KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Demokratik Ulus, Kürdistan Ve Özgürlük

Halklar varken devlet ve iktidar yoktu, dolayısıyla devlet ve iktidar olmadan da halklar var olur hem de özgür bir şekilde var olur. Dolayısıyla ulus devlet tanımının toplum için bir değeri yoktur.

13 January 2025
Kategori: Makaleler
294 3
1.7k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Her ulusun kimliksel ve kültürel olarak var olma ve yaşam hakkı vardır. Ancak var oluş özgürlükle ilgili bir durumdur. Özgürlükle insan var oluyor ve yaşıyor. Demek ki özgürlük olmadan var olan var oluş var oluş olmuyor. Kölelerin var oluşu özgürlüksüz var oluştur. Kölelikte kendine ait olma yani kendin olma yok, başkalarına var olma var. Demek ki insan kendine ait olmadığı sürece yoktur. Olmayan bir şeyin doğal olarak yaşam hakkı da olmuyor. Hep başkaları için var olmuş olanlara var olma ve yaşam hakkı tanımazlar. Kürt halkı söz konusu olduğunda bu durum daha çok geçerli oluyor. Kendine ait ol ki yaşam hakkın olsun ve özgür olabilesin. Ancak var olanlar ve özgür olanlar var olmanın ve özgürlüğün değerini bilirler ve özgürlüğün, var olmanın koruyucusu olabilirler. Demokratik olmak var olmanın ve var olmaya saygının bir gereğidir. Demokratik olmak hem birey hem de toplum için geçerli bir husus olmaktadır. Demokratik olmakla özgür olmak arasında sıkı bir bağ bulunmaktadır ve biri olmadan diğeri eksik ve yavan kalır.

Demokrasi ve özgürlük olmadığı için Kürt halkı var olamadı ve özgürlükten yoksun kaldı. Gerçekten var olmayanlar ve özgür olmayanlar var olmaya ve özgür olmaya çalışanların var oluşlarına ve özgür olmalarına karşı çıkarlar ve her türlü kötülüğü yaparlar, tıpkı hasta olan birisinin herkesin kendisi gibi hasta olmasını istediği gibi. Kürt Halk Önderliği bundan dolayı doğru var oluşun ve doğru özgürlüğün çizgisini ve formülünü geliştirdi. Buda, var olmanın koşulunun var olana saygı olduğu gerçeği olmaktadır. Var olana saygı duymak, var olanı yaşatmak ve destek vermektir, ayağa kaldırmaktır. İnsan var ettiği sürece var olur ve özgür olduğu özgür olana destek verdiği sürece özgür olur. Bunun dışında, beş bin yıldır var olan iktidarın ve elit seçkin sınıfın saraylardaki egemenlikçi yaşam ve iktidarları olmaktadır. Bundan dolayı devletin varlığı iktidarın ve sermayenin varlığı halkların ise köleliği ve esareti olmaktadır. Halkların özgürlüğü için devletin ve iktidarın olmaması gerekiyor.

Halklar varken devlet ve iktidar yoktu, dolayısıyla devlet ve iktidar olmadan da halklar var olur hem de özgür bir şekilde var olur. Halkların gerçek var oluşu ve özgürlüğü devletin ve iktidarın olmadığı doğal toplumun komünal sistem koşullarında olur. Bu açıdan ulus olarak var olmak için, bildiğimiz tarzda bir devlet ihtiyaç yoktur. Devletin varlığı toplumsal yönetim ve toplumun mutluluğu için değil elit seçkin sınıfın toplum üzerinde egemenlik kurması içindir. Bir ulusun var olması da devletle değil demokratik komünal bir öz yönetimle olur. Bazıları, devlet olmadan ulusun var olamayacağını ve yaşamayacağını düşünüyorlar. Oysaki bu bir yanılmadır. Egemen kesimler tarihten günümüze kadar toplumsal değerleri kullanarak ve kendilerini toplumun koruyucuları ve hizmetçileri olarak gösterip toplum üzerinde egemenlik kurdular ve kendi iktidarlarına meşruiyet sağladılar. Toplumsal değerleri kullanmayan bir devletin toplum üzerinde egemenlik kurmasına ve siyasetlerine meşruiyet sağlamalarına imkân yoktur.

Dolayısıyla ulus devlet tanımının toplum için bir değeri yoktur. Ulus devlet ulusun çıkarlarını koruyan bir devlet değildir, ulusun çıkarlarını koruyormuş gibi görünüp ulus üzerinde egemenlik kuran bir aygıt işlevi görür. Aksi halde, bu işkence ve zulüm aygıtının üç gün bile yaşam imkânı olmaz. Bundan dolayı Kürt halkının özgürlüğünü ulus devletin varlığında arayanlar çok iyi düşünsünler diyoruz. Ulusal varlığın ve özgürlüğün teminatı toplumsal yönetimin kendisidir, küçük bir sermaye sınıfının koruyucu gücü olan ve küçük bir asker/bürokrat gruptan oluşan devlet değildir. Toplumsal öz yönetimle gerçek toplumsal ve ulusal var olur. Bazıları, ulus devletin olmamasını toplumsal dağınıklık, yönetimsizlik olarak görüyorlar. Oysaki demokratik ulus sistemi komünal yönetimi öngörüyor. Yani ulus devletin olmamasını istemek ulus devletin toplum üzerinde egemenlik kurmasıyla ve özgürlükle ilgilidir. Bütün devletler yapısal ve karakter olarak toplum karşıtıdır. Bundan dolayı ret edilmesi ve yaşamda yer verilmemesi gerekiyor.

Bundan dolayı toplumsallaşma, toplumsal var oluş, ulusal özgürlük ve bütün yaşamsal değerler ancak toplumun kendi kendini doğrudan yönetmesiyle gerçekleşir. PKK ve Önder Apo Kürdistan’ı istiyor, Kürt halkının ulusal varlığını ve özgürlüğünü istiyor ve zaten bunun için mücadele ediyor ama özgürlüğün iktidarcı ve egemenlikçi bir aygıtla mümkün olmadığını, ancak toplumun kendi öz yönetimini kurmakla olabileceğini belirtiyor. Yani öz yönetimde Kürdistan var, ulusal özgürlük var, halkların kardeşliği var. Demek ki ulus devletin olmaması ulusun olmaması demek değildir. Bu açıdan ulusun varlığını ve ulusal özgürlüğü devletçi zihniyetten aramayalım. Ulus devlet gerçekten ulusun çıkarlarını koruyan bir devlet değildir, ulusal maske takarak iktidarını ve kapitalizmi meşrulaştıran bir aygıt işlevi görüyor ve bu aygıtın savaşlarla dünyayı kana bulaması milyonlarca insanı katletmesi insanlığın, toplumsallaşmanın ve özgürlüğün düşmanı olması bu aygıtın ortadan kaldırılması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Devlet, küçük bir sermaye sınıfının, asker/bürokrat sınıfın toplum üzerinde egemenlik kurduğu bir mekanizmadır ve bu mekanizmanın amacı toplumsal değerleri ve emeği sömürmektir, toplumun en tepesinde durmaktır.

İşte devletin olmadığı öz yönetimde ve komünalizm de toplumun tepesine çöreklenmiş bir avuç sermaye/asker/ bürokrat sınıfı yoktur. Bu sisteme geçmek için demokratik ulus bir köprü işlevi görecektir. Demokratik ulusta Kurdistan var ama Kürdistan ile Arabistan, İran, Irak ve Türkiye arasında sınır olmayacaktır. Bu açıdan demokratik ulus paradigmasını ve halkın öz yönetimini doğru anlamak gerekiyor. Sadece yemek yemek, sadece ekonomik olarak iyi şartlarda yaşamakla özgürlük olmaz, kendi kendini doğrudan yönetmesini bilmek ve bunu hayata geçirmek gerekiyor. Yönetilenler tok olsalar bile köle olmaya devam ederler çünkü kölelerde yemek yiyorlardı ve aç değillerdi ama kendilerine ait değillerdi, efendileri vardı. Efendilerin olmadığı bir sistemde ancak insan kendine ait olur. Devlet denilen aygıt toplum için açık zindan demektir yani açık cezaevi. Devlet ve sınırlar doğal toplumsal yaşama ve özgürlüğe vurulmuş bir darbedir. Ancak aklı köle olanlar özgürlüğü ve var olmayı devletin varlığından ararlar. Önder Apo’yu ideolojik olarak anlamayanların aklı dengelerinden şüphe duyarız.

Kemal SÖBE

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş231Paylaş145
Önceki yazı

MİT’in Şam’daki Ekibini Açıklıyoruz- ÖZEL HABER

Sonraki Haber

Tişrin Barajı Büyük Direnenlerin Barajıdır

Son HABERLER

Kadın

Bir Devrimin Sessiz Gücü

Yayınlayan Lêkolîn
20 July 2026
0
1.4k

Ne zaman 19 Temmuz gelse,...

Daha fazla okuDetails

14 Temmuz Direnişleri Özgür Bir Halk Yarattı

13 July 2026
1.5k

İran’daki Son Durum Ve Olası Gelişmeler

10 July 2026
1.5k

Kürtler Ne mi İstiyorlar?

28 June 2026
1.5k

Öne Çıkan Yazılar

  • MİT ve Parastin’ın Yeni Ajan Ağını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    848 Paylaşım
    Paylaş 339 Paylaş 212
  • ‘Önderliğinden Savaşçısına Kadar Demokratik Siyasete Katılımı Sağlayacak Bir Yasa Çıkarılmalı’

    510 Paylaşım
    Paylaş 204 Paylaş 128
  • MİT’in İran İle İş birliği Ve Aşiretler Üzerindeki Planları- HABER ANALİZ

    574 Paylaşım
    Paylaş 230 Paylaş 144
  • Önder Apo: Hukuki Ve Yasal Sürecin Başlaması İçin Herkes Elinden Geleni Yapmalıdır

    505 Paylaşım
    Paylaş 202 Paylaş 126
  • Suriye Sahilinde MİT Faaliyetleri: Radar, İletişim ve Askeri Altyapı – ÖZEL DOSYA

    505 Paylaşım
    Paylaş 202 Paylaş 126

Önder Apo: Hukuki Ve Yasal Sürecin Başlaması İçin Herkes Elinden Geleni Yapmalıdır

Suriye Sahilinde MİT Faaliyetleri: Radar, İletişim ve Askeri Altyapı – ÖZEL DOSYA

Bir Devrimin Sessiz Gücü

‘Önderliğinden Savaşçısına Kadar Demokratik Siyasete Katılımı Sağlayacak Bir Yasa Çıkarılmalı’

KCK: Rojava Halkımız Kazanımlarını Rêber Apo Çizgisinde Koruyup Geliştirmesini Bilecektir!

19 Temmuz Devrimi: Bir Halkın Hafızası, Kazanımları ve Geleceğe Dair Dersler

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç