• Türkçe
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • RUPELA GIŞTÎ
  • NÛÇE
  • ANALÎZÊN SIYASÎ
  • LÊKOLÎN
  • GOTAR
  • Hemû beş
    • Ji Edîtor
    • Jin
    • Perspektîfên Azadiyê
    • Rêze Nivîs
    • Rastiyên MIT
    • Hevpeyvîn
    • Ji Çapemeniya Derve
    • Nivîsên Azad
  • RUPELA GIŞTÎ
  • NÛÇE
  • ANALÎZÊN SIYASÎ
  • LÊKOLÎN
  • GOTAR
  • Hemû beş
    • Ji Edîtor
    • Jin
    • Perspektîfên Azadiyê
    • Rêze Nivîs
    • Rastiyên MIT
    • Hevpeyvîn
    • Ji Çapemeniya Derve
    • Nivîsên Azad
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
Turkçe
Anasayfa Giştî

Varlığı Korumak

Yayınlayan Ulaş Arslan
5 May 2020
Kategori: Giştî
315 6
A A
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın
FacebookX

İnsanın yarattığı anlam dünyası varlık olgusuna dayanır. İnsanlık tarihi bir anlamda varlığa, varlığın kökenine, oluşum sürecine, gelişim seyrine ve varlığın amacına dair sorulan sorulara ilişkin geliştirilen cevapların toplamıdır.

Varlığı toprağa dayandıran, varlık ile toprağı özdeş gören, bu anlamda toprağa kutsallıklar atfeden nice inanç, düşünce ve mitoloji olagelmiştir.

Özellikle de Kürdistan ve içinde yer aldığı Ortadoğu bölgesinde toprak olgusu sadece geçmiş ve bugünü değil, gelecek ütopyasını, hayallerini de şekillendirmektedir.

Kültürden sanata, bilimden felsefeye, dinden ekonomiye, siyasal, askeri ve toplumsal sistemlere kadar yaşamın her anında ve alanında toprak metaforu ile karşılaşmak, bir olgu olarak ele almak mümkündür.

Çünkü her oluşum üzerinde var olabileceği, şekillenip yükselebileceği bir zemine ihtiyaç duyar. Bu zemin fizik alanı için olduğu kadar metafizik alanı için de geçerlidir.

Duygularımız, düşüncelerimiz, arzularımız, hayallerimiz bir zemin üzerinden var olur ve gelişir. Hayatı kurgularken öncelikle zaman-mekan diyalektiğini işletiriz.

Bu anlamda yaşanan tüm sorunların da merkezinde, kaynağında toprağa dair yaşanan sorunların olduğunu söylemek doğru olacaktır.

Toprağın hakimiyeti, ele geçirilmesi ve sömürüsü üzerinden şekillenen feodal çağ her ne kadar sona ermiş olsa da insanın toprakla olan mutlak ilişkisinden kaynaklı, kendini çok farklı sunmaya çalışan kapitalist sistem bile ayakta kalabilmek ve ekonomi politiğini sürdürebilmek için dünyanın çeşitli yerlerindeki coğrafyaları  ekonomik, siyasi, askeri vb. açılardan dizayn etmeye çalışır.

Bugün eğer kapitalist sistemin yapısal kriz yaşadığı bir süreçte adına 3. Dünya Savaşı denilen sistem savaşları Ortadoğu’da, Kürdistan’da çok boyutlu ve derinliğine yaşanıyorsa; bunun, bu toprakların tarihiyle ilişkisi görülmek zorundadır.

Toprak insanı, insan toplumu, toplum da kültürü, dili, inancı, bilimi, ahlak ve sistemleri yaratır veya tüm bunlar onun üzerinden yükselir.

Yaşam diyalektiği kendini sürekli üretmekle, var etmekle, bütünün içinde bir anlam kazanmakla mümkündür.

Var olmak, üretmek, anlamlandırmak toplumsal özü şekillendirir. Oysa kapitalizm tüm bunların tersidir ve her şeyi özünden uzaklaştırıp parçalayıp sınırsız bir yok etme ve tüketme üzerinden yükselir.

Geldiğimiz aşamada kapitalist sistem insana dair el atmadığı hiç bir şeyi bırakmamış, her şeyi bir tüketim nesnesi haline getirmiştir.

Ve bu tüketimin gelip dayandığı yer; boşluktur, kaostur. Boşluğu tüketemezsiniz, bir tüketim nesnesi haline getirip piyasaya süremezsiniz.

Tüm bu gerçeklikler ışığında büyük tahribatların yaşandığı, toplumların savaş denilen lanetli canavarla paramparça edildiği, insanların anayurtlarından göç ettirildiği ve vahşi bir fiziksel, kültürel, zihinsel ve ideolojik kıyıma uğratıldığı çağımızda insana dair geliştirilmek istenen tüm kurtuluş reçeteleri varlığı güvence altına almak zorundadır.

Ancak bu şekilde kapitalist modernist sistemin yarattığı boşluk doldurulabilir, insan tekrardan anlam dünyasına çekilerek özgür bir dünyanın inşasında aktif bir özne haline getirilebilir.

Ülkemiz Kürdistan tüm bu çelişki ve çatışmaların merkezinde yer almakta, Kürdistan toplumu üzerinde çok yönlü bir baskı ve yok etme politikası yürütülmektedir.

Bu koşullarda ortaya çıkan ülkeyi terk edip mültecileşme eğilimleri, başta Avrupa olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerine göç edip orada yeni bir yaşam kurabileceğini sanma yaklaşımları ham bir hayalden de öteye ölümden beter bir tehlikeyi içeriyor.

Kuşkusuz bu eğilim ve yaklaşımlar doğal bir sürecin sonucu olarak ortaya çıkmamaktadir. Aksine soykırımcı sömürgeci güçlerin toplum içinde geliştirdiği bir eğilimdir.

“Kürdistan’da artık yaşanılamaz, Kürdistan ve Kürt sorunu çözülemez, mücadele etmenin bir anlamı yoktur” düşüncesini yaratmaya çalışan soykırımcı sömürgecilik, bu şekilde Kürdistan’ı Kürtsüzleştirmeyi amaçlamaktadır.

 İşgal ettiği yerlerde zorla demografyayı değiştirmekte, dünyanın çeşitli yerlerinden getirdiği ve özellikle de Suriye’deki savaştan kaçıp Türkiye’ye gelen insanları Bakurê Kürdistan’daki çeşitli yerlere yerleştirmektedir.

Bu yetmezmiş gibi kirli şebekeler, insan kaçakçılığı yapan çete örgütlenmeleri aracılığıyla 4 parça Kürdistanı’nda Kürt gençlerini Avrupa vb. yerlere taşımaktadır.

Ülkelerinden koparılan ve mülteci konumuna düşürülen bu insanları bekleyen ise ölüm ya da ölümden beter bir kimliksizleşme olmaktadır.

Bu nedenle Kürdistan’da yaşam koşulları ne kadar zor olursa olsun, soykırımcı sömürgeci saldırılar ne kadar vahşice sürdürülürse sürdürülsün kendi topraklarımızda kalma ve yaşama konusunda gösterilecek ısrar, insan olarak yaşama konusundaki ısrar olacaktır.

Çünkü insan ancak toplumuyla insandır ve toplum kendi kökleri, toprağı üzerinde boy verir.

Bu temelde tüm bu kirli özel savaş politika ve planlarına karşı duyarlı olmak, Kürdistan’da yaşama ve mücadele etme kararlılığını, ısrarını, cesaretini göstermek her Kürt insanının hem görevi hem de hakkıdır. Varlık ve özgürlük savaşı ancak bu şekilde zafere ulaşacaktır.

Önceki yazı

Sömürgeci Kayyumlar ve Allende’yi Hatırlamak

Sonraki Haber

Bir Ülkeyi Terörle Yönetmek!

Benzer Haberler

Hêlîn Umît: Pêvajo Bi Ferzkirinên Yekalî Nameşe
Giştî

Hêlîn Umît: Pêvajo Bi Ferzkirinên Yekalî Nameşe

20 May 2026
Bikaranîna Ciwanên Kurd Bi Rêya Çeteyan: Mafya, Maddeyên Hişbir û Tora Behîsên Neqanûnî-DOSYA TAYBET 2
Giştî

Bikaranîna Ciwanên Kurd Bi Rêya Çeteyan: Mafya, Maddeyên Hişbir û Tora Behîsên Neqanûnî-DOSYA TAYBET 2

5 October 2025
Dewleta Tirk Welatên Erebî Tevlî Çalakiyên Perwerdehiya Leşkerî Kir – NÛÇEYA TAYBET
Giştî

Dewleta Tirk Welatên Erebî Tevlî Çalakiyên Perwerdehiya Leşkerî Kir – NÛÇEYA TAYBET

29 August 2025
Sonraki Haber

Bir Ülkeyi Terörle Yönetmek!

Nivîsên Ku Derdikevin Pêş

  • Em Toreke din a Sîxûrên MÎT û Parastinê Aşkere Dikin- NÛÇE TAYBET

    Em Toreke din a Sîxûrên MÎT û Parastinê Aşkere Dikin- NÛÇE TAYBET

    587 Paylaşım
    Paylaş 235 Paylaş 147
  • Öcalan: Kürtler Arasında Kan Dökülmesin

    671 Paylaşım
    Paylaş 268 Paylaş 168
  • KÜRDİSTAN’DA COĞRAFYA VE KÜLTÜR

    568 Paylaşım
    Paylaş 227 Paylaş 142
  • Hevkariya MÎT’ê Bi Îranê Re û Planên wê yên Derbarê Eşîran de – NÛÇE ANALÎZ

    501 Paylaşım
    Paylaş 200 Paylaş 125
  • KCK: Em ê hesreta berxwedêrên 14’ê Tîrmehê pêk bînin!

    501 Paylaşım
    Paylaş 200 Paylaş 125

KCK: Gelê me yê Rojava wê destketiyên xwe li ser xeta Rêber Apo biparêze û bi pêş ve bibe!

Şoreşa 19’ê Tîrmehê: Hafizeya Gel, Destkeftî û Dersên Ji Bo Pêşerojê

Kalkan: Mifteya Aştiyê Îmraliyê Ye, Divê Rêya Siyasetê Were Vekirin

Hevkariya MÎT’ê Bi Îranê Re û Planên wê yên Derbarê Eşîran de – NÛÇE ANALÎZ

Mîrateya Hz.Birahîm, Kurd, Cihû û Li Rojhilata Navîn Lêgerîna Aştiya Demokratîk

Di Germahiya Tîrmehê De Azadî

  • DERBAR DE
  • PEYWENDÎ
  • HEMÛ NIVÎS
LÊKOLÎN

© NAVENDA LÊKOLÎNÊN STRATEJÎK A KURDISTANÊ 2025

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç

Add New Playlist