KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Fırtınanın Gözünü Diktiği Selamiye: Sistematik Dışlanma ve Katliam Hayaleti Arasında

Selamiye'de son zamanlarda patlak veren protestolar, sadece haksız ekonomik kararlara bir tepki değil, aynı zamanda dışlanmaya ve marjinalleştirmeye karşı siyasi bir çığlıktı.

5 November 2025
Kategori: Politik Analiz
270 5
1.5k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Suriye’nin kalbinde, coğrafyanın tarihle kesiştiği yerde, Selamiye şehri bugün sadece İsmaili mezhebine mensup vatandaşları değil, tüm Suriye’nin bir arada yaşama modelini tehdit eden siyasi ve güvenlik uçurumunun eşiğinde duruyor. Şehirde, kötüleşen hizmetler ve elektrik fiyatlarındaki artış nedeniyle halk protestoları yoğunlaşırken, daha derin bir krizin izleri ortaya çıkıyor: Köklü bir sosyal bileşen ile Suriye Geçiş Hükümeti’ne öncülük eden ve mezhepsel ayrımları körüklemekle ve onları tehlikeli otoriter projelerde kullanmakla suçlanan Hey’et Tahrir eş-Şam arasında bir güven krizi.

PROTESTOLARDAN HEDEF GÖSTERİLMEYE: MANZARANIN BİR OKUMASI

Selamiye’de son zamanlarda patlak veren protestolar, sadece haksız ekonomik kararlara bir tepki değil, aynı zamanda dışlanmaya ve marjinalleştirmeye karşı siyasi bir çığlıktı. Adalet ve şeffaflık sloganlarının atıldığı gösteriler, Sahil’den Süveyda’ya, Deyle’den Humus kırsalına kadar diğer bölgelerde yaşanan kanlı senaryoların tekrarlanmasına dair varoluşsal korkular taşıyordu.

Baas rejiminin çöküşünün ardından Suriye’de birden fazla dini ve mezhepsel bileşeni hedef alan kanlı olayların sırası göz önüne alındığında, acil bir soru öne çıkıyor: Sahil’de Alevi mezhebine, Süveyda’da Dürzilere, Deyle mahallesinde Hristiyanlara uzanan katliam hayaleti, şimdi de Selamiye’deki İsmaili mezhebini mi tehdit ediyor?

KATLİAMLARIN ANLATISI: SAHİL’DEN SÜVEYDA’YA

Suriye Sahili;

6 Mart’ta, Baas rejimi artıklarının hesaba çekilmesi gerekçesi altında, Suriye’deki Geçiş Hükümeti’ne bağlı gruplar, Alevi mezhebine mensup vatandaşlara karşın Suriye Sahili’nde korkunç katliamlar gerçekleştirdi ve tamamen bütün köyler yok edildi. Tüyleri ürperten sahneler: Anne babalarının gözü önünde öldürülen çocuklar, tehdit altında kendi ailelerini öldürmeye zorlanan diğerleri. Ve bugüne kadar, kurbanların sayısı bilinmiyor, çünkü bu katliamlar şu veya bu şekilde, şaibeli bir uluslararası sessizlik altında devam ediyor. Yine de, bazı kaynaklar ölü sayısının on binlere ulaştığını doğruluyor.

Dürziler;

Nisan ayının sonlarında, Suriye’nin başkenti Şam’ın güneyindeki Eşrefiyet Sehnaya kenti, Dürzi mezhebine mensup vatandaşları hedef alan ve trajik koşullarda onlarcasının ölümüyle sonuçlanan bir dizi saldırıya tanık oldu. Bu saldırılar, Sahil’deki katliamların ardından geldi ve sivil halkın gerçek bir koruma veya hesap sorulmasının olmaması eşliğinde, Suriye toplumunun bileşenlerini hedef alan ihlaller kaydına yeni bir acı bölüm ekledi.

Hristiyanlar;

22 Haziran Pazar akşamı, Şam’ın Deyle bölgesindki Mār İlyās Kilisesi’nde meydana gelen intihar saldırısı, çoğunluğu ibadet eden sivil vatandaşlardan oluşan 22 kişinin ölümüne ve 59 kişinin yaralanmasına neden oldu. Saldırı, Suriye Geçiş Hükümeti İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre DAIŞ çetelerine bağlı unsurlara atfedildi. Bu kanlı saldırı, bir barış ve huşu anında toplumun dini sembollerinden birini hedef alarak, Suriye toplumunun bedenine yeni bir yara daha ekledi.

Mürşidiler;

2025 yılı Haziran ayında, Mürşidi mezhebine mensup vatandaşlar, Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı Hey’et Tahrir el-Şam unsurları tarafından Humus ve Hama kırsalında sistematik ihlallere maruz kaldı. İhlaller, mezhebin dini ve kültürel kimliğini hedef alan bir kampanyada, cinayet, işkence ve keyfi gözaltılara varacak şekilde çeşitlilik gösterdi. Maryamin köyü, dini sembollerini aşağılamayı reddettikten sonra beş sivilin soğukkanlılıkla öldürüldüğü en korkunç olaylardan birine tanık oldu. Fahl ve eş-Şeniyye köylerinde ise bir dizi sivil idam edildi ve cesetleri yollara atıldı; bu durum, her türlü hesap verme zorunluluğundan uzak, vahşetin ve kontrolsüzlüğün boyutunu yansıtan bir manzaraydı.

Dürziler Yeniden;

Temmuz ayında, Süveyda kenti, resmi olarak Bedeviler ile kent sakinleri arasında bir çatışma olarak tanımlanan şiddetli çatışmalara tanık oldu, ancak gerçek daha karmaşık ve haksızdı. Bedevi ismi, işlenen suçların sorumluluğundan kaçınmak için Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı gruplar tarafından gerçekleştirilen saldırıları meşrulaştırmak için medyada bir kılıf olarak kullanıldı. Bu saldırılar iki binden fazla kişinin ölümüne, bütün köy ve kasabaların yok olmasına yol açtı ve durum, şüpheli bir uluslararası sessizlik ve gerçeklerin kasıtlı olarak görmezden gelinmesi eşliğinde, akıllara ihlal ve toplu baskının en korkunç görüntülerini getiren bir manzara olarak kadınların kaçırılmasına kadar vardı.

Son zamanlarda, Suriye Geçiş Hükümeti yetkilileri tarafından doğrudan veya dolaylı olarak yönetilen savaş odalarından kaynaklanan bazı platformlarda, İsmaili mezhebinin herhangi bir tarafı toplu olarak desteklememesine rağmen, siyasi tutumlarından dolayı “hesap sorulmasına” imada bulunan gergin bir medya söylemi ortaya çıktı.

ÇOĞULCULUĞU TEHDİT EDEN OTORİTER BİR PROJE 

Hey’et Tahrir eş-Şam’ın Aralık 2024’te şehre savaşmadan girişinden bu yana, şehir hayatını askerileştirme ve geleneksel sosyal yapıları parçalama üzerine kurulu yeni bir güvenlik ve siyasi gerçeklik dayattı. Kamuoyuna şehri koruma açıklamalarına rağmen şehre hiçbir şey sunmadılar ve diğer bölgelerdeki sicili, Sahil’deki Alevilerle başlayıp, Sehnaya’daki Dürziler, Deyle’deki Hristiyanlar ve Humus kırsalındaki Mürşidilere uzanan dini ve mezhepsel azınlıklara yönelik sistematik bir ihlal modelini ortaya koyuyor.

Bu ihlaller sadece bireysel istismarlar değil, aynı zamanda çeşitliliği bir tehdit, çoğulculuğu ise “devrimci hegemonya” projesinin önünde bir engel olarak gören ideolojik bir söylemle beslenen kurumsal bir karakter taşıyordu.

SELAMİYE: YOK ETMEYLE YÜZLEŞEN ÇOĞULCULUK SEMBOLÜ

Tarihsel olarak Selamiye, İsmaililer, Sünniler, Aleviler ve Hristiyanlar arasında benzersiz bir arada yaşama modeli oluşturdu ve bu da onu Suriye’nin sosyal dokusunu parçalamaya çalışan her proje için potansiyel bir hedef haline getirdi. İsmaili mezhebinin Geçiş Hükümeti kurumlarında siyasi temsilinin bulunmaması ve haklarını koruyacak anayasal güvencelerin olmaması nedeniyle, şehir gerilim anlarında istismara açık hale geliyor ve belki de yeni bir katliamın sahnesi olabilir.

İsmaili mezhebi bugün ayrıcalık değil, tam vatandaşlık haklarını talep ediyor: Güvenlik koruması, siyasi temsil ve geleceğin Suriye’sini inşadaki rolünün açıkça tanınması. İstenen sadece kışkırtıcı söylemi kınamak değil, aynı zamanda her bileşene güvenlik ve aidiyet hissi sağlayacak şekilde eşitlik, adalet ve adem-i merkeziyet temelleri üzerine Suriye’nin toplumsal sözleşmesinin yeniden formüle edilmesi.

ERKEN UYARI

Selamiye’de olanlar izole bir olay değil, Suriye’nin birliğini ve geleceğini tehdit eden daha derin bir krizin göstergesidir. Ve eğer bu dışlayıcı politikalar kapsayıcı bir ulusal tavırla yüzleşmezse, katliam hayaleti, bir anı olarak değil, sadece gücü tanıyan tekçi bir projede erimeyi reddeden herkesi pusuya bekleyen korkunç bir olasılık olarak varlığını sürdürecek.

Ekrem BEREKAT

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş214Paylaş134
Önceki yazı

HTŞ ve MİT Aşiret Ordusu Adı Altında Cizîrê Kurtuluş Tugayı Kurdu- ÖZEL HABER

Sonraki Haber

Ortadoğu’daki Çalkantılar: Türkiye’nin 100 Yıllık Stratejik Rolü Sona mı Eriyor?

Son HABERLER

Politik Analiz

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Yayınlayan Lêkolîn
19 July 2026
0
1.4k

Kürt halkı, özellikle son yüzyılda...

Daha fazla okuDetails

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

15 July 2026
1.5k

Temmuz Sıcağında Özgürlük

14 July 2026
1.5k

İbrahimi Anlaşma, NATO ve Entegrasyon: Ortadoğu’da Yeni Dönemin Kırılma Hatları-EDİTÖRDEN

2 July 2026
1.6k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    842 Paylaşım
    Paylaş 337 Paylaş 211
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    560 Paylaşım
    Paylaş 224 Paylaş 140
  • Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

    506 Paylaşım
    Paylaş 202 Paylaş 127
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    12758 Paylaşım
    Paylaş 5103 Paylaş 3190
  • TC Savaş Suçu İşlemeye Devam Ediyor!- ÖZEL DOSYA

    12695 Paylaşım
    Paylaş 5078 Paylaş 3174

KCK: Rojava halkımız kazanımlarını Rêber Apo çizgisinde koruyup geliştirmesini bilecektir!

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

Kalkan: Barışın Kilit Noktası İmralı, Siyasetin Önü Açılmalı

MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç