KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Polİtİk Analİz
  • Araştırmalar
  • Makaleler
  • Tüm Bölümler
    • Dizi Yazı
    • Kadın
    • Özgürlük Perspektifleri
    • Editörden
    • MİT Gerçekleri
    • Röportajlar
    • Dış Basından
    • Serbest Yazılar
KURDÎ
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster

Şam Hükümeti 10 Mart Anlaşması’nı Donduruyor ve Ulusal Bölünmeyi Derinleştiriyor

Geçici Şam hükümeti, anlaşma maddelerini görmezden gelmekle kalmıyor, aynı zamanda sistematik bir şekilde bu maddeleri baltalayarak ülkenin birliğini tehdit ediyor ve siyasi-toplumsal bölünmeyi derinleştiriyor.

11 October 2025
Kategori: Makaleler
273 3
1.5k
GÖRÜNTÜLEME
Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın

Son dönemde, geçici Şam Hükümeti’nin Kuzey ve Doğu Suriye Bölgesi ile Suriye’nin diğer bölgeleri arasındaki bağlantı yollarını kesmesiyle bir dizi olay yaşandı. Ardından, geçici Şam hükümeti’ne bağlı ve Türk devletinin emirleriyle hareket eden gruplar, Halep’teki Şeyh Meqsud ve Eşrefiye mahallelerini kuşattı ve sonrasında bu gruplar Dêr Hafır’a saldırılar düzenledi. Yaşanan bu tırmanışın ortasında, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanı (CENTCOM) Amiral Brad Cooper, Heseke’yi ziyaret ederek Suriye Demokratik Güçleri, Kadın Koruma Birlikleri (YPJ) ve Demokratik Özerk Yönetim temsilcileriyle bir araya geldi. Ziyaretten saatler sonra, Geçici Hükümete bağlı gruplar Şeyh Meqsud ve Eşrefiye mahallelerine girmeye çalıştı, ancak bu girişim İç Güvenlik Güçleri ve bölge halkı tarafından püskürtüldü.

Yaşanan bu acil gelişmelerin ardından, 7 Ekim’de Demokratik Özerk Yönetim heyeti, ABD himayesinde Şam’daki Geçici Hükümet temsilcileriyle bir araya geldi. Bunu, 8 Ekim’de geçici Şam hükümeti Dışişleri Bakanı Esad eş-Şibani’nin, Demokratik Özerk Yönetim heyetiyle yapılan görüşmelerde ele alınanları Türkiye’ye iletmek üzere Türkiye’ye yaptığı ziyaret takip etti. Şibani burada, “10 Mart Anlaşması şu anda için kağıt üzerinde kalmıştır” açıklamasında bulundu.

Bu noktada şu soruya yanıt vermek istiyoruz: Neden 10 Mart Anlaşması kağıt üzerinde kalmaya başladı veya dönüştü?

10 MART ANLAŞMASI, SURİYE TARİHİNİN KRİTİK BİR ANINDA İMZALANDI

10 Mart Anlaşması, Suriye tarihinin kritik bir anında, yıllar süren savaş, bölünme ve dışlanmanın ardından, vatanı adalet ve vatandaşlık temelinde yeniden inşa etmek için samimi bir girişim olarak imzalandı. Anlaşma, ulusal sözleşmenin yeniden formüle edilmesi, hakları garanti altına alan ve Suriyeliler arasında birleştirici bir bağ olarak vatandaşlık kavramını yeniden değerli kılan çoğulcu, sivil bir devletin temellerini atma vaadini taşıyordu. Ancak, sahada yaşanan gerçekler tamamen farklı bir seyre işaret ediyor. HTŞ’ye bağlı geçici hükümet, anlaşma maddelerini görmezden gelmekle kalmıyor, aynı zamanda sistematik bir şekilde bu maddeleri baltalayarak ülkenin birliğini tehdit ediyor ve siyasi-toplumsal bölünmeyi derinleştiriyor.

Anlaşmanın imzalanmasından bu yana, maddeleri uygulamalı politikalara dönüştürülmedi; aksine, anlaşmanın ruhuna aykırı bir dizi eylemle karşı karşıya kalındı. Son anayasa bildirgesi, karar alma süreçlerindeki merkeziyeti yeniden üretiyor ve ülkenin geleceğinin şekillendirilmesinde ortak olması gereken toplumsal bileşenleri dışlıyor. Başkanlık makamından çıkan ve Kürt kültürel sembollerini görmezden gelen kararnameler ise, sadece idari bir sürçülisan değil, anlaşmanın öngördüğü çoğulculuğu reddeden dışlayıcı bir zihniyetin ifadesidir.

BÖLÜNMEYİ DERİNLEŞTİREN SAHA UYGULAMALARI

Sahada, Halep’teki Şeyh Meqsud ve Eşrefiye mahalleleri ile Tepka İlçesi’ndeki Dêr Hafır’a yönelik askeri saldırılar, ateşkes maddesinin açık bir ihlali olarak devam ediyor. Ayrıca, Kuzey ve Doğu Suriye Bölgesi ile Suriye’nin diğer bölgeleri arasındaki bağlantı yollarında ve Süveyda gibi ilçe ve mahallelerde uygulanan abluka politikaları sürüyor. Bu durum, Suriye coğrafyasını parçalayarak onu, birleştirici vatandaşlık yerine siyasi sadakate tabi güvenlik bölgelerine dönüştürme yönündeki sistematik eğilimi ortaya koyuyor.

İHLAL EDİLEN ANLAŞMA MADDELERİ

Birinci Madde: 10 Mart Anlaşması’nın birinci maddesi, tüm Suriyelilerin dini veya etnik kökenlerine bakılmaksızın, liyakate dayalı olarak siyasi süreçte ve devletin tüm kurumlarında yer alma haklarının garanti altına alınmasını öngörür. Ancak geçici Şam Hükümeti, anlaşmanın imzalanmasından iki gün sonra yayınladığı “Anayasa Bildirgesi” ile bu maddeyi ihlal etti. Bu bildirge, tüm Suriyelilerin haklarını görmezden geldi ve liyakat ve eşitlik ilkesiyle çelişerek, siyasi kararları tek bir grubun hakimiyetine teslim etti. Bunu, Halk Meclisi atamaları ve Suriye halkının üçte ikisinden fazlasının bu süreçlerin dışında bırakılması izledi.

İkinci Madde: Anlaşmanın ikinci maddesi, Kürt toplumunun Suriye devletinin asli bir parçası olarak tanınmasını ve vatandaşlık ve anayasal haklarının güvence altına alınmasını öngörür. Ancak Geçici Şam Hükümeti’nin 5 Ekim’de yayınladığı 188 sayılı Başkanlık Kararnamesi, Kürt kimliğinin inkarını yansıtmaktadır.

Üçüncü Madde: Anlaşmanın üçüncü maddesi, Suriye’nin tüm topraklarında ateşkesin sağlanmasını öngörür. Geçici Şam Hükümeti, Kuzey ve Doğu Suriye Bölgesi’ne yönelik saldırılarını durdurmadı; arada bir saldırılar düzenlemeye ve halka yönelik suçlar işlemeye devam ediyor. 20 Eylül’de Tepka İlçesi’ne bağlı Dêr Hafir kırsalındaki Üm et-Tine köyünde 8 sivilin hayatını kaybettiği son katliam ve Eşrefiye ile Şeyh Meqsud mahallelerine yönelik saldırılar buna en iyi örnektir.

Dördüncü Madde: Anlaşmanın beşinci maddesi, tüm Suriyeli yerinden edilmişlerin kentlerine ve köylerine güvenli bir şekilde dönüşünün sağlanmasını ve Suriye devleti tarafından korunmalarını garanti altına almayı öngörür. Şu anda geçici Şam Hükümeti’nin, Türkiye baskıları nedeniyle Afrin, Gire Spi (Tel Abyad) ve Serêkaniyê’den (Resulayn) yerinden edilmişlerin geri dönüşü için net bir planı bulunmuyor. Bu durum insani trajediyi daha da derinleştiriyor.

Beşinci Madde: Anlaşmanın yedinci maddesi, bölünme çağrılarının, nefret söyleminin ve Suriye toplumunun tüm bileşenleri arasına ayrılık tohumları ekme girişimlerinin reddedilmesini öngörür. Ancak geçici Şam Hükümeti’nin abluka politikaları ve yolları kesme uygulamaları, nefret söylemini besliyor ve bir yandan Kuzey ve Doğu Suriye Bölgesi ile Suriye’nin diğer bölgeleri arasındaki bağlantı yollarını keserken, diğer yandan Süveyda’yı kuşatarak coğrafi bölünmeyi pekiştiriyor.

Altıncı Madde: Anlaşmanın sekizinci maddesi, yürütme komitelerinin etkinleştirilmesini öngörür. Özerk Yönetim hazır olduğunu açıklamasına rağmen, geçici Şam Hükümeti herhangi bir adım atmadı. Bu durum siyasi iradenin yokluğunu ortaya koyuyor.

10 Mart Anlaşması’nın baltalanması, sadece müzakereler sonucu varılan maddelere bir ihlal değil, aynı zamanda bölünmeyi yeniden üreten ve birleşik bir Suriye fikrini tehdit eden politik bir eğilimi yansıtmaktadır. Bugün ihtiyaç duyulan, sadece bu politikaları ifşa etmek değil, aynı zamanda anlaşmayı uygulamaya koyacak ve Suriye’nin istikrarlı bir geleceğini inşa etmenin tek temeli olarak adalet, vatandaşlık ve çoğulculuk ilkelerini yeniden değerli kılacak sivil bir ulusal cephe oluşturmaktır.

SİVİL BİR ULUSAL CEPHEYE DOĞRU: KINAMADAN EYLEME

10 Mart Anlaşması maddelerinin bugün baltalanması, sadece politik bir başarısızlık olarak görülemez; bu, çoğulculuk, adalet ve vatandaşlık temelinde yükselen birleşik Suriye fikrine yönelik doğrudan bir tehdittir. Bu bölücü seyre karşı koymak için, kınamak veya ihlalleri kayıt altına almak yeterli değildir. Asıl gereken, askeri ve bölgesel kamplaşmaların ötesine geçen ve anlaşmayı, üzerine inşa edilebilecek ortak bir zemin olarak yeniden değerli kılacak sivil bir ulusal cephe inşa etmektir.

Bu cephe, çoğulcu, adil, adem-i merkeziyetçi bir Suriye’ye ve tüm bileşenlerinin haklarına saygı duyan siyasi ve toplumsal güçleri bir araya getirmelidir. İlk hedefi, askeri operasyonların durdurulmasından başlayarak, kurumların entegrasyonundan geçerek, yerinden edilmişlerin geri dönüşünün sağlanması ve siyasi temsillerinin garanti altına alınmasıyla sonuçlanacak şekilde, anlaşma maddelerinin hayata geçirilmesi için baskı oluşturmak olmalıdır.

Ayrıca, anlaşmaya himaye sağlamış olan uluslararası aktörler de, sadece sembolik açıklamalarla yetinmeyerek, uygulamanın sağlanması konusundaki sorumluluklarını üstlenmelidir. Çünkü bu anlaşma, sadece bir müzakere belgesi değil, tarafların ortak bir Suriye geleceği inşa etme konusundaki ciddiyetlerinin gerçek bir testidir.

Suriyelilerin devrimin ilk anlarında hayalini kurduğu Suriye hala mümkün, ancak bunun için siyasi iradeye ve vatan fikrini, bir çatışma alanı değil bir adalet mekanı olarak yeniden değerli kılacak örgütlü sivil harekete ihtiyaç var.

Ekrem BEREKAT

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Paylaş215Paylaş134
Önceki yazı

Türkiye ve İran’dan Ortak İstihabarat Hamlesi- ÖZEL HABER

Sonraki Haber

Pragmatist Rusya’nın Yeni Suriye Stratejisi- ÖZEL DOSYA

Son HABERLER

Makaleler

TC Soykırım Siyasetinden Hala Vazgeçmemiştir!

Yayınlayan Lêkolîn
28 May 2026
0
1.5k

Yüz yılı aşkın inkâr rejiminin...

Daha fazla okuDetails

Baba İhsak’tan Sırrı’ya, Adıyaman’ın Direniş Geleneği

23 May 2026
1.6k

Ortadoğu’nun Yeni Hesaplaşma Sahnesi: Suriye’nin Zorlanan Geleceği

21 May 2026
1.6k

Sanatçı Mem Ararat Ne Yapmak İstiyor?

17 May 2026
2.1k

Öne Çıkan Yazılar

  • ShamCash Uygulaması — Telefonunuzda Gerçekte Ne Yapıyor?- ÖZEL HABER

    557 Paylaşım
    Paylaş 223 Paylaş 139
  • Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

    539 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • Sanatçı Mem Ararat Ne Yapmak İstiyor?

    730 Paylaşım
    Paylaş 292 Paylaş 183
  • BAE’nin Suriye Hamlesi Ve Türkiye’nin Rahatsızlığı- ÖZEL DOSYA

    541 Paylaşım
    Paylaş 216 Paylaş 135
  • MİT ve Parastin’ın Kirli Planını Deşifre Ediyoruz!- ÖZEL HABER

    919 Paylaşım
    Paylaş 368 Paylaş 230

ShamCash Uygulaması — Telefonunuzda Gerçekte Ne Yapıyor?- ÖZEL HABER

Rojhilat İttifakı: Uluslararası Toplum, İran’ın İdam Suçlarına Karşı Tutum Almalıdır

HPG: Önderliğimizin Özgürlüğünü Sağlama Hedefinden Sapmayacağız

Devşirme Kişiliği ve Kimlik Yabancılaşması

BAE’nin Suriye Hamlesi Ve Türkiye’nin Rahatsızlığı- ÖZEL DOSYA

Rusya-Türkiye-Çin İş birliği: İran’a Drone ve Hizbullah’a Silah Desteği- HABER ANALİZ

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi | Lekolin

© 2025 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Yorum İlkesi

Takip Et

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç