KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Halktan Alıp Çetelere Vermek!

11 October 2020
Kategori: Politik Analiz
257 14
1.5k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

HABER MERKEZİ – Yıllardan beri El Kaide menşeili, Selefiler ve cihadist DAİŞ çeteleri ile organik bir ilişki içerisinde olan AKP-MHP faşist güruhu Rojava, Başur, İdlib, Libya ve son olarak Azerbaycan’da girdiği savaşlarda bu ilişkileri daha derinleştirmiştir. Kendi çıkarları ve gerçekleşmeyecek hayalleri çerçevesinde kullandığı bu çetelerin askeri, ekonomik ve yaşamsal ihtiyaçlarını Türkiye toplumundan çalıp çırptıklarıyla karşılamaktadır.

2002 yılından bu yana iktidara gelen AKP faşist iktidarı, Türkiye toplumunu sömürmek, talan etmek ve bastırmaktan başka bir şey yapmadı. İktidara gelmeden önce, Türkiye tarımda azami düzeyde kendi kendine yetebilen, en azından halkını doyurabilen dünyadaki yedi ülkeden bir tanesiydi.

Dış devletlerin maşası haline gelen Erdoğan rejimi, tarım ürünlerinde üretimi ve yerel çiftçiyi desteklemek yerine, ithalata öncelik vererek yabancı çiftçileri zengin etti. Tarım ekonomisinin uğradığı zararı ayrıntılandıracak olursak;

Son on iki yılda (TÜİK ve SGK verilerine göre) Türkiye’deki çiftçi sayısı %48 azaldı.

Halk diliyle söylersek, çiftçilikle geçinen nüfusun yarısı zarar ettikleri, geçinemedikleri gerekçesiyle topraklarını ekmemeye başladılar.

2003 yılından bu yana ekilebilir tarım alanları yaklaşık %13 azaldı.

2003 yılından beri, sebze bahçeleri alanı da %15 küçüldü.

Çarpıcı bir örnek verelim; Son 5 yılda Yunanistan’dan yapılan tarım ürünleri ithalatı %632 arttı!

Bu veriler sadece tarım alanına ilişkin iken diğer ekonomi alanları daha iç karartıcı bir durumdadır.

Her geçen gün eksilere düşen ekonomik düzey bir bütünüyle savaş endeksli bir politikaya dönüşmüştür. 2020 yılı bütçesi, yine savunmaya ve güvenlik harcamalarına ayrılan payla dikkat çekiyor. Geçtiğimiz yıl savunma ve güvenlik harcamalarına 102,8 milyar TL ayrılırken, 2020 yılı için öngörülen ödenek miktarı 141, 1 milyar TL’ye yükseltildi. Bu rakam bütçenin yüzde 12,8’ine tekabül ediyor.

Bütçeden savunma ve güvenlik harcamalarına ayrılan pay, AKP’nin iktidara geldiği son 17 yılda sürekli arttı.

En fazla ödenek Milli Savunma Bakanlığına

Savunma ve güvenlik harcamaları kapsamında 2020 yılında en fazla ödenek teklif edilen bakanlık, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) oldu. MSB’nin bütçesinin 7,9 milyar lira artışla 53,9 milyar TL’ye yükseltilmesi teklif edildi. MSB’ye 2021 yılı için 57, 8 milyar TL, 2022 yılı için ise 62,2 milyar TL bütçe ayrılması planlandı.

Savaş endeksli ekonomi politikalarını devam ettiren AKP-MHP iktidarı son olarak Libya, İdlib ve Kuzey Suriye’deki çetelerini Azerbaycan’a aktararak yaşadığı ekonomik buhranı çatışma bölgelerindeki petrol ve gazı hakimiyetine alacağını deklare ederek Türk toplumunu dizginlemek istemektedir. Bu savaştan elde edilecek gaz ve petrolün halka getirisi ne olur?

Kuşkusuz ki getirisi olmayacağı gibi tersine halkın içinde bulunduğu fakirliği, açlığı ve işsizliği daha da körükleyecektir. Gün geçmiyor ki onlarca insan işsizlikten intihar etmesin, gün geçmiyor ki yüzlerce insan açlık ve safaletten ölmesin. Türkiye toplumunun büyük bir çoğunluğu bu haldeyken elde edilecek gaz ve petrol tekrar halka satılmaya çalışılacak. İş bulmak bir kenarda dursun karnını dahi doyuramayacak durumda olan halk bu gazı ve petrolü nasıl satın alacak!?

Faşist şef Erdoğan 24 Ağustos 2016’da Türkiye’nin ilk sınır ötesi işgal operasyonu Fırat Kalkanı’nı başlattığında dünya kamuoyu Türkiye destekli cihadist çeteleri yakından tanımaya başladı.

Türkiye’den maaş alan ve Türk komutanların emirleri doğrultusunda hareket eden bu çeteler TSK’nın akıncı birlikleri olarak kullanıldı. Çatışmalarda TSK’nın çok fazla kayıp vermemesinin en önemli sebebi savaşın ön saflarına barbarca sürülen bu çetelerin bulunmasıydı.

Kısa sürede sayıları binlerle ifade edilen çok sayıda çete grubu ortaya çıktı. Daha sonraki Zeytin Dalı ve Barış Pınarı işgal operasyonlarında da bu çete grupları piyon gibi kullanıldı. Faşist şef Erdoğan’ın direktifleriyle hareket eden barbar çeteler bu kez Libya’da Türkiye’nin en önemli silahı haline geldiler.

Şimdi de Faşist şef Erdoğan tarafınca her türlü ihtiyacı karşılanan eli kanlı çeteler, Azerbaycan ve Dağlık Karabağ’a ihraç ediliyor.

Kişi başına aylık bin 500 ile 3 bin dolar arasında maaş verilen binlerce çete üyesinin, toplamda aylık 6 milyar doları aşkın bütçe ayrıldığı öğrenildi. Bu ödemelerin de Cumhurbaşkanlığı gizli ödenek adı altında halktan alınan vergi ve kısa aralıklarla yapılan zam ve faizlerden yapıldığı belirtiliyor.

Peki uluslararası devletler Kafkasya’daki gaz ve petrolü Erdoğan’a yedirirler mi?

“Azerbaycan kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağız” adı altında Karabağ savaşını kışkırtan Erdoğan’ın asıl amacı çıkarılan petrol ve gaz ile zengin olan Kafkasya bölgesinde söz sahibi olmak istiyor. Ancak aynı hesabı yapan başta ABD, Fransa, Rusya olmak üzere uluslararası devletler, burayı Erdoğan’a yedirirler mi? Uzun zamana yayılacak gibi görünen Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki bu savaşta AKP-MHP tarafı olduğu Azerbaycan kazansa bile uluslararası devletlerin bölgeyi Erdoğan’a yediremeyeceğine göre; lokması elinde alınan Türkiye’deki halklar açlığıyla kalacak ancak kazananın aylık milyarlarca dolarlık harcama yapılan çeteler olacaktır.

Mîlîtan RÊHAT

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş210Paylaş132
Önceki yazı

TC, 9 Ekim 1998 Komplocularına İnanarak Türkiye’yi Bölmenin Eşiğine Getirdi

Sonraki Haber

ME DERDÊ HER KES FÊMKİR LÊ YÊ KOMARA SÊDARÊ A ÎRANÊ FÊM NEKIR!

Son HABERLER

Politik Analiz

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Yayınlayan Lêkolîn
19 July 2026
0
1.4k

Kürt halkı, özellikle son yüzyılda...

Daha fazla okuDetails

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

15 July 2026
1.6k

Temmuz Sıcağında Özgürlük

14 July 2026
1.5k

İbrahimi Anlaşma, NATO ve Entegrasyon: Ortadoğu’da Yeni Dönemin Kırılma Hatları-EDİTÖRDEN

2 July 2026
1.6k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    847 Paylaşım
    Paylaş 339 Paylaş 212
  • ‘Önderliğinden Savaşçısına Kadar Demokratik Siyasete Katılımı Sağlayacak Bir Yasa Çıkarılmalı’

    509 Paylaşım
    Paylaş 204 Paylaş 127
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    571 Paylaşım
    Paylaş 228 Paylaş 143
  • Bir Devrimin Sessiz Gücü

    504 Paylaşım
    Paylaş 202 Paylaş 126
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    12885 Paylaşım
    Paylaş 5154 Paylaş 3221

Suriye Sahilinde MİT Faaliyetleri: Radar, İletişim ve Askeri Altyapı – ÖZEL DOSYA

Bir Devrimin Sessiz Gücü

‘Önderliğinden Savaşçısına Kadar Demokratik Siyasete Katılımı Sağlayacak Bir Yasa Çıkarılmalı’

KCK: Rojava Halkımız Kazanımlarını Rêber Apo Çizgisinde Koruyup Geliştirmesini Bilecektir!

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç