KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Statü Bir Lütuf Değil, Mücadelenin Sonucudur!

Birlik, bilinç ve kararlılık… Eğer bunlar varsa, statü kaçınılmazdır. Eğer bunlar yoksa, en güçlü destekler bile kalıcı bir sonuç üretmez.

23 March 2026
Kategori: Politik Analiz
271 2
1.5k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Son günlerde tuhaf ama bir o kadar da tehlikeli bir söylem dolaşıma sokuluyor: Güya ABD ve İsrail Kürtlere devlet ya da statü vermek istiyor, buna engel olan bizzat Kürt özgürlük hareketiymiş…

İlk bakışta bile bu iddia insanın aklıyla alay eder gibi duruyor. Ama mesele zaten doğruluk değil; mesele algı yaratmak. Çünkü bu tür söylemler gerçeği açıklamak için değil, gerçeği ters yüz etmek için üretilir.

Şimdi açık konuşalım.

Kürtler statü istemiyor mu?

Bu sorunun kendisi bile ciddiyetten uzak. Kürt halkı yüz yıldır ne için mücadele ediyor?

Dilini, kimliğini, varlığını korumak için verdiği onca bedelin amacı ne? Statü talebi bu halkın tercihi değil, tarihsel zorunluluğudur. Bu gerçeği inkâr etmek ya cehalettir ya da bilinçli bir çarpıtmadır.

Asıl sorulması gereken soru şudur:

Eğer gerçekten büyük güçler Kürtlerin statü kazanmasını isteseydi, bunun somut bir örneğini görmez miydik?

Gördük aslında. 2017’de Güney Kürdistan’da yapılan referandum tam da böyle bir sınavdı. Halk iradesini ortaya koydu. Büyük çoğunluk bağımsızlık dedi. Peki sonra ne oldu?

Hiçbir şey.

Büyük yıkım ve saatler için de büyük kayıplar… Ne ciddi bir uluslararası destek geldi ne de bu irade tanındı. Aksine, referandum sonrası Kürtler yalnız bırakıldı. Bu tablo bize şunu açıkça gösterdi: Uluslararası sistemde haklı olmak yetmez; güçlü ve örgütlü olmak gerekir. Çünkü o sistem adaletle değil, çıkarla çalışır.

Benzer bir durum Rojava’da da yaşandı.

DAİŞ barbarlığı karşısında herkes geri çekilirken, Kürtler insanlık adına direndi. Binlerce genç kadın, erkek şehit oldu. DAİŞ barbarlığının yayılması engellendi, yenilgiye uğratıldı. Kürtler tüm bölge için yeni bir model ortaya çıkardı. Ortaya çıkan model yalnızca Kürtler için değil, tüm bölge halkları ve Ortadoğu için umut olabilecek bir deneyimdi.

Peki sonuç?

Hâlâ tanınma yok. Hâlâ uluslararası bir güvence yok.

Demek ki mesele, “kimin neyi hak ettiği” değil; “kimin neyi hangi çıkarla desteklediği” meselesidir.

İşte tam da burada o meşhur söylemin iç yüzü ortaya çıkıyor:

“ABD ve İsrail Kürtlere statü vermek istiyor ama Kürtler istemiyor.”

Bu cümle bir analiz değil, tam bir gri propagandadır.

Amacı açık:

Kürt özgürlük mücadelesini itibarsızlaştırmak, halkın kafasını karıştırmak ve dış güçlerin sorumluluğunu görünmez kılmak. Elbette halk içinde umut edenler var. “Belki bu sefer destek gelir” diyenler var. Bu anlaşılır bir durum. Ama tarih bize şunu defalarca gösterdi: Büyük güçler halklara özgürlük vermez, sadece kendi çıkarlarına hizmet eden dengeleri kurar.

O yüzden gerçek şu:

Kürtlerin statüsü Washington’da, Tel Aviv’de ya da başka bir başkentte yazılmayacak. Kürtlerin statüsü Amed’de, Hewler’de, Qamişlo’da, Mahabat’ta yani halkın kendi iradesinde, birliğinde şekillenecek.

Bu işin başka yolu yok.

Bugün yapılması gereken şey, “kim bize ne verir” sorusunu sormak değil; “biz kendi gücümüzü ne kadar büyütebiliriz” sorusuna cevap aramaktır.

Çünkü tarih çok net bir şey söylüyor:

Örgütsüz halklar unutulur.

Bölünmüş halklar kullanılır.

Ama örgütlü halklar yok sayılamaz.

Kürt meselesinin özü de tam olarak burada düğümleniyor.

Birlik, bilinç ve kararlılık…

Eğer bunlar varsa, statü kaçınılmazdır.

Eğer bunlar yoksa, en güçlü destekler bile kalıcı bir sonuç üretmez.

Özgürlük hiçbir zaman birilerinin verdiği bir hediye değildir.

Özgürlük, alınır.

Ve onu ancak örgütlü halklar alabilir.

Kürt halkı da kararlı ve örgütlü mücadelesiyse bunu mutlaka başaracaktır.

Ronî SERHED

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş212Paylaş133
Önceki yazı

Newroz: Kürt Halkının Yeniden Doğuş Ateşi

Sonraki Haber

KCK: Ulusal Birlik Çağrısına Katılalım, Destek Olalım

Son HABERLER

Politik Analiz

Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

Yayınlayan Lêkolîn
1 June 2026
0
1.5k

“Devşirme” kavramı, Osmanlı İmparatorluğu’nda 14....

Daha fazla okuDetails

Güç Dengelerinin Dönüşümünde Türkiye’nin Konumu ve Kürt Sorunu- 2

13 May 2026
1.6k

Dünyadaki Güç Dengelerinin Dönüşümü ve Kürtlerin Stratejik Konumu- 1

12 May 2026
1.6k

Demokratik Entegrasyon Nedir, Nasıl Yapılır?- EDİTÖRDEN

4 May 2026
1.7k

Öne Çıkan Yazılar

  • ShamCash Uygulaması — Telefonunuzda Gerçekte Ne Yapıyor?- ÖZEL HABER

    557 Paylaşım
    Paylaş 223 Paylaş 139
  • Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

    539 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • Sanatçı Mem Ararat Ne Yapmak İstiyor?

    730 Paylaşım
    Paylaş 292 Paylaş 183
  • BAE’nin Suriye Hamlesi Ve Türkiye’nin Rahatsızlığı- ÖZEL DOSYA

    541 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • MİT ve Parastin’ın Kirli Planını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    919 Paylaşım
    Paylaş 368 Paylaş 230

ShamCash Uygulaması — Telefonunuzda Gerçekte Ne Yapıyor?- ÖZEL HABER

Rojhilat İttifakı: Uluslararası Toplum, İran’ın İdam Suçlarına Karşı Tutum Almalıdır

HPG: Önderliğimizin Özgürlüğünü Sağlama Hedefinden Sapmayacağız

Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

BAE’nin Suriye Hamlesi Ve Türkiye’nin Rahatsızlığı- ÖZEL DOSYA

Rusya-Türkiye-Çin İş birliği: İran’a Drone ve Hizbullah’a Silah Desteği- HABER ANALİZ

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç