Son dönemde, Suriye’nin kuzey ve doğusundaki Dêrazor, Rakka ve Tapka bölgelerinde, sözde “Aşiretler Ordusu” adı altında faaliyet gösteren uyuyan hücrelerin hareketliliğinin arttığını sitemiz Lekolin.org belirtmişti. Aynı şekilde Ankara perspektifli ve Şam merkezli yapılan toplantılarda MİT ve HTŞ’nin Aşiretler üzerinden yaptığı kirli planı 31 Temmuz tarihli Özel Dosyamızda tüm detaylarıyla ortaya koymuştuk. HTŞ istihbaratı ile bu konuda koordineli hareket MİT’in şimdi de Aşiret Ordusu altında liderliğini DAIŞ çetelerinin yaptığı grupları Cezire Kurtuluş Tugayı adı altında resmileştirdiği öğrenildi.
DAIŞ, MİT’İN AŞİRET KILIĞINA BÜRÜNMÜŞ ESKİ SİLAHI
Edindiğimiz bilgilere göre MİT özellikle Dêrazor, Rakka ve Tapka bölgelerinde Suriye’deki DAIŞ çetelerini kabileler adı altında yeniden örgütleyerek Suriye Demokratik Güçleri’ne (QSD) karşı kullanmayı amaçladığı öğrenildi.
MİT’in, “Cizîrê Kurtuluş Tugayı” adıyla El Eşraf aşireti adına bir oluşum kurduğu ve bu tugayın, daha önce MİT ile ilişkili DAIŞ çete liderlerini içerdiği bilgisine ulaşıldı.
Tugayın amacı, Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerinde kaos ve istikrarsızlık yaratmak; sabotaj operasyonları ve Özerk Yönetim ile Suriye Demokratik Güçleri’ndeki liderler ile yetkilileri hedef alarak korku yaymak. Aşiret Ordusu adı altında kurulan bu tugayın içerisinde yer alan DAIŞ çetelerinin küçük hücreler halinde örgütlenerek Kuzey ve Doğu Suriye’nin çeşitli bölgelerine gönderileceğini ve saldırılar gerçekleştireceği belirtildi.
ARAP AŞİRETLERİ, MİT’İN YENİ SİLAHI
Türk devleti, uzun süredir Halep ve Hesekê kırsallarındaki kontrol ettiği bölgelerde konuşlanmış kendisine bağlı ÖSO çetelerini, Özerk Yönetim bölgelerindeki istikrarı bozmak ve QSD’ye saldırtmak için kullandı. Dêrazor, Rakka ve Tapka bölgelerinde ise Arap aşiretlerini kendi ajandaları doğrultusunda Özerk Yönetime karşı kışkırtmak için kullandı. Geçtiğimiz hafta sitemiz lekolin.org Haber Analizin’de Türk devletinin Rojava’daki Kürtlerin kazanımlarını tasfiye etmek için Dêrazor başta olmak üzere Suriye’nin birçok yerinde Arap aşiretleri üzerinden lobi faaliyetleri yürüttüğünü belirtmişti.
Mart 2025’te Şam kırsalındaki Heresta ve Eyn Tarma bölgelerinde DAIŞ örgütünün bir toplantısı düzenlendi ve toplantıya örgütün birçok lideri katıldı. Bu toplantıda DAIŞ, Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerini hedef alan saldırılara başlama kararı aldı.
Edindiğimiz bilgilere göre HTŞ istihbaratı ve MİT bu toplantıdan tamamen haberdardı ve bu karara desteklerini açıkladılar. Ancak Türkiye, İbrahim ve Musab el-Hefl’in bu saldırıları sözde “Aşiret Ordusu” aracılığıyla yönetmesini önerdi; kabile ilişkilerini kullanarak Araplar ile Suriye Demokratik Güçleri ve Özerk Yönetim arasında çatlak yaratmayı amaçladı.
MİT, bu saldırıların DAIŞ adı yerine “Aşiretler Ordusu” adı altında kurduğu yerel tugaylar üzerinden gerçekleştirmeyi planlıyor. Böylece HTŞ ve ÖSO çeteleri eliyle yapamadığını Aşiret Ordusu adı altında kurduğu yerel tugaylar üzerinden yapmayı amaçlamaktadır. Ayrıca Arap ve Kürt halkı üzerinden mezhepsel ayrışmayı körükleyerek saldırı zeminini genişletmeyi hedeflemektedir.
10 Ekim 2025 tarihinde, kendilerine Fırat Volkanı adını veren bir grup aşiret mensubu ki içlerinde DAIŞ çeteleri yer alıyordu Dêrazor’un Ebu Hamam kasabasında Zenobiya Kadın Grubu’nun merkezini yaktı. Bu, farklı isimler altında örgütlenen aşiret çetelerinin ilk saldırısıydı ve bu saldırı bizzat MİT ve HTŞ istihbaratının perspektifleri çerçevesinde gerçekleştirildi.




