya Gel, Destkeftî û Dersên Ji Bo Pêşerojê

  • DERBAR DE
  • PEYWENDÎ
  • HEMÛ NIVÎS
LÊKOLÎN

© NAVENDA LÊKOLÎNÊN STRATEJÎK A KURDISTANÊ 2025

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç

Add New Playlist