HTŞ ve MİT’in 6 Mart 2025 tarihinde koordineli olarak cihadist çeteler eliyle Suriye’nin Lazkiye, Tartus, Hama ve Humus bölgelerinde başlattığı katliam saldırıları sessiz ve gizli bir şekilde devam ederken Mart ayından bu yana kaçırılan Alevi sivillerin götürüldüğü işkence merkezlerini Lekolin.org olarak deşifre edeceğiz.
HTŞ güçlerinin 4 Mart’ta Lazkiye’nin Datur mahallesine yaptığı operasyon ve sonrasında 6 Mart’ta Ceble’ye yönelik operasyonlar silahlı çatışmalara dönüşürken bölgeye takviye edilen cihadist çeteler “Esad yanlısı artıkları temizliyoruz” adı altında Alevi katliamlarına başladı.
Sitemiz Lekolin.org 7 Mart tarihli Özel Haber’de bu katliam saldırılarının planının Şubat ayının son haftasında Şam’daki Türkiye Büyük Elçiliği’nde MİT yetkilileri ve HTŞ komutanları arasında toplantıda yapıldığını deşifre etmişti. Katliamların ayyuka çıktığı süreçte de Sitemiz Lekolin.org 12 Mart tarihli Haber Analiz’de Alevi katliamlarının nasıl planlandığını ve bizzat faillerini ortaya koymuştu.
Resmi verilere göre Mart ayında Lazkiye ve Tartus kırsalında 40’tan fazla yerde yaklaşık 1.500 Alevi sivilin öldürüldüğü belirtilirken bölge kaynakları öldürülen Alevi sayısının 3’bini aştığını belirtti.
Geçici Suriye Savunma Bakanlığı’na bağlı 12’den fazla grup bu katliamlara katıldı ve bunların yarısı uluslararası yaptırım listelerinde yer alıyor. Ayrıca Alevi sivillere yönelik katliamlarda 400. Tümen, Saraya Ensar El Sunne, Sultan Süleyman Şah Tümeni, İslam Ordusu, Ehrar El Şam grubu, El Hamzat Tümeni ve Doğu Türkistan İslam Partisi gibi grupların rolü olduğu insan hakları raporlarında belirtildi.
KAÇIRMA VE İNFAZLAR DEVAM EDİYOR
Toplu katliamlar sessiz ve gizlice yapılmaya devam ederken BM’nin resmi verilerine göre, Mart 2025’ten bu yana Lazkiye, Tartus, Hama, Humus, Şam ve Halep vilayetleri de dahil olmak üzere Suriye’nin kıyı bölgelerinde en az 38 Alevi kadın ve kız çocuğu çeteler tarafından kaçırıldı. Kaçırılan erkeklerle beraber bu sayının 100’ü aştığı bilgisine ulaşıldı. Kaçırılanların yüzde 20’si işkence ile infaz edilmiş şekilde bulundu.
MİT ve HTŞ’nin Suriye’nin sahil bölgelerinde (özellikle Lazkiye, Tartus, Humus ve Hama) yaptığı toplu katliamları kaçırma ve infazlar izledi. Onlarca Alevinin kaçırılarak götürüldüğü işkence merkezlerinin iki temel bölgede olduğu teyit edildi.
İŞKENCE MERKEZLERİNE DÖNÜŞTÜRÜLEN NOKTALAR
Lekolin.org olarak MİT ve HTŞ güçleri tarafından kaçırılan Alevi sivillerin götürüldüğü yerlerin titizlikle takip ve incelenmesinin ardından Humus’ta belirli merkezlere götürüldükleri teyit edildi.
Bunlardan birincisi Humus’ta bulunan Oras Sokağı’nda, El Balion Hapishanesi’nin 1 km kuzeyinde yer alan İbnü’l Heysem Kampı. Bu kamp, eski rejim döneminde üniversite öğrencilerinin askeri eğitim kampı olarak kullanılıyordu. 2023 yılının sonlarında İran tarafından devralınan kamp silah ve füze deposu olarak kullanıldı. 2025 Kasım ayında HTŞ’nin bu bölgeleri işgalinden sonra askeri güçlerin toplanma merkezi haline getirildi. Şu anda HTŞ hükümetine bağlı 750’den fazla çetenin, askeri araçlar ve silahlı araçlarla birlikte burada bulunduğu öğrenildi.
İkinci bölge ise Karm El Loaz Mahallesi’ndeki 3 genel klinik, Bab El Sebaa mahallesindeki Polis Karakolu binası ve Eski Baas Partisi Şubesi binası. Baas Partisi Şubesi binası, gizli bir merkez olarak kullanılıyor çünkü birden fazla kapısı ve hastanenin altına bağlanan bir yeraltı katı bulunuyor.
HTŞ tarafından kurulan “Sahildeki Olayları Soruşturma Komisyonu”nun Temmuz 2025’te sunduğu rapora göre, katliamlarda 1.406 sivilin öldürüldüğü belirtildi. Raporda, 300’e yakın kişinin suçlu olduğu iddia edildi, ancak HTŞ’nin bu olaylarda doğrudan rolü olmadığı savunuldu. Bu raporun aksine onlarca belge ve görüntü bizzat bu katliamlara HTŞ içerisinde yer alan Hasan Abdul Ghani başkanlığındaki Savunma Bakanlığı içindeki liderlerin doğrudan dahil olduğunu ve MİT’e bağlı çete gruplarının gerçekleştirdiğini ortaya koydu. Tüm bu gerçeklikler göz önündeyken kaçırma ve infaz suçlarının da gün aşırı devam ettiği öğrenildi.




