Colani iktidarının dış politikalarından yine ABD ziyareti sonrası DAIŞ karşıtı koalisyona katılma kararı sonrası HTŞ içerisinde ciddi çatışmalar baş gösterirken, HTŞ ile Türk heyeti arasında yapılan toplantılarda SMO çete grupları yaşanan anlaşmazlıklar ön plana çıktı.
Güvenilir kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre, 12 Aralık 2025 tarihinde Kuweris Askeri Hava üssünde HTŞ komutanları ve Türk devletine bağlı askeri bir heyet arasında gizli bir toplantı gerçekleşti. HTŞ komutanlarından Halil Ebû İbid er-Rahmanın da yer aldığı toplantının Amed asıllı Fethi Ermiş adlı Türk subayının yürüttüğü öğrenildi.
Toplantıda, HTŞ komutanlarının, özellikle teçhizat ve araçlarla ilgili bazı askeri önerilere ilişkin açık çekincelerini dile getirdiğini gönderilen techizatların çoğunun SMO çete gruplarına verildiği hakkındaki şüpheler nedeniyle ihtiyatla yaklaştıkları öğrenildi. HTŞ ile Türkiye destekli Milli Orduya bağlı çete grupları arasındaki ilişki, Suriye’nin kuzeyindeki Türkiye kontrolündeki bölgelerde askeri ve güvenlik kararlarının alınmasına ilişkin derin görüş ayrılıkları nedeniyle giderek artan bir gerilim yaşıyor.
Bu bağlamda toplatıda HTŞ heyetinin, SMO çetebaşlarının davranışlarından duyduğu memnuniyetsizliği dile getirerek, eylemlerinin bireysel ve disiplinsiz olduğunu ve Savunma Bakanlığı veya yönetim otoritesinin direktiflerine uymadığını belirttiği öğrenildi. HTŞ heyeti ayrıca bu gruplara olan güvenini kaybettiğini ve resmi ve kurumsal çerçevelerin dışında herhangi bir koordinasyon veya eylemi kesinlikle reddettiğini ifade etmektedir.
HTŞ SIFIR NOKTASINA GERİ DÖNER
Öte yandan yapılan toplantıda Türk heyeti iç anlaşmazlıkların patlamasından kaçınma çağrısında bulundu. Özellikle bu hassas aşamada; herhangi bir rahatsızlık veya açık çatışmanın genel bir zayıflık faktörü olarak yorumlanabileceği ve diğer güçlere durumu istismar etme ve kontrol dengelerini değiştirme fırsatı verebileceği uyarısında bulundu. Ayrıca bu durumun başta Halep şehri olmak üzere Suriye’nin birçok bölgesinde, SMO çetelerinin QSD güçleri karşısında zayıflatacağını, yaşanan son olaylardan sonra HTŞ’nin uluslararası güçlerim gözünde sıfır noktasına geri döneceği belirtildi.
TÜRK DEVLETİNİN POZİSYONU
Türk devleti Suriye’deki hem siyasi hem de güvenlik açısından stratejik hedeflerini gerçekleştirmek amacıyla HTŞ ve SMO güçleri arasındaki anlaşmazlıkları dizginlemeye çalışmaktadır. Bununla birlikte meşruiyetini kaybetmeye devam eden HTŞ’ye karşı alternatif paralel bir örgütlenme için SMO çete gruplarını kullanmaktadır.
HTŞ ve SMO çete grupları arasındaki gerginliğin nedenlerinden biri de Colani hükümetinin Türk devletinin desteğini alan cihadist çete gruplarını takip etmek için uluslararası koalisyonla anlaşmalara varmasıdır. Bu cihadist çete gruplarının büyük bir kısmı, özellikle DAIŞ ile bağlantılı yüzlerce çeteyi barındıran ve DAIŞ çetelerinin saklandığı Dêrazor’da aktif olan Ahrar el-Şarkiye çete gurubu başta olmak üzere, SMO grupları içinde yer alıyor.
MANEVRA ALANI DARALIYOR
Türk devleti Heyet Tahrir eş-Şam’ın kendi şemsiyesinden çıktığını ve Amerika ve İngiltere’ye daha fazla yaklaştığını giderek artan bir endişeyle izliyor. Suriye’deki Amerikan planlarına karşı koymak için elindeki argümanları zayıflayan Türk devleti bölgedeki nüfuzunun kademeli olarak gerilediğinin farkında. Özellikle Suriye’nin güneyinde İsrail müdahalelerinin artması, Fırat’ın doğusundaki Amerikan varlığının devamı yine Suriye sahilinde hakimiyet alanını genişleten Rusya’nın varlığı bunun en somut göstergeleri.
Yapılan toplantı ve tartışmalar, HTŞ ve SMO arasındaki taktik anlaşmazlıkların ötesine geçen derin bir nüfuz çatışmasını yansıtırken; Suriye’deki güç dengelerinin yeniden harekete geçtiğini ortaya koyuyor. Bu karmaşık sahnede, Suriye arenası yeni bir konumlanma aşamasına doğru gidiyor; burada uluslararası ve bölgesel çıkarlar kesişiyor. Colani iktidarının geleceği ise çoklu senaryolara açık. İç çatışma gelecek aşamanın en belirgin ihtimali olarak karşımızda.
Ari TUFAN




