KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Günümüz Açısından Yaşadığımız Sorunlar Toplumsal Sorunlardır

29 June 2020
Kategori: Kadın
264 20
1.6k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

         

Kadın katliamları ve şiddet hızından bir şey kaybetmeden hatta her gün biraz daha katlanarak devam ediyor. En son Nisan ayı bilançosu 34 kadının katledildiği ve 24 kadının şiddete maruz bırakılarak katledilmek üzere uygulamalara maruz kaldığına yönelik paylaşılmıştı. Bir o kadar da Mayıs ayı bilançosu var tabi. Şimdi bu konuda çok yazıyor, anlatıyor, değerlendiriyor her kes ve her kesim. Ama çözüm noktasında eksiklikler yaşadığımızı düşünüyorum ben. Beni bu düşünceye iten duygunun başında aynı şeylerin sürekli olarak farklı biçimlerde tekrarlanması gelmekte. Yani demek istediğim sorunlarımız, yaşadıklarımız, karşılaştıklarımız, görüp duyduklarımız üç aşağı beş yukarı hep aynı. Nedenlerini soruyorum tabi bir kadın olarak kendime. Neden kadın olarak yaşadığımız bu katliam, şiddet, taciz, tecavüz olayları karşısında mücadelemizde bir adım ileri gitmiyoruz ki hızlı ve keskin sonuçlar alalım.

Kadın katliamına, kırımına sebep olan olaylar zincirine bakacak olursak mesela daha yaratıcı ve sonuç alıcı yöntemler geliştirmek mümkün diye düşünüyor insan. Özellikle kadının savunma mekanizmasını oluşturması bu dönemde ve yaşanan gerçeklikler karşısında hayati olmaktadır. Kadın çocuk doğurup doğurmama kararını kendisi vermiyor, veremiyor mesela. Kiminle hayatını paylaşacağına karar veremiyor örneğin. Yaşamı nasıl yaşayacağına, kiminle nasıl yaşayacağına ilişkin karar gücü, iradesi yok. Aslında en doğal hakkı olan yaşamı, hayatı bile yaşayıp yaşamayacağı konusu bile kendisinin iradesiyle gelişen bir durum değildir.  Ben olayın, konunun daha doğrusu, bu sorunların sadece kadın sorunu olmadığını aslında toplumsal sorunların en derin bir biçimde kadın yoluyla bu biçimde dışa vurduğunu düşünmekteyim. Yanılıyor da olabilirim tabi.

Bir ayda 34 kadın katliamı ne demek, 24 kadının katledilmek istenmesi ve şiddete maruz bırakılması ne demek. Ve insan hakları, insan hukuku, demokrasi ve bunun gibi sadece söylemde var olan birçok kavramın yer edindiği bir ülkede yaşanıyor bütün bunlar. Ve hukuk sessiz kalıyor, adalet sessiz kalıyor bütün bu yaşananlar karşısında. İnsanlık, toplum sessiz kalıyor katliam, kırım, tecavüz karşısında. Burada soramadan edemiyor insan bütün bunlar insanlığın tükenmesi, toplumun en zirvede yaşadığı yozlaşma değilde nedir. Sizler nasıl tabir edersiniz bilmiyorum ama ben toplumsal çürümenin, yozlaşmanın en zirvede yaşandığı biçiminde yorumluyorum.

Yozlaşma kavramını günümüz toplumsallığı açısından birçok boyutta değerlendirebiliriz. Cinsler arası ilişkilerden tutalım toplumsal değerlerin ayaklar altına alınmasına insan yaşamının değersizleşmesine kadar. Yozlaşmanın da sebepleri vardır her şeyden önce özel savaş mekanizması olarak işleyen medya ve kullandığı dil şiddetin artmasına ve yozlaşmanın derinleşmesine büyük hizmet etmektedir. Yine insan haklarını savunmak, adaleti oluşturup korumak için oluşturulan yasaların özel savaş sisteminin, devletinin hizmetinde iş görmesindedir. Ve tabi ki devletin, iktidarın teşvik etmesi, dayanak oluşturması en temel nedenleri oluşturmaktadır. Kız çocuklarına karşı geliştirilen taciz, tecavüz suçunu çocukları bu suçlularla evlendirerek suçu normalleştirmeye çalışmak en az tecavüz etmek kadar büyük suçtur, günahtır. Devletimizin yüksek adaleti bunu suçu işliyor bu günaha giriyor.

Küçük yaşta kız çocuklarının evlendirilmesi, kız çocuklarına, genç kızlara ve kadınlara cinsel taciz veya tecavüz girişimleri neden azalmıyor da her gün her hafta her ay her yıl katlanarak çoğalıyor. Çünkü iktidar toplumun gündeminin bu olmasını istiyor. Devlet, siyaset suçu özellikle de kadın katliamını, şiddeti, tecavüzü meşrulaştırıyor siyasetini bunun üzerinden oluşturuyor. Bu ülkenin akademisyeni Prof. Dr. bir adam çıkıp 12-17 yaş arası kadının çocuk doğurmak için en uygun yaş olduğunu söylüyor. Bir baba kendi kanından, canından bir parça olan kızına el uzatıyor, kızına tecavüz ediyor, annesi olayı çok önceden bilmesine rağmen çaresiz bir şey yapamıyor uyarmak bak bir daha yapma demek dışında. Toplumun manevi anlamda öncüleri olması gereken din âlimleri din bilginleri geçinenler her an kadın kırımının fetvalarını vermekten geri durmuyorlar. Her gün kadını daha fazla nasıl eve kapatırız, daha fazla nasıl erkeğin faydalanmasını sağlarız, nasıl daha fazla kullanıma pazarlarız üzerinden kafa yormaktalar. Ve yakın zamanda yaşanmış farklı birçok olaydan örnekler verebiliriz daha ama gerek yok. Olayları değerlendirmekten ya da dillendirmekten ziyade ki buda gereklidir gereksiz olarak görmüyorum tabi ama ihtiyacımız olan çözüm odaklı düşünmek olmalı geliyor bana.

Bir kadın olarak bulunduğum yerden bu yaşadığımız dünyayı anlamaya kavramaya çalışıyorum tabi. Karmaşık duygular içerisinde bir yandan büyük bir öfke, kimi zaman utanç içerisinde izliyoruz, bakıyoruz, kendimizce bazı çözümler de geliştiriyoruz. Ama ilaç olmuyor, köklü çözüm geliştirmiyor. Benim kanaatimce köklü çözümü ancak kadın olarak öz savunma sistemini geliştirir ve bu anlamda kendimizi donatırsak, örgütlersek geliştirebiliriz. Kadın savunma komünleri olmalıdır mesela. Kadınların bu tür olaylar karşısında eylem timleri oluşturulmalıdır. Mantığım şiddete karşı şiddet değil tabi ama ilk etapta yapılması gereken olarak ön gördüğüm kadınların bir savunma mekanizması olursa sistem ve sistem kafalı erkek bu abimiz, babamız, hocamız, profesörümüz, aydınımız olsun kendilerine biraz durup düşünme payı bırakabilirler. Bu konuda kadınlar olarak biraz kafa yoralım bence. Öz savunmayı yaşamın her alanında nasıl geliştiririzi biraz tartışalım. Sistemin özel savaş alanına dönüştürerek kullandığı bütün alanları bizler de kullanalım. Medyasından, siyasetine, adaletinden aklımıza gelebilecek her alanı öz savunma kalkanı haline nasıl getirebiliriz, sistemin özel savaşa dönüştürdüğü bütün yaşamsal alanları kadınlar sisteme karşı ne kadar etkili kullanabiliriz üzerinden tartışalım biraz.

 

Solin Bahar

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

 

Paylaş221Paylaş138
Önceki yazı

İDDİA: NEÇİRVAN BARZANİ PKK’Yİ TERÖR LİSTESİNE ALMAK İÇİN BAĞDAT TURUNDA

Sonraki Haber

Kötülüğün Radikalizmi Olur mu?

Son HABERLER

Haberler

Önder Apo’dan Kadın Hareketine Mektup

Yayınlayan Lêkolîn
7 March 2026
0
1.5k

PAJK Koordinasyonu, 8 Mart Dünya...

Daha fazla okuDetails

Kürt Kadının Saçı, Rojava Başarısının Anahtarıdır!

25 January 2026
1.7k

YJA Star: Tek Kurtuluş Yolu Direniştir!

22 January 2026
1.5k

Kastik Zihniyet Bir Kez Daha Şêxmeqsûd ve Eşrefiye’de Kendini Gösterdi

13 January 2026
1.6k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    842 Paylaşım
    Paylaş 337 Paylaş 211
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    560 Paylaşım
    Paylaş 224 Paylaş 140
  • Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

    506 Paylaşım
    Paylaş 202 Paylaş 127
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    12758 Paylaşım
    Paylaş 5103 Paylaş 3190
  • TC Savaş Suçu İşlemeye Devam Ediyor!- ÖZEL DOSYA

    12695 Paylaşım
    Paylaş 5078 Paylaş 3174

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

Kalkan: Barışın Kilit Noktası İmralı, Siyasetin Önü Açılmalı

MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

Hazreti İbrahim’in Mirası, Kürtler, Yahudiler ve Ortadoğu’da Demokratik Barış Arayışı

Temmuz Sıcağında Özgürlük

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç