KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

3 kadın devrimcinin tek katil zanlısı Güney’i kim susturdu?

15 March 2020
Kategori: Kadın
277 12
1.6k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

22 Aralık 2016 Perşembe Saat 14:23

Fıransa’nın başkenti Paris’te katledilen 3 kadın devrimci Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in katil zanlısı Ömer Güney, ardında çok sayıda şüphe bırakarak öldü-yada öldüğü açıklandı. Kimse bunun ‘doğal ölüm’ olduğuna inanmıyor soruşturmanın seyri Güney’in ‘ortadan kaldırıldığı’ şüphesini ortaya çıkarıyor

Aileler, “Türk devleti, Türk MİT’i ve Türk hükümeti
yargılanacaktı, mahkûm olacaktı. İşte engellenmek istenen ve engellenen bu
durumdur derken KCDK-E ise dosyanın kapatılmak istendiğini belirterek konuya
ilişkin duyarlılık ve mücadele çağrısı yapmıştı.

Paris’te 9 Ocak 2013’te PKK’nin kurucu üyesi Sakine Cansız,
KNK Paris temsilcisi Fidan Doğan ve Gençlik Hareketi Üyesi Leyla Şaylemez’i
katletmekle suçlanan ve önümüzdeki 23 Ocak’ta yargılanması beklenen Ömer
Güney’in öldüğü savcılık tarafından aile avukatlarına bildirildi.

Ocak ayında başlaması beklenen Paris Katliamı davasını söz
konusu durumun nasıl etkileyeceği merak konusu. Dava dosyasında zanlı Güney
dışında suçlanan bir birey söz konusu değildi. Bu durumda ortada yargılanacak
kişi olmadığında, Fransız hukuku gereği bir mahkemenin olup olmayacağı ise
meçhul. Konuya dair önümüzdeki günlerde avukatların ilgili savcılıkla
görüşmeleri sonucu bir açıklama yapması bekleniyor.

Ölmesi Mi Bekleniyordu?

Fransız yargısı özellikle terör kapsamında açtığı
soruşturmayı 2015 Mayıs ayında sonlandırmış ve dosyayı mahkemeye sevk etmişti.
2015 Mayıs’ında dosya hakimi Duye, soruşturmayı sonlandırdığını ailelerle
yaptığı görüşmede duyurmuş ve şu ifadeleri kullanmıştı: “Zanlı hasta ve davanın
bir an önce görülmesi kaygısıyla da dosyayı daha fazla uzatmak istemiyorum.

Peki baştan itibaren beyninde tümör olduğu belirtilen
zanlının sağlık durumuna dair bilgi varken ve dosya hakimi bu kaygıyı taşırken,
mahkeme tarihi neden bir buçuk yıl sonraya ertelendi? Ölmesi mi bekleniyordu?

2016 yılının başında aile avukatlarına mahkemenin 5 Aralık
2016 tarihinde yapılacağı tebliğ edilmişti. 18 Mayıs tarihinde katil zanlısı
Ömer Güney, Özgürlükler Mahkemesi’ne başvurarak sağlık sorunlarından kaynaklı
cezaevinde değil dışarıda tedavisini sürdürmek istediğini ifade etmişti. Söz
konusu talep 2 Haziran günü yapılan mahkeme sonucunda reddedilmişti. Mahkeme,
ret kararını doktorların vermiş olduğu “cezaevinde tedavi olabilir raporuna
dayanarak vermişti. Ardından Güney’in yeniden bir sağlık taramasından
geçirilmesi kararı alınmıştı. Bu aşamadan sonra 9 Temmuz’da aile avukatlarına
tekrar mahkeme tarihinin erteleneceği yazılı olarak ilgili savcılık tarafından
duyuruldu.

Kısa bir süre sonra ise -Ağustos ayında- mahkeme tarihi 23
Ocak-23 Şubat 2017 tarihine ertelendi. İlgili mahkemenin kararıyla istenen
sağlık raporu ise 5 Aralık tarihinde çıktı. Söz konusu raporda katil zanlısının
sağlık durumunun kötüye gittiği belirtildi. 16 Aralık tarihinde katil zanlısı
Güney’in sağlık durumunun ciddileştiği ve Pitié-Salpétrière Hastanesi’nde
tedavi altına alındığı, bu gerekçeyle avukatının tahliye talebinde bulunduğu
öğrenildi. Cumartesi günü ilgili savcılık, katil zanlısı Güney’in hastanede
gece yarısı yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Soruşturma dosyasında katliamda yargılanan tek kişi, katil
zanlısı Güney’di. Bu durumda mahkemenin yapılıp yapılmayacağı ise artık bir
muamma. İlgili avukatların, savcılık ve yetkili kurumlarla görüşmelerini
Pazartesi’den itibaren sürdüreceği belirtiliyor. Soruşturma dosyasının mahkeme
sevk belgesinde hakim, “Prosedürdeki çok sayıda unsur, cinayetlerin
kışkırtılması ve hazırlığına MİT’in karıştığı şüphesine yol açıyor ifadesine
yer veriyordu. 

Fransa Bir İlke Daha İmza Atmış Oldu

Sonlanan soruşturma sürecinde MİT’e işaret edilmesi, Fransa
tarihinde bir ilk olarak değerlendirilmişti. Ama o ilk, yargı önüne gelmeden,
dosyada yargılanacak olan katil zanlısının öldüğü açıklanıyor. Şu ana kadar
Fransa’da çeşitli ülkelerin gizli servislerinin örgütlediği 25 farklı politik
cinayet işlendi. Bunların hiçbirinde Fransa, söz konusu ilgili servisleri açık
bir dille işaret etmediği gibi bazı dosyalarda tutukladığı katil zanlılarını
ilgili ülkelere teslim etmiş bulunuyor. İlk kez Fransız adli makamlarının
yabancı bir devletin bir siyasi cinayete karışma olasılığına ilişkin bu kadar
açık bir dil kullanması bir ilk olarak değerlendirilirken dosyada yargılanan
katil zanlısının mahkemeye bir ay kala ölmesiyle Fransa, başka bir ilke daha
imza atmış oldu.

Avukatlar: Dehşet Duyuyoruz

Paris Katliamı’nın katil zanlısı Ömer Güney’in öldüğü
haberini alan Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in aile avukatları
Sylvie Boitel, Antoine Comte, Virginie Dusen, Jan Fermon ve Jean-Louis
Malterre, kısa bir açıklama yaptı. “Kurbanların aileleri tüm öfkelerine rağmen
adalete inançlarıyla neredeyse dört yıl bekledi denilen açıklamada,
“Mağdurların avukatları olarak Fransa’nın bir kez daha toprakları üzerinde
yabancı istihbarat servisleri tarafından işlenmiş siyasi nitelikli bir suçu
yargılayamamasından kaynaklı dehşet duyuyoruz ifadelerine yer verildi.

Aileler: Defalarca Kez Uyardık!

Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in aileleri
tarafından yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Sürekli olarak,
‘Katliamın arkasındaki güçleri ortaya çıkarın, açıklayın’ dedik. Bugüne kadar
‘adalet ve aydınlık’ talebini en demokratik biçimde haykıran Kürt halkı ve
aileler olarak Fransız yargısını sayısız kez bu konuda göreve çağırdık. Siyasi
ve ekonomik çıkarlar gereği bu katliamın arkasındaki güçlerin karartılmaması
için her fırsatta yetkili siyasi kurumlara gerekli uyarılarda bulunduk. ‘Katil
zanlısını ortadan kaldırabilirler’ şeklinde de sayısız kez uyarılarda bulunduk.
Bu uyarılarımızı her fırsatta yineledik. Ne yazık ki sonunda haklı çıktık. Öyle
görünüyor ki bu senaryo çoktan yazıldı ve uygulandı. Eğer duruşmalar yapılsaydı
o duruşmada yalnız Ömer Güney değil, aynı zamanda Türk devleti, Türk MİT’i ve
Türk hükümeti yargılanacaktı, mahkûm olacaktı. İşte engellenmek istenen ve
engellenen bu durumdur. Ömer Güney bir piyondu ve o piyon ortadan kaldırılarak
Türk devleti korumaya alındı. Bu durumun ortaya çıkmasından Fransa makamları
sorumludur.

Ailelerin açıklaması şu cümlelerle sona erdi: “Biz aileler
olarak bu dosyanın ve bu davanın takipçisi olacağız. Fail yalnız bir kişi
değildir. Diğer faillerin ortaya çıkarılarak yargılanması gerekir. Bir sanık
ortadan kaldırıldı, öldü diye bu dosya kapanamaz ve Türk devleti yargılanmaktan
kurtulamaz.

KCDK-E: Kapatılmaya Çalışılıyor

Avrupa Demokratik Kürt Toplum Kongresi (KCDK-E) de konuya
ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Güney’in ölümü sonucunun ortaya çıkmasından Fransa
hükümetinin sorumlu olduğunu belirten KCDK-E, şunları vurguladı: “Türk
devletinin istihbarat örgütü MİT, Paris’in ortasında üç Kürt kadın siyasetçiyi
katletmiş, Fransa hükümeti bu konuda Türk devletine bir nota dahi vermemiştir.
Şimdi de dosya kapatılmak isteniyor. Bütün deliller faillerin MİT mensubu
olduklarını ortaya koymaktadır. Buna rağmen bir politik cinayet yargılanmadan
kapatılmaya çalışılıyor. Bu, Fransa devleti için katilleri koruma ve Kürt
halkının adalet beklentisini yok saymadır. Bu durum Fransız devletinin AKP ve
Erdoğan faşist rejimi ile içine girdiği karanlık ilişkilerin bir sonucu ve
göstergesidir. Bu katliamın üstünü örtmeye çalışanlar, tam da Kürtlere karşı
yoğun saldırı ve katliamların yaşandığı bir süreçte bu kararı almıştır.

KCDK-E açıklamasının sonunda hukuksuzluğu kabul
etmediklerini belirtti ve “Biz halk ve Kürt kurumları olarak bu olayın
takipçisi olacağız ve katillerin yargılanması için sürekli çaba içinde
olacağız. Bu temelde tüm halkımızı bulunduğu her yerde Paris katliamının
aydınlatılması için demokratik tepkisini göstermeye ve mücadelesini yükseltmeye
çağırıyoruz diye kaydetti.

Davaya Ne Olacak?

Paris Katliamı Davası’nın tek sanığı Ömer Güney’in ölümü
akıllara, “Peki bundan sonra dava ne olacak? sorusunu getiriyor. Sorunun henüz
net bir yanıtı olmamakla birlikte, Paris Adliye Sarayı’nda 23 Ocak-23 Şubat
2017 tarihlerinde görülecek duruşmaya kaynaklık etmesi beklenen ve uzun süre
önce sonuçlandırılan soruşturmanın dosyası, katliamdaki MİT parmağına dair net
vurgular içeriyordu. Fakat dosya ve iddianamede Türk makamlarının soruşturmaya
hukuki destekte bulunmayı reddettikleri, dolayısıyla bu iddiaların
soruşturulmasının önünün kesildiği de belirtiliyordu. Aynı iddialar, gazetemiz
ile Der Spiegel ve Canal+ gibi uluslararası basın kurumlarında da belgeleriyle
birlikte haberlere konu olmuştu.

Şimdi iki ihtimal var: Fransız yargısının Güney’in ölümüyle
birlikte dosyayı sürüncemede bırakması ve kapatmaya çalışması ya da Türk
devleti parmağının cesaretle ortaya çıkarılması…

İsmail Hakkı Musa’nın ‘Görevi’ Ne?

Paris Katliamı’nın MİT yönlendirmesiyle gerçekleştirildiği,
hem ortaya çıkan ve dava dosyasında yer alan belgeler hem Fransız yargı
mercilerinin değerlendirmeleri hem de Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın itiraf gibi
açıklamalarıyla artık herkesin mâlumu.

Türkiye’nin şimdiki Paris Büyükelçisi İsmail Hakkı Musa’nın
kimliği ise Güney’in şüpheli ölümü ve bu ölüme uzanan “operasyonun ardında da
MİT’in olduğu şüphesini güçlendiriyor. İsmail Hakkı Musa, Paris Katliamı’nı da
kapsayan 2012-2015 yılları arasında MİT Müsteşar Yardımcısı olarak görev
yapıyordu. Hatta Hakan Fidan’ın seçimlerde aday olmak için müsteşarlıktan
istifa ettiği 10 Şubat 2015 tarihinde vekaleten MİT Müsteşarlığı görevini bile
yürüttü. 11 Kasım 2016 tarihinde ise Türkiye Cumhuriyeti’nin Paris Büyükelçisi
olarak görevlendirildi.

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com – www.lekolin.org – www.lekolin.net –
www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html

 

0

21

TR

HE

:” ”

:””

” “,” ”

Paylaş224Paylaş140
Önceki yazı

BAYIK: AKP’Yİ KURTARACAK TEK ŞEY KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ

Sonraki Haber

AKP-Erdoğan rejimi 2016 yılında 328 kadını katletti

Son HABERLER

Haberler

Önder Apo’dan Kadın Hareketine Mektup

Yayınlayan Lêkolîn
7 March 2026
0
1.5k

PAJK Koordinasyonu, 8 Mart Dünya...

Daha fazla okuDetails

Kürt Kadının Saçı, Rojava Başarısının Anahtarıdır!

25 January 2026
1.6k

YJA Star: Tek Kurtuluş Yolu Direniştir!

22 January 2026
1.5k

Kastik Zihniyet Bir Kez Daha Şêxmeqsûd ve Eşrefiye’de Kendini Gösterdi

13 January 2026
1.6k

Öne Çıkan Yazılar

  • ShamCash Uygulaması — Telefonunuzda Gerçekte Ne Yapıyor?- ÖZEL HABER

    555 Paylaşım
    Paylaş 222 Paylaş 139
  • Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

    539 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • Sanatçı Mem Ararat Ne Yapmak İstiyor?

    729 Paylaşım
    Paylaş 292 Paylaş 182
  • BAE’nin Suriye Hamlesi Ve Türkiye’nin Rahatsızlığı- ÖZEL DOSYA

    540 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • MİT ve Parastin’ın Kirli Planını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    919 Paylaşım
    Paylaş 368 Paylaş 230

ShamCash Uygulaması — Telefonunuzda Gerçekte Ne Yapıyor?- ÖZEL HABER

Rojhilat İttifakı: Uluslararası Toplum, İran’ın İdam Suçlarına Karşı Tutum Almalıdır

HPG: Önderliğimizin Özgürlüğünü Sağlama Hedefinden Sapmayacağız

Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

BAE’nin Suriye Hamlesi Ve Türkiye’nin Rahatsızlığı- ÖZEL DOSYA

Rusya-Türkiye-Çin İş birliği: İran’a Drone ve Hizbullah’a Silah Desteği- HABER ANALİZ

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç