2014 yılından sonra YPG ve YPJ öncülüğünde uluslararası koalisyonun desteğiyle yürütülen operasyonlar sonucunda DAIŞ’in, hareket kabiliyeti büyük ölçüde sınırlandırılmıştı. Fakat Esad rejiminin çöküşüyle ortaya çıkan siyasi ve askeri boşluk, uzun yıllardır yeraltında faaliyet yürüten DAIŞ hücreleri için yeni hareket alanları oluşturdu. İdlib, Halep, Hama, Humus, Şam, Rakka ve Dêrazor başta olmak üzere birçok bölgede TC’nin desteği ile yeniden örgütlenip aktifleşti. Suriye ile sınırlı kalmayan Türk devleti Irak sahasında da hakimiyet alanını genişletmek için DAIŞ’in hamiliğini üstlendi.
Lekolin.org olarak edindiğimiz bilgilere göre son üç ayda DAIŞ özellikle Hemrin Dağı, Diyala, Selahaddin, Kerkük ve Suriye-Irak sınır hattında (Dêrezor-Rakka) yeniden örgütleniyor. Irak sahasında stratejik bölgelerde harekete geçen DAIŞ, Türk devleti tarafından MİT üzerinden taktiksel bir araç olarak kullanılmaya devam ediliyor.
IRAK’TA DAİŞ’İN YENİDEN YAPILANMASI
Ortadoğu’da DAIŞ’in yeniden gündemleşmesi üzerine yeni taktikler ön plana çıkıyor. DAIŞ’in üst düzey kadrolarının büyük çoğunluğunun Iraklı olmasından dolayı, hassas pozisyonlar (genel yönetim, mali işler, meclis ve genel divan) Iraklı isimlere veriliyor. Bu yapı, DAIŞ’in Irak içindeki operasyonlarını kolaylaştırmayı hedefliyor.
Güvenilir kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre önümüzdeki dönemde Hemrin Dağı gibi stratejik dağlık bölgelerde DAIŞ’in daha aktif hale gelmek için yoğun hazırlık içerisinde. Hemrin dağı, üç önemli il olan Diyala, Selahaddin ve Kerkük’ü birbirine bağlar ve Irak’ın merkezini (Bağdat dahil) tehdit edebilecek bir üs konumdadır. Engebeli yapısı nedeniyle askeri operasyonlar zordur; mağara ve tünel sistemleri militanlar için ideal saklanma ve lojistik üs sağlar.

Ayrıca 2014’ten beri DAIŞ’in Irak’taki en önemli sığınaklarından biridir. Örgüt burada tünel ve mağara kompleksleri inşa etmiş, silah depoları kurmuştur. Halen uyuyan hücreler ve çete liderleri için lojistik merkez ve saldırı üssü olarak kullanılır. Irak güçleri ve koalisyonun sık operasyon düzenlediği bir bölgedir.
MİT’in verdiği perspektifler doğrultusunda taktik değişime giden DAIŞ’in, terör listelerinde ismi olmayan yeni nesil çeteler yetiştirerek hareket kabiliyetini arttırdığı bilgisine ulaşıldı.
Bu kapsamda isimlerini tespit ettiğimiz çete liderlerinden biri Anbar kökenli Ebû Ebid El Letîf El Irakî kod adlı Salim’dir. Badiye ve Hemrin bölgelerinde DAIŞ yapısını yeniden organize ettiği belirtildi. Ayrıca Kerkük ve kırsalında Zixêtûn Vadisi, Çay(Alçayî) Vadisi gibi zor arazi ve güvenlik açığı olan vadilerde yeni çete liderlerinin hazırlanması için askeri ve dini eğitimlerin örgütlendirilmesinden sorumludur. Bölgedeki dini eğitimlerden sorumlu olan çete lideri Ebû Ebid El Xenî El Cenabî iken askeri eğitimlerden Miseab El Rawî ve Syef El Dilêmî adlı çete liderlerinin sorumlu olduğu öğrenildi.

SURİYE’DEKİ DEĞİŞİM VE SINIR HATTI ETKİSİ
Suriye’de HTŞ (Heyet Tahrir el-Şam) liderliğindeki Geçici Hükümet’in Dêrezor ve Rakka bölgelerini, Irak-Suriye sınır hattının yaklaşık %80’ini kontrol etmesi, DAIŞ hücreleri arasındaki koordinasyonu güçlendirdi. Irak’ta özellikle Hemrin bölgesinde konumlanan çete hücreleri ile bağlantıları artarken, silah temini ve geçişler HTŞ denetimindeki alanlar üzerinden kolaylaştı. Bu durum, DAIŞ’in lojistik ve operasyonel kapasitesini önemli ölçüde yükseltti. Ki Irak’ta artan DAIŞ saldırıları bunun en somut örnekleridir.
Hatırlayacağınız üzere sitemizde yayınlanan 12 Eylül 2025 tarihli Haber Analiz’de Türk devletinin MİT aracılığıyla ABD güçlerinin Irak’tan çekilmesini fırsat bilerek, DAIŞ’in Irak ve Suriye’deki stratejik bölgelerde yeniden örgütlemeyi hedeflediğini belirtmiştik. Ana hedefler arasında şunlar yer alıyordu;
-Irak’ta Şii-Sünni eksenli mezhepsel bir iç savaşı tetiklemek,
-Haşdi Şabi gibi Şii güçleri zayıflatmak,
-Sünni aşiretleri mobilize etmek,
-Suriye’de DAIŞ tehdidini bahane ederek askeri varlık ve müdahale zemini oluşturmak. Zira ardından Kuzey Doğu Suriye’ye yönelik kapsamlı saldırıların fitili ateşlenmişti.
Aynı zamanda MİT’in Anbar kökenli çete lideri Ebû El-Bera’i El-Iraqî eliyle eğitim kampları kurduğu, DAIŞ çetelerini HTŞ’ye bağlı “Ulusal Ordu” kimlikleriyle kamufle ettiği belirtilmişti. Yine Suriye-Irak sınırında Ebu Hatim Şakra ve Ebu İskender gibi çete liderleri üzerinden DAIŞ’e lojistik destek sağlandığına dikkat çekilmişti.
DAIŞ’in coğrafi ve lojistik olarak yeniden toparlanması ve örgütlenmesi, Suriye’deki güç boşluğu ve Irak’taki siyasi kırılganlıkla birleşince ciddi bir tehdit oluşturuyor. DAIŞ’in tarihsel olarak bölgesel güçler tarafından araçsallaştırıldığı gerçeği göz ardı edilmemelidir. Uluslararası koalisyon, Irak güvenlik güçleri ve yerel aktörlerin eşgüdümlü önlemleri alınmadığı takdirde, 2014-2019 dönemine benzer bir dalga riski artmaktadır.
Militan RÊHAT




