KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

CHP’nin Açmazı

Milliyetçi ve soykırımcı çevrelerin bir süredir ısrarlı bir şekilde köpürttüğü İmralıya gidilsin mi gidilmesin mi tartışmalarının ardından komisyon İmralıya gitme kararını aldı ve DEM Parti, AKP ve MHP’li üç vekil komisyonu temsilen İmralıya gitti.

26 November 2025
Kategori: Politik Analiz
264 11
1.5k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Gidildi gidilmesine ama geride sürece olumlu yaklaştığı ve katkı sunduğu düşünülen CHP’nin karşıt tutumu ve buna neden olan hususların tartışması kaldı.

CHP neden böyle bir tutum içine girdi, hangi kaygılar ve korkular bunu tetikledi, bu tutumun başta Kürt seçmen olmak üzere sol-sosyalist-demokrat-Alevi-liberal-seküler seçmen kitlesinde nasıl algılanacağı yine iktidar yürüyüşünü nasıl etkileyeceği sorularını içeren geniş bir tartışmanın daha bir süre yürütüleceği anlaşılıyor. Ancak bu tartışmaların sağlıklı sonuçlara yol açmayacağı, daha şimdiden bir kısır döngüye girdiği görülüyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin en temel sorunu olan Kürt sorununu bir terör sorunu olarak ele alanların yaşadığı sığlık, Kürt sorununu iktidar mücadelesinin yürütüldüğü ringe sıkıştıran yaklaşımla yarışıyor.

AKP’nin süreci iktidarı korumaya endeksli ele aldığı ve esasta Kürt halkının örgütlü yapısını dağıtma hedefiyle hareket ettiği, süreci bu temelde geliştirmek istediği sır değil. Ayak sürümesi, güven geliştirici hiçbir adıma yanaşmaması, her an süreci istismara açık bir görüntü sergilemesi nedensiz değil.

Devleti koruma ve yaşatma saikiyle hareket eden MHP’nin yaşadığı zorlanmanın bir nedeni de bu. İktidarla devletin öncelikleri aynı değil elbette. Bu AKP ve MHP arasında gerilimlere neden olmuyor değil ancak bu gerilimin henüz ortaklığı tehdit edecek yada bozacak düzeye geldiği de söylenemez. Buna gebedir ancak henüz bu düzeyde değildir.

Burada AKP kadar CHP’nin sürece yaklaşımının sakatlığını da görmek gerekiyor ki, CHP bunu daha sürecin başından belli etmiş, komisyona giriş nedenini açıklarken ortaya koymuştu.

AKP’nin cumhuriyetin temel niteliklerini değiştirmesine engel olmak, cumhuriyeti korumak, dokunulmaz anayasa maddelerinin tartışılmasını önlemek vb… daha sürecin başında CHP’nin misyonu olarak belirtilmişti.

Erdoğan’ın tek adam iktidarının güvenceye alınmasını amaçlayan bir anayasal değişikliği engellemenin yolu olarak 12 Eylülle tahkim edilen inkarcı anayasanın değişmez maddelerine sahip çıkmak esas misyon olarak konulmuştu. Bu yapılırken anayasanın değişmez maddelerinin aynı zamanda Kürt inkarını içerdiği bilinmiyor muydu?

Sorunu Kürt sorunu olarak tarif eden CHP şimdiye kadar bu sorunu nasıl çözeceğine dair ayakları yere basan ciddiye alınabilecek bir yaklaşım ortaya koyabilmiş değil. Açıklanan yeni CHP programı da bu konuda beklenenin çok gerisinde.

Adını Kürt sorunu olarak telaffuz ettiği sorunu, kimseyi muhatap almadan ve anayasanın değişmez maddelerine dokunmadan çözeceğini iddia eden CHP’nin açmazı da tam burada başlıyor. CHP açısından Kürt sorunu nasıl ortaya çıktı, niye bu kadar acılı ve uzun sürdü, çözümü için nerden başlamalı ve kimle muhatap olmalı soruları yanıtsızdır.

Cumhuriyetin savunusu özeleştirel bir yaklaşımla günahlarını ortaya koymadan ve bu günahlardan arındıracak çözüm yaklaşımını açık etmeden yapılamaz. CHP’nin büyük açmazı budur. Sorunun çözümüne dair samimiyetsizlikle suçladığı AKP’den ilerde olduğunu iddia eden CHP aslında zihinsel olarak AKP’nin hiç de ilerisinde değildir. Aksine cumhuriyet karşısında AKP kadar bile eleştirel değildir. Cumhuriyetin kurucu partisi olarak cumhuriyetin tüm günahlarını savunma pozisyonunu aşamamıştır. Dolayısıyla cumhuriyetin demokratikleştirilmesi noktasında AKP’den daha geri olduğu söylenebilir.

