• Türkçe
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • RUPELA GIŞTÎ
  • NÛÇE
  • ANALÎZÊN SIYASÎ
  • LÊKOLÎN
  • GOTAR
  • Hemû beş
    • Ji Edîtor
    • Jin
    • Perspektîfên Azadiyê
    • Rêze Nivîs
    • Rastiyên MIT
    • Hevpeyvîn
    • Ji Çapemeniya Derve
    • Nivîsên Azad
  • RUPELA GIŞTÎ
  • NÛÇE
  • ANALÎZÊN SIYASÎ
  • LÊKOLÎN
  • GOTAR
  • Hemû beş
    • Ji Edîtor
    • Jin
    • Perspektîfên Azadiyê
    • Rêze Nivîs
    • Rastiyên MIT
    • Hevpeyvîn
    • Ji Çapemeniya Derve
    • Nivîsên Azad
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
Turkçe
Anasayfa Beşên Nivîsên Azad

EŞBAŞKANLIK SİSTEMİ YETKİNİN DEĞİL, YAŞAMIN PAYLAŞILMASIDIR

Yayınlayan Lekolin
15 March 2020
Kategori: Nivîsên Azad
249 15
A A
EŞBAŞKANLIK SİSTEMİ YETKİNİN DEĞİL, YAŞAMIN PAYLAŞILMASIDIR
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın
FacebookX

14 Kasım 2014 Cuma Saat 12:58

Kadının kazanımlarını kabullenemeyen erkek egemen zihniyeti ve onun en somut pratikleştireni olan AKP iktidarı şimdi de eşbaşkanlık sisteminin yasal olamayacağını, bunun için bu uygulamadan vazgeçilmesi gerektiğini mahkemeler kararıyla resmileştirmeye çalışmaktadır. Tekçi zihniyet yönetimde ısrar ederek iktidar olgusunu güçlendirmeye çalışmaktadır. Yani erkeğin hâkim olduğu, kadının adının bile anılmadığı sistemini devam ettirmekte, kadının siyasete aktif katılımının önünü almak istemektedir.

Eşbaşkanlık sisteminde amaç kadınların bulundukları
alanlarda özellikle de yerelden örgütlenen çalışmalarda daha katılımcı olmasını
sağlamak ve kadınıiçinde bulunduğu konumdan çıkarmak içindir. Kadınların
siyasette ve toplum yaşamında etkili olmasında ve bu yönlü kadını tüm
çalışmalardan uzaklaştırmayı amaçlayan zihniyetin aşılmasında önemli bir adım
olmaktadır. Onun için eşbaşkanlık sistemi yetkinin paylaşılması değil, yaşamın
paylaşılmasıdır. Erkek egemen sistemin anlayamadığı, anlamak istemediği ya da
kabullenemediği yönde bu olmaktadır.

Eşbaşkanlık sistemi aslında yaşamın özgürlükler temelinde
yeniden yaratılması, kadın ve erkeğin farklılıklar temelinde eşit katılımının
sağlanması içindir. Toplum zihniyetinde inşa edilen kadının konumunun
değişmesidir. Tüm bunların gerçekleştirilmesi toplumların özgürleştirilmesinde
önemli bir adım olmakta, toplumun kendisini daha iyi ifade etmesine zemin
sunmaktadır.

Kadının siyasete aktif katılması, kadın renginin yaşamda
oluşturulmasının da garantisi olmaktadır. Kadının toplumsal yaşamda bu kadar
etkili olmasını istemeyen ya da kadının yaşamda etkili olmasından korkan erkek
egemenlikli zihniyet baskılarını her geçen gün artırarak kendi
kurumlaşmalarının devamını sağlamayı istemektedir. Onun için eşbaşkanlık
sisteminin uygulamasını engellemek için elinden gelen her şeyi yapmaktadır.

Eşbaşkanlık sistemi uygulanmaya başlandığı zaman devletin ya
da iktidarın onayı ile gerçekleşmedi, halk kendi sistemini belirledi,
seçimlerde belirlediği sisteme oy verdi ve bunun yaşamsallaştırılması içinde
her yerde sistemine sahip çıktı. Yani burada toplumun kendi istemi dışında
gelişen bir sistem olmaması yanında toplumun onaylayarak sahiplendiği bir
sistemden bahsediyoruz. Böyle oluşturulan bir sistemin mahkeme kararlarıyla
ortadan kaldırılmaya çalışılmasını da toplum kabul etmeyecek ve her yerde
eşbaşkanlık sistemini daha da yaygınlaştırarak yaşamın tüm alanın da bunun
temsilini bulması için çalışacaktır. Halkın kendi yaşamını belirleme ve
siyasette katılımcı olma gibi bir hakkı vardır. Bu hakkında öyle mahkemelerce
kaldırılamayacağı ortadadır.

İktidar temsilcileri “mahkeme kararına uyulmazda eşbaşkanlık
sistemi devam ederse resmiyette birçok sorun yaşanacağı bunun da çalışmalarda
aksamalar yaratacağını belirtmektedir. Eşbaşkanlık yeni bir yönetim tarzının
ve yaşam sisteminin ilk adımları olmaktadır. Geliştirilecek yeni ve özgür
yaşamın temellerinin atılması demektir. Onun için yasalarla belirlenen
çerçevede uygulanmazsa uygulama gücünün olmayacağı tehditleri de halkın kendi
yönetim tarzını engelleyemez ve engellememelidir.

Ahlaki ve politik toplum olarak adlandırdığımız doğal
toplumda kadın yaşamın her alanında yöneten konumundaydı. Toplum yaşamının
bizzat örgütlendirilmesinden tutalım yaşamın tüm ihtiyaçlarının karşılanmasında
sorumluydu. Kadının kendi emeğiyle oluşturduğu yaşam sistemiydi ve orada
toplumsal sorunlar diye bir kavram yoktu. Yani yaşamın her alanı ve anı
özgürlüklerle dolu yaşanmaktaydı. Ne zamanki kadının bu kazanımlarına erkek el
koydu toplumsal sorunlar baş göstermeye başladı.

Günümüze kadar her geçen gün artarak devam eden bu toplumsal
sorumlara şimdiye kadar oluşan hiçbir sistem ve zihniyet çözüm bulamadı. Çünkü
oluşturulan her sistem kadını çalışmaların hatta yaşamın dışında bıraktı. Kendi
iktidarını güçlendirirken toplumun tüm değerlerini de yok etmek için de özel
örgütlenmelerini ve kurumlaşmalarını oluşturdu. Bu katı kurumlaşma geleneği
halen güçlü bir şekilde devam ettirilmekte farklılıklara tahammül
gösterilmemektedir. Özellikle kadının ve toplumun özgürleştirilmesi adına oluşturulmak
istenen yeni sistemlere karşı mücadele yürütmektedir. Kadının kendisini en iyi
ifade ettiği ve toplumsal sorunların çözümünde alternatif olarak gördüğü
eşbaşkanlık sistemine karşı açıktan saldırılar gerçekleştirmektedir.

Kadın ve toplumun adına bu kadar kazanımları oluşturduktan
sonra bu kazanımlarda vazgeçileceğini düşünmek ya da vazgeçilmesi için
dayatmalarda bulunmak, kadının ve toplumun özgürleşmesinden kendi yaşamını
kendisinin örgütlemesinden korkmak anlamına gelmektedir ki korkunun ecele faydası
yoktur. Toplumları temsil etmeyen bir sisteminde ömrün uzun olmayacağını görmek
açısından önemli olmaktadır. Eşbaşkanlık toplumların kendini en iyi yöneteceği
sistem olması açısından kolay kolay ortadan kaldırılamayacaktır.

Eşbaşkanlık sistemi her yerde kurumlaşır ve yaygınlaşırsa
kadın özgürlüğü ve toplumların özgürlüğü de sağlanmış olacaktır. Kendi
özgürlüğü için halk bu sistemine her yerde ve her zaman sahip çıkmalı bunun
için demokratik siyaset yapma taleplerini gündemleştirmeli ve yaşamsallaştırmalıdır.
Bu sistemi iktidarı paylaşma değil, yaşamı paylaşma olarak görmeli ve
geliştirmelidir.

Zilan Fırat

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com – www.lekolin.org – www.lekolin.net –
www.lekolin.info

0

21

TR

:” ”

:””

” “,” ”

:” ”

Etiketler: araştırmaDegilESBASKANLIKkurdiKurdishkurdistanLekolinPAYLASILMASIDIRsistemiTurkishTürkiyeYASAMINYETKININ
Önceki yazı

Öcalan ‘500 Üyeli Anayasa Meclisi’ Önerdi

Sonraki Haber

HÊZÊN ŞERKER TI DEMÎ NEKARÎN BIBIN BERSIVA GELAN!

Benzer Haberler

Ji Hz. Mûsa Ber Bi Rêber APO ve Qiyasek Rêbertî
Nivîsên Azad

Ji Hz. Mûsa Ber Bi Rêber APO ve Qiyasek Rêbertî

1 December 2025
Payîz û Serhildan
Nivîsên Azad

Payîz û Serhildan

29 November 2025
Doz
Nivîsên Azad

Doz

18 November 2024
Sonraki Haber
HÊZÊN ŞERKER TI DEMÎ NEKARÎN BIBIN BERSIVA GELAN!

HÊZÊN ŞERKER TI DEMÎ NEKARÎN BIBIN BERSIVA GELAN!

Nivîsên Ku Derdikevin Pêş

  • Em Toreke din a Sîxûrên MÎT û Parastinê Aşkere Dikin- NÛÇE TAYBET

    Em Toreke din a Sîxûrên MÎT û Parastinê Aşkere Dikin- NÛÇE TAYBET

    587 Paylaşım
    Paylaş 235 Paylaş 147
  • Öcalan: Kürtler Arasında Kan Dökülmesin

    671 Paylaşım
    Paylaş 268 Paylaş 168
  • KÜRDİSTAN’DA COĞRAFYA VE KÜLTÜR

    568 Paylaşım
    Paylaş 227 Paylaş 142
  • Hevkariya MÎT’ê Bi Îranê Re û Planên wê yên Derbarê Eşîran de – NÛÇE ANALÎZ

    501 Paylaşım
    Paylaş 200 Paylaş 125
  • KCK: Em ê hesreta berxwedêrên 14’ê Tîrmehê pêk bînin!

    501 Paylaşım
    Paylaş 200 Paylaş 125

KCK: Gelê me yê Rojava wê destketiyên xwe li ser xeta Rêber Apo biparêze û bi pêş ve bibe!

Şoreşa 19’ê Tîrmehê: Hafizeya Gel, Destkeftî û Dersên Ji Bo Pêşerojê

Kalkan: Mifteya Aştiyê Îmraliyê Ye, Divê Rêya Siyasetê Were Vekirin

Hevkariya MÎT’ê Bi Îranê Re û Planên wê yên Derbarê Eşîran de – NÛÇE ANALÎZ

Mîrateya Hz.Birahîm, Kurd, Cihû û Li Rojhilata Navîn Lêgerîna Aştiya Demokratîk

Di Germahiya Tîrmehê De Azadî

  • DERBAR DE
  • PEYWENDÎ
  • HEMÛ NIVÎS
LÊKOLÎN

© NAVENDA LÊKOLÎNÊN STRATEJÎK A KURDISTANÊ 2025

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç

Add New Playlist