{"id":6811,"date":"2020-03-15T01:49:27","date_gmt":"2020-03-14T22:49:27","guid":{"rendered":"https:\/\/lekolin.org\/turk-tarihsel-gercekligi-dosya-3\/"},"modified":"2020-03-15T01:49:27","modified_gmt":"2020-03-14T22:49:27","slug":"turk-tarihsel-gercekligi-dosya-3","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/turk-tarihsel-gercekligi-dosya-3\/","title":{"rendered":"T\u00fcrk Tarihsel Ger\u00e7ekli\u011fi \u2013 DOSYA (3)"},"content":{"rendered":"<p>05 Temmuz 2013 Cuma Saat 08:38<\/p>\n<\/p>\n<div class=\"detail content_14\" id=\"text_detail\">\n<div class=\"newsImage\">\n<b>Toplumlar\u0131n geli\u015fim diyalekti\u011fine g\u00f6re, halk, millet ve ulus olarak kimlik kazanma, bu geli\u015fim s\u00fcre\u00e7lerine \u00f6nderlik eden s\u0131n\u0131flar\u0131n damgas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131m\u0131\u015ft\u0131r. <\/b><\/p>\n<p>\t\t\t\t\t\t\t <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/lekolin.org\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/2968-1.jpg\">\n\t\t\t\t\t\t<\/div>\n<p>OSMANLI \u0130MPARATORLU\u011eUNDAN CUMHUR\u0130YETE<\/p>\n<p>Toplumlar\u0131n geli\u015fim diyalekti\u011fine g\u00f6re, halk, millet ve ulus olarak kimlik kazanma, bu geli\u015fim s\u00fcre\u00e7lerine \u00f6nderlik eden s\u0131n\u0131flar\u0131n damgas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131m\u0131\u015ft\u0131r. T\u00fcrklerdeki \u015fekillenme de, elbette ki T\u00fcrk hakim s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131n damgas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131mak durumundad\u0131r.<\/p>\n<p>G\u00f6\u00e7ebe boylar halinde ya\u015fayan T\u00fcrkler, k\u00f6lecilikle tan\u0131\u015fsalar bile, bir toplum bi\u00e7imi olarak k\u00f6lecili\u011fi ya\u015famad\u0131lar. S\u0131n\u0131fla\u015fman\u0131n daha ilk ad\u0131m\u0131nda iken, kendilerini daha ileri uygarl\u0131klar\u0131n ku\u015fatmas\u0131 alt\u0131nda buldular. Bu s\u00fcre\u00e7te \u015fekillenen y\u00f6netici aristokrat tabaka, toplumun kendi i\u00e7 dinamikleriyle ya\u015fanan bir geli\u015fmenin \u00fczerinde de\u011fil, daha \u00e7ok yabanc\u0131 egemen g\u00fc\u00e7lerle ili\u015f-ki-\u00e7at\u0131\u015fma ve onlara \u00f6yk\u00fcnme i\u00e7inde bi\u00e7imlendi. \u00c7in egemen s\u0131n\u0131flar\u0131na, Fars ve Bizans egemenli\u011fine \u00f6yk\u00fcnen T\u00fcrk egemenleri, kendilerinin damgas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan hi\u00e7 bir \u015fey \u00fcretmediler. Ve bu anlama gelmek \u00fczere, \u00f6z\u00fcnde yabanc\u0131 patentli oldular. Bu bak\u0131mdan, kurulan hi\u00e7 bir T\u00fcrk devleti, tarihteki genel anlam\u0131yla &#8220;ulusal&#8221; nitelik kazanmad\u0131. \u00d6rne\u011fin, O\u011fuzlar taraf\u0131ndan kurulan Sel\u00e7uklu Devleti, k\u0131sa s\u00fcrede kendi temeline yabanc\u0131la\u015farak, O\u011fuzlar \u00fczerinde adeta yabanc\u0131 bir i\u015fgalci g\u00fcc\u00fcn ta\u015f\u0131yabilece\u011fi karakteri kazand\u0131 ve bunun sonucu olarak yine kendi kurucular\u0131 taraf\u0131ndan y\u0131k\u0131ld\u0131. O\u011fuzlar\u0131n Kay\u0131 boyundan olan Osmanl\u0131 Beyli\u011finin devletle\u015fme s\u00fcreci de yine kendi halk temeline yabanc\u0131la\u015fma s\u00fcreci olarak belirdi.<\/p>\n<p>Osmanl\u0131 Devleti&#8217;ni olu\u015fturan s\u0131n\u0131flar, boy beyli\u011finden gasp edilen topraklar ve ba\u015fka halklara ait haz\u0131r de\u011ferler \u00fczerinde feodalle\u015fen militarist g\u00fc\u00e7lerdi. Osmanl\u0131 imparatorlu\u011fu askeri feodal bir devlet olarak do\u011fdu. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu s\u00fcrece damgas\u0131n\u0131 vuran egemen s\u0131n\u0131f, feodal s\u0131n\u0131f karakterini askeri \u015fiddet \u00fczerinde \u00f6ren bir s\u0131n\u0131ft\u0131. G\u00fc\u00e7l\u00fc bir ekonomik temeli, bir \u00fcretim ve y\u00f6netim k\u00fclt\u00fcr\u00fc, sanatta ve felsefede herhangi bir varl\u0131\u011f\u0131 yoktu. Bu anlamda da asl\u0131nda bir hi\u00e7tir. Tarihe giri\u015fi k\u0131l\u0131\u00e7la olan bu s\u0131n\u0131f, devlet olmaya y\u00f6neldi\u011finde, bu devletin karakteri de yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f bir \u015fiddet olmak durumundayd\u0131.<\/p>\n<p>T\u00fcrk egemenleri feodalle\u015fmeye ve devletle\u015fmeye do\u011fru giderken, kendilerini hangi temel \u00fczerinde in\u015fa edeceklerdi? Tarihi inceledi\u011fimizde, bu aray\u0131\u015f\u0131n onlarda yo\u011fun olarak ya\u015fand\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmekteyiz. Daha d\u00fcne kadar kendisi de ait oldu\u011fu boyla birlikte ak\u0131nlardan elde edilen talan ve ya\u011fma ile ya\u015fayan ve giderek bu temelde aristokratla\u015fan eski beyler, bir devlet g\u00fcc\u00fc haline gelebilmek i\u00e7in \u00f6ncelikle g\u00f6\u00e7ebe boy ya\u015fam\u0131n\u0131 ve boy bireyini kar\u015f\u0131s\u0131na almak durumundayd\u0131. Bu ise, d\u00fcnk\u00fc konumundan kopu\u015f, bir yabanc\u0131la\u015fma demekti. Her toplumda s\u0131n\u0131flar\u0131n do\u011fu\u015fu bir yabanc\u0131la\u015fma olay\u0131d\u0131r. Ve bu anlamda, T\u00fcrklerdeki s\u0131n\u0131fsal geli\u015fmenin do\u011furdu\u011fu bu durum da do\u011fal g\u00f6r\u00fclebilir. Ancak, burada bu yabanc\u0131la\u015fman\u0131n hangi maddi temel -birikim-\u00fczerinde oldu\u011fu \u00f6nemlidir. T\u00fcrk egemenleri, T\u00fcrk toplumsal yap\u0131s\u0131n\u0131n \u00f6z dinamikleriyle sa\u011flanan geli\u015fmesinin \u00fczerinde \u015fekillenmediklerine g\u00f6re, kendi boy temellerinden koparken alaca\u011f\u0131 g\u00fc\u00e7 kayna\u011f\u0131 bak\u0131m\u0131ndan d\u0131\u015fa do\u011fru a\u00e7\u0131lma ihtiyac\u0131 duymalar\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r.<\/p>\n<p>Kimli\u011fi belirleyen temel \u00d6l\u00e7\u00fclere vuruldu\u011funda, T\u00fcrk feodallerinin ideolojik seki \u0130leni\u015flerini Arap feodalizminin ideolojisi olan \u0130slamiyet\u2019ten, siyasal \u00f6rg\u00fctlenmelerini \u0130ran\u2019dan, toprak sistemini Bizans&#8217;tan ald\u0131klar\u0131 g\u00f6r\u00fclmektedir. Bu noktada kendilerine ait olan, tek olgu ise, askeri \u015fiddet yani zordur. K\u0131sacas\u0131 T\u00fcrk egemenleri, kozmopolit bir s\u0131n\u0131f olarak \u015fekillenmi\u015flerdir. Bulunduklar\u0131 s\u00fcre\u00e7te \u00e7\u0131karlar\u0131 neyi gerektiriyorsa, an\u0131nda o renge b\u00fcr\u00fcnm\u00fc\u015f, bu anlamda da hi\u00e7bir \u015feyi i\u00e7selle\u015ftirmemi\u015flerdir. Sahip \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131 veya gasp ettikleri her \u015feyi y\u00fczeysel bir \u015fekilde ya\u015fad\u0131klar\u0131 ve t\u00fckettikleri g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. \u00dcretime hi\u00e7bir katk\u0131da bulunmadan de\u011ferlere sahip \u00e7\u0131kma, \u00f6z\u00fcnde bir gasp etme olay\u0131d\u0131r. Arap egemenli\u011fi ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131klar\u0131nda ve dolay\u0131s\u0131yla Arap egemenli\u011fi alt\u0131na girdiklerinde kabul, ettikleri s\u00f6ylemede, hi\u00e7 bir zaman bir inan\u00e7 ve bir ideoloji olarak \u00f6zl\u00fc bi\u00e7imde kabul etmedikleri ve \u00fczerlerinde daima bir yama gibi duran \u0130slamiyet kar\u015f\u0131s\u0131ndaki durumlar\u0131 bu a\u00e7\u0131dan en tipik \u00f6rne\u011fi olu\u015fturmaktad\u0131r. T\u00fcrk egemenleri i\u00e7in \u0130slamiyet, kendi fetih\u00e7i karakterlerine denk d\u00fc\u015fen bir ideolojik k\u0131l\u0131\u00e7 olmu\u015ftur. \u00dcstelik bu k\u0131l\u0131c\u0131, sadece yay\u0131lmac\u0131 ama\u00e7lar do\u011frultusunda kullanmakla kalmam\u0131\u015flar, &#8220;ulusal \u00e7er\u00e7eve i\u00e7erisinde&#8221; de halk\u0131n k\u00f6lele\u015ftirilmesinin temel arac\u0131 yapm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>Bir s\u0131n\u0131f\u0131n ideolojik \u015fekilleni\u015fi ve niteli\u011fi onun karakter yap\u0131s\u0131n\u0131n ne \u00f6l\u00e7\u00fcde sa\u011flam oldu\u011funu ortaya koyar. Politika, ekonomik \u00e7\u0131karlar\u0131n yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f bir ifadesi ise, bu politikan\u0131n bir d\u00fc\u015f\u00fcnce sistemine oturtulmas\u0131 ideolojiyi ifade eder. T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flan a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011ferlendirildi\u011finde, talan ve ya\u011fma temeli \u00fczerindeki ekonomik \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n \u00fczerine oturttuklar\u0131 \u0130slamiyet\u2019i, T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131n ideolojik \u015fekillenmesi olmaktan \u00e7ok, kafalar\u0131n\u0131n \u00fczerine ge\u00e7irdikleri e\u011freti bir sar\u0131k olarak de\u011ferlendirmek daha do\u011fru olacakt\u0131r. Nitekim \u0130slam ideolojisine ne kadar inan\u00e7tan yoksun ve \u00e7\u0131karc\u0131 yakla\u015ft\u0131klar\u0131 Osmanl\u0131 sultanlar\u0131n\u0131n e\u011filim ve yakla\u015f\u0131mlar\u0131nda \u00e7ok somut olarak g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. \u00d6yle ki, Fatih Sultan Mehmet, bir \u0130slam imparatoru iken, Roma \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nu yeniden ya\u015fatma h\u00fclyas\u0131na kap\u0131l\u0131yor ve hatta Papa&#8217;dan iki damla su ile vaftiz olarak d\u00fcnya imparatoru olmas\u0131 yolunda bir \u00f6neri bile alabiliyor.<\/p>\n<p>&#8220;\u00c7ok \u00f6rnek verme gere\u011fini duymuyorum: Sel\u00e7uklular\u0131n b\u00fcy\u00fck sultan\u0131 I. Al\u00e2eddin Keykubat, uzun y\u0131llar Bizans saray\u0131nda ya\u015fad\u0131 ve Bizans kurumlar\u0131n\u0131 \u00f6\u011frendi. Fatih&#8217;in karde\u015fi ve Fatih&#8217;ten \u00f6nce bir ara yeni\u00e7erilerin Fatih&#8217;in yerine ge\u00e7irmek istedikleri Orhan \u00c7elebi, Bizans saray\u0131n\u0131n bir mensubu idi&#8221; (Y. K\u00fc\u00e7\u00fck)<\/p>\n<p>&#8220;\u0130stanbul fatihi bir taraftan kendisini hudutsuz kudret sahibi bir h\u00fck\u00fcmdar hissetmi\u015f ve bu fikri ger\u00e7ekle\u015ftirecek tedbirler alm\u0131\u015f ise, di\u011fer taraftan cihan\u015f\u00fcmul hakimiyet fikrini ciddi surette benimsemi\u015ftir. Onda bu fikrin muhtelif men\u015feleri (T\u00fcrk Mo\u011fol hakanl\u0131k, \u0130slami hilafet ve Roma imparatorluk fikri) olabilir. Fakat o zaman Fatih i\u00e7in Bizans taht\u0131na sahip olmak hususi bir ehemmiyet ta\u015f\u0131yordu. F\u00fctuhat\u0131n\u0131 garp H\u0131ristiyan alemine kar\u015f\u0131 yapacak cihad\u0131 ziyadesi ile kolayla\u015ft\u0131rabilirdi. Fatih&#8217;in \u0130talyan nedimelerine Roma tarihi okutarak bu ananeyi kavramaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 biliyoruz. Onun bu telakkiyi benimsemesinde etraf\u0131ndaki Bizansl\u0131 ve garpl\u0131 yak\u0131nlar\u0131 (Greorgios, Trepezistios, Krivoulos, Amirutzes. BenedettoDei, Garlal\u0131Yucopa, Criacod&#8217;Ancona vb.) \u015f\u00fcphesiz rol oynam\u0131\u015flard\u0131r.&#8221; (Aktaran, Y. K\u00fc\u00e7\u00fck, sy:53, Halil \u0130nalc\u0131k, Mehmet II. \u0130slam Ansiklopedisi, 7. cilt, s.513)<\/p>\n<p>Bu ideolojik savrulma-istikrars\u0131zl\u0131k, \u015f\u00fcphesiz ki bu s\u0131n\u0131f\u0131n dayand\u0131\u011f\u0131 ekonomik temelden kaynaklanmaktad\u0131r. Ekonomik, siyasal ve k\u00fclt\u00fcrel olarak kendi d\u0131\u015f\u0131ndaki yap\u0131lara dayanarak \u015fekillenme, \u00f6zde ya\u015fanan bo\u015fluk, d\u0131\u015fa \u00f6yk\u00fcnmeyi ve kendi halk temelinden kopmay\u0131 getirdi, demi\u015ftik. Hakim s\u0131n\u0131flar\u0131n halkla kopu\u015fmas\u0131 da, asl\u0131nda, \u00f6nce askeri \u00f6rg\u00fctlenmede ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor. Daha boylar\u0131n yerle\u015fik ya\u015fama ge\u00e7i\u015fi s\u00fcrecinde ortaya \u00e7\u0131kan bu durum, beylerin ve giderek Osmanl\u0131 sultanlar\u0131n\u0131n sava\u015flarda esir al\u0131nan gayrim\u00fcslim halklar\u0131n \u00e7ocuklar\u0131ndan dev\u015firilen ordular \u00f6rg\u00fctlemeleri ile somutla\u015f\u0131yor. On d\u00f6rt-on sekiz ya\u015f aras\u0131ndaki gayrim\u00fcslim \u00e7ocuklar imparatorluk ordusunun asker kayna\u011f\u0131n\u0131 olu\u015ftururken, ayn\u0131 zamanda devletin y\u00f6netici kadrolar\u0131 olarak da e\u011fitiliyorlar. B\u00f6ylece, belki de tarihte ilk kez bir devlet kendi halk\u0131na kar\u015f\u0131 yabanc\u0131lardan dev\u015firilmi\u015f bir ordu ve devlet \u00f6rg\u00fctlemesiyle kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131k\u0131yor. Burada, T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131n halktan duyduklar\u0131 b\u00fcy\u00fck korkunun ifadesi vard\u0131r. Asl\u0131nda T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flar\u0131, bu politikalar\u0131yla halk\u0131n elindeki sava\u015f\u00e7\u0131l\u0131k g\u00fcc\u00fcn\u00fc almak istiyorlar ve bunu yaparken kendi halklar\u0131na kar\u015f\u0131 adeta bir i\u015fgal ordusu \u00f6rg\u00fctleme ihtiyac\u0131n\u0131 duyuyorlar. Yeni\u00e7eri ordusu bu ihtiyac\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Osmanl\u0131 devlet y\u00f6netiminde &#8220;T\u00fcrkl\u00fck \u201cten uzakla\u015fma giderek derinle\u015fen bir seyir izlemektedir. T\u00fcrk feodal egemenleri T\u00fcrk halk\u0131na hi\u00e7bir \u015fey vermiyor, sadece bask\u0131 ve \u015fiddet temelinde ruhuna kadar b\u00fct\u00fcn varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 gasp etmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlar. Devleti y\u00f6netenlerle halk aras\u0131nda hi\u00e7bir ba\u011f aranmamal\u0131d\u0131r. &#8220;T\u00fcrk &#8221; ad\u0131n\u0131n bile a\u015fa\u011f\u0131lanma \u00f6\u011fesi olarak de\u011ferlendirildi\u011fi y\u00f6netici s\u0131n\u0131flar i\u00e7in halk, k\u00f6lelik stat\u00fcs\u00fc bile tan\u0131nmayacak bir de\u011ferdedir.<\/p>\n<p>&#8220;T\u00fcrk s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc bir a\u015fa\u011f\u0131lama olarak kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00f6ylece a\u015fa\u011f\u0131lamaya, u\u011frayanlar ise ba\u015fl\u0131ca Anadolu k\u00f6yl\u00fcs\u00fc olmu\u015ftur. Anadolu halk\u0131n\u0131 bask\u0131 alt\u0131nda tutanlar ise Sir Paul Rycaut&#8217;un g\u00f6zlemlerine g\u00f6re, her ulustan, a\u00e7g\u00f6zl\u00fcl\u00fck ve k\u00f6t\u00fcl\u00fckte en \u00f6nde gelen kimselerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Osmanl\u0131 Devleti bu gibi ki\u015filere kuca\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Osmanl\u0131 Devleti&#8217;nin sivil egemen \u00e7evreleri kendili\u011finden bu gibi unsurlardan olu\u015fmaya ba\u015flarken, gerek sivil gerekse askeri y\u00f6netici s\u0131n\u0131f da bilin\u00e7li diyebilece\u011fimiz bir politika ile &#8220;yabanc\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; Bu geli\u015fmenin y\u00f6ntemli bir durum kazanmas\u0131, Fatih Sultan Mehmet d\u00f6nemine rastlamaktad\u0131r. Fatih Sultan Mehmet&#8217;in h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k d\u00f6nemi, y\u00f6netici kadrolar\u0131n T\u00fcrkler d\u0131\u015f\u0131nda \u00f6zellikle se\u00e7ilmeye ba\u015fland\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemdir. Devlet y\u00f6neticileri, &#8216;Enderun&#8217;dan al\u0131n\u0131yordu. Enderuna ise T\u00fcrk olmayan dev\u015firme kap\u0131kulu ocaklar\u0131n\u0131n se\u00e7kinleri girebiliyorlard\u0131. Padi\u015fahtan sonra en y\u00fcksek g\u00f6rev yeri olan vezir-i azamilk, hemen hemen hep T\u00fcrk olmayanlar\u0131n elindeydi. Nitekim XV. y\u00fczy\u0131l ortalar\u0131ndan, yani Fatih Sultan Mehmet d\u00f6neminden XVI. y\u00fczy\u0131l ortalar\u0131na de\u011fin g\u00f6rev yapan 48 vezir-i azamdan yaln\u0131zca 4&#8217;\u00fc T\u00fcrk t\u00fcr.