Suya sabuna dokunmadan, geçmişe dönük özeleştirel bir yaklaşım içine girmeden Türkiye’nin bu en temel sorununa herhangi bir çözüm getirilebilmesi mümkün değildir. Geçici ve pansuman yöntemlerle Kürt sorununa çözüm getirilebileceği iddiası gerçekçi değildir.

Kürt toplumsallığını onun örgütlü güçlerini ve önderliğini muhatap almadan, Kürt toplumsallığıyla eşit yurttaşlık temelinde ortak bir yaşamı geliştirebileceğini iddia etmesi ise hem kendi seçmenine hem Kürt halkına dönük bir kandırmacadan ibarettir.

MESELE BEYAZ TÜRKÇÜ ZİHNİYETİDİR

İmralıya gidilmesini AKP ile yürüttüğü iktidar mücadelesine zarar vereceği gerekçesiyle reddettiği söylenen CHP’nin bu kaygısı anlaşılırdır ancak CHP’yi İmralıya gitmekten alıkoyan neden sadece bu değildir. Yine milliyetçi hassasiyeti olan seçmenle ters düşme kaygısı da değildir. Bunlar da etkili olmakla beraber esas neden CHP’nin inkarcı zihni kodlarıdır. Dogmatik, milliyetçi ve Kürt halkıyla eşit yaşamayı kabul edemeyen, bunun için gereken demokratik, adil, eşitlikçi ve özgürlükçü yaklaşımdan uzak Beyaz Türkçü zihniyetidir.

Cumhuriyetin demokratikleştirilmesi en başta Kürt halkına yapılan tarihi haksızlığın ve hukuksuzluğun kabul edilip, giderilmesinden geçer. Bu ise Kürt halkını örgütlü güçleriyle, önderliğiyle muhatap almayı, cumhuriyet içinde gönüllü yer alma talebine saygı duymayı gerektirir.

“Bizim Kürt halkıyla ilişki kurmak için DEM partisine de PKK ve Abdullah Öcalan’a da ihtiyacımız yok” diyen CHP gerçekliği esasında tam da bir sömürgeci gerçekliktir. Bir halkı önderliksiz ve örgütsüz olarak kabul etme, esasında inkarın başka bir biçimidir. Ve CHP bu noktada MHP’den de AKP’den de hem geridedir, hem de zihni olarak gerçeğe daha uzak bir noktadadır.

Şiyar KOÇGİRİ

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş214Paylaş134
Önceki yazı

Önder Apo’dan 25 Kasım Mesajı

Sonraki Haber

PKK’nin Kuruluşunun Kürt Halkının Gelişimindeki Sonuçları

Son HABERLER

Politik Analiz

Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

Yayınlayan Lêkolîn
1 June 2026
0
1.5k

“Devşirme” kavramı, Osmanlı İmparatorluğu’nda 14....

Daha fazla okuDetails

Güç Dengelerinin Dönüşümünde Türkiye’nin Konumu ve Kürt Sorunu- 2

13 May 2026
1.6k

Dünyadaki Güç Dengelerinin Dönüşümü ve Kürtlerin Stratejik Konumu- 1

12 May 2026
1.6k

Demokratik Entegrasyon Nedir, Nasıl Yapılır?- EDİTÖRDEN

4 May 2026
1.7k

Öne Çıkan Yazılar

  • ShamCash Uygulaması — Telefonunuzda Gerçekte Ne Yapıyor?- ÖZEL HABER

    553 Paylaşım
    Paylaş 221 Paylaş 138
  • Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

    539 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • Sanatçı Mem Ararat Ne Yapmak İstiyor?

    729 Paylaşım
    Paylaş 292 Paylaş 182
  • BAE’nin Suriye Hamlesi Ve Türkiye’nin Rahatsızlığı- ÖZEL DOSYA

    540 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • MİT ve Parastin’ın Kirli Planını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    919 Paylaşım
    Paylaş 368 Paylaş 230

ShamCash Uygulaması — Telefonunuzda Gerçekte Ne Yapıyor?- ÖZEL HABER

Rojhilat İttifakı: Uluslararası Toplum, İran’ın İdam Suçlarına Karşı Tutum Almalıdır

HPG: Önderliğimizin Özgürlüğünü Sağlama Hedefinden Sapmayacağız

Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

BAE’nin Suriye Hamlesi Ve Türkiye’nin Rahatsızlığı- ÖZEL DOSYA

Rusya-Türkiye-Çin İş birliği: İran’a Drone ve Hizbullah’a Silah Desteği- HABER ANALİZ

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç