Bu yılki Newroz Kürdistan ve Türkiye başta olmak üzere, Avrupa’da ve Kürt halkının yaşadığı her alanda görkemlice kutlandı, günümüz Dehak zalimlerine gereken dersler verildi, uyarılar yapıldı. Kürt halkı aslında bir Newroz halkıdır diyebiliriz. Çünkü sürekli direniş içinde olmuş, yeniye ulaşmada hep en önde olmuştur. Her çağ ve zaman kendi direniş ruhunu yaratmıştır. Zulmün ve baskının olduğu her yerde doğal olarak direnişler olacaktır, insanlığın değerleri savunulacak, korunacak ve yaşanılacaktır. Kürt halkı için özellikle son elli yıl olağanüstü direnişlerle geçti, büyük bedellerle özgürlük kavgası daha çok büyüyüp yeni bir yaşamın kapısını açmıştır. Önder Apo İmralı gibi son derece dar ve kısıtlı imkânların olduğu bir alanda yeni bir dünya yaratmayı başardı. Düşmanı, düşmanın evinde yendi. Hakikatin temsiliyeti sahteliği teslim aldı. Sahteliğin kaba gücü hakikatin ateşi karşısında tutunamadı. İnsanlığın değerleri Önder Apo’nun paradigmasıyla yeniden tarih sahnesine çıkıyor. Kürt halkı Önder Apo’nun paradigmasıyla her günü ve anı Newroz günü, direniş günü haline getirmeyi başardı.
Kürt halkı bu büyük özgürlük yürüyüşüne daha yeni başladı. Kürt halkının yaktığı özgürlük ateşi Ortadoğu’yu ısıtıyor, yeniye götürüyor. Binlerce yılda oluşan devletli sınıflı sistem doğduğu topraklarda, bir daha çıkmamak üzere mezara gömülecek. Kapitalist sistem günümüzün Dehaklarının eliyle dünyayı kasıp kavurdu, yaşanılamaz hale getirdi. İnsanlık ve hayat çok kirletildi, tanınmaz hale getirildi. İnsan kendi kendine düşman oldu, kendi türünün kasabı oldu. Bu yetmedi doğayada zarar verir hale geldi. Sınıflı devletli sistemler dünyayı insanlığın değerlerinin satıldığı bir pazara dönüştürdü. Herşey alım satım konusu oldu. Her ilişki kaba maddiyat ilişkisi oldu. İnsan kendi eliyle kendi değerlerine saldırdı. İnsanlığın tekrardan kendi değerlerini yaşaması Dehakların iktidarını, egemenliklerini yıkmadan mümkün değildir. Devlet ve iktidar yıkılmadan Newroz yaşamsal hale gelmez. Son üç yüz yılın ulus devleti ve kapitalizm zalim Dehakların son rejimidir.
İNSANLIK ARTIK ZALİM DEHAKLARA DUR DİYECEK
Bu açıdan Newroz’un ne anlama geldiğini, neyi hedeflediğini doğru bir şekilde bilince çıkarıp yaşam içinde hakkını vermek gerekiyor. Newroz bir direniş olduğu kadar bir yaşam tarzıdır. Özgürlüğün ve eşitliğin olduğu bir yaşam tarzı Newroz’un ana hedefidir. Newroz amaçsız bir şekilde sokaklara çıkıp bağırmak değildir. Newroz’un yaşamsal hale geleceği yer yaşamın içidir, insanın insana vereceği değerdir. İnsan özgür ve eşit bir yaşamı kurup yaşarsa Newroz’un hakkını vermiş olur. İnsanlık için özgürlüğün yaşanıldığı her gün yeni gündür. İnsanlar alanlara çıkıp direnirler, yeni bir yaşam inşa ederler ve inşa edilen yeni yaşam insanlık değerlerini temsil ederek yaşanılır. Newroz’un kalıcı hale gelip yaşanılmalı tabii Önder Apo’nun paradigmasıyla, demokratik komünal yaşam değerleriyle gerçekleşir. Zalim Dehakların bir daha tarih sahnesine çıkmamaları için, Önder Apo’nun geliştirmiş olduğu demokratik toplum paradigmasıyla Newroz insanlığın doğal komünal yaşam tarzı olarak köklü hale gelip yaşanılırsa insanlık özgür olur. İnsanlığın hakikati doğal komünal değerleri yaşamasıdır. Çünkü insanlığın değerleri bu yaşam hakikatinin içinde gizlidir. Bu hakikatin temeli insan sevgisidir, doğa sevgisidir, bütün canlıların sevgisidir. Bütün güzelliklerin yaşanılası için insan sevgisi olmazsa olmazdır. Newroz aynı zamanda insan sevgisinin içsel hale getirilmesidir. Çünkü yeni insan ve yeni yaşam ancak sevgiyle inşa olur.
Kemal SÖBE





