Türk devletinin işgali altındaki bölgeler insanlık dışı ve savaş suçları devam ederken bu işgalin en büyük bedelini de kadınlar ödüyor. Şehba bölgesinde Türk devletine bağlı Cêş El-Wetani çetelerinin yürüttüğü işgal saldırıları sadece askeri değil, kadınların bedenine ve kimliğine yönelmiş, sistematik bir saldırı stratejisine dönüşmüş durumda.
KURUMLARIN ARŞİVLERİNE EL KONULDU
Daha önceleri çeteler savaş meydanlarında silahla çatışırken şimdi ise sadece üniformlarını değiştirip okul ve sivil örgüt kurumlarına baskın düzenliyor. Edindiğimiz bilgilere göre Türk devletine bağlı çetelerin Şehba bölgesini işgal etmesinin ardından TEV-DEM gibi toplumsal ve siyasal örgütlere ait arşivler ele geçirildi. Ceyş El Watani çeteleri tarafından ele geçirilen arşiv halkın değerlerini ve bilgilerini imha etme temelinde kullanılmaya çalışılıyor. Kürt toplumu açısından yeni bir saldırı evresinin başlangıcı. İşgalci Türk devletinin kadınlara yönelik yaklaşımı, savaşın sınırlarını sadece cepheyle sınırlı bırakmıyor, kadın bedeni ve emeği üzerine çok yönlü bir saldırı pratiği içinde sivil yaşama da sızıyor.
TACİZ VE TEHDİT POLİTİKASI
Alınan bilgilere göre Cêş El-Wetani çeteleri Şehba’da Öğretmenler Birliği arşivlerinden kadın öğretmenlerin isimlerine ve telefon numaralarına ulaştıkları ve bu veriler üzerinden bireysel taciz ve tehdit politakası yürüttükleri bildiriliyor. Bu hem doğrudan kişisel bir mahremiyet saldırısı, aynı zamanda da kadınların toplumsal statüsünü zedelemeye yönelik bir stratejidir. Hem savaş alanında hemde toplumsal alanda her türlü baskıyla karşı karşıya gelen kadınların günümüzde hâlen bu tür saldırılara maruz kalması, kadının aslında toplum için ne kadar önem arz ettiğini gözler önüne seriyor.

Bugün Şehba’da yaşananlar, yalnızca bir coğrafi bölgenin değil, insanlığın vicdanının sınandığı bir andır. Türkiye’ye bağlı Cêş El-Wetani çeteleri, sivil alanları işgal ederek toplumsal hafızayı yok etmekle kalmıyor, aynı zamanda kadınların onurunu, emeğini ve özgürlüğünü hedef alan bir saldırı yürütüyor.
KADINLARIN HEDEF ALINMASI
Kürt kadın örgütleri yıllardır bu tür politakaların sadece bireysel taciz değil, devlet destekli kadın kırımı olduğunu vurguluyor. Eğitimli, örgütlü ve kamuoyuna açık kadın figürlerinin hedef alınması; Kürt mücadelesinin, özellikle de kadın öncülüğünün bastırılması amacını taşıyor. Bu politakaların amacı, sadece öğretmenleri yıldırmak değil, onları susturmak, yok saymak ve gölgede bırakmak. Çünkü bir öğretmeni susturmak, bir halkın geleceğine kelepçe vurmaktır. Özellikle de kadın öğretmenlerin toplumdaki yerini göz önüne alınca aslında bu tür saldırıların hedefleri haline gelmesine hele bir de işgalci Türk devletinin çeteleri tarafından yürütülen bir saldırının kurbanı olmaları aslında çok da yabancı olunan bir konu değil. Aynı zamanda Şehba’daki sivil kurumlara yönelik saldırılar ise toplumasal hafızayı silmeye ve kadın öncülüğünü bastırmaya dönük stratejik bir soykırıma işaret ediyor. Burada susuturullmak istenen sadece Kürt kadını değil aynı zamanda onun temsil ettiği alternatif Kadın Özgülükçü Toplumsal modeldir.
Botan AMED




