Kürt kadının saçı, dört parça Kürdistan halkını birleştiriyor, tek bir gül yaprağı yapıyor, en uçtan en uca birbirine bağlıyor. Halkların birliği, Kürt kadının saçı ile güçlü ve sağlam olur, büyür ve dört parça Kürdistan’a özgürlük köprüsü haline gelir. Bugün Rojava Kürdistanı’nın kalbinde kadınlar ve gençler tarafından kurulan o köprü, tek ruh ve tek beden haline gelmiştir.
Kürt kadının saçı, Kürdistanlı kadın, dünya kadını; dünya kadınlarının özgürlük çemberini birlikte örüyor, tarihi anlatıyor, doğadan aya kadar, çember çember sevgiyle evreni kucaklıyor. Zarifelerden, Besêlerden, Leylalardan, Arinlerden, Avestanlardan, bugün de onlarca Deniz’le ve milyonlarca bu özgürlük savaşçılarının ruhuyla, en uzaktan en yakına, tanrıçalar saçlarıyla barbar düşmana lanet okuyorlar.
Ey Kastîk Katili! Bil ki size uyku haram olacak, özgürlük meleğinin saçını kesen o el, sizin kalbinizde volkan olacak, kan emicilerin damarlarındaki zehir olacak, dehâk ve Enkîdolarınızın boynunda karanlık ölüm ipi olacak. Tarihte ve bugüne kadar Medlerden Hûrilere, Ağrı’dan Mahabad’a, Halepçe’den Zilan Vadisi’ne, Rojava’dan Rojhılat’a, Bakur’dan Başur’a kadar tüm Kastik katilleri Kürtleri yeryüzünden silmeye çalıştılar ama başaramadılar, yok oldular. Ey Kastik Çeteleri katilleri! Bugün Kürtleri yok edebilir misiniz?! Hayır, kesinlikle birbirine dayanak olan, tek el, tek can ve tek amaç olan bir halkı hiçbir katil bir karış bile yaklaşamaz.
Bütün dünya bilmeli ve unutmamalı ki Lider Apo dedi: “Kürtler artık kendilik ve varlık oldular”, artık kim Kürtleri susturabilir? İşte bu yüzden bugün Kürtlerin ruhunun bu sıcaklığıyla, eğer Kastik katilleri bir Kürt kadınının saçını keserse, bir Kürt’ün parmağından kan akıtırsa, rüyalarında sonsuz volkanik cehennemi görecekler.
Önder Apo, Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı manifestosunda Kastîk Katilinin gerçeğini dünyaya tanıtıyor. Herkes soruyordu: Kastik Katil kim?! İşte artık kimsenin sormasına ve araştırmasına gerek yok. İşte bugün Rojava Kürdistanı’nda hepsi toplandı ve insanlığın kanını içiyorlar, insanların başını kesiyorlar, çocukları katlediyorlar, Kürt kadının saçını kesiyorlar ve tecavüz ediyorlar, gençlerin bedenlerini parça parça ediyorlar. İşte artık herkes gözleriyle bu Kastik katillerinin gerçeğini görüyor ve buna tanıklık ediyor. Ama ne yazık ki, binlerce kez yazık ki dünya hâlâ bu Kastik katillere karşı sessiz ve onları nasıl koruyacağını bilmiyor.
Ey Kastik Katiller! Biz Kürtler onurlu özgür yaşamı severiz, demokratik bir yaşama aşığız ve onun uğruna fedayiyiz. Bu yüzden Kürt tarihini okuyun ve tanıyın, bilin! İskender’in hayali güneşe ulaşmaktı ama sonunda bir sinek ile öldü ve hayallerine ulaşamadı; siz de tıpkı onun gibi Kobane’nin direniş kalesine ve tüm Rojava Kürdistanı’na ulaşamayacaksınız. Bu onurlu Kürt toprağı sizi geri püskürtüyor ve eğer bu topraklar için binlerce can feda edilse de, bu toprak Kastik katillere karanlık bir mezarlık olacak.
Kürt kadının saçı özgür bir ülke olacak, dört parça Kürdistan’ın birleşmesi, Kürt halkının birliği olacak, son devrim olarak egemen ve soykırımcı zihniyeti bitirecek. Aynı zamanda savaş içindeki çocuklara mutlu ve özgür bir yaşam olacak. Kürt kadının saçı tarihten bugüne Rojava’nın ve tüm Kürdistan’ın başarısının anahtarı olacaktır.
Zîn KOBANÊ





