Rojhilatê Kürdistan’ın yurtsever halkına çağrı” başlıklı açıklama şöyle:
Yurtsever Kürt halkı ve Zagros bölgesindeki tüm halklar,
Rojhilatê Kurdistan ve İran, İran İslam Cumhuriyeti’nin yanlış politikaları nedeniyle çetin bir savaş alanına dönüştü. Bir yandan, bu rejim 47 yıldır İran halkını özgür ve demokratik bir yaşam hakkından mahrum bıraktı. Öte yandan, Orta Doğu’da kaosun kaynağı ve dünya güvenliği için tehdit oluşturdu. Bu politikaların sonucunda, İran rejimi zorlu bir savaşla karşı karşıya ki bu savaş doğrudan Rojhilatê Kurdistan’daki halkımızın hayatı ve kaderi üzerinde doğrudan bir etki oluşturmaktadır. Beklentilerin ötesinde savaşın daha uzun sürme ihtimali vardır.
Bu nedenle, savaşın etkilerini değerlendirmek ve zorlu bir hazırlık yapmak gerekmektedir. Mevcut durum, bir yandan ciddi tehditler barındırırken, diğer yandan tarihi fırsatlar sunmaktadır. Biz inanıyoruz ki sorumluluğu üstlenip sorumluluklarımızı uygulayarak, fırsatları değerlendirebilir, tehditleri ortadan kaldırabilir ve savaşın toplumlarımız üzerindeki etkisini azaltabiliriz.
Bu amaçla, aşağıdaki hususları belirtiyoruz:
1-Tüm direnişçi halkımıza çağrımızdır; birlik ve dayanışma ruhunu güçlendirerek bu dönemi başarıyla geçmek ve nihai zaferi sağlamak için temel güçleri oluşturun. Halk, siyasi bilinç ve dikkatle hareket ederek ulusal kazanımları en az kayıpla korumalıdır.
Güçlü toplumsal birlik, karşılıklı yardım, dayanışma ve Kürt kültürü ve ahlakına dayalı ortak ruh, bu dönemde ilerlemenin ve başarının sembolü olacaktır.
Her köy ve mahallede, halkın toplumu savaşın tehditlerinden ve etkilerinden koruması için yerel yönetim komiteleri kurulmalı; halk arasında iş bölümü yapılmalı; savunma, sağlık ve hizmet komiteleri ile lojistik organize edilmeli ve başarıya ulaştırılmalıdır.
İran İslam Cumhuriyeti, halkı bazı bölgelerde göç etmeye ve yerinden olmaya zorlamaya çalışmaktadır. Bu, yok etme politikalarının bir parçasıdır ve buna karşı toplumsal birlik ile direnilmelidir. Kamu hizmeti kurumlarının çökmesi durumunda, yerel alternatifler halk tarafından kurulmalıdır.
Toplumumuz devlete ve resmi kurumlara bağımlı değildir ve kendi kendisini yönetebilir. Toplumumuzun meşru savunma hakkı çerçevesinde kendini her türlü tehdide karşı savunma hakkı vardır ve savunma komitelerinin kurulması hayati önemdedir. Ayrıca, rejimin toplumumuzun içine işbirlikçilerini yerleştirmesi ve örgütlenmemizi engellemesine karşı çok dikkatli olunmalıdır.
Hiç şüphesiz, toplumsal ve ulusal organizasyon, başarımız için en büyük enerjiyi sağlayacaktır ve biz her zaman bu amaç için çabalarımızı artırmalıyız. Bunun için de sloganımız şudur: Toplum ne kadar birleşirse, direniş o kadar güçlü; direniş ne kadar güçlü olursa, özgürlük o kadar garanti altındadır.”
2- Rojhilat Kürdistan’daki tüm gençlere çağrımız; topluma öncülük rollerini en iyi şekilde üstlenmeleri ve halkımıza yönelik, amacı halkımızı yok etmek ve ulusal özgürlüğümüzü ortadan kaldırmak olan saldırılara karşı güçlü bir duruş sergilemeleridir. Yurtsever gençler, kadın ya da erkek fark etmeksizin; örgütlenme, moral yükseltme, siyasal bilinç geliştirme ve toplumumuzu savunma konusunda başlıca sorumluluğa sahiptir. Bu nedenle tüm gençler hazırlık ve eğitim alanında kendilerini geliştirmekle yükümlüdür. Gençler küçük gruplar halinde örgütlenerek eğitim faaliyetleri yürütebilir. Aynı zamanda güvenlik ve siyaset alanlarında ileri düzey eğitim almak ve profesyonel devrimcilik yapmak isteyenler ülkesine hizmet etmek için gerilla saflarına katılmalıdır. Gerilla saflarına katılım, yurtseverliğin en büyük ölçütüdür.
3- Rejimin bütün askeri, güvenlik ve istihbarat merkezlerinin ABD ve İsrail tarafından bombalanması nedeniyle, halkımıza çağrımız; kendilerini ve ailelerini bu alanlardan uzak tutmalarıdır. Rejim güçleri de hava saldırılarından korunmak için cami ve okulları kullanmaktadır. Okul ve ibadethanelerin askeri amaçlarla kullanılması insanlığa karşı suçtur ve halkımızın buna karşı tepki göstermesi gerekmektedir. Ayrıca sivillerin güvenliği için, rejim güçlerinin bulunduğu veya saklandığı tüm yerlerden uzak durulması önemlidir.
4- Partimizin mücadelesine emek vermiş ancak kimi nedenlerle hareketten kopmuş ya da örgütsel bağlarını yitirmiş olan herkese çağrımızdır: Bu hassas süreçte yeniden saflara katılarak mücadeleye devam etmeli. PJAK, her zaman olduğu gibi mücadele etmek isteyen herkese açıktır.
Son olarak vurgulamak isteriz ki, bu sürecin barış ve özgürlüğe ulaşması, toplumun tüm kesimlerinin birlik içinde hareket etmesine bağlıdır.




