Esad rejiminin düşüşünden kısa bir süreden sonra Colani hükümeti, “ılımlı” bir imaj çizmeye çalışırken, diğer yandan selefi-cihadist ideolojisini sahada devreye koyarak Mart ayının ilk haftası Suriye’nin güneyine yönünü çevirerek katliam saldırıları başlattı.
MİT’e bağlı çetelerin de yer aldığı cihadist çete grupları “Esad yanlısı artıkları temizliyoruz” adı altında Alevi katliamlarına başladı. Lazkiye, Tartus, Hama ve Humus’ta 50’ye yakın toplu katliam gerçekleştirildi.
13 Kasım 2025 tarihinde sitemizde yayınlanan Özel Dosya’da Lazkiye, Tartus ve Ceble gibi sahil kentlerinde bini aşkın Alevi sivilin katledilmesinde rol oynayan MİT’in bölgedeki istihbarat faaliyetlerini arttırarak uzun vadeli bir stratejinin temelini attığını belirtmiştik.
Türk devleti; Suriye sahasında en hassas ve stratejik bölgelerden olarak Suriye’nin güneyinde uzun vadeli nüfuzunu garanti altına almak için Rusya ve İsrail’e rağmen varlığını sürdürecek planlara başvurmayı sürdürdü. Bu planların detaylarını da 24 Aralık 2025 tarihinde sitemizde yayınlanan yazıda ortaya koyduk.
Sadece sahadaki faaliyetlerin dışında TC Ulaştırma Altyapı Bakanlığı MİT’in direktifleri ile Suriye’nin Güneyinde yer alan Lazkiye bölgesinde ekonomik ve teknik iş birliğini güçlendirme çerçevesinde dijital altyapı ve iletişim ağlarını kuşatma amacıyla Geçici Şam Hükümeti ile anlaşma yaptığını 16 Mayıs 2026 tarihinde sitemizde yayınlanan Özel Haber’de deşifre etmiştik.
Suriye’nin güneyindeki şehirlere yönelik politikalarını devam ettiren Türk devleti MİT aracılığı ile hem istihbarat hem de askeri düzeyde Hama bölgesinde kalıcı ve etkili bir yapı kurmayı hedeflemektedir.
AFAMYA OTEL OPERASYON MERKEZİ YAPILDI
Güvenilir kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre, Hama’daki Afamya Oteli’nin 3. katı, MİT içerisinde yer alan iletişim uzmanları tarafından üs olarak kullanılıyor. Burada 8 iletişim uzmanı görev yapıyor. Bunlardan öne çıkan isim Ebu Murad Qereyîli kod adının kullanan MİT görevlisi. Askeri teknik programlama konusunda uzman olan ise Ebu Murad kod adlı yetkilidir.
Aynı zamanda bu ekibin Hama’nın Cib bölgesindeki dinleme ve iletişim merkezi ile de doğrudan bağlantılı faaliyet yürüttükleri öğrenildi. Yanlarında iletişim şebekelerini bakım ve onarım ekibi de bulunuyor. Bu yapı sayesinde Hama il merkezinden doğusuna, Zên El-Abidîn Dağı’na (Qemhan) kadar geniş bir coğrafyadaki iletişim trafiği izlenebiliyor.
CİB BÖLGESİNDEKİ DİNLEME NOKTASI
Edinilen bilgilere göre Hama’nın Cib bölgesinde su kulesi üzerine kurulan yüksek kapasiteli bir iletişim ve dinleme tesisi daha mevcut. Bu noktada toplam 22 personelin görev yaptığı; bunlardan 10’nun Türk, kalanların ise İdlib kökenli güvenlik-istihbarat çalışanı oldukları öğrenildi. Tesisten sorumlu yetkili yine Ebu Murad. Ebu Murad’ın Afamya Oteli’nde kalması, otel ile arazi üssü arasındaki koordinasyonu kolaylaştırıyor.

CİB REMLE ASKERİ ÜSSÜ
Aynı bölgede yani Cib Remle’de Türkiye destekli çete gruplarının konuşlandığı bir üs de bulunuyor. Burada El Emşat ve Ceyş El-Izze çete gruplarının yoğun bir şekilde aktif hareket ettiği bilgisine ulaştık. Üste dinleme teknolojilerinin yanı sıra Grad füzeleri ve 130 mm topatarlar gibi ağır silahlar da mevcut. Üssün emniyetini El Emşat’a bağlı çeteler ve Dimo köyünden MİT tarafından seçilen ve görevlendirilen 12 kişi sağlıyor. Ekib’in üzerinde daha önce Rakka’da faaliyet yürüten ve daha sonra Hama bölgesine geçen El Emşat çetebaşlarından Ebdela El Selac durmaktadır. Köyden sorumlu isimler ise Hasan El-Setuf ve kardeşi Münced El-Setuf. Bu grupların bir kısmı daha önce Rakka ve Süveyda’daki çatışma ve saldırılara katılmış, çoğunlukla Cês aşireti mensuplarından oluşuyor.
Üssün tamımı MİT içerisindeki Türk yetkililer tarafından yönetilirken MİT’e çalışan ve aşiret üyesi olan Edib Axa lakaplı şahsın, kendini şeyh olarak tanıttığı ve sık sık Dimo köyüne gidip bölge halkını örgütleme faaliyeti yürüttüğü öğrenildi. Havaalanının batısındaki mezarlık civarında ise sinyal teknolojisi taşıyan 2 Türk aracı sürekli konuşlu durumda.
HAMA’NIN STRATEJİK ÖNEMİ
Hama’nın coğrafi konumu Suriye’nin tam merkezinde yer alıyor. Bu bölgeyi kontrol etmek, ülkenin kuzey-güney ve doğu-batı hatlarındaki hareketliliği de büyük ölçüde etkiliyor. Türk devletinin MİT eliyle burada kurduğu iletişim-dinleme ağı ve kendisine bağlı çete grupları aracılığıyla hem istihbarat üstünlüğü sağlamayı hem de Güney Suriye üzerindeki etkisini artırmayı hedeflediği anlaşılmaktadır.
Bu yapılanma, özellikle İsrail’in gözetleme ve operasyon kapasitesinden uzak, nispeten güvenli bir derinlikte kurulmuş. Hama üzerinden Suriye’nin genelini etkileme stratejisi, Türkiye’nin uzun vadeli Suriye politikasında önemli bir halka olarak öne çıkıyor.
Militan RÊHAT





