KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Hewler Ve Bir Utopyanın Ölümü/1

15 March 2020
Kategori: Dizi Yazı
254 19
1.5k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

12 Ocak 2018 Cuma Saat 09:39

Düşman orduları tarafında kuşatıldığında, Napolyon ’Paris düşerse ben yaşayamam diyerek, hayatını, geleceğini bu şehrin geleceği ile özdeşleştirmişti

Faşist çete sürüleri Kobani’yi kuşattığında Kürdistan halkı
yediden-yetmişe ayağa kalkarak eşine ender rastlanan bir direnişle şehri
savunmuş, korumuştu. Benzer bir durum Stalingrad vb. örneklerde de yaşanmıştı.
Bu nedenle şehirler barındırdıkları insan toplulukları, onların ilişki-çelişkileri,
kimlik, kültür, inançları ve kavgalarıyla anlam kazanırlar. Kurulduktan sonra
bu parametrelerle kimlik edinirler. Halkların özellikleri, kentlerin oluşum,
gelişim ve mimarisine kazınırlar. Barış şehri, direniş şehri, ticaret şehri,
liman şehri gibi tanımlar bunun sonucu gelişir. Özcesi şehirler halklardan,
onların gelişmişlik düzeyinde ve yaşam tarzından bağımsız olamaz. Hem bunların
sonucu, hemde etkileyeni olarak inşa edilirler. Kürdistan şehirleri, özelde ise
Hewler bu gelişim diyalektiğinden bağımsız değildir. Bu şehir bağrındaki
toplumun kültürel kodlarının, gelişmişlik düzeyinin yansıması, aynı zamanda
mekânıdır. Bir gecikmiş milliyetçiliğin, mazlum bir halkın vatan özlemlerini
sömürerek iktidarlaşmasının ve karikatür tarzda devletleşmesinin başkentine
dönüşmesinin adıdır. Kürdistan haklının yüzlerce yıllık özgür bir vatan
ütopyasının hem ilk kez ete-kemiğe bürünmesi, somutluk kazanması, hemde bu
merkeze dayanarak gelişen bu yönlü tüm umutların dirhem-dirhem eriyip ölüme
doğru yol aldığı şehirdir. Hewler geniş bir ovalık alan üzerinde kurulmuştur.
Yazın 55-56 dereceleri bulan boğucu sıcakları, kışın keskin dondurucu ayaz
takip etmektedir. Kar çok nadiren yağmaktadır. Kent ve çevresi sonbahar ve
ilkbaharda bol yağmur almaktadır. Adeta ağaç ve ormandan arındırılmış şehrin
çevresi tarım alanı olarak kullanılmaktadır. Şehir başlangıçta yatay tarzdaki
yapılarla inşa edilmiş. Bu nedenle iki katlı villa tarzı bahçeli evlerle
oldukça geniş bir alana yayılmıştır. Beli başlı yerler bir plan dahilinde inşa
edilse de genel olarak şehre damgasını vuran gelişi-güzel inşa edilmiş
yapılardır. Merkezdeki Sami Abdurrahman parkı gibi istisnalar dışında ağaçlı ve
yeşil alanlar son derece sınırlıdır. Şehrin su sorunu çevredeki nehirlerde
karşılanmaktadır. Hewlerin hemen alt tarafında Dıbega isimli alan petrol
sahasıdır. Burada 40-45 civarında petrol kuyusu bulunmaktadır. Günlük olarak
burada üretilen petrol doğru değerlendirilirse bir değil, bir kaç şehrin petrol
ihtiyacını karşılayacak kapasitededir. Bu anlamda Petrol denizinde yüzen,
dünyanın en ucuz elde edilen, en kaliteli doğal gazına sahip memlekete elektrik
sorunu olması nasıl bir tablonun olduğunu da göstermektedir. Elektrik sorunu
burada yaşayanlar için bir ıstıraptır. Bir kahır, bir hayatı çekilmez kılandır.
Şehre günde ancak 8-10 saat elektrik verilmektedir. Özelikle yazın cehennem
sıcağında elektriğin olmaması hayatı bir işkenceye çevirmektedir. İnsanlar
55,56 derece sıcakta kavrulmaktadır. Elektrik-klima olmaksızın hayat imkânsız
hale gelmektedir. Bu nedenle zenginlerin oturduğu siteler kendilerine büyük
jeneratörler alarak bu sorunun üstesinden gelmişler.  Yoksular ise kendi evine yetecek büyüklükteki
jeneratörlerle sorunu çözme yoluna gitmişler. Bu yolla elde edilen elektrik ise
çoğu zaman elektronik malzemelerin yanmasına, birçok cihazın çalışmamasına
neden olmaktadır. Eğreti tarzda da olsa böyle elde edilen elektrik bunların
dışında da birçok sorunu tetiklemektedir. Aynı anda her yerde çalışan
jeneratörlerin yaratığı gürültü kirliliğini, çevreye yaydıkları koku ve ısı
kenti yaşanamaz hale getirmektedir. Milyonu aşan nüfus Kürtler, Araplar, az
sayıda da olsa Türkmen ve Asur’u- Süryanilerden oluşmaktadır. Şehirde Müslüman,
Hırıstıyan, Ezidi vb. inanç grupları ile birçok cemaat ve tarikat varlığını
sürdürmektedir. Hizmet sektöründe çalıştırılmak üzere kente getirilen
Filipinli, Endonezyalı, Vietnamlı vb. Asya ülke vatandaşlarının çalışma ve
yaşam koşuları yürek burkan tarzda olsa da varlıkları kente renk katmaktadır.

Hewler son 20 yılık süreçte şaşırtıcı ve çarpıcı bir değişim
yaşamıştır. 20 yıl önceki resimlere-görüntülere bakan biri asla bu günkü
Hewleri tanıyamaz. Şehir baştan-sona kadar değişime uğramıştır. 25-30 yıl önce
Saddam generalleri, polis ve istiparat şeflerinin oturduğu ayrıcalıklı semtler
ve mekânlar ortadan kaldırılmamış, el değiştirmişler. Baasçıların oluşturduğu
elitin şatafatlı ve ayrıcalıklı yaşamın yerini Barzani ailesi ve onların
hizmetkârları almıştır. Bu durum zincirleme bir tarzda her alana yansımıştır.
Kentin kendisi, barındırdığı kimlikler, kültürler, duygu, düşünceler birçok
yönüyle farklılaşmaya başlamıştır. Değişim yasası mutlak anlamda ileriye, iyi,
güzel, olana doğru işleyen bir seyir izlemediği gibi, buradaki değişimde iyi
olmamıştır. Katı olan her şey aşılır demişti bir yazar. Burada katı
olanda-olmayanda aşılmaya başlamıştır. Kimi değerler içeriğinden boşalırken,
bazı kavramlar anlamsızlaşmıştır. Molla Mustafa’nın yılara yayılan mücadelesi,
yurtseverlik sembolü Leyla Qasım’ın, Ali Askeri ve binlerce isimsiz kahramanın
canları, kanları ile içerik kazandırdıkları değerler solmuş, tanımlanamaz hale
gelmiştir. Yurtseverlik, ülke, özgürlük gibi kavramlar çoktan tedavülden
kalkmışlar. Nüfus oranı, mimari yapısı, yolları vb. ile kent tamamen değişime
uğramıştır. Şehirde peş-peşe yükselen gökdelenler, kenti kuşatan beton yığını
ucube villa kentler, geniş bulvarlar ve mantar gibi her yerde biten büyük
alış-veriş merkezleri ile çakma bir Dubai ortaya çıkarak kentin eski kimliğini,
ruhunu önemli oranda yok etmiştir. Geçmişin köy tarzı geliş güzel inşa edilmiş
şehrin merkezi ortadan kaldırılırken, yerine geleceğe uzanacak plan, proje,
mimari zarafet ve estetikten yoksun ucube yapılar silsilesi inşa edilmiştir.
İktidarda olanın aklına geldiği gibi bina diktiği, şehir planı, estetik,
mimarinin yerini yetkinin ve adamını bulmanın aldığı, iktidarda olanın ve
onlara yakın durmanın yasa-kanun haline geldiği bu zeminde zamanla 1980’lerin
İstanbul-Topkapı semtini andıran bir ucube ortaya çıkmıştır. Bu durumu daha
çarpık kılan ise merkez ile çevre arasındaki karşıtlıktır. Merkezde gökdelen ve
plazalar yükselirken, ışıl-ışıl ışık saçan şatafatlı vitrinler yayılırken,
çevre halen tek katlı, dokunsan yıkılacak gibi durun eğreti mekânlar ve teneke
evlerden oluşmaktadır. Yan-yana yükselen, iç-içe yer alan eğreti yapılar,
teneke evler ile gökdelenler, plazalar ve milyon dolarlık evler aynı zamanda
şehirdeki sosyal uçurumunda yansımasıdır.

Can Toprak

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com – www.lekolin.org – www.lekolin.net –
www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html-
http://kursam.net/index.html

 

 

 

0

21

:” ”

:””

” “,” ”

Paylaş212Paylaş133
Önceki yazı

Basın Bültenleri

Sonraki Haber

Fethullah Gülen R. Tayyip Erdoğan’ı Tehdit Etti -Baki Gül

Son HABERLER

Dizi Yazı

Demokratik Komünal Toplum Manifestosu- BÖLÜM 5

Yayınlayan Lêkolîn
12 July 2026
0
1.5k

ORTADOĞU SORUNSALLIĞI VE DEMOKRATİK MODERNİTE...

Daha fazla okuDetails

Demokratik Komünal Toplum Manifestosu- BÖLÜM 4

5 July 2026
1.5k

Paradigma Değişimi, Anlam Krizi Ve Devrimci Öznenin Yeniden Kuruluşu- 2

23 June 2026
1.5k

Anlamın Tarihsel Sosyolojisi- 1

21 June 2026
1.6k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    847 Paylaşım
    Paylaş 339 Paylaş 212
  • ‘Önderliğinden Savaşçısına Kadar Demokratik Siyasete Katılımı Sağlayacak Bir Yasa Çıkarılmalı’

    509 Paylaşım
    Paylaş 204 Paylaş 127
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    571 Paylaşım
    Paylaş 228 Paylaş 143
  • Bir Devrimin Sessiz Gücü

    504 Paylaşım
    Paylaş 202 Paylaş 126
  • Emperyalist Komploya İlişkin Bazı Notlar

    12885 Paylaşım
    Paylaş 5154 Paylaş 3221

Suriye Sahilinde MİT Faaliyetleri: Radar, İletişim ve Askeri Altyapı – ÖZEL DOSYA

Bir Devrimin Sessiz Gücü

‘Önderliğinden Savaşçısına Kadar Demokratik Siyasete Katılımı Sağlayacak Bir Yasa Çıkarılmalı’

KCK: Rojava Halkımız Kazanımlarını Rêber Apo Çizgisinde Koruyup Geliştirmesini Bilecektir!

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Demirtaş: Önder Apo’nun İçinde Olmadığı Her Türlü Gelişmeyi Kuşkuyla Karşılarız

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç