Süleymaniye güvenlik güçleri (YNK) onbin kişiyle 21 Ağustos akşamı Laxur Şêx Cengi ve Dupişk(Akrep) güçlerinin kaldığı Lalezar Oteli merkezli bir operasyon başlattı. Ertesi sabah Pazar günü saat 03:00’te Lalezar’da çatışma başladı ve birkaç saat boyunca şiddetli şekilde devam etti. 4 saat süren çatışmalar ardından Lahur Şêx Cengî gözaltına alındı.
Kısaca bu operasyonun detaylarına ve perde arkasına bakacak olursak; Bu operasyon neden gerçekleşti? Ne zaman oldu? Hangi güçler katıldı? YNK içindeki durum nasıldı? İran, Türkiye ve Amerika’nın etkisi neydi? Operasyonun sonucu ne oldu ve nasıl sonuçlandı?
ÇATIŞMANIN GEÇMİŞİ
Bu çatışma ve anlaşmazlık, Bafil Talabani ile Lahur Şêx Cengî’nin YNK eşbaşkanları olduğu döneme denk geliyor. O dönemde Bafil Talabani YNK İktidarını ele geçirmeyi başardı. Lahur Şeyh Cangi KYB’den ihraç edildi ve tüm ortaklarını görevden aldı. Daha sonra Lahur Şeyh Cengi’ye yakın bazı kişiler tutuklandı. Daha sonra Lahur Şeyh Cangi, Halk Cephesi (eski adıyla Berey Gel) adında bir siyasi parti kurdu. KYB lideri, KYB’ye karşıtlık için kurulan bir parti olarak nitelendirdi ve çelişkiler daha da büyüdü. Lahur Şeyh Cangi ile Eji Emin, Mesrur Barzani ve Türkiye arasındaki ilişkiler gelişti ve günümüzde patlak veren çatışmaya neden oldu.
ÖLDÜRME İDDİASI
Lahur Şêx Cengî’nin tutuklanması kararı, birkaç kişinin yakalanmasının ardından alındı. YNK yetkililerine göre, bu kişiler YNK Lideri Bafil Talabani’ye suikast girişiminde bulunduklarını itiraf ettiler. Yakalanan kişiler, Lahur Şêx Cengî’ye yakın kişilerdi. Bu itirafların YNK liderine sunulması ardından Laxur Şêx Cengi ve arkasındaki kişilerin tutuklanmasına yine Dupişk güçlerinin ortadan kaldırılmasına karar verildi. Operasyondan önce birkaç gün boyunca Lahur Şêx Cengi’nin evi ve Dupişk güçleri denetime alındı ve izlendi.
İZİN VE HAZIRLIKLAR
Bafil Talabani operasyondan bir gün önce Bağdat’ı ziyaret ederek Şii liderler, Haşdi Şabi, hükümet yetkilileri ve Amerikalilar ile görüştü. Görüşme de Haşdi Şabi’den Hadî Amirî (Badr Partisi lideri), Qeyis XizAli (Esaiyb Ahlî Heq lideri) ve Reiyan Kildanî (Babiliyon Partisi lideri) hazır bulundu. Hükümet kanadından da Irak Başbakanı Muhammed Şiya Sudanî ve Nûrî Malikî katılıyor. Lahur Cengi’nin tutuklanması için KDP’nin Irak temsilcisi ve Amerikan konsolosluğundan bir yetkiliyle görüşüyor.
Haşdi Şabi, operasyonun yapılmasına izin verdi ve “Teslim olmazsa öldürürüz” uyarısı yaptı. Muhammed Şiya Sudanî ve Nûrî Malikî karşı çıktı; KDP ve Amerika ise operasyonu olumlu karşıladı. Bafil Talabani ise Amerikalı yetkililere, bunun mahkeme kararıyla yapılacağını belirtti.
RESMİ GÜÇLERİN OPERASYONU
Lahur Şêx Cengî’nin tutuklanması operasyonuna YNK’ye bağlı özel güçlerdi. Anti-Terör Güçleri (Süleymaniye), Komando Güçleri, Asayiş Operasyon Güçleri ve İkinci Destek Güçleri’nden (ağır silahlar) 10 bin güvenlik görevlisi katıldı. Operasyonun merkezi konumundaki Lalezar’da Lahur Şêx Cengî’ye bağlı Dupişk Güçleri’nden yaklaşık 100 kişi vardı. Anti-Terör güçleri, uluslararası anti-DAİŞ ittifakı tarafından destekleniyordu ama operasyon sırasında aktif bir rol almadılar ve Amerika tarafından engellendiler. Komando güçleri, son yıllarda YNK içindeki anlaşmazlıklar nedeniyle kurulan partizan birimlerdi ve sadece YNK liderinin emrindeydiler. İkinci Destek Güçleri, Kürdistan bölgesi sınırlarının korunmasından sorumluydu ve sivillere müdahalede kullanılamazdı.
Operasyonda ek olarak, yaklaşık 20 tank, yüzlerce zırhlı araç, obüs ve insansız hava araçları kullanıldı. Verilere göre, operasyon sırasında 3 YNK personeli ve Lalezar’dan 2 kişi hayatını kaybetti. Tanıklara göre ölü sayısı daha fazla ve operasyonlarda yüzlerce kişi de gözaltına alındı. Tutuklananlar arasında Lahur Şêx Cengî’nin kardeşi Polat ve Rêbiwar Heme Hacî Xalî (Dupişk Gücü sorumlusu) de var.
YNK İÇİNDEKİ MUHALİFLERİN DURUMU
Bafil Talabanî’nin YNK içindeki askeri müdahaleleri, özellikle partinin eski liderlerini etkiledi ve onların rolünü azalttı. Bazı YNK üyeleri (Mela Bextiyar, Berhem Salih, Şêx Cafer, Hakim Qadir, Mehmud Sengawî, Ednan Hemî Mîna ve bazı diğerleri) gizlice Lahur Şêx Cengî ile bağlantı kurdu ve fikirlerini paylaştı. Bu kişiler, Bafil Talabani saldırırsa destek vereceklerine söz verdiler. Bu bilgiler, Bafil Talabani’ye ulaşınca askeri operasyonu kendi açısından meşru gösterdi.
EJÎ AMÎN’İN ROLÜ
Ejî Amîn, YNK İstihbarat Ajansı’nın yöneticilerindendi ve 8 Temmuz’dan sonra ajans başkanı oldu. Bafil Talabani ile anlaşamadı ve aralarını bozacak bağımsız bir güç kurmak istedi. Bunun üzerine Bafil Talabani onu yakalamak istedi; o da KDP ile ilişki kurdu. Hakan Fidan ile temaslar kurdu ve bazı ortak işler yürüttü.
Ejî Amîn, YNK’nin parasını ve istihbarat bilgilerini KDP’ye teslim ederek Bafil Talabani ile anlaşmazlığı büyüttü. Sonuç olarak, Lahur Şêx Cengî ile Ejî Amîn, Bafil Talabani’ye karşı iş birliği yaptı. Lahur Şêx Cengî için askeri güç kurulması Ejî Amîn’in desteğiyle oldu. Operasyonda Ejî Amîn’e bağlı 16 asker Lalezar’a gönderildi; bazıları yakalandı, bazıları öldürüldü. Önceden Ejî Amîn, Bafel Talabanî’yi öldürmek istemişti ve bir seferinde Bafil Talabani’nin Hewler’den Süleymaniye’ye uçarken uçaksavarla hedef alınması planlanmış, ancak başarılı olunamamıştı.
YNK, Süleymaniye’de durumu bozma, suikast girişimleri ve silahlı gruplar kurma suçlamalarıyla Ejî Amîn’i partiden ihraç etti.
HAŞDİ ŞABİ’NİN ROLÜ
Her ne kadar Haşdi Şabi, İran’ın talimatıyla Lahur Şêx Cengî’nin öldürülmesini onaylamış olsa da, asker olarak doğrudan operasyonun içinde bulunmadılar. Sadece teknik destek verdiler; insansız hava araçları ile koordinasyon sağladılar. Bazı kaynaklar, Haşdi Şabi üyelerinin öldürüldüğünü doğrulamadı.
MİT VE PARASTIN’IN ROLÜ
Türkiye, Süleymaniye ve YNK üzerinde ekonomik ve siyasi ambargo uygulayarak operasyon öncesi MİT aracılığıyla stratejik rol aldı. Parastin, propaganda yaparak YNK’yi hedef aldı. MİT ve Parastin’in amacı, YNK’yi zayıflatmak ve Süleymaniye üzerindeki kontrolü artırmaktı. Lahur Şêx Cengî ile Ejî Amîn, MİT ve Hakan Fidan aracılığıyla yakın ilişkiler kurdu. Operasyonun planlanmasında, Bafil Talabani’nin öldürülmesi için MİT ve Parastin stratejik olarak Ejî Amîn ve Lahur Şêx Cengî’yi kullandı. KDP ise operasyonun Süleymaniye’de etkili olmasını sağlamak için destek verdi.
İRAN’IN ROLÜ
İran, 12 günlük İsrail-İran çatışması sırasında KDP ve Ejî Amîn’i İsrail aracılığıyla suçladı. Operasyon sırasında İranlıların yakalanması, Lahur Şêx Cengî’ye yakın kişiler tarafından KDP ve Ejî Amîn lehine kullanıldı. İran, hem KDP’den hem de bu kişilerden hesap sormak istedi. Haşdi Şabi’nin Lahur Şêx Cengî’yi tutuklaması da İran’ın talimatıyla gerçekleşti. İran, Ejî Amîn ve Lahur Şêx Cengî’yi kendi düşmanı olarak görüyor ve geçmişte bu kişilerle ilgili güvenlik ağları oluşturmuştu.
ABD VE İNGİLTERE’NİN DURUMU
ABD, Lahur Şêx Cengî’nin tutuklanmasını onayladı. Ancak operasyon düzeyinde, anti-terör güçlerinin kullanılmasını sınırladı ve DAİŞ’e karşı savaşta çaresiz kaldı. ABD, Lahur Şêx Cengî’ye dostça yaklaşırken, İngiltere ise tutuklamaya karşı çıktı; Lahur’un hayatının korunmasını istedi. İngiltere, vatandaşlık ve YNK yetkilileri aracılığıyla bilgilendirilmesi gerektiğini belirtti. ABD güçleri, Kürdistan bölgesinde operasyonu engellemek istemedi ama aktif katılmadı.
Sonuç olarak;
Her ne kadar bu anlaşmazlık ve operasyon, iki taraf arasında güç ve çıkar çatışması şeklinde görünse de, gerçekte Türkiye, İran, Amerika ve İngiltere arasında da dolaylı bir çekişme vardı. İran ve Türkiye, çatışmanın sınır ve ülkeleri etkilemesini önlemek istiyordu, ama kendi etkilerini artırmak istediler. ABD, bölgedeki varlığını korumak ve İran’a karşı güvenliği sağlamak istiyordu. Operasyonun arkasında Türkiye-KDP-Lahur Şêx Cengî ve İran-Haşdi Şabi-YNK ittifakları vardı. Operasyon, eğer önceden siyasi bir uzlaşma sağlanmamış olsaydı Lahur Şêx Cengî’nin tutuklanması veya Kürdistan Bölgesi’nde İngiltere’ye gönderilmesine kadar gidebilirdi.
Metin BARZAN





