Ortadoğu’da istihbarat dengeleri yeniden şekilleniyor. İsrail’in Suriye ve Lübnan’daki etkisini sınırlamak amacıyla ortak istihbarat operasyonları yürütürken El Heres El Sewri milislerinin Hizbullah’a aktardığı bilgiler, bu işbirliğin sahada nasıl işlediğini gözler önüne seriyor.
TÜRKİYE VE İRAN’DAN DERİNLEŞEN İSTİHBARAT İŞ BİRLİĞİ
El Heres El Sewri, İran’ın Suriye’deki askeri ve istihbarat yapılanmasının bir parçası olarak faaliyet gösteren bir örgütlenmedir. İran Devrim Muhafızları’na bağlı, Suriye rejimiyle iş birliği içinde çalışıyor olsa da doğrudan İran istihbaratına bağlıdır. Bu yapının gizli bir şekilde çalışması ve sayısal olarak 40-50 arasında tutulacağı biliniyor.
El Heres El Sewri milisleri, Lübnan Hizbullah güvenlik yöneticisi Hec Saber’e kritik bilgiler iletildiği öğrenildi. Aldığımız bilgilere göre, iletilen bu bilgilerde, İsrail’e bağlı radikal İslamcı grupların Hizbullah’a karşı saldırı planladığı ve bu gruplarda görev almış bazı isimlerin Lübnan’a geçiş yaptığı, yer alıyor. Bu bilgilerde, Beyrut’un Dahiye mahallesinde ve Lübnan’ın güneyinde patlamalar düzenlemeyi hedeflediği belirtildi. Listede adı geçen kişiler ise şöyle:
1.Useme E’kari: Eski Cebhet El Nusra sorumlusu. Tilkelex ve Reyhaniye’ye geçeceği öğrenildi.
2.Kifah Kesar: Trablus merkezli İslami grupların sorumlusu.
3.Mıhi El Din E’kari, eski Cebhet El Nusra mensubu, şimdi Lübnan’a yerleşip Suriye’ye geçecek.
4.Mustafa Werdan: Trablus ve Be’elbek arasında dolaşan İslami grup sorumlusu.
Bu isimlerin geçmişte El-Kaide bağlantılı yapılarla ilişkili olduğu ve şimdi Hizbullah’a karşı eylem hazırlığında oldukları bildirildi. Bu bilginin MİT tarafından, El Heres El Sewri için gönderildiği, aynı zamanda Hizbullaha füze ve silah gönderdiği bilgisine ulaşıldı. Türkiye, İsrail’in ajanları hakkında İran ile bilgi paylaşırken, MİT’in bu ajanlar üzerinde yaptığı araştırmaların birçok ülkede de yürütüldüğü belirtildi.
ESAD REJİMİ SONRASI TÜRKİYE’NİN STRATEJİK HAMLELERİ
Esad rejiminin devrilmesiyle birlikte Türkiye, kaçan rejim askerlerini kendi çıkarları doğrultusunda değerlendirme planlarını sitemiz Lekolin.org’un Tc’nin Suriye Stratejisi ve Askeri Eğitim Faaliyetleri adlı özel dosyasında ortaya koymuştu. Türk devleti, Suriye’deki siyasi ve askeri dinamikleri etkilemek amacıyla kampsamlı bir stateji izlediğini belirtmiştik. Türk devletinin Suriye’de askeri ve siyasi olarak geniş kapsamlı yürüttüğü bu strateji, eski Suriye rejiminden ayrılan subay ve askerlerin Türkiye’deki askeri üslerde eğitilmesi, Suriye Muhalefet Koalisyonu ile koordinasyon, Şam kırsalında karışıklık çıkarma planları ve QSD ile ittifakı bozma girişimleri gib çok katlmanlı unsurlardan oluşmaktadır.
Aynı zamanda, Şam hükümeti içinde kalan askerlerin azlığı nedeniyle bu kişilerin kritik pozisyonlara yerleştirilmesi de gündemde. Yine sitemiz Lekolin aynı haberinde, Suriye rejiminden ayrılan ve düşüşünden sonra Türkiye’ye götürülen subaylarına dikkat çekmişti. Eski rejim subaylarının askeri tugayları yönetebilecek kapasiteye ulaşması, liderlik, strateji geliştirme ve operasyonel yönetim becerilerinin kazandırılması hedeflenirken Suriye ordusunun yeniden yapılandırılması için yetkin kadroların oluşturulmakta olduğuna değinmişti.
Sitemizin daha önceden yayımlamış olduğu Hamas Diskalifiye Sıra Hizbullah’ta analizinde de, Hamas’ın dış desteklerini kaybetmesi ve Katar’dan sınır dışı edilmesinin ardından Hizbullah’a yönelik benzer bir sürecin başlayacağını belirtmişti. Türkiye ve İran ise bu baskıların sırayla kendilerine yönelmesini bekliyor. İran ve Türkiye ise sıranın kendilerine geleceğinin hesabını şimdiden yapma başladıklarını ve iç siyasetin yeniden dizaynı için arayışlara girdiklerini analizde belirtmiştik.