&#8221; (\u00c7. Yetkin, T\u00fcrk Halk Hareketleri ve Devrimler, sy:115-116)<br \/>Saray ve halk iki ayr\u0131 d\u00fcnyay\u0131 ifade etmektedir. Saray, devleri y\u00f6netenlerin &#8220;milli&#8221; kimli\u011fi ile d\u00fc\u015f\u00fcnce ve ya\u015fay\u0131\u015f tarzlar\u0131yla T\u00fcrk halk ger\u00e7e\u011fiyle hi\u00e7bir ili\u015fkisi olmayan \u00f6zellikleri sergilerken, halk k\u00f6ylerde ve da\u011flarda tam bir sefalet i\u00e7indedir. Osmanl\u0131 saray ya\u015fam\u0131, \u00fczerinden atlanarak, ge\u00e7ilebilecek bir olgu de\u011fildir. Saray her t\u00fcrl\u00fc entrikan\u0131n, siyasal ve sosyal ahlaks\u0131zl\u0131\u011f\u0131n kaynad\u0131\u011f\u0131 bir c\u00fcruf gibidir. Halkla hi\u00e7bir ba\u011flan olmayan sultanlar, yine halkla hi\u00e7bir ba\u011flar\u0131 olmayan d\u00f6nme saray erkan\u0131n\u0131n ku\u015fatmas\u0131 alt\u0131nda, sefahatin sefaleti i\u00e7erisinde ya\u015famaktad\u0131rlar. \u00d6yle ki, sarayla halk\u0131n konu\u015ftu\u011fu dil bile ayr\u0131d\u0131r. Halk saray\u0131n, saray da halk\u0131n dilinden anlamamaktad\u0131r. Osmanl\u0131 sultanlar\u0131n\u0131n \u00f6nemli bir \u00e7o\u011funlu\u011funun anneleri yada e\u015fleri yabanc\u0131 kad\u0131nlard\u0131r. Sarayda Fars\u00e7a, Arap\u00e7a, Slavca vd. her dil kullan\u0131lmaktad\u0131r. \u015eehzadeler yabanc\u0131 dille e\u011fitilmektedirler, T\u00fcrk\u00e7e ise halk dili olarak k\u00fc\u00e7\u00fcmsenen bir dildir. Dinlenen musiki, edebiyat dili Fars\u00e7a ve Arap\u00e7ad\u0131r. Yaz\u0131m dili olarak da, Fars\u00e7a, Arap\u00e7a ve T\u00fcrk\u00e7e kar\u0131\u015f\u0131m\u0131ndan olu\u015fan Osmanl\u0131ca kullan\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Kozmopolitizm hi\u00e7bir de\u011fer tan\u0131maz. Kozmopolitizm, k\u00fclt\u00fcrlerin bir kayna\u015fmas\u0131 de\u011fildir. Saray kozmopolit bir yap\u0131lanma olarak her t\u00fcrl\u00fc \u00e7\u00fcr\u00fcmenin, yozlu\u011fun merkezidir. Halk sadece bir tebaa olarak g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnden siyasal m\u00fccadelede yeri yoktur, iktidar i\u00e7in b\u00fct\u00fcn m\u00fccadeleler sarayda ve saray i\u00e7in darbeler bi\u00e7imindedir. Bu ise akla gelmedik her t\u00fcrl\u00fc entrika, komplo ve cinayetin saray ili\u015fkilerine hakim olmas\u0131 demektir. Nitekim bu iktidar m\u00fccadelesinde en yak\u0131n kan ba\u011flar\u0131 bile geri \u00e7ekici bir rol oynayamam\u0131\u015f, y\u00fczlerce \u015fehzade, vezir ve devlet adam\u0131 ac\u0131mas\u0131zca \u00f6ld\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Asl\u0131nda burada, T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131n dikkat \u00e7ekilmesi gereken bir y\u00f6n\u00fc daha g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Bu kanl\u0131 iktidar m\u00fccadelesi salt bir birinin yerine ge\u00e7me ama\u00e7l\u0131 de\u011fildir. Ayn\u0131 zamanda siyasal birlik ancak bu temelde sa\u011flanabilece\u011finden ve saray \u00e7evresinin de \u00e7\u0131karlar\u0131 bunu gerektirdi\u011findendir. Siyasal birlik, y\u00f6netici s\u0131n\u0131flar i\u00e7inde bile ancak birbirini bo\u011fazlama temelinde sa\u011flanabilmektedir. Bunun halka do\u011fru yans\u0131mas\u0131 ise, \u00e7ok daha kanl\u0131d\u0131r. Saray, kanl\u0131 \u00e7\u0131karlar ittifak\u0131d\u0131r. B\u00fct\u00fcn \u00e7\u0131karlar ise, yine ya\u011fma ve talana dayanmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Saray askeri egemenlik sahas\u0131nda oldu\u011fu gibi, toplumdaki ekonomik-k\u00fclt\u00fcrel geli\u015fme sahas\u0131n\u0131 da b\u00fct\u00fcn\u00fcyle kendine ba\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Toplumun b\u00fct\u00fcn geli\u015fme dinamikleri en \u00fcstte t\u0131kanm\u0131\u015ft\u0131r. T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flar\u0131, zaten tarihin bu ara a\u015famas\u0131n\u0131n toplum \u00fczerindeki denetimini s\u00fcrd\u00fcrebilmek ve kendi egemenliklerini y\u00fcr\u00fctebilmek i\u00e7in, bir yandan toplumu durdurmak, 6te yandan da d\u0131\u015far\u0131daki geli\u015fme \u00f6\u011felerine yaslanmak zorundayd\u0131lar. Egemen olabilmek i\u00e7in Arap egemenlerini y\u00fcceltmeleri, hatta bu y\u00fcceltmeyi &#8220;T\u00fcrk\u00fcn&#8221; a\u015fa\u011f\u0131lanmas\u0131yla alenen b\u00fct\u00fcnle\u015ftirmeleri, \u00e7\u0131karlar\u0131 gerektirdi\u011fi i\u00e7indir, ayn\u0131 tutumu daha Sonraki s\u00fcre\u00e7lerde Avrupa kapitalizmi kar\u015f\u0131s\u0131nda da s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015flerdir.<\/p>\n<p>Elbette ki, halk \u00fczerindeki a\u011f\u0131r hakimiyet sessizce sa\u011flanmam\u0131\u015ft\u0131r. T\u00fcrk egemenleri belirtilen \u00f6zellikler ve ili\u015fkilerle \u015fekillenirken, b\u00fct\u00fcn halk ger\u00e7ekliklerinde oldu\u011fu gibi, k\u0131rda da bir halk \u015fekillenmesi ortaya \u00e7\u0131kmaktayd\u0131. Daha \u00f6nce, beyleri kendisi se\u00e7en ve g\u00f6\u00e7ebe ya\u015fam i\u00e7inde ortak bir ya\u015fam\u0131 payla\u015fan alt kesim, devletle\u015fme s\u00fcreci i\u00e7inde bu kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 ya\u015famaya ba\u015flad\u0131. Bu ilk kopu\u015fma, B\u00fcy\u00fck ve Anadolu Sel\u00e7uklular\u0131nda belirginle\u015fip, Osmanl\u0131&#8217;da \u00e7ok daha keskin bir hal ald\u0131. Sel\u00e7uklular\u0131n medreselerinde e\u011fitilen ulema, boy i\u00e7indeki eski bilgeler de\u011fildi. Osmanl\u0131&#8217;da&#8221; Enderun&#8217;da yeti\u015ftirilen devlet y\u00f6neticilerinin b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011fu, kendisine ait g\u00f6remeyece\u011fi insanlard\u0131. T\u00fcrk k\u00f6yl\u00fcs\u00fc i\u00e7in devlet, sava\u015f, askerlik, \u00f6l\u00fcm vergi dernekti. Saraya hi\u00e7 bir yak\u0131nl\u0131k duymad\u0131klar\u0131, onu adeta bir yabanc\u0131 egemen bir g\u00fc\u00e7 gibi de\u011ferlendirdikleri g\u00f6r\u00fclmektedir.<\/p>\n<p>\u00c7etin Yetkin, &#8220;T\u00fcrk Halk Hareketleri ve Devrimler&#8221; adl\u0131 kitapta konuyla ilgili olarak \u015funlar\u0131 yazmaktad\u0131r: &#8220;Her g\u00fcn daha \u00e7ok ezilen T\u00fcrk halk\u0131, bu geli\u015fimin kar\u015f\u0131s\u0131na bazen mizah duygusuyla, bazen de nefret ve kin ile \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6rne\u011fin halk aras\u0131nda vezirlerin s\u00fcnnetsiz olduklar\u0131na ve bu nedenle de sava\u015flarda yenik d\u00fc\u015f\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcne ili\u015fkin, ya da Kanuni d\u00f6neminde bir divan katibinin divandan \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131nda, &#8216;esir pazar\u0131ndan geliyorum&#8217; diyerek t\u00fcm divan \u00fcyelerinin T\u00fcrk olmayan k\u00f6le k\u00f6kenli, yani dev\u015firme olduklar\u0131n\u0131 ifade eden esprisi, halk aras\u0131nda f\u0131kra olarak anlat\u0131lmaktad\u0131r. Ama T\u00fcrk halk\u0131 \u00e7o\u011fu zaman Osmanl\u0131\u2019dan can\u0131n\u0131 hi\u00e7e sayacak kadar nefret etmi\u015ftir. \u00d6rne\u011fin Kanuni Sultan S\u00fcleyman d\u00f6neminde T\u00fcrkiye&#8217;de bulunan el\u00e7i Busbeeg&#8217;in anlatt\u0131\u011f\u0131 \u015fu olay bu nefretin ne denli k\u00f6kl\u00fc oldu\u011funu kan\u0131tlar:<\/p>\n<p>&#8220;\u0130stanbul&#8217;da bulundu\u011fum s\u0131rada, T\u00fcrk karargah\u0131ndan yeni d\u00f6nm\u00fc\u015f bir adam bana bir hikaye anlatt\u0131. Asyal\u0131 (Anadolulu) kavimlerin Osmanl\u0131 dinini ve saltanat\u0131n\u0131 ne kadar sevmediklerini g\u00f6stermek \u00fczere bunu size hikaye etmekten memnun olaca\u011f\u0131m. S\u00f6ylendi\u011fine g\u00f6re S\u00fcleyman avdet ederken bir Asyal\u0131&#8217;n\u0131n (Anadolulunun) evinde misafir olmu\u015f ve geceyi orada ge\u00e7irmi\u015ftir. Sultan gittikten sonra ev sahibi b\u00f6yle bir misafirin v\u00fccudu ile evinin murdar oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnerek onu sular, t\u00fcts\u00fcler ve birtak\u0131m ayinlerle tastir etmi\u015ftir. Bu, S\u00fcleyman&#8217;a hikaye edildi\u011fi zaman, adam\u0131n katledilmesi ve evinin k\u00f6k\u00fcnden yak\u0131lmas\u0131n\u0131 emreylemi\u015f&#8230;&#8221; (age., s.117-8)<\/p>\n<p>Bir \u00f6nceki ba\u015fl\u0131k alt\u0131nda, T\u00fcrk boylar\u0131n\u0131n ak\u0131nlar halinde Orta Asya&#8217;dan koparken hen\u00fcz s\u0131n\u0131fla\u015fman\u0131n ba\u015flang\u0131\u00e7 a\u015famas\u0131nda olduklar\u0131n\u0131, ekonomik ya\u015fam kaynaklar\u0131 talan ve ya\u011fma oldu\u011fu ve boyun b\u00fct\u00fcn \u00fcyeleri &#8220;ok ve yay&#8221; sahibi asker olduklar\u0131 i\u00e7in s\u0131n\u0131fsal ki\u015filik bulman\u0131n s\u00f6z konusu olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve daha \u00e7ok d\u0131\u015ftan gelen tehlikelere kar\u015f\u0131 ortak \u00e7\u0131kar etraf\u0131nda bir ya\u015fam ve ruh birli\u011finin varl\u0131\u011f\u0131ndan bahsedilebilece\u011fini belirtmi\u015ftik. \u00c7\u0131kar ayr\u0131\u015fmas\u0131 elbette ki ayr\u0131 ya\u015fam ve ruh \u015fekillenmesini de birlikte getirecektir. Gerek B\u00fcy\u00fck ve Anadolu Sel\u00e7uklu Devletleri&#8217;nde ve gerekse de Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nda, egemenlerin ya\u015fam tarz\u0131yla g\u00f6\u00e7ebelikten yerle\u015fikli\u011fe zorlanan halk\u0131n ya\u015fam ko\u015fullar\u0131, \u00f6nce ne kadar &#8220;ayn\u0131l\u0131k&#8221; g\u00f6steriyorsa, bu kez de o \u00f6l\u00e7\u00fcde iki u\u00e7 kutup bi\u00e7iminde \u015fekillenmi\u015ftir. \u00d6rne\u011fin, T\u00fcrk beyleri \u00e7\u0131karlar\u0131 denk d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcnde \u0130slamiyet&#8217;i kabul etmekte hi\u00e7bir teredd\u00fct g\u00f6stermezken, halk \u0130slamiyet\u2019e kar\u015f\u0131 y\u00fczy\u0131llarca s\u00fcren bir direni\u015f ya\u015fam\u0131\u015f. En \u00e7ok inanm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnmek zorunda kald\u0131\u011f\u0131 s\u00fcre\u00e7te bile kendi \u015eaman geleneklerini s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Nitekim \u00f6zellikle, T\u00fcrkmen boylar\u0131, hakim s\u0131n\u0131f ideolojisi olan S\u00fcnnili\u011fi hi\u00e7bir zaman benimsememi\u015f ve Alevilik etraf\u0131nda \u00f6rg\u00fctlenerek hakim ideolojiye kar\u015f\u0131 tav\u0131r koymu\u015ftur. T\u00fcrkmen boylar\u0131n\u0131n merkezi otoriteye kar\u015f\u0131 uzun y\u0131llar s\u00fcren direni\u015fleri, tarihsel a\u00e7\u0131dan ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, uygarl\u0131k kar\u015f\u0131s\u0131nda bir tutum gibi g\u00f6r\u00fcnse de, \u00f6z\u00fcnde \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc bir halk direni\u015fini ifade etmektedir. T\u00fcrkmenler, bu direni\u015fleriyle ger\u00e7ekte \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerini teslim etmek istememi\u015f ve bu ama\u00e7la y\u00fczbinler halinde katledilmeyi bile g\u00f6ze alm\u0131\u015flard\u0131r. Anadolu Sel\u00e7uklular\u0131 d\u00f6neminde T\u00fcrkmenler \u2018in Baba Ishak \u00f6nderli\u011findeki ayaklanmalar\u0131 \u00f6zellikle hat\u0131rlanmal\u0131d\u0131r. Baba Ishak ayaklanmas\u0131n\u0131n, daha sonraki halk ayaklanmalar\u0131yla son derece \u00f6nemli ortak bir \u00f6zelli\u011fi vard\u0131r. Baba Ishak&#8217;\u0131n \u00f6\u011fretisi, \u015f\u00f6ylece \u00f6zetlenebilir: Baba Ishak, T\u00fcrkmenlere u\u011frad\u0131klar\u0131 haks\u0131zl\u0131klar\u0131 anlat\u0131yor, buna kar\u015f\u0131l\u0131k Sel\u00e7uklu Devleti ileri gelenleri ile zenginlerin ahlak kurallar\u0131ndan ne denli uzakla\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne seriyor, b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131n e\u015fit haklara sahip olduklar\u0131 halde, bu az\u0131nl\u0131k taraf\u0131ndan haklar\u0131n\u0131n gasp edilmi\u015f oldu\u011funu anlat\u0131yordu. Baba Ishak, T\u00fcrkmenlere Sel\u00e7uklu Devleti&#8217;nin y\u0131k\u0131laca\u011f\u0131n\u0131, yine bu haks\u0131zl\u0131klar\u0131 gidererek, yeni bir d\u00fczen kurulaca\u011f\u0131n\u0131 vaat ediyordu. Ne var ki, bu d\u00fczenin ger\u00e7ekle\u015fmesini sa\u011flamak i\u00e7in bir ihtilal yap\u0131lmas\u0131 gerekiyordu. Bunun i\u00e7in de T\u00fcrkmenler onun i\u015faretini beklemekteydiler. Bu fikirlerin ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir sonucu olarak Baba Ishak, T\u00fcrkmenler d\u0131\u015f\u0131nda kalan \u00f6teki etnik ve dinsel gruplara da \u00e7a\u011fr\u0131da bulunuyordu.&#8221; (age. s. 55)<\/p>\n<p>Baba Ishak eylem i\u015fareti verdi\u011finde 50.000 insan harekete ge\u00e7iyor. &#8220;Baba Ishak&#8217;\u0131n \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131 \u00fczerine Anadolu halk\u0131,&#8230;kar\u0131nca ve \u00e7ekirgeler gibi hemen ayaklanm\u0131\u015f, s\u00f6zle\u015ftikleri g\u00fcn ve saatte isyan bayra\u011f\u0131n\u0131 kald\u0131rm\u0131\u015flard\u0131r. T\u00fcrkmenler \u2018den ba\u015fka, bu eyleme her ulustan kat\u0131lanlar vard\u0131. Din, ulus ay\u0131rt ekmeksizin s\u00fcr\u00fcler bir yere geldiler.&#8221;<\/p>\n<p>Burada \u00fczerinde vurgu yap\u0131lmas\u0131 gereken y\u00f6n, propagandan\u0131n kapsam\u0131, i\u00e7eri\u011fi ve eyleme \u00e7ekti\u011fi dinsel ve ulusal k\u00f6kenlerin farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Ayn\u0131 \u00f6zellikler \u015eeyh Bedrettin isyan\u0131nda \u00e7ok daha g\u00fc\u00e7l\u00fc olarak g\u00f6r\u00fclmekledir. Babai isyan\u0131, kral\u0131n Frank askerleri ile bast\u0131r\u0131l\u0131yor. Yani T\u00fcrk egemenleri de, bu i\u00e7 sava\u015fta &#8220;ulusal&#8221; kuvvetlerle sonuca gitmiyorlar. Egemenlerde de halkta da salt ulusal zemine dayanmama var, ama bunlar iki ayr\u0131 kutba do\u011frudur. Egemenler yabanc\u0131lara kiral\u0131k asker olmaktan, yabanc\u0131lardan dev\u015firilmi\u015f ordular kurmaya, kiral\u0131k askerlerle halk isyanlar\u0131n\u0131 bast\u0131rmaya, devlet y\u00f6netiminin b\u00fct\u00fcn\u00fcyle d\u00f6nme \u00f6\u011felere dayanmaya ve daima yabanc\u0131 g\u00fc\u00e7lere \u00f6yk\u00fcnmeye, u\u015fakl\u0131\u011fa oynarken  T\u00fcrk halk\u0131 da di\u011fer u\u00e7tan, \u00e7a\u011f\u0131m\u0131zda bile e\u015fine ender rastlanan enternasyonalist d\u00fc\u015f\u00fcnce ve eylemin sahibi olmu\u015ftur. \u015eeyh Bedrettin isyan\u0131 bu konuda en g\u00fc\u00e7l\u00fc \u00f6rneklerdendir.<\/p>\n<p>Musa ve Mehmet \u00c7elebiler aras\u0131ndaki iktidar sava\u015f\u0131 bo\u015flu\u011fundan yararlanan, ama esas olarak imparatorlukta kurumla\u015fan b\u00fct\u00fcn olumsuz \u00f6zelliklere kar\u015f\u0131, her ulus ve dinden halk kitlelerinin \u00f6z taleplerinin temsilcisi olan \u015eeyh Bedrettin ve arkada\u015flar\u0131 (ortaklar), savunduklar\u0131 tezlerle &#8220;ilkel kom\u00fcnizmin&#8221; Anadolu topraklan i\u00e7inde \u00e7i\u00e7ekleni\u015fi olmu\u015flard\u0131r. \u015eeyh Bedrettin&#8217;in \u00f6\u011fretisinde ulus ve din fark\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, s\u0131n\u0131fsal e\u015fitsizli\u011fe de yer yoktur. Ona g\u00f6re &#8220;yarin yana\u011f\u0131ndan ba\u015fka, her yerde, her \u015feyde hep beraber.&#8221; olmak vard\u0131r. Bir hukuk bilgini olan \u015eeyh Bedrettin, e\u011fitimini Konya ve esas olarak da M\u0131s\u0131r&#8217;da g\u00f6r\u00fcyor. 1411&#8217;de Musa \u00c7elebi&#8217;nin kazaskeri oluyor. Musa \u00c7elebi&#8217;nin yenilgisinden sonra Iznik&#8217;e s\u00fcrg\u00fcn ediliyor, m\u00fcritleri olan B\u00f6rkl\u00fcce Mustafa ve Torlak Kemal ayakland\u0131klar\u0131 s\u0131rada o hala s\u00fcrg\u00fcn yerinde bulunuyor. G\u00f6r\u00fc\u015fleri incelendi\u011finde g\u00f6r\u00fclmektedir ki, \u015eeyh Bedrettin \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n \u00e7ok ilerisinde bir insand\u0131r. O da bunu \u00e7ok iyi bilmektedir: &#8220;Ger\u00e7ek tasavvuf\u00e7u, hi\u00e7bir insan g\u00f6z\u00fcn\u00fcn g\u00f6rmedi\u011fi, hi\u00e7bir insan kula\u011f\u0131n\u0131n i\u015fitmedi\u011fi, hi\u00e7bir insan g\u00f6nl\u00fcn\u00fcn sezmedi\u011fi \u015feyleri bilir. Onlar\u0131 halka kafalar\u0131n\u0131n alabilece\u011fi, uygun bir \u015fekilde anlat\u0131r. Ama asl\u0131n\u0131 i\u00e7inde gizler. E\u011fer halk bunlar\u0131 \u00f6\u011frense, kendilerini \u00f6ld\u00fcr\u00fcrler. Ara\u015ft\u0131rma yoluna girenlerin \u00e7o\u011funda kat\u0131ks\u0131z ara\u015ft\u0131rma yetene\u011fi yoktur. Dolay\u0131s\u0131yla onlara ger\u00e7ekler hemen a\u00e7\u0131klan\u0131rsa, tabiatlar\u0131 onu kabul etmekten \u00fcrker  a\u00e7\u0131klayanlara da sap\u0131k ve kafir g\u00f6z\u00fcyle bakarlar&#8221; (age. sy. 86-87) demektedir.<\/p>\n<p>\u015eeyh Bedrettin&#8217;i iki a\u00e7\u0131dan \u00f6rnek vermek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. O, d\u00f6nemine g\u00f6re ger\u00e7ek bir ayd\u0131nd\u0131r. Ve hem de saraya kadar girmi\u015f &#8220;bir ayd\u0131nd\u0131r. Ancak Osmanl\u0131 saray\u0131nda veya devlet kurumlar\u0131nda yeti\u015fmi\u015f bir &#8220;ulema&#8221; de\u011fildir. G\u00f6r\u00fc\u015fleri ve eylemiyle, ayd\u0131n\u0131n halk\u0131n \u00f6z taleplerinin temsilcisi, \u00f6rg\u00fctleyicisi ve \u00f6nderi oldu\u011funu \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n \u00e7ok ilerisindeki bir \u00f6rnekle g\u00f6stermektedir. Sarayda kazasker olmas\u0131, onun s\u0131n\u0131fsal tercihi a\u00e7\u0131s\u0131ndan hi\u00e7bir \u015feyi de\u011fi\u015ftirmemi\u015f, tersine bulundu\u011fu zemini ama\u00e7lan i\u00e7in kullanmay\u0131 bilmi\u015ftir. Ama esas olarak, devlet mekanizmas\u0131 i\u00e7inde sonu\u00e7 al\u0131namayaca\u011f\u0131n\u0131, egemen s\u0131n\u0131flarla halk\u0131n \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fcne kar\u015f\u0131tl\u0131k i\u00e7erdi\u011fini g\u00f6rm\u00fc\u015f ve bunun gereklerini \u00e7ekinmeksizin hayata ge\u00e7irebilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u015eeyh Bedrettin isyan\u0131 da, Sel\u00e7uklu d\u00f6nemindeki Baba Ishak isyan\u0131nda oldu\u011fu gibi \u00e7ok kanl\u0131 bir bi\u00e7imde bast\u0131r\u0131l\u0131yor. On binlerce insan\u0131n kafalar\u0131 kesiliyor ve hareketin \u00f6nderleri canice katlediliyor. En son \u015eeyh Bedrettin&#8217;in \u00e7\u0131plak cesedi de Serez&#8217;de g\u00fcnlerce halka te\u015fhir ediliyor. Vah\u015fice katledilmesine ra\u011fmen \u015eeyh Bedrettin isyan\u0131, Anadolu&#8217;nun son isyan\u0131 de\u011fildir. Tersine bug\u00fcn bile geli\u015ftirilmek istenen halk hareketinin \u00f6z\u00fcn\u00fcn filize durmas\u0131d\u0131r. \u015eeyh Bedrettin isyan\u0131n\u0131 Anadolu&#8217;da \u015eah Kulu, Nur Ali Halife, \u015eeyh Celal, Baba Z\u00fcnnun, Kalender \u00c7elebi vb. gibi ayaklanmalar takip etmi\u015ftir. \u00d6rne\u011fin bunlardan \u015eah Kulu ayaklanmas\u0131 dayana\u011f\u0131n\u0131 \u015eah \u0130smail&#8217;de bulan bir alevi ayaklanmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bir vurgu daha yapmak gerekiyor. B\u00fct\u00fcn isyan hareketlerin-de, egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n politikalar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan benzerlik var. O da daha isyan\u0131n haz\u0131rl\u0131k s\u00fcrecinde iken, devletin adeta isyan\u0131 zorlamas\u0131d\u0131r. Yani, eyleme de\u011fil, d\u00fc\u015f\u00fcnceye sald\u0131rmakt\u0131r. T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131n tipik \u00f6zelli\u011fi olan bu durum, bug\u00fcn de en \u00e7arp\u0131c\u0131 bi\u00e7imde g\u00f6r\u00fclmektedir.<\/p>\n<p>T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flar\u0131 tarihte bir\u00e7ok halka kar\u015f\u0131 e\u015fine ender rastlanan barbarl\u0131kla sald\u0131rd\u0131lar. Ancak T\u00fcrk halk\u0131na y\u00f6nelik sald\u0131r\u0131lar\u0131, belki de \u00e7ok daha vah\u015fi ve kanl\u0131d\u0131r. T\u00fcrkmen boylar\u0131n\u0131n y\u00fczbinler halinde katledilmesi, Toroslar \u2018da \u00f6l\u00fcme terkedilmesi, mecburi isk\u00e2nlar unutulmayacak ger\u00e7eklerdir. 1600&#8217;lerde Sadrazam olan Kuyucu Murat Pa\u015fa ad\u0131n\u0131 eyleminden alm\u0131\u015ft\u0131r. Sadece \u00fc\u00e7 y\u0131l i\u00e7inde Anadolu&#8217;da kuyulara doldurdu\u011fu insan say\u0131s\u0131 66.000&#8217;dir. Kuyulara doldurulanlar\u0131n aras\u0131nda her cins ve ya\u015fta insan, hatta bebekler bile vard\u0131r.<br \/>Evliya \u00c7elebi, Osmanl\u0131 Pa\u015falar\u0131n\u0131n Anadolu&#8217;daki katliam ve cinayetlerine, \u0130smail Pa\u015fa&#8217;n\u0131n (Bo\u015fnak k\u00f6kenli) uygulamalar\u0131ndan \u015f\u00f6yle \u00f6rnek veriyor: &#8220;Birka\u00e7 g\u00fcn i\u00e7inde \u00dcsk\u00fcdar insan kan\u0131 ile Laleli\u011fe d\u00f6n\u00fcp, teav\u00fcn ile k\u00f6t\u00fc kokudan divan erbab\u0131 rahats\u0131z olmaya ba\u015flad\u0131lar. Kanlar \u00fczerine konan sinekler, \u00e7ad\u0131rlara rahat\u00e7a oturanlar\u0131n \u00fczerine konup, herkesin elbise ve destar\u0131n\u0131 kana bulard\u0131. Tabiat sahibi olanlar, k\u00f6t\u00fc kokudan ve sineklerin h\u00fccumundan yemek yiyemezlerdi. Bu \u00fcz\u00fcc\u00fc hal yedi g\u00fcnden sonra bildirilince insan naa\u015flar\u0131 i\u00e7in kuyular kaz\u0131l\u0131p be\u015fer alt\u0131\u015far kesilenler kuyulara doldurulurdu. Nihayet kuyu kazmaktan da usan\u0131l\u0131p asesba\u015f\u0131 ve di\u011ferleri, naa\u015flar\u0131 arabalara y\u00fckleyip Haydarpa\u015fa bah\u00e7esi \u00f6n\u00fcnde denize d\u00f6kerdi. Nihayet bununla da ba\u015f edemeyip mahkumlar\u0131, divandan mahkemesi g\u00f6r\u00fclenleri, Kavala iskelesine g\u00f6nderip orada katletmek tedbir edildi. Her g\u00fcn Kavala iskelesinde y\u00fczlerce adam \u00f6ld\u00fcr\u00fcld\u00fc.&#8221;(aktaran, \u00c7. Yetkin, age. sy: 167)<\/p>\n<p>Celali \u0130syanlar\u0131, Bozok T\u00fcrkmenlerinden \u015eeyh Celal&#8217;in Tokat&#8217;ta ba\u015flatt\u0131\u011f\u0131 ve 20.000&#8217;den \u00e7ok insan\u0131n kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 isyan sonras\u0131nda genel olarak b\u00fct\u00fcn isyanlar\u0131n ad\u0131 olarak kullan\u0131ld\u0131. \u015eeyh Celal Osmanl\u0131lara yaranmak i\u00e7in isyanc\u0131lar\u0131 arkadan, do\u011fu cephesinden ku\u015fatan Dulkadir Beyi \u015eahsuvaro\u011flu Ali Bey taraf\u0131ndan \u00f6ld\u00fcr\u00fcl\u00fcyor ve cesedi par\u00e7alat\u0131l\u0131yor. I. Selim d\u00f6nemindeki bu ayaklanmay\u0131 1525 tarihinde Zinnun ayaklanmas\u0131 izliyor. Bu yoksul k\u00f6yl\u00fcye dayanan bir ayaklanma olarak geli\u015fiyor. Bu d\u00f6nem Osmanl\u0131lar\u0131n Balkan halklar\u0131na kar\u015f\u0131 zaferler kazand\u0131\u011f\u0131 bir d\u00f6nemdir. Ve ilgin\u00e7 olan \u015fudur ki, Osmanl\u0131lar bir yandan Bat\u0131ya do\u011fru fetih sava\u015flar\u0131 verirken, esas olarak da i\u00e7erde Anadolu&#8217;ya, T\u00fcrk halk\u0131na kar\u015f\u0131 yeniden i\u015fgal etme seferleri d\u00fczenliyorlar. Anadolu&#8217;daki halk isyanlar\u0131n\u0131n bast\u0131r\u0131lmas\u0131nda kan g\u00f6vdeyi g\u00f6t\u00fcr\u00fcyor. Zinnun ayaklanmas\u0131 bast\u0131r\u0131l\u0131rken, 1526&#8217;da Kalender \u00c7elebi isyanlar\u0131 patlak veriyor ve b\u00fct\u00fcn Anadolu&#8217;yu sar\u0131yor.<\/p>\n<p>T\u00fcrkmen ayaklanmalar\u0131 bi\u00e7im itibariyle mezhep sava\u015f\u0131 gibi g\u00f6r\u00fcnse de, ba\u015fkald\u0131r\u0131lar\u0131n nedenlerine bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda dinsel de\u011fil, sosyal i\u00e7erikli oldu\u011fu apa\u00e7\u0131k g\u00f6r\u00fclmektedir. Nitekim Anadolu&#8217;nun \u00e7ekilmez yoksullu\u011fu Alevi olmayan kesimlerde de patlamalara yol a\u00e7\u0131yor. Ve bu isyanlar da, ayn\u0131 bi\u00e7imde ac\u0131mas\u0131zca eziliyorlar, isyan \u00f6nderleri, &#8220;ibret&#8221; olmas\u0131 i\u00e7in vah\u015fice katlediliyor ve cesetleri te\u015fhir ediliyor. Birka\u00e7 \u00f6rnek vermek gerekirse:<\/p>\n<p>&#8220;B\u00f6ylece Mehmet Pa\u015fa&#8217;ya teslim edilen H\u00fcseyin Pa\u015fa \u0130stanbul&#8217;a getirildi, divanda eli ve ayaklan k\u0131r\u0131ld\u0131ktan sonra bir beygir \u00fczerinde sokaklarda dola\u015ft\u0131r\u0131l\u0131p, \u0130stanbullulara g\u00f6sterildi ve en sonunda da Odun Kap\u0131s\u0131&#8217;nda \u00e7engele as\u0131ld\u0131&#8221; (sy: 146)<br \/>&#8220;Kuyucu Murat Pa\u015fa ile Canbulado\u011flu Ali Pa\u015fa&#8217;n\u0131n ordular\u0131 Oru\u00e7 Ovas\u0131&#8217;nda kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131lar. Canbulado\u011flu tutunamad\u0131, yenildi. Murat Pa\u015fa, b\u00fcy\u00fck bir katliama giri\u015ferek 26.000 ki\u015finin basan\u0131 kestirdi, bu ba\u015flar bir yere y\u0131\u011f\u0131larak bunlardan bir tepe yap\u0131ld\u0131 (1607) (age. sy:157)<br \/>1649 Kat\u0131rc\u0131o\u011flu ayaklanmas\u0131nda, &#8220;1453&#8217;ten sonra bir kez daha \u0130stanbul T\u00fcrklere kar\u015f\u0131 savunulacakt\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>Anadolu&#8217;da b\u00fct\u00fcn bunlar olup biterken, Padi\u015fahl\u0131k ad\u0131na g\u00f6rev yapan asker-sivil b\u00fcrokratlar halk\u0131n \u00fczerinde her t\u00fcrl\u00fc zulm\u00fc uygularken, devletin en \u00fcst d\u00fczeyde ald\u0131\u011f\u0131 bir tedbir de son derece ilgin\u00e7tir, &#8220;i\u015fte, \u00e7\u0131\u011f\u0131r\u0131ndan \u00e7\u0131kan bu durum kar\u015f\u0131s\u0131nda XVI. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonunda h\u00fck\u00fcmet, bu gibi yolsuzluklara kar\u015f\u0131 halka direnme hakk\u0131n\u0131n oldu\u011funu a\u00e7\u0131k\u00e7a bildirmek zorunda kalm\u0131\u015ft\u0131r. Nitekim reaya k\u00f6ylerine gelmek isteyen resmi ki\u015filere kar\u015f\u0131 silahla direniyor ve onlar\u0131 k\u00f6ylerine sokmamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordu.&#8221; (age. sy: 106) Bu ilgin\u00e7 politikan\u0131n bug\u00fcne uzanan izleri vard\u0131r. K\u0131sacas\u0131 \u015funu ifade edebiliriz ki, devlet T\u00fcrk halk\u0131na &#8220;baba&#8221; olma rol\u00fcn\u00fc her zaman \u00e7ok m\u00fckemmel bi\u00e7imde oynam\u0131\u015ft\u0131r. 12 Eyl\u00fcl s\u00fcrecinde, askeri-fa\u015fist cuntan\u0131n ba\u015f\u0131 Evren&#8217;in, artan zamlar\u0131n g\u0131rtla\u011fa dayanmas\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda &#8220;bu kadar zam yap\u0131p, milletin ekme\u011fiyle oynamay\u0131n&#8221; dedi\u011fi hat\u0131rlardad\u0131r.<\/p>\n<p>XVIII. ve XIX. y\u00fczy\u0131llar, T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan ve devlet b\u00fcnyesinde \u00e7\u00fcr\u00fcmenin had safhaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 bir s\u00fcre\u00e7 olmu\u015ftur. Lale Devri ile birlikte Bat\u0131l\u0131la\u015fma ak\u0131m\u0131 ba\u015flam\u0131\u015f, s\u00f6zde birtak\u0131m yenilikler ad\u0131na halk\u0131n ekonomik ya\u015fam\u0131n\u0131 alt-\u00fcst edecek politikalarla saray\u0131n sefahati i\u00e7i\u00e7e derinle\u015fmi\u015ftir. Bat\u0131l\u0131la\u015fma s\u00fcreci ve \u00f6zellikle Tanzimat, T\u00fcrkiye toplumsal yap\u0131s\u0131nda &#8220;ayd\u0131n&#8221; kimli\u011finin de belirdi\u011fi s\u00fcreci ifade etmektedir. T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131n, s\u0131n\u0131fsal kimlik \u00e7izgisi izlendi\u011finde, &#8220;Bat\u0131l\u0131la\u015fma&#8221; hareketinin de yine \u00f6z dinamikler \u00fczerinde de\u011fil, d\u0131\u015far\u0131y\u0131 taklit temelinde olaca\u011f\u0131 asl\u0131nda ba\u015ftan bellidir. T\u00fcrkiye&#8217;ye kapitalizmin giri\u015fi ve geli\u015fimini inceleme gibi bir amac\u0131m\u0131z olmad\u0131\u011f\u0131ndan, bu s\u00fcre\u00e7teki T\u00fcrkiye toplumunun y\u00f6neten ve y\u00f6netilenleriyle nas\u0131l bir \u015fekillenmeyi ya\u015fad\u0131klar\u0131 \u00fczerinde duraca\u011f\u0131z.<br \/>T\u00fcrk egemenleri, nas\u0131l ki Anadolu&#8217;da hakim olabilmek i\u00e7in, &#8220;\u0130slam\u2019\u0131n k\u0131l\u0131c\u0131&#8221; rol\u00fcn\u00fc oynam\u0131\u015flar ve bu durum Arap feodalizminin \u00e7\u0131karlar\u0131yla denk geldi\u011fi s\u00fcrece Arap egemenleriyle &#8220;ittifak&#8221; i\u00e7inde olmu\u015flarsa, Bat\u0131da geli\u015fen kapitalizm kar\u015f\u0131s\u0131ndaki durum da ayn\u0131d\u0131r. Onlar\u0131n, Bat\u0131ya y\u00f6neli\u015fleri de t\u00fcm\u00fcyle taklit temelindedir. Tevfik \u00c7avdar &#8220;Osmanl\u0131lar\u0131n Yar\u0131 S\u00f6m\u00fcrge Olu\u015fu&#8221; adl\u0131 kitab\u0131nda \u015funlar\u0131 yazmaktad\u0131r:<\/p>\n<p>&#8220;Bat\u0131 kurumlar\u0131n\u0131n taklidi, Osmanl\u0131 ekonomik yap\u0131s\u0131na uygun olmayan bir t\u00fcketim ve ya\u015fam taklit\u00e7ili\u011fi do\u011furmu\u015ftur. Lale Devri, bu davran\u0131\u015f\u0131n ba\u015flang\u0131\u00e7 noktalar\u0131ndan biridir. Ekonomik ko\u015fullar\u0131n halk yarar\u0131na geli\u015ftirilmeyi\u015fi, t\u00fcketim ekonomisini sa\u011flayabilmek i\u00e7in s\u00f6m\u00fcr\u00fc mekanizmas\u0131n\u0131n artan bir \u015fiddetle i\u015flemeye ba\u015flamas\u0131, toplumda, \u00f6zellikle T\u00fcrk-M\u00fcsl\u00fcman toplumda bat\u0131c\u0131 ve do\u011fucu dedi\u011fimiz ikilemin k\u00f6k\u00fcn\u00fc atm\u0131\u015f, ilerdeki olaylar da bu ikilemin etkisini g\u00fc\u00e7lendirmi\u015ftir.&#8221; (age. sy: 33)<\/p>\n<p>Ayn\u0131 konuda bug\u00fcn de tart\u0131\u015f\u0131lan pek \u00e7ok nokta var. &#8220;Bat\u0131 yanl\u0131s\u0131&#8221;, &#8220;\u0130slamc\u0131&#8221;, vs. gibi yer belirleme kavramlar\u0131, T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131n k\u00f6ks\u00fczl\u00fcklerinin ve bunun sonucu olarak da hep d\u0131\u015fa y\u00f6nelmelerinin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flar\u0131 sadece, \u0130slam feodalizminin ve sonra da kapitalizmin u\u00e7 beyli\u011fi olarak rol \u00fcstlenmi\u015f, belki de bundan da \u00f6nemlisi, kendi hakimiyet alanlar\u0131nda her t\u00fcrl\u00fc halk hareketini ezerek ve geli\u015fmenin \u00f6n\u00fcnde durarak u\u015fakl\u0131k ettikleri g\u00fc\u00e7lerin geli\u015fimine hizmet etmi\u015flerdir. Elbette ki, bu da yine kendi varl\u0131klar\u0131 i\u00e7indir.<br \/>&#8220;Bat\u0131l\u0131&#8221; olma ve &#8220;\u0130slamc\u0131&#8221; olma ilericilik-gericilik kavgas\u0131n\u0131n bir \u00f6l\u00e7\u00fct\u00fc olarak ele al\u0131n\u0131r. Bat\u0131l\u0131 olmak &#8220;ilerici&#8221;, &#8220;\u0130slamc\u0131&#8221; olmak ise &#8220;gericilik&#8221; olarak de\u011ferlendirilir. Bu \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n do\u011fu\u015f nokta-m, T\u00fcrk egemenlerinin kapitalist bat\u0131n\u0131n &#8220;k\u0131l\u0131c\u0131&#8221; olmaya soyunmalar\u0131 oldu\u011funa g\u00f6re, bu ikilemin ciddi bir bi\u00e7imde g\u00f6zden ge\u00e7irilmesi zorunludur.<\/p>\n<p>Tarih i\u00e7inde g\u00f6r\u00fcld\u00fc ki, T\u00fcrk egemenleri, \u0130slamiyet&#8217;i T\u00fcrk halk topluluklar\u0131na ra\u011fmen ve halk \u00fczerinde bir \u015fiddet arac\u0131 olarak kabul ettiler. \u0130slamiyet, onlar\u0131n elinde Anadolu kap\u0131lar\u0131n\u0131 a\u00e7an bir fetih k\u0131l\u0131c\u0131yd\u0131. Anadolu&#8217;nun yerle\u015fik halklar\u0131n\u0131 bu k\u0131l\u0131\u00e7 ad\u0131na k\u00f6lele\u015ftirdikten sonra, ya da bununla i\u00e7 i\u00e7e as\u0131l fetih sava\u015flar\u0131n\u0131 T\u00fcrkmenlere ve yerle\u015fik hayata ge\u00e7mi\u015f T\u00fcrk k\u00f6yl\u00fcs\u00fcne kar\u015f\u0131 d\u00fczenlediler. Yani, \u0130slam ideolojisini \u00e7\u0131karlar\u0131 elverdi\u011fince ve sonuna kadar kulland\u0131lar, Ancak kapitalizm, kar\u015f\u0131s\u0131nda durulamaz bir g\u00fc\u00e7 olarak imparatorluk s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 zorlad\u0131\u011f\u0131nda, g\u00fc\u00e7l\u00fc kar\u015f\u0131s\u0131nda boyun e\u011fen karakterleriyle bu kez de kapitalist uygarl\u0131\u011f\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda diz \u00e7\u00f6kt\u00fcler. Avrupa kapitalizmiyle ili\u015fki T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flar\u0131na daha fazla l\u00fcks ve \u015fatafat kazand\u0131r\u0131rken, halk\u0131n elindeki her \u015feyi ald\u0131. \u0130stanbul l\u00fcks k\u00f6\u015fklerle dolmaya ba\u015flad\u0131. Bunun faturas\u0131 ise halk\u0131n s\u0131rt\u0131ndan \u00e7\u0131kar\u0131ld\u0131. Art\u0131k sofrada, dilde, vs. Avrupa etkisi apa\u00e7\u0131k g\u00f6r\u00fcl\u00fcyordu. \u015eehzadeler Avrupal\u0131 m\u00fcrebbiyelerin elinde b\u00fcy\u00fct\u00fcl\u00fcyor, ba\u015fta Paris olmak \u00fczere Avrupa metropolleri \u0130stanbul elitinin &#8220;e\u011fitim&#8221; merkezleri haline geliyordu. Saraya Avrupal\u0131 misyonerler-dan\u0131\u015fmanlar yerle\u015fmi\u015f, giderek bunlar devlet \u00fczerindeki tek hakim g\u00fc\u00e7 haline gelmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>Elbette ki, bu, tepki almayan bir geli\u015fme de\u011fildir. 1730 Patrona Halil \u0130syan\u0131, daha Lale Devri d\u00f6neminde bu duruma duyulan \u00f6fkenin patlamas\u0131d\u0131r. Resmi tarih\u00e7iler taraf\u0131ndan &#8220;gericilik&#8221; olarak de\u011ferlendirilse de, esasta halk\u0131n saraya kar\u015f\u0131 nefret ve \u00f6fkesinin dile geli\u015fidir. Nitekim saraylar\u0131n, k\u00f6\u015fklerin vs: ayaklanmac\u0131lar taraf\u0131ndan y\u0131k\u0131lmas\u0131, bu ger\u00e7e\u011fi g\u00f6stermektedir. Bat\u0131l\u0131la\u015fmaya kar\u015f\u0131 tutum, T\u00fcrkiye&#8217;de daima &#8220;gericilik&#8221; yaftas\u0131yla de\u011ferlendirilmeye haz\u0131rd\u0131r. Oysaki T\u00fcrkiye&#8217;de bat\u0131l\u0131la\u015fma, kapitalist uygarl\u0131\u011f\u0131n bir par\u00e7as\u0131 olma de\u011fil, ona yamanma, bir kez daha \u015fekil de\u011fi\u015ftirme olarak ifadesini bulmu\u015ftur ve ger\u00e7ek gericilik de burada gizlidir.<\/p>\n<p>18. ve 19. y\u00fczy\u0131llar, Osmanl\u0131 Devleti&#8217;nin art\u0131k bat\u0131 kapitalizminin etkisi alt\u0131na girdi\u011fi ve yar\u0131 s\u00f6m\u00fcrgele\u015fmenin geli\u015fti\u011fi s\u00fcre\u00e7lerdir. Bundan b\u00f6yle Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu kukla devlet olarak, &#8220;Bo\u011faz\u0131n hasta adam\u0131&#8221; ad\u0131yla tan\u0131mlanacakt\u0131r. Osmanl\u0131 Devleti&#8217;nin &#8220;kukla&#8221; karakteri, sarayda ve asker, sivil b\u00fcrokrat ayd\u0131nlar\u0131yla bir b\u00fct\u00fcn olarak y\u00f6netici s\u0131n\u0131fta temsilini bulur. Halktan kopu\u015f \u00e7oktan ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir, art\u0131k ilerleyen s\u00fcre\u00e7 yeni g\u00fcc\u00fcn kapitalizmin y\u00f6nlendirmesi ve bi\u00e7imlendirmesi alt\u0131na giri\u015ftir.<\/p>\n<p>Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu askeri-feodal bir devlet olarak kurulmu\u015ftu. Do\u011fal ki, b\u00fct\u00fcn s\u00fcre\u00e7lere damgas\u0131n\u0131 vuran da bu \u00f6zelli\u011fi olacakt\u0131. Devlet, kurumla\u015fma demektir. Osmanl\u0131 Devleti de kendisini kurumla\u015ft\u0131r\u0131rken, bir yanda y\u00f6netim ve askerlik i\u015flerine bakan askeri z\u00fcmre  di\u011fer yanda din, adalet ve e\u011fitim i\u015flerine bakan ulema z\u00fcmresine dayand\u0131. Ordunun kendi i\u00e7indeki i\u015fb\u00f6l\u00fcm\u00fc olarak ifade edilecek olan bu durum, Avrupa kapitalizmiyle ili\u015fkiye girildi\u011finde s\u00f6zde &#8220;modern&#8221; s\u0131n\u0131flar\u0131n da temelini olu\u015fturdu. Birinci kesim, yabanc\u0131 kapitalizme kompradorluk, resmi ajanl\u0131k gibi roller icra ederken  ulema da &#8220;ayd\u0131n\u0131n do\u011fu\u015funa yatakl\u0131k etti veya ona d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc. Yani, feodalizmle m\u00fccadele i\u00e7inde bir burjuvala\u015fma olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, b\u00f6yle bir m\u00fccadele i\u00e7inde burjuva ayd\u0131n\u0131 da do\u011fmad\u0131. Nas\u0131l ki, askeri-feodal z\u00fcmre giderek askeri komprador bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcme u\u011fram\u0131\u015fsa, uleman\u0131n yeni ko\u015fullara g\u00f6re bi\u00e7im de\u011fi\u015ftirmesi de &#8220;ayd\u0131n&#8221;\u0131 ortaya \u00e7\u0131kard\u0131. Kapitalizm, T\u00fcrkiye toplumuna sosyal yap\u0131lanma a\u00e7\u0131s\u0131ndan da ger\u00e7ekte bir yenilik getirmemi\u015f oldu. Eski s\u0131n\u0131f ve yap\u0131lar kendilerini yeni d\u00f6neme g\u00f6re uyarlayarak varl\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrd\u00fcler.<\/p>\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fczde de hala tart\u0131\u015fmal\u0131 bir pozisyonu olan &#8220;ayd\u0131n&#8221;\u0131 bu a\u00e7\u0131dan egemen s\u0131n\u0131f\u0131n i\u00e7ine oturtmak, en do\u011fru yakla\u015f\u0131m olacakt\u0131r.<br \/>19. y\u00fczy\u0131lda imparatorluk b\u00fcy\u00fck sorunlarla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yad\u0131r. Kapitalizmin ulusla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 Do\u011fu Avrupa halklar\u0131, kendi ulusal hareketlerini geli\u015ftirerek ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131klar\u0131n\u0131 istemektedirler. \u0130mparatorluk da\u011f\u0131lmayla y\u00fcz y\u00fczedir. Bu da\u011f\u0131lmay\u0131 \u00f6nlemek, kapitalizm kar\u015f\u0131s\u0131nda tutunabilmek i\u00e7in yeni bir kana ihtiya\u00e7 vard\u0131r  ancak, kendisinde hi\u00e7 kan kalmam\u0131\u015ft\u0131r. \u0130\u015fte bu durum, Osmanl\u0131 pa\u015falar\u0131n\u0131 ve e\u015fit anlamda kompradorlar\u0131n\u0131 devletin pazarlay\u0131c\u0131s\u0131 haline getirirken, s\u00f6zde &#8220;ayd\u0131n&#8221; da ideoloji kompradorlu\u011funu \u00fcstlenmi\u015ftir. Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011funun ayakta kalmas\u0131n\u0131n, emperyalist g\u00fc\u00e7ler a\u00e7\u0131s\u0131ndan da \u00f6nem ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 bilinmektedir. Par\u00e7alanm\u0131\u015f bir imparatorluk de\u011fil, b\u00fct\u00fcnl\u00fck halindeki bir imparatorluk emperyalizmin daha \u00e7ok \u00e7\u0131kar\u0131na gelmektedir\/Ancak Osmanl\u0131 Devleti&#8217;nin bunu sa\u011flayacak g\u00fcc\u00fc de kalmam\u0131\u015ft\u0131r, tam anlam\u0131yla yatalak bir devlettir. Halk ise t\u00fckenmi\u015ftir, Anadolu k\u00f6yl\u00fcs\u00fc ot yiyerek ya\u015famaktad\u0131r, y\u00fczlercesi da\u011flara \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Devlet i\u00e7indeki bozulma, do\u011fal ki, en ba\u015fta ordu i\u00e7inde etkisini g\u00f6stermi\u015f ve \u00e7\u00f6z\u00fcm de yine burada aranm\u0131\u015ft\u0131r. II. Selim ve II. Mahmut d\u00f6nemleri devletin ciddi silkinme hareketleriyle, i\u00e7teki da\u011f\u0131lmay\u0131 \u00f6nlemeye ve Avrupa kapitalizmi kar\u015f\u0131s\u0131nda tutunmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 bir s\u00fcre\u00e7tir. Asl\u0131nda her an y\u0131k\u0131labilecek durumda olan bu imparatorluk, emperyalist devletlerin aralar\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki ve imparatorlu\u011fun da\u011f\u0131lmas\u0131n\u0131 kendi zararlar\u0131na g\u00f6rmeleri nedeniyle I. Emperyalist Sava\u015f\u0131n sonuna kadar kalm\u0131\u015ft\u0131r. Ad\u0131 \u00fczerinde &#8220;hasta adam&#8221;, b\u00fct\u00fcn kurum ve kurulu\u015flar\u0131yla, toplumsal s\u0131n\u0131f ve ili\u015fkileriyle hastal\u0131kl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Kapitalizmin da\u011f\u0131t\u0131c\u0131 etkisiyle lonca sisteminin bozulmas\u0131, k\u0131rdaki sefalet \u00f6zellikle \u0130stanbul\u2019a ak\u0131nlar\u0131 ba\u015flatm\u0131\u015f, \u0130stanbul imparatorlu\u011fun turnusol ka\u011f\u0131d\u0131 gibi bir \u00f6zellik kazanm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130mparatorlu\u011fun b\u00fct\u00fcn\u00fcnde ya\u015fanan karga\u015fa, sefalet, sefahat, ahlaks\u0131zl\u0131k, d\u00fczenbazl\u0131k vd. her \u015fey bir arada apa\u00e7\u0131k g\u00f6r\u00fclebilmektedir. Abd\u00fclhamit&#8217;in otuz y\u0131ll\u0131k istibdat d\u00f6nemi, ayn\u0131 zamanda b\u00fcy\u00fck bir korku d\u00f6nemidir. Herkesin birer muhbir haline getirildi\u011fi ve bu psikoz i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 toplum, egemen s\u0131n\u0131f\u0131n \u015fahs\u0131nda adeta bir paranoyaya tutulmu\u015ftur. Halk \u00e7aresizdir. Kanla ve vah\u015fice bast\u0131r\u0131lan direni\u015fler sonras\u0131nda, dermans\u0131z kalm\u0131\u015f, gelece\u011fe dair b\u00fct\u00fcn umutlar\u0131n\u0131 yitirmi\u015ftir. K\u00f6yl\u00fc isyanlar\u0131n\u0131n tarihsel a\u00e7\u0131dan varabilece\u011fi bir ba\u015far\u0131 da zaten yoktur. Y\u00fczbinlerin da\u011flara \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 bi\u00e7iminde ya\u015fanan eski direni\u015fler, k\u00f6yl\u00fc hareketinin karakteri nedeniyle umutsuzluk, derin bir karamsarl\u0131k ve kadercilikle yer de\u011fi\u015ftirmi\u015f, ama buna ra\u011fmen, Ege ve Anadolu&#8217;nun di\u011fer yerlerinde askere gitmek, vergi vermek ve di\u011fer bir\u00e7ok angaryaya boyun e\u011fmek istemeyen y\u00fczlerce insan da\u011flara \u00e7\u0131karak bireysel isyanlar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015flerdir. \u0130le var ki, hakim yan art\u0131k boyun e\u011fmedir, \u00e7aresiz bir karamsarl\u0131kt\u0131r. T\u00fcrk k\u00f6yl\u00fcs\u00fcn\u00fcn bug\u00fcne kadar ula\u015fan b\u00fcy\u00fck suskunlu\u011fun alfanda, ger\u00e7ekte engin bir ba\u015fkald\u0131r\u0131 ruhunun yatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmek gerekir. Tarih kan\u0131tlamaktad\u0131r ki, asker-millet efsanesi T\u00fcrk k\u00f6yl\u00fcs\u00fcnde iflas etmi\u015ftir. XIX. y\u00fczy\u0131lda Osmanl\u0131 ordusunda kurmay y\u00fczba\u015f\u0131 olarak bulunmu\u015f olan VonMoltke, \u00f6m\u00fcr boyu askerlik s\u00fcresine halk\u0131n tepkisine \u015fu belirlemelerle tan\u0131kl\u0131k ediyor: &#8216;<\/p>\n<p>&#8220;Bu insanlar cedlerininin sava\u015f\u00e7\u0131 seciyelerini sanki tamamen yitirmi\u015fler. Birka\u00e7 g\u00fcn \u00f6nce, alt\u0131 n\u00f6bet\u00e7iyi n\u00f6betten ay\u0131r\u0131p yan\u0131na alan ve bu kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131ktan yararlanarak askerden ka\u00e7m\u0131\u015f olan bir \u00e7avu\u015fu kur\u015funa dizdik. Di\u011ferleri bunu ibretle seyrettiler ve &#8220;zavall\u0131 adam&#8221; diye ac\u0131d\u0131lar. Pa\u015fa, getirilen her asker ka\u00e7a\u011f\u0131 i\u00e7in 250 kuru\u015f m\u00fckafat veriyor. Kendi ifadesine g\u00f6re  bu i\u015f i\u00e7in ekim ay\u0131ndan bu yana 100.000 kuru\u015f \u00f6demi\u015f. Her g\u00fcn, kollar\u0131 arkalar\u0131na ba\u011flanm\u0131\u015f iki \u00fc\u00e7 insan g\u00f6r\u00fcyorum. Bunlar, K\u00fcrtler taraf\u0131ndan bir yularla ba\u011flan\u0131p s\u00fcr\u00fcklenerek getiriliyorlar.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Mustafa Nuri Pa\u015fa da &#8216;Alman neferlerin hizmetleri gayr-i muayyen oldu\u011fundan halk, askere giden evlatlar\u0131na \u00f6lm\u00fc\u015f nazar\u0131yla bakard\u0131. Bu y\u00fczden askerlikten Kemal-i mertebe nefret g\u00f6sterirlerdi&#8217; demektedir.&#8221; (\u00c7. Yetkin T\u00fcrk Halk Hareketleri ve Devrimler. sy:252-3)<br \/>T\u00fcrk k\u00f6yl\u00fcs\u00fc sava\u015flardan ve askerlikten \u00f6ylesine nefret etmi\u015fti ki, bu nefret t\u00fcrk\u00fclere ve a\u011f\u0131tlara da yans\u0131m\u0131\u015ft\u0131r. O, ne i\u00e7in sava\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmemektedir, ama en az\u0131ndan kendisi i\u00e7in sava\u015fmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, sava\u015f\u0131n \u00f6l\u00fcm, a\u00e7l\u0131k, ayr\u0131l\u0131k demek oldu\u011funu bilmektedir. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde bile hala b\u00fcy\u00fck bir h\u00fcz\u00fcnle s\u00f6ylenip-dinlenen &#8220;Yemen T\u00fcrk\u00fcs\u00fc&#8221; buna en g\u00fczel \u00f6rneklerdendir.<\/p>\n<p>&#8220;Havada bulut yok, bu ne dumand\u0131r<\/p>\n<p>Mahlede \u00f6len yok, bu ne figand\u0131r<\/p>\n<p>Yemene gidenin hali yamand\u0131r.<\/p>\n<p>Ano yemendir, g\u00fcl\u00fc \u00e7imendir<\/p>\n<p>Giden gelmiyor, acep nedendir<\/p>\n<p>Buras\u0131 Mu\u015ftur, yolu yoku\u015ftur<\/p>\n<p>Giden gelmiyor, acep ne i\u015ftir&#8221;<\/p>\n<p>Bu halk t\u00fcrk\u00fcs\u00fcnde de ifadesini buldu\u011fu gibi, sava\u015f, g\u00fcn\u00fcn dumanlan\u0131p-kararmas\u0131, mahallede bir \u00f6l\u00fc bile yokken \u00f6l\u00fcme gidi\u015fe isyan-a\u011f\u0131t, d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc olmayan bir gidi\u015ftir. T\u00fcrk k\u00f6yl\u00fcs\u00fc i\u00e7in sava\u015f ne yeni topraklan fethetmek, ne de herhangi bir \u015fey ad\u0131na zafer kazanmakt\u0131r. O, sava\u015fta sadece kendi \u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc g\u00f6rmektedir. Yani egemen s\u0131n\u0131flar ad\u0131na zorla sava\u015fa s\u00fcr\u00fcl\u00fcrken, &#8220;asker millet&#8221; felsefesinin tersine askerli\u011fe ve sava\u015fa isyan etmekte, ama bu isyan\u0131n\u0131 ifade edebilecek derman\u0131 kendisinde bulamamaktad\u0131r. Bu nedenledir ki, \u00e7aresizce a\u011flamaktad\u0131r, \u00e7aresizce \u00f6lmektedir. &#8220;Yemen T\u00fcrk\u00fcs\u00fc&#8221; kadar \u00fcnl\u00fc olan &#8220;\u00c7anakkale T\u00fcrk\u00fcs\u00fc&#8221; de \u00f6rnek verilebilir.<\/p>\n<p>&#8220;\u00c7anakkale i\u00e7inde vurdular beni<\/p>\n<p>\u00d6lmeden mezara koydular beni<\/p>\n<p>Off gen\u00e7li\u011fim eyvah<\/p>\n<p>\u00c7anakkale i\u00e7inde bir uzun selvi Kimimiz ni\u015fanl\u0131, kimimiz evli Off gen\u00e7li\u011fim eyvah!&#8221;<\/p>\n<p>Bu t\u00fcrk\u00fcde de a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi, sava\u015f \u00f6lmeden mezara konulmak anlam\u0131ndad\u0131r. Gen\u00e7li\u011fe yap\u0131lan bir a\u011f\u0131t vard\u0131r, i\u015fte bu noktada, T\u00fcrk k\u00f6yl\u00fcs\u00fcn\u00fcn halen de ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 b\u00fcy\u00fck bir paradoks var. T\u00fcrk k\u00f6yl\u00fcs\u00fc, \u00f6z\u00fcnde T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flar\u0131na daima muhaliftir. T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flar\u0131 \u0130slamla\u015fmay\u0131 dayatt\u0131\u011f\u0131nda eski dinine (\u015eamanizm) s\u0131k\u0131ca sar\u0131lm\u0131\u015f, bunu ba\u015faramad\u0131\u011f\u0131 noktada ise mezhep ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7iminde de olsa, \u0130slamiyet\u2019i egemen s\u0131n\u0131flardan farkl\u0131 ^i\u00e7imlerde kabul etmi\u015ftir  T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flar\u0131 bat\u0131l\u0131la\u015fmay\u0131 dayatt\u0131\u011f\u0131nda bu kez de bunun kar\u015f\u0131s\u0131nda durmu\u015f ama bir ideolojik dayanaktan yoksun oldu\u011fu ve egemenler &#8220;uygarl\u0131kla dini kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya getirdiklerinden, onlar\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda din ad\u0131na bir\u00e7ok eyleme giri\u015fmi\u015fim. T\u00fcrk k\u00f6yl\u00fcs\u00fcn\u00fcn dine sahip \u00e7\u0131kmas\u0131 durumunun, as\u0131l nedeni budur. Y\u00fczy\u0131llar s\u00fcren direni\u015flerinin vah\u015fetle bast\u0131r\u0131lmas\u0131 onu zaten bir yenilgi zeminine sokmu\u015ftur. K\u00f6yl\u00fc art\u0131k yenilgili bir ruhun esiridir. T\u00fcrk k\u00f6yl\u00fcs\u00fc kendi yenilgisinin esiri oldu\u011fu i\u00e7indir ki, bezgindir ve en b\u00fcy\u00fck isyan\u0131 art\u0131k &#8220;ah&#8221; etmektir.<\/p>\n<p>T\u00fcrk k\u00f6yl\u00fcs\u00fcn\u00fcn, devlet eliyle ger\u00e7ekle\u015ftirilen b\u00fct\u00fcn s\u00f6zde reformlara, bat\u0131l\u0131la\u015fmaya vs. kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131n nedeni de burada aranmal\u0131d\u0131r. Devletle \u00e7oktan kopu\u015fan T\u00fcrk k\u00f6yl\u00fcs\u00fc, ad\u0131na &#8220;uygarl\u0131k&#8221;, &#8220;ilericilik&#8221;, &#8220;reform&#8221; vs. ne denilirse denilsin, devletin hi\u00e7bir politikas\u0131n\u0131n kendi yarar\u0131na olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ya\u015fam i\u00e7inde g\u00f6rm\u00fc\u015f, bunlar\u0131n ac\u0131s\u0131n\u0131 ya\u015fam\u0131\u015f olarak, elbette ki kar\u015f\u0131 tav\u0131r alm\u0131\u015f ve fakat bu tavr\u0131n\u0131 \u00e7o\u011funlukla derin bir suskunlukla i\u00e7e kapanma bi\u00e7iminde ifade etmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Kapitalizmle birlikte, ama daha \u00e7ok devletin askeri tersane, tophane vs. gibi i\u015fletmelerinde ve limanlarda yo\u011funla\u015fan i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ise, bu s\u00fcre\u00e7te hen\u00fcz \u00e7ocukluk a\u015famas\u0131nda bile de\u011fildir. Kald\u0131 ki, do\u011fu\u015fu da burjuvazinin hastal\u0131kl\u0131 do\u011fu\u015fu nedeniyle sa\u011fl\u0131kl\u0131 de\u011fildir. Ancak nitel ve nicel olarak ne kadar zay\u0131f olursa olsun, m\u00fclkiyet kar\u015f\u0131s\u0131ndaki \u00f6zg\u00fcr konumu nedeniyle daha o s\u00fcre\u00e7te bile bir\u00e7ok direni\u015fin i\u00e7inde olabilmi\u015f, a\u011f\u0131r s\u00f6m\u00fcr\u00fc ko\u015fullar\u0131na kar\u015f\u0131 \u00f6rg\u00fctlenme ihtiyac\u0131n\u0131 duymu\u015f ve bu y\u00f6nl\u00fc giri\u015fimleri de olmu\u015ftur. Ancak i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131, daha ba\u011f\u0131ms\u0131z kimlik bulma m\u00fccadelesinin ba\u015flang\u0131c\u0131nda iken, ad\u0131na &#8220;ayd\u0131n&#8221; denilen ideoloji kompradorlar\u0131n\u0131n setine \u00e7arpm\u0131\u015ft\u0131r. Bu a\u00e7\u0131dan, Osmanl\u0131 imparatorlu\u011fu d\u00f6neminde kelimenin ger\u00e7ek anlam\u0131nda bir i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131ndan, yani bir s\u0131n\u0131f kimli\u011finden bahsetmek m\u00fcmk\u00fcn olmamaktad\u0131r. Sadece bu y\u00f6nl\u00fc bir \u00e7aba vard\u0131r ama bu \u00e7aban\u0131n \u00f6n\u00fc &#8220;ayd\u0131n&#8221; taraf\u0131ndan kesilecek ve Kemalist d\u00f6nemle birlikte \u00e7arp\u0131t\u0131lacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Bu s\u00fcre\u00e7te \u00fczerinde esas olarak durulmas\u0131 gereken &#8220;ayd\u0131n&#8221; tiptir. Burjuva ayd\u0131n\u0131, feodalizmin ba\u011fr\u0131ndan kapitalizmin filizleni\u015fiyle birlikte do\u011fan ve bir anlamda da onun beyni ve dili olan b\u00fcy\u00fck g\u00fc\u00e7t\u00fcr. Nas\u0131l ki feodalizm kendi \u00fcstyap\u0131 kurumlar\u0131n\u0131 ve ideolojisini de birlikte yaratm\u0131\u015f, bu, dinlerde ve dinlerin \u00f6nc\u00fclerinde ifadesini bulmu\u015fsa  kapitalizmle birlikte \u00e7ok daha \u00fcst boyutlarda ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir. Burjuvazi kendisini ger\u00e7ekle\u015ftirmek i\u00e7in, her \u015feyden daha \u00e7ok feodalizmin \u00fcstyap\u0131 kurumlar\u0131yla m\u00fccadele etmek zorunda kalm\u0131\u015ft\u0131r. Burjuva ayd\u0131n, burjuva devrimlerinin haz\u0131rlay\u0131c\u0131s\u0131d\u0131r. O feodalizmin din dogmalar\u0131na, felsefe ve sanat anlay\u0131\u015flar\u0131na kar\u015f\u0131 sava\u015ft\u0131\u011f\u0131 ve yeni do\u011fan burjuvaziye gerekli olan yenid\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc bilimde, politikada, sanatta, edebiyatta vs. yeni bi\u00e7imleri yaratabildi\u011fi oranda ayd\u0131n olma s\u0131fat\u0131n\u0131 kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Nitekim \u00e7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n en g\u00fc\u00e7l\u00fc edebiyat eserleri, g\u00fczel sanatlar\u0131n her dal\u0131nda en g\u00fc\u00e7l\u00fc de\u011ferler bu d\u00f6nemin damgas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131m\u0131\u015ft\u0131r. \u00dcstelik bunlar, ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi ulusal \u00e7er\u00e7eve ile de s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmam\u0131\u015f, b\u00fct\u00fcn insanl\u0131\u011f\u0131n ortak kazan\u0131m\u0131 olmu\u015ftur. \u015eu bir ger\u00e7ek ki, burjuva ayd\u0131n, ayn\u0131 zamanda &#8220;birey&#8221;inde do\u011fu\u015fudur. K\u00f6lelikte ve feodalizmde kendisini ifade edemeyen birey, kapitalizmde kendisini ifade edebilme olanaklar\u0131na kavu\u015fmu\u015ftur. \u00dcretim toplumsalla\u015fm\u0131\u015f ve bu toplumsal emek \u00fczerinde &#8220;birey&#8221; ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir. Burjuva ayd\u0131n\u0131 bunun en u\u00e7 ifadesi ve s\u00f6zc\u00fcs\u00fcd\u00fcr, insan haklan ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fckleri gibi insani ve demokratik hak ve g\u00f6revler bunun \u00fczerinde anlam bulmu\u015ftur. Kapitalist \u00fcretim ili\u015fkileri feodalizmin ekonomik sahadaki \u00e7itlerini y\u0131kt\u0131k\u00e7a, burjuva ayd\u0131n da, beyinlerdeki \u00e7itlerin y\u0131k\u0131l\u0131\u015f\u0131na \u00f6nc\u00fcl\u00fck etmi\u015ftir. Feodal aristokrasi ve onun b\u00fct\u00fcn iktidar kurumlar\u0131na kar\u015f\u0131 m\u00fccadelede bu ayd\u0131n bayraktarl\u0131k yapm\u0131\u015f, yani \u00e7a\u011f\u0131n s\u00f6zc\u00fcs\u00fc olarak devrimlerin \u00f6rg\u00fctleyicisi ve \u00f6nc\u00fcs\u00fc olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Bu durumu T\u00fcrkiye ger\u00e7ekli\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan ele ald\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, &#8220;ayd\u0131n\u0131n sefaletiyle kar\u015f\u0131la\u015f\u0131r\u0131z. T\u00fcrk ayd\u0131n\u0131 \u00fczerine bug\u00fcne kadar ciltler dolusu kitap yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Ger\u00e7ekte hakk\u0131nda belirtilmesi gereken hi\u00e7bir \u015fey de kalmam\u0131\u015ft\u0131r. Onun i\u00e7in belirtilmesi gereken en temel yan, &#8220;ayd\u0131n\u0131n kendisini ayd\u0131nlatmas\u0131 gere\u011fidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc ayd\u0131n olman\u0131n \u00f6l\u00e7\u00fclerine vuruldu\u011funda T\u00fcrk ayd\u0131n\u0131ndan geriye hi\u00e7bir \u015fey kalmamaktad\u0131r.<br \/>E\u011fer ad\u0131na ayd\u0131n denilecekse T\u00fcrk ayd\u0131n\u0131 feodalizme kar\u015f\u0131 di\u015fe di\u015f bir m\u00fccadele i\u00e7inde iktidar sava\u015f\u0131 veren burjuvazinin de\u011fil, genel olarak her d\u00f6nemde devletin s\u00f6zc\u00fcs\u00fcd\u00fcr. Eskiye kar\u015f\u0131 m\u00fccadele i\u00e7indeki yeninin s\u00f6zc\u00fcs\u00fc olan bir ayd\u0131n T\u00fcrk ger\u00e7e\u011finde hi\u00e7 bir zaman olmam\u0131\u015ft\u0131r. E\u011fer ad\u0131na burjuva denilecekse, T\u00fcrk burjuvazisi,* feodalizme ve feodal Osmanl\u0131 Devletine kar\u015f\u0131 m\u00fccadele i\u00e7inde de\u011fil, sarayda do\u011fdu ve b\u00fct\u00fcn i\u015flevi Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu&#8217;nu ya\u015fatmaya \u00e7al\u0131\u015fmak oldu. Onun d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc de, hizmetinde oldu\u011fu s\u0131n\u0131f\u0131n ekonomik ve siyasal \u00e7\u0131karlar\u0131 belirledi. T\u00fcrk burjuvazisi esas olarak ordunun i\u00e7inde ve ordu eliyle ortaya \u00e7\u0131kar\u0131ld\u0131. T\u00fcrk ayd\u0131n\u0131n\u0131n \u015fekillenmesi de buna, paralel ve ayn\u0131 kaynaktand\u0131r. Pa\u015falar ayn\u0131 zamanda yabanc\u0131 kapitalizmle ili\u015fkiye ge\u00e7en ve kompradorlu\u011fa ilk elden soyunanlar oldular. Gen\u00e7 subaylarsa, ideoloji kompradorlu\u011funa soyundular ve &#8220;ayd\u0131n&#8221; oldular. Burada &#8220;ayd\u0131n&#8221; olarak nitelendirilenlerin t\u00fcm\u00fcn\u00fcn asker k\u00f6kenli olup olmamas\u0131 da \u00f6nemli de\u011fil. S\u00f6z konusu olan, hangi kaynaktan y\u00f6nlendirildikleri, hangi \u00e7\u0131karlar\u0131 ve felsefeyi temel ald\u0131klar\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130lk T\u00fcrk &#8220;ayd\u0131nlar\u0131na &#8220;J\u00f6n T\u00fcrkler&#8221; deniliyor. Bunlar devletin hastal\u0131\u011f\u0131na \u00e7are arayan ve bu \u00e7areyi bat\u0131 kapitalizminde bulan gen\u00e7 subaylar ve baz\u0131 edebiyat\u0131lar oluyor, isimlerini bile Avrupa&#8217;dan al\u0131yorlar. &#8220;Zaten ittifak-\u0131 Hammiyet&#8217;in t\u00fcm kurucular\u0131, \u00f6rg\u00fctlenirken Avrupa&#8217;daki &#8216;Gen\u00e7&#8217; \u00f6rg\u00fctleri \u00f6zellikle Gen\u00e7 \u0130talya \u00f6rg\u00fctlerini \u00f6rnek al\u0131yorlard\u0131&#8221; (100 Soruda J\u00f6n T\u00fcrkler ve ittihat Terakki, sy:15) J\u00f6n T\u00fcrklerin \u00e7\u0131k\u0131\u015f gerek\u00e7eleri (1865), iktidarda bulunan Ali ve Fuat Pa\u015falar\u0131n a\u015f\u0131n bask\u0131c\u0131 y\u00f6netimlerinin M\u00fcsl\u00fcman olmayan halklar\u0131n ayr\u0131lma istemlerine, Avrupa&#8217;n\u0131n destek vermesinin \u00f6n ko\u015fullar\u0131n\u0131 ortadan kald\u0131rmak bi\u00e7iminde \u00f6zetlenebilir. Bu, Me\u015frutiyet isteminde somutluk kazan\u0131yordu. Ama birtak\u0131m \u00d6zg\u00fcrl\u00fckler talep edilirken bile ama\u00e7, kapitalizmin ulusla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 etkisi ve imparatorlu\u011fun dayan\u0131lmaz bask\u0131lar\u0131 nedeniyle ulusal kurtulu\u015f s\u00fcrecine giren Balkan halklar\u0131n\u0131 imparatorluk s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde tutmak idi. Daha sonraki ittihat ve Terakki hareketi de ayn\u0131 ama\u00e7lar\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu. Ad\u0131 1895&#8217;de Osmanl\u0131 ittihat ve Terakki Cemiyeti olan \u00f6rg\u00fct, ilk olarak Ittihat-\u0131 Osmani ad\u0131yla 1889&#8217;da Askeri T\u0131bbiye&#8217;de kuruldu. Bu \u00f6rg\u00fct\u00fcn kuruldu\u011fu y\u0131llarda Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu&#8217; s\u00fcrekli toprak kaybetmekteydi. \u00d6rg\u00fct bu ko\u015fullarda ve &#8220;devletin kurtar\u0131lmas\u0131&#8221; gerek\u00e7esi ile kuruldu. Ayn\u0131 d\u00f6nem Anadolu&#8217;da Ermeni ve Rumlara y\u00f6nelik sald\u0131r\u0131lar geli\u015fti. Anadolu&#8217;daki ticareti ellerinde tutmalar\u0131 ve Anadolu burjuvazisi karakterini almalar\u0131 dikkate al\u0131n\u0131rsa, bu sald\u0131r\u0131lar\u0131n nedeni anla\u015f\u0131lmaz de\u011fildir. En \u00e7ok korku duyulan, ticareti ellerinde tutan ve tar\u0131mla da u\u011fra\u015fan Ermeni ve Rum burjuvazisinin ulus\u00e7uluk ak\u0131mlar\u0131n\u0131n etkisi alt\u0131na girmeleriydi.<br \/>\u0130mparatorluk i\u00e7inde Alman etkisinin h\u0131zla geli\u015fti\u011fi y\u0131llarda, emperyalist devletlerin imparatorluk \u00fczerindeki \u00e7eki\u015fmeleri de yo\u011funla\u015fm\u0131\u015ft\u0131. Do\u011fal ki, ittihat ve Terakki de bu \u00e7eki\u015fmenin merkezinden biri oldu. \u00d6zellikle \u0130ngiltere ve Almanya \u00e7eki\u015fmesi b\u00fct\u00fcn yo\u011funlu\u011fuyla etkisini duyurdu. Bu d\u00f6neme ili\u015fkin olarak ister saray \u00e7evresi ve isterse ittihat ve Terakki Cemiyeti \u00fcyeleri i\u00e7inde kimin ad\u0131 and\u0131rsa an\u0131ls\u0131n, arkas\u0131nda mutlaka bir emperyalist devlet \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. \u00d6yle ki, ister asker, ister sivil olsun \u00f6nemli olan \u00e7o\u011funlu\u011fu emperyalist g\u00fc\u00e7lerin maa\u015fl\u0131 basit ajanlar\u0131 haline gelmi\u015f, &#8220;devleti kurtarmay\u0131 da&#8221; maa\u015fla ba\u011fland\u0131klar\u0131 emperyalist g\u00fc\u00e7lerin imparatorluk \u00fczerindeki egemenliklerinde aram\u0131\u015flard\u0131r. K\u0131saca \u015fu s\u00f6ylenebilir ki, s\u00f6zde &#8220;ayd\u0131n&#8221;, \u00f6nce devletin ajan\u0131 olarak do\u011fmu\u015f ve emperyalizmin ajanl\u0131\u011f\u0131na&#8221; kadar uzanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu ajanl\u0131k mutlaka resmi-maa\u015fl\u0131 bir konum olmasa da, ta\u015f\u0131nan anlay\u0131\u015flarla, d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015fleriyle, ya\u015fama ili\u015fkin her-\u015feyiyle b\u00f6yledir. Yal\u00e7\u0131n K\u00fc\u00e7\u00fck, T\u00fcrk &#8220;ayd\u0131n\u0131&#8221; i\u00e7in &#8220;k\u00f6ks\u00fcz ayd\u0131n&#8221; belirlemesini yap\u0131yor. Ancak \u00f6yle g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor ki, &#8220;k\u00f6k\u00fc devlette olan ayd\u0131n&#8221; demek \u00e7ok daha do\u011fruya yak\u0131n olacakt\u0131r. &#8220;Ayd\u0131n&#8221; T\u00fcrk&#8217;\u00fcn s\u00f6zde m\u00fccadele etti\u011fi Abd\u00fclhamit bile, bu ayd\u0131ndan \u00e7ok daha ba\u011f\u0131ms\u0131z ve emperyalizm kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00e7ok daha tutarl\u0131d\u0131r. Ama onun -yani devletin- g\u00f6lgesi olan &#8220;ayd\u0131n&#8221; daha fazla ideoloji kompradorlu\u011fu yapt\u0131\u011f\u0131ndan, \u00e7ok daha silik, korkak, \u00e7\u0131karc\u0131 ve g\u00f6z\u00fc d\u0131\u015fardad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc salt midesiyle de\u011fil, beyniyle de d\u0131\u015far\u0131ya ba\u011fl\u0131d\u0131r. Nitekim Osmanl\u0131c\u0131l\u0131k, Panislamizm ve Turanc\u0131l\u0131k gibi ideolojilerin t\u00fcm\u00fc T\u00fcrk egemenlerinin beynine d\u0131\u015fardan yans\u0131m\u0131\u015ft\u0131r. O, en \u00e7ok yerli mal\u0131 gibi g\u00f6r\u00fcnen bu ideolojiyi bile \u0130ngiliz ve Alman emperyalizmiyle olan ili\u015fkisi i\u00e7inde edinmi\u015ftir. Yani bunlar da yine yabanc\u0131 patentlidir.<br \/>K\u00f6k\u00fc \u00e7\u00fcr\u00fcy\u00fcp koku\u015fmu\u015f askeri-feodal bir devlete dayanan ve bu devleti ya\u015fatma ad\u0131na hareket eden &#8220;ayd\u0131n&#8221; elbette ki ad\u0131na lay\u0131k bir \u00f6zellik g\u00f6steremeyecektir. En ba\u015fta \u00e7a\u011fda\u015f de\u011fildir. Avrupa&#8217;da ayd\u0131n kendisini \u00f6ncelikle ulusal \u00e7er\u00e7evede ger\u00e7ekle\u015ftirip, bu zeminde evrensel bir karakter kazan\u0131rken, T\u00fcrk &#8220;ayd\u0131n\u0131 do\u011fru bir yurt ve ulus kavram\u0131ndan yoksundur. Tersine o, kapitalizmin H\u0131ristiyan halklardaki ulusla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 etkisinin kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7a\u011fd\u0131\u015f\u0131 ideolojilerle devleti kurtarma amac\u0131yla \u00e7\u0131kmaktad\u0131rlar. Onun eyleminin temelinde devlet vard\u0131r ve bu onu, sadece ba\u015fka uluslar\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131na de\u011fil, kendi halk\u0131n\u0131n da kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131karmaktad\u0131r. T\u00fcrk &#8220;ayd\u0131n\u0131, feodalizme kar\u015f\u0131 halk\u0131n saf\u0131nda ve onlara \u0131\u015f\u0131k ta\u015f\u0131yan bir g\u00fc\u00e7 olarak de\u011fil, halk kar\u015f\u0131t\u0131 olarak do\u011fmu\u015ftur. Her ne kadar Avrupa&#8217;da &#8220;ayd\u0131n&#8221; olununca &#8220;halk\u00e7\u0131&#8221; olmak ve &#8220;demokrat&#8221; olmak gerekti\u011fini \u00f6\u011frenmi\u015fse de  ger\u00e7e\u011fiyle bu \u00f6\u011frendikleri aras\u0131ndaki m\u00fcthi\u015f paradoks onu halk kar\u015f\u0131s\u0131nda bir timsah haline getirmi\u015ftir. T\u00fcrk ayd\u0131n\u0131n\u0131n T\u00fcrk halk\u0131n\u0131n yapabildi\u011fi tek \u015feyin duygusal s\u00f6zler edip a\u011flamakl\u0131 olmas\u0131 \u0130ni nedenledir. T\u00fcrk ayd\u0131n\u0131 ger\u00e7ekte \u00e7ok duygusald\u0131r. Ve bu onun yarad\u0131l\u0131\u015f\u0131ndaki b\u00fcy\u00fck bo\u015fluktan kaynaklanmaktad\u0131r. Bu ayd\u0131n\u0131 T\u00fcrk halk hareketleriyle hi\u00e7bir alakas\u0131 yoktur. Eylemi-n in ba\u015flang\u0131\u00e7 noktas\u0131 devlet olan bu &#8220;ayd\u0131n&#8221;, tarih bilincinden de yoksundur.<\/p>\n<p>Resmi \u00e7er\u00e7eve onun i\u00e7in her \u015feydir. Onda, burjuva felsefesi de yoktur. \u015e\u00fcphesiz ki b\u00f6yle bir ayd\u0131n da demokrasi bilincinin k\u0131r\u0131nt\u0131s\u0131 bile olamaz. Nitekim ittihat ve Terakki&#8217;nin k\u0131sa iktidar d\u00f6nemi, Abd\u00fclhamit&#8217;i bile aratacak \u00f6l\u00e7\u00fcde koyu bask\u0131 ve halklar \u00fczerinde vah\u015fi katliamlar s\u00fcreci olmu\u015ftur. \u015eerif Mardin, &#8220;J\u00f6n T\u00fcrklerin Siyasi Fikirleri&#8221; adl\u0131 kitab\u0131n\u0131n \u00f6ns\u00f6z\u00fcnde \u015f\u00f6yle bir belirleme yap\u0131yor: &#8220;J\u00f6n T\u00fcrklerin b\u00fct\u00fcn bat\u0131 k\u00fclt\u00fcrlerine ra\u011fmen tarih bilin\u00e7lerindeki y\u00fczeysellik, devleti bir b\u00fcnyeye benzeten imgenin a\u011f\u0131r basm\u0131\u015f olmas\u0131na ba\u011flanabilir. B\u00f6ylece J\u00f6n T\u00fcrkler \u2018in felsefesizliklerine bir de tarihsizlik eklendi\u011fi s\u00f6ylenebilir. Bu iki eksi\u011fin de birbirini peki\u015ftirdi\u011fi a\u00e7\u0131k: Tarihin &#8220;kendini a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmas\u0131&#8221; fikrini bilmeyen, daha da &#8220;felsefesiz&#8221; olacakt\u0131r. Felsefesiz olan\u0131n da (Vico&#8217;dan beri, tarih\u00e7ili\u011fin Bat\u0131&#8217;da ald\u0131\u011f\u0131 anlama g\u00f6re) b\u00fcsb\u00fct\u00fcn g\u00fcd\u00fck bir tarih g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc olacakt\u0131r. Bundan dolay\u0131d\u0131r ki, tarih\u00e7ili\u011fimiz, yak\u0131n zamanlarda bile &#8220;\u00f6vme-yerme&#8221; yakla\u015f\u0131m\u0131ndan ar\u0131namam\u0131\u015f, a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131-\u00e7\u00f6z\u00fcmleyici y\u00f6ntemler geli\u015ftirememi\u015ftir.&#8221; (age. sy: 17)<\/p>\n<p>T\u00fcrk ayd\u0131n\u0131nda yans\u0131yan T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131n karakteridir. \u00d6nce de g\u00f6r\u00fcld\u00fc ki, T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flar\u0131, Arap feodalizmiyle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131klar\u0131nda kendilerine varl\u0131k olan\u0131 a\u00e7abilmeyi Arap \u0130slam ideolojisini benimsemekte buldular. Ve hatta Araplar\u0131 Kavm-i Necip olarak y\u00fccelttiler. \u00d6ncesinde \u00c7in uygarl\u0131\u011f\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131ndaki durumlar\u0131 da b\u00f6yleydi.<\/p>\n<p>T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131n hi\u00e7 bir zaman bir yurt ve tarih bilinci, bir ideolojik perspektifleri bile olmad\u0131. Onlar i\u00e7in \u00f6nemli olan fetih ve ya\u011fma alan\u0131yd\u0131 ve imparatorluk s\u00fcreci boyunca da insanl\u0131\u011f\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 b\u00fct\u00fcn de\u011ferleri ya\u011fmalama gelene\u011fini s\u00fcrd\u00fcrd\u00fcler. T\u00fcrk ayd\u0131n\u0131nda da ayn\u0131 ya\u011fmac\u0131 gelenek g\u00f6r\u00fclmektedir.<\/p>\n<p>Nitekim b\u00fcy\u00fck devrimler pahas\u0131na ula\u015f\u0131lan burjuva de\u011ferler, T\u00fcrk ayd\u0131n\u0131na yans\u0131d\u0131\u011f\u0131nda ya\u011fman\u0131n arac\u0131 haline geldi\u011fi g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. T\u00fcrk ayd\u0131n\u0131 da her \u015feyi, kendisini yar eden devletin varl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in ya\u011fmalam\u0131\u015ft\u0131r. Bu nedenle de de\u011ferler \u00fczerinde ger\u00e7ek hakim g\u00fc\u00e7ler taraf\u0131ndan sonuna kadar kullan\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>Onlar &#8220;Bat\u0131l\u0131la\u015f\u0131n-uygarla\u015f\u0131n&#8221; dedi\u011finde, smokin giymi\u015fler, kravat takm\u0131\u015flar, sofra k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc \u00f6\u011frenmi\u015fler, kad\u0131nlar\u0131 m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu \u00f6l\u00e7\u00fcde sosyal hayata \u00e7ekmi\u015fler  onlar &#8220;demokratlas\u0131n1&#8221; dedikleri oranda s\u00f6zde \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler i\u00e7in darbeler bile yapm\u0131\u015flar  onlar &#8220;milliyet\u00e7i-\u0131rk\u00e7\u0131&#8221; olun dedi\u011fi oranda, Osmanl\u0131c\u0131l\u0131k, \u0130slamc\u0131l\u0131k ve Turanc\u0131l\u0131k yapm\u0131\u015flard\u0131r. Almanya&#8217;n\u0131n Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu i\u00e7in bir d\u00f6nem &#8220;Enverland&#8221; demesi bu nedenledir. Enver Pa\u015fa&#8217;n\u0131n, Osmanl\u0131 Devleti&#8217;nin ordular\u0131n\u0131n ba\u015fkomutan\u0131 iken, ayn\u0131 zamanda, Almanya&#8217;n\u0131n da en sad\u0131k adam\u0131 oldu\u011fu bilinmektedir.<\/p>\n<p>B\u00f6yle bir ayd\u0131n, tek tek ki\u015filik d\u00fczeyinde nas\u0131l olacakt\u0131r? Yal\u00e7\u0131n K\u00fc\u00e7\u00fck, &#8220;Ayd\u0131n \u00dczerine Tezler&#8221; adl\u0131 de\u011ferli ara\u015ft\u0131rmas\u0131nda, bu ayd\u0131n ki\u015fili\u011fi \u00fczerinde bir\u00e7ok \u00f6rnek veriyor. Ortaya \u00e7\u0131kan ortak \u00f6zellikler, halk ger\u00e7ekli\u011finden kopuk, onu a\u015fa\u011f\u0131layan, halklara d\u00fc\u015fman, anti-demokratik, hayalci, ya kendini ya da d\u00fc\u015fman\u0131n\u0131 abartarak c\u00fccele\u015fen, s\u00fcrekli koltuk de\u011fne\u011fi arayan ya da hep kendisi koltuk de\u011fne\u011fi olan bir zavall\u0131, ruhunda derin bo\u015fluklar\u0131 ve depremleri ya\u015fayan bir hasta, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve eylem g\u00fcc\u00fcnden yoksun bir yatalak ve her an herkesin kullan\u0131m\u0131na a\u00e7\u0131k bir varl\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>Bu \u00f6zellikler, ad\u0131na &#8220;ayd\u0131n&#8221; denilen her bireye tek tek indirgenebilir. K\u0131sacas\u0131 bu &#8220;ayd\u0131n&#8221;, ayd\u0131n olma ger\u00e7e\u011fini ya\u015famad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, hi\u00e7 bir zaman kendisi olmam\u0131\u015ft\u0131r\/olamam\u0131\u015ft\u0131r. Hep ba\u015fkas\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in de silik bir kopya olmaktan kurtulamam\u0131\u015ft\u0131r. Bu zaaf\u0131n\u0131 dil g\u00fcc\u00fcyle \u00f6rtmeye \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 ise \u00e7ok daha b\u00fcy\u00fck bir zaaf\u0131 ortaya \u00e7\u0131karm\u0131\u015f  demagog bir ki\u015filik, dili boyundan uzun ve girdi\u011fi her ortama g\u00f6re bi\u00e7im-renk de\u011fi\u015ftiren bir bukalemun \u015fekillenmi\u015ftir.<\/p>\n<p>4- CUMHUR\u0130YET D\u00d6NEM\u00ce VE KEMAL\u00ceST K\u0130\u015e\u0130L\u0130K<\/p>\n<p>Ki\u015fili\u011fi belirleyen temel etmenleri ve tarih i\u00e7inde T\u00fcrk ki\u015fili\u011finin geli\u015fmesini ana \u00e7izgileriyle ortaya koymaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131k. G\u00fcn\u00fcm\u00fcz T\u00fcrkiye&#8217;sini ve bu topraklar \u00fczerinde \u015fekillenen ki\u015fili\u011fi do\u011fru belirlemek a\u00e7\u0131s\u0131ndan, T\u00fcrklerin tarihe giri\u015finden bug\u00fcne \u0131l\u0131k olu\u015fan ya\u015fam \u00e7izgilerini belirlemek \u00f6nem ta\u015f\u0131yordu. En k\u0131\u015fta da koydu\u011fumuz gibi, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde bir tip var  bu tip: devlete &#8220;tap\u0131nan&#8221; devlet kar\u015f\u0131s\u0131nda bir hi\u00e7 olan, en a\u011f\u0131r s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve \u015fiddete kar\u015f\u0131 bile insanca bir kar\u015f\u0131 koyusu kendinde ger\u00e7ekle\u015ftirme g\u00fcc\u00fcn\u00fc bulamayan k\u00f6le bir ki\u015fili\u011fi ifade ediyor. T\u00fcrkiye&#8217;de devrim, en k\u0131sa tan\u0131m\u0131yla, ger\u00e7ekte bu ki\u015fili\u011fi a\u015fmak olacakt\u0131r ve bu ki\u015filik a\u015f\u0131lmaks\u0131z\u0131n da devrimin ger\u00e7ekle\u015fmesi hayaldir.<\/p>\n<p>Cumhuriyet, T\u00fcrk ki\u015fili\u011finin tarih \u00e7izgisinin yeni bir boyut kazanmas\u0131, ya da vard\u0131\u011f\u0131 son noktad\u0131r. Bu a\u00e7\u0131dan Cumhuriyet ki\u015fili\u011fini \u00e7\u00f6z\u00fcmlemek, tarihi \u00e7\u00f6z\u00fcmlemektir, bu ki\u015fili\u011fi a\u015fmak devrim yapmakt\u0131r.<\/p>\n<p>Kemalist ki\u015fili\u011fi \u00e7\u00f6z\u00fcmlemek i\u00e7in, \u00f6ncelikle Kemalizm nedir sorusuna yan\u0131t bulmak gerekir. Kemalistler kendilerini, y\u0131k\u0131lm\u0131\u015f bu imparatorlu\u011fun enkazlar\u0131 \u00fczerinden bir ulusu yaratan kurtulu\u015f \u00f6nderleri olarak tan\u0131mlarlar. Kurtulu\u015f s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc t\u0131rnak i\u00e7ine almak kayd\u0131yla, b\u00fcy\u00fck anlamda do\u011frudur. Kemalizm\u2019in ulusla\u015fma s\u00fcrecine \u00f6nderlik etti\u011fi bir ger\u00e7ektir, ancak bu nas\u0131l bir \u00f6nderliktir ve nas\u0131l bir ulusla\u015fma getirmi\u015ftir, \u00f6nemli olan bu noktad\u0131r. T\u00fcrkiye&#8217;de burjuvazinin geli\u015fmesinin 18. yy.&#8217;a dayand\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmi\u015ftik. Fakat bu burjuvala\u015fma, feodalizme kar\u015f\u0131 bir s\u0131n\u0131f kimli\u011fi kazanma ve kendi \u00f6nderli\u011finde bir ulusla\u015fmay\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirme bi\u00e7iminde de\u011fildir. Devlet fideli\u011finde do\u011fan ve temel \u00fcyesi devleti ya\u015fatmak olan T\u00fcrk burjuvazisi (ki, bunlar, asker ve sivil ayd\u0131nlar, b\u00fcrokratlar ve \u00e7o\u011fu pa\u015falardan d\u00f6n\u00fc\u015fme kompradorlard\u0131r.), toplumun ezilen s\u0131n\u0131flar\u0131na \u00f6nderlik etme gibi bir perspektife sahip olmam\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc onun i\u00e7in toplumun ezilen kesimleri devletin tebaas\u0131d\u0131r ve onlara herhangi bir ki\u015filik atfetmeye gerek yoktur. Ancak imparatorluk emperyalist g\u00fc\u00e7lerin i\u015fgali alt\u0131na girdi\u011finde ve bu i\u015fgale kar\u015f\u0131 direnen tek g\u00fc\u00e7 Anadolu olunca, ittihat ve Terakki art\u0131\u011f\u0131 pa\u015falar, daha d\u00fcne kadar selam verme gere\u011fini bile duymad\u0131klar\u0131 Anadolu insan\u0131n\u0131n direni\u015fi \u00fczerinde kendi devletlerini y\u00fckseltmenin hesab\u0131n\u0131 yapt\u0131lar, i\u015fte Kemalizm bu hesab\u0131n ba\u015far\u0131lmas\u0131n\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Kemalizm, halk hareketine dayanarak, halk hareketlerini tasfiye eden asker ve sivil b\u00fcrokrat, komprador ve toprak a\u011falar\u0131n\u0131n ittifak\u0131d\u0131r. Onun esas tehlikesi ise, halk hareketlerine dayan\u0131yormu\u015f gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcp, esasta onu tasfiye hareketi olmas\u0131ndad\u0131r. Bu \u00f6zelli\u011fi, Kemalizm&#8217;in b\u00fct\u00fcn s\u0131n\u0131flara ve olgulara yakla\u015f\u0131m\u0131nda g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>Cumhuriyeti kurarken Kemalizm, en \u00e7ok Osmanl\u0131 imparatorlu\u011funa kar\u015f\u0131t bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcm sergiledi, ancak en \u00e7ok sahip \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 da onun miras\u0131 oldu. Sahip \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fcn\u00fc verdiklerini ise, en k\u0131sa zamanda reddetti ye hatta imha s\u00fcrecine ald\u0131. Kemalizm&#8217;in egemenli\u011fi alt\u0131nda her \u015fey ters-y\u00fcz edildi. Yalanla-ger\u00e7ek, olanla-olmayan, vd. her \u015fey birbirine kar\u0131\u015ft\u0131, yer de\u011fi\u015ftirdi. Kemalizm zaten i\u015fe, ger\u00e7ekleri ters-y\u00fcz ederek ba\u015flad\u0131. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta \u00f6nlerinde bir &#8220;cumhuriyet&#8221; perspektifi bile olmayan Kemalistler, \u015f\u00fcphe yok ki, feodal Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu\u2019nun kal\u0131nt\u0131lar\u0131na kar\u015f\u0131 bir m\u00fccadele anlay\u0131\u015f\u0131ndan hareket etmediler. Ancak, imparatorlu\u011fun da\u011f\u0131lmas\u0131 nedeniyle ve i\u015fgal ko\u015fullar\u0131nda halk\u0131n direni\u015fi \u00fczerinde T\u00fcrk egemenlik sistemini ya\u015fatma m\u00fccadelesini verdiler. E\u011fer g\u00fc\u00e7leri yetse idi, bu egemenlik, alan\u0131n\u0131 da\u011f\u0131lan imparatorlu\u011fun egemenlik sahas\u0131na kadar yayabilirlerdi. Hatta&#8221; Enver Pa\u015fa\u2019n\u0131n Turan hayaliyle Orta Asya bozk\u0131rlar\u0131na do\u011fru at ko\u015fturmas\u0131 dikkate al\u0131n\u0131rsa, imparatorlu\u011fun yeti\u015ftirmesi Kemalistler \u2018in de ayn\u0131 h\u00fclyan\u0131n orta\u011f\u0131 olmalar\u0131 do\u011fald\u0131r. Ne var ki, bunu ger\u00e7ekle\u015ftirmeye ne uluslararas\u0131 durum ne de kendi g\u00fc\u00e7leri elveriyordu. Osmanl\u0131c\u0131l\u0131k ideolojisinden bu yana savunulan ideolojiler dikkate al\u0131n\u0131rsa, Kemalizm asl\u0131nda T\u00fcrkl\u00fc\u011f\u00fcn k\u00f6\u015feye s\u0131k\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 noktada ortaya \u00e7\u0131kt\u0131  bir anlamda da Turanc\u0131l\u0131\u011f\u0131n \u00e7aresizli\u011fi oldu. \u00c7aresizlik sald\u0131rganl\u0131\u011f\u0131 birlikte getirir  Kemalizm sald\u0131rgand\u0131r ve ayn\u0131 zamanda Bat\u0131 de\u011ferleri kar\u015f\u0131s\u0131nda siliktir.<\/p>\n<p>B\u00f6yle bir \u00e7\u00f6z\u00fcmlemede cumhuriyetin kar\u015f\u0131s\u0131nda T\u00fcrk ordu ger\u00e7e\u011finin b\u00fct\u00fcn a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 hissettirdi\u011finden bahsetmek \u00f6zellikle gerekli olmaktad\u0131r. Kemalizm esas olarak imparatorluk art\u0131\u011f\u0131 orduya dayand\u0131 ve di\u011fer t\u00fcm g\u00fc\u00e7leri bu temelde yan\u0131na \u00e7ekip ard\u0131ndan da tasfiye etti. Her \u015feyden \u00f6nce Mustafa Kemal&#8217;in kendisi bir Osmanl\u0131 pa\u015fas\u0131yd\u0131. Edindi\u011fi ki\u015filik ve felsefesi Osmanl\u0131 saray\u0131nda ve ordusunda \u015fekillenmi\u015fti. Cumhuriyetin ilan edildi\u011fi g\u00fcne kadar da, eskiye y\u00f6nelik bir ele\u015ftirisi s\u00f6z konusu de\u011fildi. \u0130li\u015fkiyi kendi ki\u015fili\u011finde a\u015fmayan bir \u00f6nderin, yeninin geli\u015fimine \u00f6nderlik edemeyece\u011fi son derece a\u00e7\u0131kt\u0131r. Cumhuriyetin kurulu\u015funa ve b\u00fct\u00fcn politikalar\u0131na damgas\u0131n\u0131 vuran M. Kemal&#8217;in ki\u015fili-\u0131 de bu a\u00e7\u0131dan son derece \u00f6nem ta\u015f\u0131maktad\u0131r.<\/p>\n<p>T\u00fcrk burjuva ulusla\u015fmas\u0131 topluma \u00fcstten dayat\u0131ld\u0131 ve bunda temel ara\u00e7 ordunun g\u00fcc\u00fc oldu. Her \u015fey Kemalistler \u2018in elinde devlet i\u00e7erisinde \u015fekillendirildi. Yani devlet ve ordu, b\u00fct\u00fcn siyasal ve sosyal ya\u015fam\u0131n belirleyici g\u00fcc\u00fc oldu. Bat\u0131l\u0131 kapitalist \u00fclkelerde burjuvazi  burjuva demokrasisinin \u00e7er\u00e7evesini \u00e7izerek ve bu \u00e7er\u00e7eve i\u00e7erisinde b\u00fct\u00fcn s\u0131n\u0131flara bir yer ay\u0131rarak iktidar olurken, Kemalizm, toplumu, olu\u015fturulan resmi ideolojinin i\u00e7erisine hapsetti, s\u0131n\u0131flar\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnce ve eylem g\u00fcc\u00fcn\u00fc gasp etti. Bu, daha iktidar olma s\u00fcrecinde ba\u015far\u0131yla y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc bir politikayd\u0131. Bir yandan kom\u00fcnistleri, di\u011fer yandan \u00c7erkez Ethem \u00f6nderli\u011findeki k\u00f6yl\u00fc hareketini ikili bir politikayla etkisizle\u015ftiren Kemalizm, bunlar\u0131 hem kendi iktidar m\u00fccadelesinin yede\u011fi haline getirdi, hem de her ikisini de entrikac\u0131 bir bi\u00e7imde imha etti. Ayn\u0131 politikan\u0131n K\u00fcrt ger\u00e7e\u011fine kar\u015f\u0131 da uyguland\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmekteyiz. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta K\u00fcrt ger\u00e7e\u011fini yan\u0131nda g\u00f6rmeye \u00e7al\u0131\u015fma sonralar\u0131 b\u00fcy\u00fck bir imha hareketine ve inkara d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc. \u0130ktidar oluncaya kadar yede\u011finde tuttu\u011fu T\u00fcrk halk hareketi ve K\u00fcrt hareketini iktidar\u0131n\u0131 g\u00fcvenceye ald\u0131\u011f\u0131 noktada reddetme politikas\u0131, Kemalizm&#8217;in \u00f6nderlik etti\u011fi &#8220;ulusal&#8221; hareketin karakterini de belirlemi\u015ftir. Bilindi\u011fi gibi, ulusal harekete damgas\u0131n\u0131 vuran Kemalist burjuvazidir. Kemalizm&#8217;in dayand\u0131\u011f\u0131 s\u0131n\u0131f temeli ise, ad\u0131na lay\u0131k bir burjuva s\u0131n\u0131f olmaktan son derece uzakt\u0131r. Kemalizm dayand\u0131\u011f\u0131 temelin zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilerek, burjuva anlamda s\u0131n\u0131fla\u015fma ve ulusla\u015fma hareketini \u00fcstten alta do\u011fru ve zora dayanarak geli\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Bu nedenle de, b\u00fct\u00fcn siyasal, toplumsal ve k\u00fclt\u00fcrel hayat\u0131 kendi y\u00f6nlendirmesi alt\u0131na alm\u0131\u015f, ne Bat\u0131, ne de Do\u011fu uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u0130\u00e7inde yer alan, ama ikisinin ilgin\u00e7 kar\u0131\u015f\u0131m\u0131ndan olu\u015fmu\u015f ucube bir ulusal-toplumsal ki\u015filik yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Kemalizm&#8217;in ger\u00e7ekte cumhuriyetle birlikte topluma kazand\u0131rd\u0131\u011f\u0131 bir yenilik de yoktur. O, ittihat ve Terakki&#8217;nin bir uzant\u0131s\u0131, yeni ko\u015fullara uyarlanmas\u0131d\u0131r. Hatta baz\u0131 konularda daha da geriye \u00e7eki\u015f vard\u0131r. \u00d6rne\u011fin imparatorluk s\u00fcrecinde egemenlik s\u0131n\u0131rlar\u0131 \u0130\u00e7indeki halklar\u0131n kimlikleri kabul edilirken, Cumhuriyet tek egemenlik sahas\u0131 olan K\u00fcrdistan&#8217;\u0131 ve K\u00fcrt halk kimli\u011fini inkar etmi\u015f, bu zemini T\u00fcrk ulusla\u015fmas\u0131n\u0131n alan\u0131 olarak g\u00f6rm\u00fc\u015f, kanl\u0131 ya da kans\u0131z imha hareketleriyle bir ulusu tarihten silmeyi kendi varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n temeli haline getirmi\u015ftir, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 hareketi a\u00e7\u0131s\u0131ndan da durum ayn\u0131d\u0131r. Cumhuriyetle birlikte i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131, asl\u0131nda d\u00fcne g\u00f6re \u00e7ok daha geri bir konuma s\u00fcr\u00fcklenmi\u015ftir, &#8220;imtiyazs\u0131z, z\u00fcmresiz birle\u015fik bir k\u00fctleyiz&#8221;\u00a0 slogan\u0131nda ifadesini buldu\u011fu gibi Kemalizm b\u00fct\u00fcn s\u0131n\u0131f \u00e7eli\u015fkileri ve m\u00fccadelelerini reddederek, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ve di\u011fer emek\u00e7i kesimlerin \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 burjuvazinin \u00e7\u0131karlar\u0131na tabi k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Ama onlar\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fc de devlete tabi k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc devlete, b\u00fct\u00fcn s\u0131n\u0131f \u00e7eli\u015fkilerinin \u00fcst\u00fcnde, bir hami rol\u00fc y\u00fcklemi\u015f, &#8220;devlet baba&#8221; felsefesi esas olarak Kemalist devlette v\u00fccut bulmu\u015ftur. Kemalizm\u2019e g\u00f6re &#8220;k\u00f6yl\u00fc milletin efendisidir. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 devletin korumas\u0131 alt\u0131ndad\u0131r. Burjuvazi devletten ald\u0131\u011f\u0131 g\u00fc\u00e7le varl\u0131k bulma ve geli\u015fme \u015fans\u0131na sahiptir. Kad\u0131nlar, devlet g\u00fcvencesi alt\u0131nda sosyal ya\u015fama girebilmektedir.\u00a0 Yani, her \u015fey devletle birlikte var olabilmekte ve kendini \u015farts\u0131z bir bi\u00e7imde devlete ba\u011f\u0131ml\u0131 hissetmektedir. Bu durumda, ger\u00e7ekte ortada ne burjuvazi, ne i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131, ne k\u00f6yl\u00fcl\u00fck vd. vard\u0131r. Var olan sadece devlettir. Ve bu devlet, kendisinde \u015fekillenen bir y\u0131\u011f\u0131n \u00fczerinde oturmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Bu karakter belirtildi\u011fi gibi, ordu-millet olu\u015fumuna kadar dayanmaktad\u0131r. Ancak imparatorluk s\u00fcreci, yani T\u00fcrkler \u2018in devletle\u015fme ve y\u00fckselme d\u00f6nemi s\u0131n\u0131f \u00e7eli\u015fkisinin derinle\u015fmesi ve devletle halk\u0131n koptu\u011fu bir s\u00fcre\u00e7 olmu\u015ftur. Y\u00fczy\u0131llar s\u00fcren k\u00f6yl\u00fc isyanlar\u0131 bu kopu\u015fman\u0131n hem nedeni, hem de sonucudur. Kemalizm, tarihsel a\u00e7\u0131dan, ger\u00e7ekle\u015fen bu kopu\u015fmay\u0131 devlet lehine gideren bir g\u00fc\u00e7 olarak i\u015flev g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr, i\u015fgale kar\u015f\u0131 m\u00fccadele y\u0131llar\u0131nda halk \u015furalar\u0131n\u0131 ve \u00c7erkez Ethem kuvvetlerini yanma \u00e7ekip, ikiy\u00fczl\u00fc bir politikayla tasfiyeye girmesi ve ard\u0131ndan kurdu\u011fu Cumhuriyet&#8217;te b\u00fct\u00fcn s\u0131n\u0131f \u00e7eli\u015fki ve ili\u015fkilerini kendinde d\u00fc\u011f\u00fcmlemesi, devleti toplumda i\u00e7selle\u015ftirme eyleminin bir gere\u011fidir, imparatorluk s\u00fcrecinde halk, devleti kar\u015f\u0131s\u0131nda g\u00f6r\u00fcr ve ancak korktu\u011fu i\u00e7in boyun e\u011fmek zorunda kal\u0131r. Ama Kemalist a\u015famada, devleti, \u00f6nce ayd\u0131nlardan ba\u015flayarak k\u00f6yl\u00fcl\u00fc\u011fe kadar uzanan halkalarla zincirleme bir bi\u00e7imde toplumda i\u00e7selle\u015ftirdi\u011fi g\u00f6r\u00fclmektedir.<\/p>\n<p>Kemalizm&#8217;in kendisini topluma nas\u0131l yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131 konusunda baz\u0131 noktalara de\u011finmek gerekiyor. Kemalizm, ulusal kurtulu\u015f\u00e7uluktan bahsetmi\u015f  daha i\u015fgale kar\u015f\u0131 sava\u015f y\u0131llar\u0131nda emperyalist g\u00fc\u00e7lerle fl\u00f6rte ba\u015flam\u0131\u015f ve K\u00fcrt halk\u0131n\u0131 imha seferlerine giri\u015fmi\u015ftir. Uygarl\u0131ktan bahsetmi\u015f  ancak uygar olman\u0131n en vazge\u00e7ilmez \u015fart\u0131 olan toplumun demokratik hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerini ilk anda bo\u011fazlam\u0131\u015ft\u0131r. Kemalizm sadece eski Osmanl\u0131 barbar gelene\u011finin \u00fczerine \u00e7ekilmi\u015f bir cila olmu\u015ftur. Bu cilan\u0131n alt\u0131nda her t\u00fcrl\u00fc despotik ve katliamc\u0131 gelenek di\u015f g\u00f6stermektedir. Nitekim M. Kemal, en yak\u0131n \u00e7al\u0131\u015fma arkada\u015flar\u0131n\u0131 en i\u011fren\u00e7 entrikalarla tasfiye etmekten \u00e7ekinmemi\u015ftir. M. Kemal, \u00f6n\u00fcne koydu\u011fu amaca var\u0131\u015fta her yolu mubah sayan, \u00e7\u0131karlar\u0131 i\u00e7in hi\u00e7bir \u015feyi yapmaktan \u00e7ekinmeyen bir pragmatisttir. Kendi ki\u015fili\u011fini toplumda ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015f bir \u015fahsiyet olarak, M. Kemal, \u00f6zenle anla\u015f\u0131lmas\u0131 gereken biridir. Onun ya\u015fam ve ili\u015fkilerine bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, nas\u0131l bir toplum yaratmak istedi\u011fi a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. M. Kemal s\u00f6zde bir bat\u0131l\u0131d\u0131r. Ama Bat\u0131l\u0131 olmak onun i\u00e7in hangi anlamdad\u0131r? Siyasal sosyal, k\u00fclt\u00fcrel ve ekonomik alanda Bat\u0131ya ne \u00f6l\u00e7\u00fcde ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r? Bu sorunun cevab\u0131, T\u00fcrkiye&#8217;yi medeni bir toplum haline getirme slogan\u0131 ile giri\u015fti\u011fi s\u00f6zde &#8220;devrimlerde mevcuttur. \u00dcstten alta do\u011fru topluma bir de\u011fi\u015fiklik dayat\u0131lmaktad\u0131r ve bu uygarla\u015fma ad\u0131na yap\u0131lmaktad\u0131r. &#8220;K\u0131l\u0131k-k\u0131yafet&#8221; devrimi &#8220;\u015eapka devrimi&#8221; vs. buna \u00f6rnektir. M. Kemal, \u015eapka devrimini mecliste savunurken \u015fu tezleri ileri s\u00fcr\u00fcyor:<br \/>&#8220;Uygar\u0131m diyen T\u00fcrkiye&#8217;nin ger\u00e7ekten uygar halk\u0131, ba\u015ftan a\u015fa\u011f\u0131ya d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc ile de uygar ve ileri insanlar oldu\u011funu g\u00f6stermek zorundad\u0131r. (&#8230;) Soruyorum: Bizim k\u0131yafetimiz milli midir? (hay\u0131r, sesleri) Bizim k\u0131yafetimiz uygarca ve uluslararas\u0131 nitelikte midir? (hay\u0131r, hay\u0131r sesleri) size kat\u0131l\u0131yorum. Deyimimi ho\u015f kar\u015f\u0131lay\u0131n. Alt\u0131 kaval \u00fcst\u00fc \u015fi\u015fhane denilebilecek k\u0131l\u0131k ne ulusald\u0131r, ne de uluslararas\u0131d\u0131r. (&#8230;) Bunun i\u00e7in, Turan k\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131r\u0131p canland\u0131rman\u0131n da yeri yoktur. Uygarca ve uluslararas\u0131 k\u0131l\u0131k sizin i\u00e7in \u00e7ok cevherli, milletimiz i\u00e7in lay\u0131k bir k\u0131l\u0131kt\u0131r. Onu giyinece\u011fiz.&#8221; (M. Golo\u011flu, Devrimler ve Tepkileri, s.14)<\/p>\n<p>Ancak M. Kemal&#8217;in yapt\u0131\u011f\u0131 da &#8220;alt\u0131 kaval \u00fcst\u00fc \u015fi\u015fhane&#8221; bir toplum yaratmakt\u0131r. Y. Kadri Karaosmano\u011flu &#8220;Ankara&#8221; adl\u0131 kitab\u0131nda, bu konuya ili\u015fkin olarak \u015fu belirlemeleri yap\u0131yor: &#8221; Eski milli m\u00fccadelecilerden baz\u0131lar\u0131 gibi Hakk\u0131 bey i\u00e7in de k\u0131yafet de\u011fi\u015fiminden sonra milli dava bir modernlik iddias\u0131 haline gelmi\u015fti. Bir Avrupal\u0131 gibi giyinmek&#8230; Dansetmek&#8230; Ya\u015fay\u0131p e\u011flenmek&#8230; Bunlara bir zafer kazanmak kadar m\u00fchim g\u00f6r\u00fcn\u00fcyordu&#8221; (aktaran Korkut Boratav, T\u00fcrkiye&#8217;de Devlet\u00e7ilik sy:104)<\/p>\n<p>Oysa toplumsal sorunlar had safhadad\u0131r. Ekonomik \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fc i\u00e7indeki toplumlar, halk kitleleri a\u00e7 ve peri\u015fand\u0131r. \u00dcstten dayat\u0131lan bu gibi bi\u00e7imsel &#8220;devrimlerle&#8221; kimsenin bir ilgisi yoktur. Kendini ifade edebilme olanaklar\u0131ndan bile yoksun olan halk ne yaz\u0131k ki &#8220;Bat\u0131l\u0131&#8221; olmaya mecbur edilmi\u015ftir. Yollara \u00f6zel inzibatlar dikilmi\u015f ve devletin kolluk kuvvetleri yoksul T\u00fcrk k\u00f6yl\u00fcs\u00fcne Bat\u0131l\u0131 olmay\u0131 \u00f6\u011fretmi\u015ftir. (!) Ba\u015fta &#8220;ayd\u0131n&#8221; olmak \u00fczere T\u00fcrk toplumu Bat\u0131 d\u00fcnyas\u0131na b\u00f6yle bir giri\u015f yapm\u0131\u015ft\u0131r. Nas\u0131l ki \u00f6nce \u0130slamiyet bir sar\u0131k gibi kafan\u0131n \u00fczerine oturtulduysa, bu kez de Bat\u0131l\u0131 de\u011ferler bir \u015fapka olarak eski kafan\u0131n \u00fczerine oturtturuvermi\u015ftir. Bat\u0131 d\u00fcnyas\u0131n\u0131n ekonomik, sosyal, k\u00fclt\u00fcrel, siyasal, felsefi varl\u0131\u011f\u0131 \u00f6z\u00fcmsenmeden iltica edilen Bat\u0131, elbette ki bu durumuyla T\u00fcrkiye&#8217;yi hi\u00e7bir zaman bir bat\u0131l\u0131 olarak de\u011ferlendirmemi\u015ftir.<\/p>\n<p>Kald\u0131 ki, bu s\u00f6zde devrimler, M. Kemal&#8217;le ba\u015flayan bir olay da de\u011fildir. Daha ittihat ve Terakki d\u00f6neminde Avrupa emperyalist g\u00fc\u00e7lerinin bask\u0131lar\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak &#8220;uygarl\u0131k&#8221;, &#8220;laiklik&#8221; vb. alanlar\u0131nda at\u0131lan ad\u0131mlar vard\u0131r. \u015eeriyye mahkemelerinin Me\u015fihattan (\u015eeyh\u00fclislaml\u0131k) ayr\u0131larak Adliye nezaretine ba\u011flanmas\u0131 (1916) Hukuk-u Aile kararnamesi (1917), Rumeli takvimiyle Miladi takvim aras\u0131ndaki 13 g\u00fcnl\u00fck fark\u0131n kald\u0131r\u0131lmas\u0131 (1917) vb. kanun ve kararnameler ger\u00e7ekte M. Kemal&#8217;in Cumhuriyet\u2019te tamamlad\u0131\u011f\u0131 giri\u015fimler olmu\u015ftur  \u00fcstelik bu ad\u0131mlar at\u0131l\u0131rken temel ama\u00e7 da ayn\u0131d\u0131r. Latin alfabesi i\u00e7in tart\u0131\u015fmalar da yine ittihat ve Terakki d\u00f6nemine uzanmaktad\u0131r. Ayn\u0131 d\u00f6nemde (1917), e\u011fitim kurumlan \u00fczerinde de baz\u0131 de\u011fi\u015fiklikler vard\u0131r  buna g\u00f6re, medreselerin \u00e7a\u011fda\u015f din kurumlan haline d\u00f6n\u00fc\u015fmesi, ders programlar\u0131na m\u00fcspet ve do\u011fal bilimler, yabanc\u0131 dil e\u011fitimlerinin al\u0131nmas\u0131 gibi de\u011fi\u015fmeler \u00f6ng\u00f6r\u00fclmektedir. Kad\u0131nlar\u0131n toplumsal hayata Kat\u0131lmas\u0131 konusunda da benzeri ad\u0131mlar vard\u0131r.<\/p>\n<p>&#8220;Kad\u0131nlar\u0131n hayat\u0131nda da \u00f6nemli de\u011fi\u015fiklikler oldu. Bak\u0131nca, aradaki ili\u015fkinin &#8216;g\u00fcnah&#8217; olup olmad\u0131\u011f\u0131 saptanamayaca\u011f\u0131 i\u00e7in kad\u0131nla erke\u011fin sokakta birlikte gezemedikleri bir \u00fclkede, sava\u015f\u0131n getirdi\u011fi zorunluluklar y\u00fcz\u00fcnden kad\u0131n i\u015f hayat\u0131na girdi. Kad\u0131n fabrikalarda, dairelerde, sokakta (mesela \u0130stanbul\u2019da \u00e7\u00f6p\u00e7\u00fcl\u00fck yaparak), tarlalarda ister istemez \u00e7al\u0131\u015fma durumundayd\u0131. Ayr\u0131ca TC&#8217;ninde bunu te\u015fvik etti\u011fini s\u00f6ylemeye gerek bile yok. Ordunun himayesi alt\u0131nda kad\u0131nlar\u0131 \u00e7al\u0131\u015ft\u0131rma cemiyetleri kuruldu. Cemiyet, ordu i\u00e7in \u00fcniformalar, \u00e7ama\u015f\u0131r, kum torbalan dikiyorlard\u0131. At\u00f6lyelerinde 6-7 bin kad\u0131n g\u00fcnde on kuru\u015f yevmiye al\u0131yor ve yemek yiyorlard\u0131. Zaman zaman 7-8 bin kad\u0131n da evlerde cemiyet i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131. Cemiyet, para kazan\u0131r durumdayd\u0131. Dahas\u0131 var, birinci orduda bir kad\u0131n taburu kuruldu. Bunlar tamamen asker gibi ya\u015f\u0131yorlard\u0131. Yaln\u0131z evli olanlar haftan\u0131n d\u00f6rt ak\u015fam\u0131n\u0131 evlerinde ge\u00e7irebiliyorlard\u0131. Cemiyet 1917&#8217;nin sonunda bekar i\u015f\u00e7ilerin evlenmesini zorunlu yapt\u0131 ve bunlar\u0131n m\u00fcnasip kocalar bulabilmeleri i\u00e7in bir sistem geli\u015ftirdi. Kad\u0131nlar\u0131n bu y\u0131llarda bir\u00e7ok okullara ve Dar\u00fclf\u00fcnun&#8217;a (\u00fcniversite) girdiklerini biliyoruz. \u0130stanbul gibi b\u00fcy\u00fck bir merkezde, \u00e7ar\u015faf ve pe\u00e7e devam etmekle birlikte, kad\u0131nlar \u00e7ok kez art\u0131k pe\u00e7elerini \u00f6rtm\u00fcyorlard\u0131. Bir s\u00fcre sonra Dar\u00fclbedayi sahnelerinde ilk M\u00fcsl\u00fcman kad\u0131n tiyatro oyuncular\u0131 rol almaya ba\u015flad\u0131lar, (aktaran, Do\u00e7. Dr. Sina Ak\u015f\u00een, 100 Soruda J\u00f6n T\u00fcrkler ve Ittihad ve Terakki)<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u00fczere sava\u015f, kafes ve pe\u00e7e ard\u0131na itilen kad\u0131n\u0131n sosyal ve hatta askeri ya\u015fama \u00e7ekilmesini zorunlu k\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan, s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya ba\u011fl\u0131 olundu\u011fu s\u00f6ylenen her t\u00fcrl\u00fc kural kendili\u011finden i\u015flemez hale gelmi\u015ftir. \u00dcstelik bu, Kemalizm&#8217;in yapt\u0131\u011f\u0131ndan biraz farkl\u0131 bi\u00e7imde ya\u015fam\u0131n bir dayatmas\u0131 olarak geli\u015fmi\u015ftir. Kemalizm de kad\u0131n\u0131 sosyal hayata \u00e7ekme iddias\u0131ndad\u0131r. Ancak, bunu da yine en tepeden inmeci y\u00f6ntemlerle ger\u00e7ekle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Nas\u0131l ki, erke\u011fin kafas\u0131ndaki p\u00fcsk\u00fcll\u00fc fes yerine \u015fapka ge\u00e7irilmi\u015fse, kad\u0131n da kafesle pe\u00e7eden kurtar\u0131larak a\u00e7\u0131k tuvaletler i\u00e7inde dans salonlar\u0131na \u00e7ekilmi\u015ftir. Elbette ki bu burjuva kad\u0131nd\u0131r  emek\u00e7i halk kad\u0131nlar\u0131 i\u00e7in ya\u015fam oldu\u011fu gibi s\u00fcr\u00fcp gitmi\u015f, s\u00f6zde kanunlarla g\u00fcvenceye ba\u011flanan haklar, b\u00fct\u00fcn kanunlardan daha g\u00fc\u00e7l\u00fc bir yapt\u0131r\u0131m g\u00fcc\u00fcne sahip olan geleneklerin kar\u015f\u0131s\u0131nda fazla bir rol oynayamam\u0131\u015ft\u0131r. Ama Kemalizm hi\u00e7bir hak m\u00fccadelesi vermeden kad\u0131na, tepeden inmeci y\u00f6ntemlerle birtak\u0131m hukuki haklar bah\u015federek, asl\u0131nda toplumun yar\u0131s\u0131n\u0131 devlete ba\u011flam\u0131\u015f ve kad\u0131na s\u00f6zde &#8220;demokratik haklar&#8221; vererek anti demokratik bir ya\u015fama ve bu ya\u015fam\u0131n yuvas\u0131 olmaya mahkum etmi\u015ftir, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n durumu da b\u00f6yledir, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na da kendi ekonomik ve demokratik haklar\u0131 i\u00e7in m\u00fccadele etmeden, bu haklar \u00fcstten bah\u015fedilmi\u015ftir. Dolay\u0131s\u0131yla i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne at\u0131lan birtak\u0131m k\u0131r\u0131nt\u0131larla demokrasi m\u00fccadelesinin \u00f6n\u00fc kesilmi\u015f, hak veren konumundaki devlet, bu haklar\u0131 istedi\u011fi zaman almas\u0131n\u0131 da bilmi\u015ftir. Dikkat edilirse, Kemalizm, ger\u00e7ekte en \u00e7ok kar\u015f\u0131s\u0131nda oldu\u011fu g\u00fc\u00e7leri bu politikayla bir hi\u00e7 derecesine indirgemektedir.<\/p>\n<p>Kemalizm&#8217;in toplumda i\u00e7selle\u015ftirilmesi esas olarak 1930&#8217;lar sonras\u0131d\u0131r. Kemalizm kendisini bu s\u00fcre\u00e7 i\u00e7erisinde form\u00fcle etmi\u015ftir. Yoksa iktidar\u0131n ilk y\u0131llar\u0131nda \u0130ttihat ve Terakkinin bir uzant\u0131s\u0131d\u0131r. Kemalizm ideoloji ve politikas\u0131 \u00f6nceden olu\u015fturulup, planlanm\u0131\u015f bir hareket olarak geli\u015fmemi\u015ftir. M. Kemal imparatorluk m\u00fcfetti\u015fi olarak Anadolu&#8217;ya gelirken g\u00f6revi halk hareketlerini bast\u0131rmak iken sultanl\u0131\u011f\u0131n hi\u00e7bir gelecek vadetmedi\u011fini g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc noktada halk\u0131n g\u00fcc\u00fc \u00fczerinde oynamaya y\u00f6nelmi\u015ftir. Hatta Erzurum Kongresi&#8217;nde bile, hen\u00fcz sultanl\u0131kla ba\u011flar\u0131n\u0131 kesmi\u015f de\u011fildir, \u00fczerinde imparatorluk ordusunun \u00fcniformas\u0131 vard\u0131r. Kendisi de \u0130ttihat ve Terakkinin di\u011fer pa\u015falar\u0131 gibi Turanc\u0131d\u0131r. Tarih anlay\u0131\u015f\u0131 bu temel \u00fczerinedir.<\/p>\n<p>Ulusla\u015fmak bir tarihsel bellek edinmektir. T\u00fcrk ulusla\u015fmas\u0131n\u0131n \u00f6nderli\u011fine soyundu\u011funda Kemalizm, bu &#8220;ulusa bir tarihsel temel yaratmak zorunda oldu\u011funu da g\u00f6rd\u00fc. \u015e. S\u00fcreyya Aydemir, M. Kemal&#8217;in &#8220;T\u00fcrk Tarihi ve T\u00fcrklerin Medeni Ge\u00e7mi\u015fi&#8221; \u00fczerine 1930&#8217;lar\u0131n sonlar\u0131nda ilgi duymaya ve kafa yormaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirterek bu konuda \u015f\u00f6yle demektedir: &#8220;Onun neslinin tarih anlay\u0131\u015f\u0131na damgas\u0131n\u0131 vuran bu iki b\u00fcy\u00fck ve temel hatan\u0131n biri \u015fuydu ki, resmi kitaplara g\u00f6re bir T\u00fcrk tarihi yoktu. Ve T\u00fcrk tarihi ancak Osmanl\u0131 tarihinden ibaretti. Osmanl\u0131 Devleti&#8217;nin kurucular\u0131 da S\u00f6\u011f\u00fct&#8217;\u00fcn k\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 Domani\u00e7 yaylas\u0131na yerle\u015fmi\u015f 300 \u00e7ad\u0131r halk\u0131ndan ibaretti, ikinci hata da \u015fuydu ki, tarihte bir T\u00fcrk medeniyeti yoktu. Kitaplarda b\u00f6yle bir \u015fey yaz\u0131l\u0131 de\u011fildi. Orta Asya en sert kelimelerle s\u0131fatland\u0131r\u0131lan Cengizler \u2018in, Timurlar\u0131n yurduydu. Hem zaten ortada bir T\u00fcrk soyu da yoktu. Ya Osmanl\u0131lar ya da M\u00fcsl\u00fcmanlar vard\u0131, \u0130slam tarihinin uluslar\u0131 Araplard\u0131. Osmanl\u0131 camias\u0131 i\u00e7inde Araplar, K\u00fcrtler hep \u00f6vg\u00fc s\u00f6zleriyle yer al\u0131rlard\u0131. Fakat T\u00fcrkler ad\u0131 ge\u00e7meyen bir garip topluluktu, i\u015fte hem Atat\u00fcrk, hem nesli bu hava i\u00e7inde geli\u015fti ve Tanzimat&#8217;tan beri de inan\u0131lan \u015fuydu ki, hem medeniyet, hem medeniyetin kaynaklar\u0131 garptayd\u0131.&#8221; (\u015e. S. Aydemir. Tek Adam s:. 431-432)<\/p>\n<p>Kemalizm&#8217;in, T\u00fcrk ulusla\u015fmas\u0131n\u0131 yarat\u0131rken, kendisine bir tarihi k\u00f6k arad\u0131\u011f\u0131 ortadad\u0131r. \u015e. S. Aydemir, M. Kemal&#8217;in, &#8220;insanl\u0131\u011f\u0131n ilk vatan\u0131 neresidir? Kendilerine insan denebilecek ilk yara^ t\u0131k gruplar\u0131 hangi topraklarda meydana gelmi\u015ftir? \u0130lk insan g\u00f6\u00e7leri hangi \u00fclkelerden, hangi y\u00f6nlere da\u011f\u0131ld\u0131? \u0130lk dil gruplar\u0131n\u0131n ana k\u00f6k\u00fc hangi seslerdir?&#8221; gibi sorular \u00fczerinde g\u00fcnlerce kafa yordu\u011funu belirtmektedir. \u015eu bir ger\u00e7ek ki, M. Kemal bu sorulara cevap ararken, esasta \u00f6nderli\u011fine soyundu\u011fu ulusun k\u00f6klerini bulmaya ve Anadolu&#8217;daki varl\u0131\u011f\u0131na anlam kazand\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015fmaktayd\u0131.<\/p>\n<p>Bu durum Kemalistler \u2018in Orta Asya bozk\u0131rlar\u0131na kadar uzanmalar\u0131na yol a\u00e7\u0131yordu. Bununla da kalm\u0131yor, T\u00fcrk Tarih Tezi-G\u00fcne\u015f Dil Teorisi ile T\u00fcrk dili b\u00fct\u00fcn dillerin temeli, T\u00fcrkler Uygarl\u0131\u011f\u0131n yarat\u0131c\u0131s\u0131 ve d\u00fcnyaya yay\u0131c\u0131s\u0131 oluveriyordu. B\u00fct\u00fcn uygarl\u0131klar\u0131n temelinde T\u00fcrk ger\u00e7e\u011fi oldu\u011funa g\u00f6re, Anadolu&#8217;da binlerce y\u0131ll\u0131k ge\u00e7mi\u015fi i\u00e7inde hangi halklar\u0131 bar\u0131nd\u0131rm\u0131\u015f olursa olsun, esas olarak T\u00fcrk vatan\u0131yd\u0131. A\u00e7\u0131k ki, burada burjuva ulusla\u015fmas\u0131n\u0131n gere\u011fi olarak bir burjuva milliyet\u00e7ili\u011fi de\u011fil, bilim d\u0131\u015f\u0131 temellere dayand\u0131r\u0131lm\u0131\u015f \u0131rk\u00e7\u0131 bir ulus anlay\u0131\u015f\u0131 ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Bunun \u00e7ok derin bir a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k duygusunun \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011funa dikkat edilmelidir.<\/p>\n<p>Mademki T\u00fcrkler k\u00f6ks\u00fczd\u00fcr ve mademki Anadolu&#8217;yu fethettikleri g\u00fcnden itibaren Roma uygarl\u0131k kurumlar\u0131n\u0131n zapt\u0131na u\u011fram\u0131\u015ft\u0131r ve mademki Iran edebiyat\u0131 ile Arap bilimsel yaz\u0131m\u0131n\u0131n boyunduru\u011funu ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131r, bunu reddetmenin bir yolu olabilir. T\u00fcrkler \u2018in bu uygarl\u0131klar\u0131n da ba\u015flat\u0131c\u0131s\u0131 oldu\u011fu ileri s\u00fcr\u00fclebilir. E\u011fer ileri s\u00fcr\u00fclebilirse T\u00fcrkler, fethettikleri topraklar\u0131n uygarl\u0131\u011f\u0131 taraf\u0131ndan fethedilmenin, y\u00f6nettikleri halklar\u0131n bilimiyle yetinmenin ve tarihsel geli\u015fmeye ayak uyduramayan, perspektiften yoksun bir edebiyat\u0131n k\u00f6t\u00fc taklit\u00e7ileri olman\u0131n, a\u011f\u0131r y\u00fck\u00fcnden kurtulabilir. E\u011fer ileri s\u00fcr\u00fclenler en az\u0131ndan T\u00fcrk bilim k\u00fcrs\u00fclerini fethederlerse, ileri s\u00fcr\u00fclebilir: <\/p>\n<p>&#8220;Ne Mutlu T\u00fcrk\u00fcm Diyene&#8221; (Y. K\u00fc\u00e7\u00fck, Ayd\u0131n \u00dczerine Tezler II. sy: 108-109)<\/p>\n<p>Osmanl\u0131lardaki tarihsizlik, Cumhuriyet&#8217;te tarihi T\u00fcrklerle ba\u015flatmaya d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyor. Ama dayand\u0131r\u0131lacak herhangi bir temel de yok. B\u00f6yle olunca, bu, &#8220;b\u00fcy\u00fck&#8221; s\u00f6zlerle T\u00fcrkl\u00fc\u011f\u00fc &#8220;y\u00fcceltmeye&#8221; d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyor. &#8220;Bir T\u00fcrk D\u00fcnyaya Bedeldir&#8221;. &#8220;T\u00fcrk \u00d6\u011f\u00fcn \u00c7al\u0131\u015f, G\u00fcven&#8221; vs. sloganlarla &#8220;T\u00fcrk\u00fcn T\u00fcrk\u2019ten Ba\u015fka Dostu Yoktur&#8221; gibi yaln\u0131zl\u0131k duygusu i\u00e7eren sloganlar yan yana s\u00f6yleniyor. A\u015fa\u011f\u0131l\u0131k duygusu g\u00fcvensizli\u011fi, g\u00fcvensizlik ise sald\u0131rganl\u0131\u011f\u0131 derinle\u015ftiriyor. Kemalist burjuvazi, T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131n tarihsel geli\u015fim \u00e7izgisinde var olan sald\u0131rganl\u0131\u011f\u0131 son noktaya kadar \u00e7\u0131kar\u0131yor  kafataslar\u0131 \u00fczerine kurulmu\u015f bir &#8220;Cumhuriyet&#8221; yarat\u0131yor.<\/p>\n<p>Irk\u00e7\u0131, s\u00f6ven tarih anlay\u0131\u015f\u0131 pratikte de kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 buluyor ve 1930&#8217;lu y\u0131llar boyunca K\u00fcrdistan tam bir mezbahaneye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcl\u00fcyor. K\u00fcrt isyanlar\u0131 ac\u0131mas\u0131z imha seferleri ile bast\u0131r\u0131l\u0131yor. Bir halk\u0131n fiziki tasfiyesi \u00fczerinde bir ba\u015fka ulusun &#8220;y\u00fckseli\u015fi&#8221; ger\u00e7ekle\u015ftirilmek isteniyor. Anadolu&#8217;nun binlerce y\u0131ll\u0131k k\u00fclt\u00fcrlerine kar\u015f\u0131 yakla\u015f\u0131m\u0131nda da ayn\u0131 talana mant\u0131k g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor. Tarihin ger\u00e7eklerini kabul ederek, k\u00fclt\u00fcrlerle kayna\u015fma de\u011fil, gasp temel al\u0131nd\u0131\u011f\u0131ndan her de\u011ferin \u00fczerine &#8220;T\u00fcrk&#8221; damgas\u0131 vuruluyor. K\u00fcrdistan diye bir \u00fclke, K\u00fcrt diye bir halk yokmu\u015f, Anadolu uygarl\u0131klar\u0131 sanki tarihte hi\u00e7 ya\u015famam\u0131\u015f\u00e7as\u0131na hi\u00e7lik noktas\u0131na s\u00fcr\u00fcl\u00fcyor. T\u00fcrk burjuvazisi sahte temeller \u00fczerindeki ulusla\u015fma hareketini g\u00fcncel tarihi de ters y\u00fcz ederek tamamlamak istiyor.<\/p>\n<p>D\u00fcnyan\u0131n hi\u00e7 bir \u00fclkesinde, b\u00f6yle bir ulusla\u015fma g\u00f6r\u00fclmemi\u015ftir. Birle\u015fik Devletlerin kurulu\u015f s\u00fcrecinde K\u0131z\u0131lderililer \u00fczerindeki ac\u0131mas\u0131z katliamlar bile, Kemalist burjuvazinin katliam seferleriyle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lamaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc orada katledilenlerin kimli\u011fi ve katliam en az\u0131ndan inkar edilmemi\u015ftir. Burada ise, bir halk\u0131n katliamdan ge\u00e7irildi\u011fi bile inkar edilmi\u015f ve daha ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 anda belleklerden silinmek istenmi\u015ftir. Katliamlar\u0131n ad\u0131na &#8220;Do\u011fuya Uygarl\u0131k Seferleri&#8221; denilmi\u015f ve bu, T\u00fcrk toplumunun s\u00f6zde en ileri olmas\u0131 gereken kom\u00fcnistleri taraf\u0131ndan bile alk\u0131\u015fla kar\u015f\u0131lanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Burada &#8216;T\u00fcrk burjuvazisinin \u015fahs\u0131nda (politikalar\u0131nda) bir ulusun (T\u00fcrk) t\u00fcm\u00fcn\u00fcn bir su\u00e7a ortak edilmesi olay\u0131 vard\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00fct\u00fcn s\u0131n\u0131f ve katmanlar\u0131yla bir ulusun varl\u0131\u011f\u0131 ba\u015fka bir ulusun imhas\u0131 \u00fczerine in\u015fa edilmi\u015ftir. Ad\u0131na &#8220;Misak-\u0131 Milli&#8221; denilen olgu, bu ger\u00e7e\u011fin itiraf\u0131d\u0131r. T\u00fcrk ulusuna bula\u015ft\u0131r\u0131lan \u0131rk\u00e7\u0131, \u015foven felsefe ve ruhun milli temeli bu ger\u00e7eklerde yatmaktad\u0131r. Bu \u00f6yle bir ulusal karakterdir ki, sonuna kadar \u015fi\u015firme bir \u00f6v\u00fcnmeyi ya\u015far  zay\u0131f\u0131 ezer ve onun \u00fcst\u00fcnde y\u00fckselmek ister  g\u00fc\u00e7l\u00fc kar\u015f\u0131s\u0131nda sonuna kadar boyun e\u011fer ve bu \u00f6zellikler egemen s\u0131n\u0131ftan en s\u0131radan bir yoksula kadar yans\u0131mas\u0131n\u0131 bulur.<\/p>\n<p>Bir di\u011fer nokta da \u015fudur: Bir ulusla\u015fma hareketinin temel kuvveti ordu oldu\u011funa g\u00f6re, kurulu\u015fun \u00f6nc\u00fcs\u00fc olan ordu, T\u00fcrkiye&#8217;deki b\u00fct\u00fcn siyasal, sosyal, ekonomik, k\u00fclt\u00fcrel ve felsefi yap\u0131lanman\u0131n da ana yata\u011f\u0131, kumanda merkezi oluyor. B\u00fct\u00fcn toplumsal ili\u015fkiler ordunun emir ve talimatlar\u0131na\u00a0 g\u00f6re bi\u00e7imleniyor  toplumsal haklar ayn\u0131 g\u00fc\u00e7 taraf\u0131ndan bah\u015fedilip geri al\u0131nabiliyor. Ordunun toplum \u00fczerindeki bu tahakk\u00fcm\u00fc, elbette ki m\u00fcthi\u015f bir \u015fiddet \u00fczerinde sa\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. Ancak, Kemalizm, bu zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131 g\u00fcce d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmenin yollar\u0131n\u0131 da ar\u0131yor ve 1930&#8217;lu y\u0131llar boyunca Kemalist ideolojiyi toplumda i\u00e7selle\u015ftirmenin yo\u011fun \u00e7abas\u0131na giri\u015fiyor, i\u015flevi bu ideolojiyi k\u0131ra ta\u015f\u0131rmak olan K\u00f6y Enstit\u00fcleri kuruluyor ve &#8220;k\u00f6yl\u00fc ayd\u0131n&#8221; tiplemesi ortaya \u00e7\u0131kar\u0131larak, bunlar Kemalizm\u2019in ajanl\u0131\u011f\u0131 bi\u00e7iminde k\u00f6ylere da\u011f\u0131l\u0131yorlar. Ulusal kurtulu\u015f\u00e7uluk, uygarl\u0131k, \u00e7a\u011fda\u015fl\u0131k vs. gibi kavramlar, k\u00f6yl\u00fcn\u00fcn devlete kar\u015f\u0131 olan y\u00fczlerce y\u0131ll\u0131k g\u00fcvensizlik ve d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 tersine \u00e7evirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlar. K\u00f6y Enstit\u00fcleri, Kemalist devleti k\u0131ra g\u00f6t\u00fcr\u00fcyor, k\u0131r\u0131 resmi ideolojinin \u00e7er\u00e7evesi i\u00e7ine al\u0131yor.<\/p>\n<p>T\u00fcrk burjuvazisinin durumunu anlamak a\u00e7\u0131s\u0131ndan, bu politikay\u0131 kavramak \u00f6nem ta\u015f\u0131yor. T\u00fcrk k\u00f6yl\u00fcs\u00fcn\u00fcn Kemalizm&#8217;in etki sahas\u0131na al\u0131nmas\u0131, y\u00fczlerce y\u0131ll\u0131k isyanlar\u0131n katliamlarla ezilmesi, en son olarak da \u00c7erkez Ethem \u00f6nderli\u011findeki k\u00f6yl\u00fc hareketinin tasfiyesi \u00fczerinde, yani k\u00f6yl\u00fcl\u00fck \u00f6ndersiz ve zay\u0131f d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclerek ger\u00e7ekle\u015ftiriliyor. Yani y\u0131llar \u00f6nce, m\u00fcthi\u015f bir sopa politikas\u0131 uygulan\u0131yor ve Kemalizm politikay\u0131 sonuca g\u00f6t\u00fcr\u00fcyor, &#8220;K\u00f6yl\u00fc milletin efendisidir&#8221; slogan\u0131n\u0131 at\u0131yor. T\u00fcrk k\u00f6yl\u00fcs\u00fcn\u00fcn ideolojik olarak devlete ba\u011flanmas\u0131,\u00a0\u00a0 ona ulusal ruh ad\u0131na \u0131rk\u00e7\u0131-\u015fovenizmin, her t\u00fcrden gerici anlay\u0131\u015f\u0131n enjekte edilmesi anlam\u0131na geliyor. Eski isyanc\u0131 ruh b\u00fct\u00fcn\u00fcyle \u00f6l\u00fcm uykusuna yat\u0131yor ve k\u00f6yl\u00fc emir-komuta zincirine ba\u011flan\u0131yor, i\u015fte \u00e7\u0131karc\u0131, bencil, d\u00fcnya geli\u015fmelerinden kopuk, bir robot gibi devletin emirlerine uyan, Kore&#8217;ye kadar sava\u015fmaya giden al\u0131k k\u00f6yl\u00fc tipi b\u00f6yle do\u011fuyor. A\u00e7\u0131k ki bu, T\u00fcrk k\u00f6yl\u00fcs\u00fcn\u00fcn ger\u00e7ek \u00f6zelli\u011fi de\u011fildir. \u015eovenizm ger\u00e7ekte T\u00fcrk k\u00f6yl\u00fcs\u00fcne yabanc\u0131 olan bir ruhtur. Baba-\u0130shak ve \u015eeyh Bedrettin destanlar\u0131n\u0131 yaratan T\u00fcrk k\u00f6yl\u00fcs\u00fc, Anadolu uygarl\u0131klar\u0131yla en s\u0131k\u0131 kucakla\u015fan kesimdir. O, topra\u011fa verdi\u011fi emek \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde Anadolu topra\u011f\u0131n\u0131 en \u00e7ok seven ve ona ait oland\u0131r. Emir-komuta zinciri i\u00e7inde &#8220;asker Memed&#8221; rol\u00fc bi\u00e7ilen &#8220;k\u00f6yl\u00fc Memed&#8221; bu topraklar \u00fczerindeki de\u011ferini anlad\u0131\u011f\u0131 noktada, tarihin derinliklerindeki ger\u00e7ek ruhuna da yakla\u015fmay\u0131 bilecek, Anadolu halklar\u0131n kucakla\u015fmas\u0131n\u0131n temel \u00f6\u011felerinden biri olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan da durum b\u00f6yledir. \u00d6nceden de belirtildi\u011fi gibi, Kemalizm en ba\u015fta i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 hareketini kendi kanal\u0131na \u00e7ekmenin \u00e7abas\u0131n\u0131 verdi. Devlet eliyle kurulan sendikalar ve tan\u0131nan ekonomik, sendikal haklar b\u00f6yle bir politikan\u0131n gere\u011fidir. Kald\u0131 ki, T\u00fcrk i\u015f\u00e7isi, bat\u0131l\u0131 kapitalist \u00fclkelerde oldu\u011fu gibi sanayi proletaryas\u0131 olarak do\u011fmad\u0131, bir aya\u011f\u0131 daima k\u00f6yde oldu. \u00dcstelik devletin orduya ait i\u015fletme ve fabrikalar\u0131ndan i\u015f\u00e7ile\u015fti. Yani, &#8220;k\u00f6yl\u00fc Memed&#8221;, &#8220;i\u015f\u00e7i Memed&#8221; haline geldi. K\u00f6yde ya\u015fam olanaklar\u0131 kalmayan yoksul k\u00f6yl\u00fcl\u00fck, \u0130stanbul gibi &#8220;ta\u015f\u0131 topra\u011f\u0131 alt\u0131n&#8221; olan b\u00fcy\u00fck kentlere ko\u015farak geldi\u011finde, ya\u015fayabilmek i\u00e7in i\u015fg\u00fcc\u00fcn\u00fc satmaktan ba\u015fka yolu kalm\u0131yordu ama o hala &#8220;k\u00f6yl\u00fc Memed&#8221; idi. Tepesine vurulmu\u015f, direni\u015fleri teslim al\u0131nm\u0131\u015f, \u00e7a\u011fdan ve d\u00fcnyadan kopar\u0131lm\u0131\u015f, &#8220;k\u00f6yl\u00fc Memed&#8221;, bir s\u0131n\u0131f de\u011fi\u015fikli\u011fini ya\u015fad\u0131, ama i\u015fg\u00fcc\u00fcn\u00fc satarak ya\u015fayan bir &#8220;proleter&#8221; haline gelirken bunu bilincine yediremedi. Bu bilince k\u0131smen de olsa ula\u015fabilmesi i\u00e7in birka\u00e7 ku\u015fa\u011f\u0131n de\u011fi\u015fmesi gerekti. Ama &#8220;k\u00f6yl\u00fc Memed&#8221; ku\u015faklar sonra bile &#8220;i\u015f\u00e7i Memed&#8217;in ruhunda sinmi\u015f olarak ya\u015fad\u0131. K\u00f6yl\u00fcl\u00fckten \u00e7ok daha ileri olmas\u0131 gereken proletarya, \u00fczerinde y\u00fckseldi\u011fi temelin geriye \u00e7eken tutsakl\u0131\u011f\u0131n\u0131 hep duydu ve proleter atakl\u0131\u011fa, \u00f6rg\u00fctlenme yetene\u011fine ula\u015famad\u0131.<\/p>\n<p>Bu durumu 1970&#8217;lerde a\u015fmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131ysa da, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ad\u0131na hareket eden s\u00f6zde \u00f6nderlerin Kemalist z\u0131rh\u0131 par\u00e7alamam\u0131\u015f olmalar\u0131 nedeniyle\/ zincirlerini par\u00e7alama g\u00fcc\u00fcne ula\u015famad\u0131 ve hatta 12 Eyl\u00fcl&#8217;le birlikte \u00e7ok geri noktalara savruldu.<\/p>\n<p>Kemalizm, en yayg\u0131n olarak k\u00fc\u00e7\u00fck burjuva tabana oturdu. Zaten, Kemalizm i\u00e7in k\u00fc\u00e7\u00fck burjuva ideolojisi oldu\u011fu belirlemeleri de s\u0131k\u00e7a yap\u0131ld\u0131. Ara tabakalar\u0131n her \u00fclkede d\u00fczenle ve devletle olan ba\u011f\u0131 bilinmektedir. Ama T\u00fcrkiye&#8217;de k\u00fc\u00e7\u00fck burjuvazi bir ad\u0131m daha \u00f6tededir  devlete, tap\u0131nma \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde ba\u011fl\u0131d\u0131r. K\u00fc\u00e7\u00fck burjuva g\u00fcn\u00fc ya\u015far, onun b\u00fct\u00fcn y\u00f6nelimlerini g\u00fcnl\u00fck \u00e7\u0131karlar belirler  ne ge\u00e7mi\u015f ve ne de gelecekle bir ba\u011f\u0131 vard\u0131r. Kemalizm&#8217;in uygulad\u0131\u011f\u0131 devlet kapitalizmi onun g\u00fcnl\u00fck \u00e7\u0131karlar\u0131na denk geldi\u011finden, ekonomik olarak ve ruhen temelsiz olan bu s\u0131n\u0131f, &#8220;ulusall\u0131k&#8221; ad\u0131na yap\u0131lan her ajitasyonla da etki alt\u0131na al\u0131narak tam bir devlet kulu haline getirilmi\u015ftir. Bir devlet partisi olan CHP, en \u00e7ok bu kesime dayanm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zellikle kent k\u00fc\u00e7\u00fck burjuvazisi \u00fczerinde devletin hakimiyeti hala g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr. Kent, Kemalizm&#8217;in egemenlik alan\u0131d\u0131r. Kent, uygarl\u0131k ad\u0131na k\u0131r\u0131n a\u015fa\u011f\u0131lanm\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ile k\u00f6yl\u00fcl\u00fck aras\u0131ndaki ba\u011flar\u0131n kopar\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir merkezdir. T\u00fcrk k\u00fc\u00e7\u00fck burjuvazisi, Kemalizm&#8217;in egemenli\u011fi alt\u0131nda bi\u00e7imlendirilen b\u00fct\u00fcn s\u0131n\u0131f ve katmanlar\u0131n karakter \u00e7izgilerinin kesi\u015fti\u011fi bir yap\u0131lanmay\u0131 ifade eder. Bu a\u00e7\u0131dan hepsinin \u00f6zelliklerini ta\u015f\u0131r ama hi\u00e7birisi de olamaz. Silikli\u011fi, barbarl\u0131\u011f\u0131, duygusall\u0131\u011f\u0131, \u00e7\u0131karc\u0131l\u0131\u011f\u0131 sahte b\u00f6b\u00fcrlenmesi vd. \u00f6zellikleri kayna\u011f\u0131n\u0131 buradan al\u0131r&#8230; O, asla devlete kar\u015f\u0131 tek s\u00f6z etmeyi akl\u0131na bile getirmez veya muhalefeti en fazlas\u0131yla h\u00fck\u00fcmetler d\u00fczeyindedir. O da korkak\u00e7a bir iki s\u00f6z etmekten \u00f6teye gitmez. Bu s\u0131n\u0131f\u0131n di\u011fer hi\u00e7bir s\u0131n\u0131fla uyumu yoktur ama \u00f6zellikle 1970&#8217;lerde sahte pehlivan olarak ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131nda da g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi, kendisini i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ve k\u00f6yl\u00fcl\u00fc\u011fe \u00f6nderlik kat\u0131na y\u00fckseltme &#8220;becerisine&#8221; de sahiptir. Her t\u00fcrl\u00fc ideoloji bu s\u0131n\u0131f i\u00e7inde yer bulabilir. Bu s\u0131n\u0131f, devleti kar\u015f\u0131s\u0131na almamak \u015fart\u0131yla, &#8220;sosyalist&#8221; de olabilir, fa\u015fist de, \u0130slamc\u0131 da. Ancak bunlardan hangisi olursa olsun, \u015fovendir. Asl\u0131nda bu s\u0131n\u0131f ve bireyi, yurt ve tarih bilincinden yoksundur. \u00c7o\u011funlukla memur, k\u00fc\u00e7\u00fck i\u015fletmeci vs. oldu\u011fundan toprakla ve toplumsal \u00fcretim ile bir ba\u011f\u0131 yoktur. Onda ne yurt sevgisi ve ne de yurtta\u015fl\u0131k bilinci vard\u0131r. K\u00f6ks\u00fcz T\u00fcrk esas olarak bu s\u0131n\u0131fta anlam\u0131n\u0131 bulur. Ulus ad\u0131na sahte naralar\u0131, b\u00f6b\u00fcrlenmeleri, devlete sar\u0131lmas\u0131, ruhunda ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 b\u00fcy\u00fck a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k kompleksi bu nedenledir. Bu s\u0131n\u0131fa ait birey, \u00f6ylesine yaln\u0131zla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ki, kendi yaln\u0131zl\u0131\u011f\u0131nda bile b\u00fcy\u00fck bo\u015fluklar\u0131 ya\u015far, hi\u00e7 bir zeminle, hi\u00e7bir kesimle, hi\u00e7bir kimseyle uyum sa\u011flayamaz. Daima \u00e7at\u0131\u015fmal\u0131d\u0131r. O nedenle, \u00f6zellikle devrim ad\u0131na hareket etti\u011finde, iddias\u0131n\u0131n tersine da\u011f\u0131t\u0131c\u0131 ve bozguncu bir rol oynar. Uzaydaki g\u00f6kta\u015flar\u0131 gibi bo\u015fluktad\u0131r ama devletin \u00e7ekim kuvveti alt\u0131ndad\u0131r. Devlet hepsini tek tek kendine ba\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Kendi aralar\u0131nda ve ba\u015fka s\u0131n\u0131flar i\u00e7inde her ne kadar da\u011f\u0131t\u0131c\u0131, itici ve bozguncu bir rol oynarlarsa, devletin bir \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131yla da o \u00f6l\u00e7\u00fcde bir araya gelir, daha do\u011frusu devlet taraf\u0131ndan \u00f6rg\u00fctlenirler. Buna, \u00e7oban\u0131n kaval\u0131yla toplanan s\u00fcr\u00fc \u00f6rne\u011fi verilebilir. Ama burada \u00e7oban, yani devlet, \u00e7o\u011fu kez sopay\u0131 kullan\u0131r, \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131na uyulan ses ordunun sesidir. Bu s\u0131n\u0131f\u0131n &#8220;yurtseverli\u011fi&#8221;, &#8220;duygusall\u0131\u011f\u0131&#8221;, &#8220;h\u00fcmanizmi&#8221; vs. yaland\u0131r, ba\u015ftanba\u015fa sertlikle \u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr  ki\u015fili\u011fi tersinden bir yans\u0131mad\u0131r. Ger\u00e7ekte \u00e7\u0131karlar\u0131 i\u00e7in satamayaca\u011f\u0131 hi\u00e7bir de\u011fer olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, yapamayaca\u011f\u0131 hi\u00e7bir despotluk ve kat\u0131l\u0131k yoktur.<\/p>\n<p>&#8220;Ayd\u0131nlan&#8221; bu kategori 4\u00e7ine almak m\u00fcmk\u00fcn, ancak T\u00fcrk ayd\u0131n\u0131n\u0131n Kemalist ki\u015fili\u011fin topluma hakim k\u0131l\u0131nmas\u0131nda unutulmamas\u0131 gereken bir \u00f6nc\u00fcl\u00fck rol\u00fc vard\u0131r. Ve &#8220;ayd\u0131n&#8221; bu role sahip \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 oranda daha da s\u0131\u011fla\u015fm\u0131\u015f, k\u00f6rle\u015fmi\u015ftir. Tabii ki topluma ta\u015f\u0131rd\u0131\u011f\u0131 da kendi k\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fc olmu\u015ftur. T\u00fcrk ayd\u0131n\u0131n\u0131 tan\u0131mlarken devlet fideli\u011finde yeti\u015fti\u011fini ve halkla hi\u00e7bir ba\u011f\u0131n\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmi\u015ftik. Bu &#8220;ayd\u0131n&#8221; en halk\u00e7\u0131 oldu\u011fu zamanda bile, ruhunda asla halkla ba\u011f\u0131 duyamayan ve ondan hep ka\u00e7an bir tiptir. Zaten T\u00fcrk ayd\u0131n\u0131n\u0131n en karakteristik \u00f6zelli\u011fi de s\u00fcrekli bir ka\u00e7a\u011f\u0131 oynamas\u0131, fakat en \u00e7ok da kendisinden ka\u00e7mas\u0131d\u0131r. Kald\u0131 ki, bu &#8220;ayd\u0131n&#8221; halktan koptu\u011fu oranda kendisini &#8220;uygar&#8221; ve &#8220;ileri&#8221; san\u0131r. Halk onun g\u00f6z\u00fcnde her zaman terbiyeye muhta\u00e7 ve kendisini (yani ayd\u0131n\u0131) asla anlayamayacak bir zavall\u0131lar s\u00fcr\u00fc\u015f\u00fcd\u00fcr. O, halktan korkar ve halk\u0131 a\u015fa\u011f\u0131lar. T\u00fcrk &#8220;ayd\u0131n\u0131&#8221;\u2122 tan\u0131mlamak a\u00e7\u0131s\u0131ndan onun T\u00fcrkiye toplumuna ne kazand\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 sorgulamak gerekir.<br \/>Ayd\u0131n, bilimsel cesaretin ifadesi olan insand\u0131r. O, bilime dayan\u0131r ve toplumsal dinamiklere dayanarak bilimin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 ile geli\u015fmenin y\u00f6n\u00fcn\u00fc g\u00f6sterir, hatta \u00f6l\u00fcm\u00fc pahas\u0131na buna \u00f6nc\u00fcl\u00fck eder.<\/p>\n<p>Ayd\u0131n  ulusal ve d\u00fcnya tarihinin ortak de\u011feridir. Onun \u00e7a\u011fda\u015fl\u0131\u011f\u0131 evrenselli\u011finde ve ulusall\u0131\u011f\u0131 ise tarihten s\u00fcz\u00fclen birikimlerin ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 bir de\u011fer olmas\u0131ndand\u0131r.<\/p>\n<p>Sadece bu k\u0131sa belirlemelere vuruldu\u011funda bile, genel olarak T\u00fcrk &#8220;ayd\u0131n\u0131&#8221; ve \u00f6zellikle de Cumhuriyet ayd\u0131n\u0131n\u0131n tam tersi \u00f6zellikler sergiledi\u011fi g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Cumhuriyet ayd\u0131n\u0131 sadece ve sadece Kemalizm&#8217;in bir yans\u0131mas\u0131 olmu\u015ftur. Bilim, edebiyat, sanat, devletin resmi kurumlar\u0131n\u0131n i\u00e7inde \u00fcretildi\u011finden, ayd\u0131na d\u00fc\u015fen memurluktan \u00f6te bir rol de\u011fildir. T\u00fcrkiye&#8217;de &#8220;ayd\u0131n&#8221; devletin bir memurudur. Fakat bu memurluk, s\u0131radan devlet memurlu\u011funun \u00f6tesinde bir rolle y\u00fck\u00fcml\u00fcd\u00fcr. Bu nedenle de\/tehlikeli bir konumu vard\u0131r. T\u00fcrk ayd\u0131n\u0131 bilimin ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131 ve \u00fcreticisi, edebiyat ve sanat\u0131n \u00fcreticisi de\u011fil, Kemalizm&#8217;in ajan\u0131 \u2022rol\u00fcn\u00fc \u00fcstlenmi\u015ftir. Resmi ideolojiyi &#8220;ayd\u0131n&#8221; kadar kendi ruhunda ve eyleminde i\u00e7selle\u015ftiren bir kesim daha yoktur. Bu bak\u0131mdan &#8220;ayd\u0131n&#8221; sahibinin sesidir. Kemalizm&#8217;in resmi tarih anlay\u0131\u015f\u0131, onun da bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131  \u00e7a\u011fa, g\u00fcncele, d\u00fcnya halklar\u0131na ve halka yakla\u015f\u0131m\u0131 Kemalizm&#8217;in yans\u0131mas\u0131d\u0131r. B\u00fct\u00fcn bunlara bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, ortada &#8220;ayd\u0131n&#8221; diye bir \u015fey kalmamaktad\u0131r. Kemalizm&#8217;in ki\u015filiksizle\u015ftirme politikas\u0131n\u0131n en yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f bi\u00e7imi olarak v\u00fccut bulmu\u015ftur Cumhuriyet &#8220;ayd\u0131n\u0131&#8221;. K\u00f6r ve sa\u011f\u0131r &#8220;ayd\u0131n&#8221;, elbette ki \u00fcretici olamaz. O, her zaman halk denizinin kenar\u0131nda dola\u015ft\u0131\u011f\u0131ndan, \u00fcr\u00fcn diye ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 roman, \u015fiir vb. edebiyat eserleri de ayn\u0131 s\u0131\u011fl\u0131k i\u00e7indedir. Sadece uzaktan bir bak\u0131\u015ft\u0131r, halk\u0131n ruhunun derinliklerinin yakalanmas\u0131, orada bir bulu\u015fma yoktur. G\u00fczel sanatlar alan\u0131nda da bu b\u00f6yledir.<\/p>\n<p>Halkla ba\u011flar\u0131 olmayan, ruhen ondan \u00e7ok uzak &#8220;ayd\u0131n&#8221;, bilim \u00fcretme ihtiyac\u0131n\u0131 duymaz. Bilim ne i\u00e7in \u00fcretilir? E\u011fer halk i\u00e7in \u00fcretiliyorsa ilerici bir rol oynar ve tarihsel atakl\u0131\u011f\u0131 ortaya \u00e7\u0131kar\u0131r  e\u011fer egemen s\u0131n\u0131f i\u00e7inse burada memurluk ortaya \u00e7\u0131kar ve o noktada &#8220;ayd\u0131n&#8221; cesaret de\u011fil, korku \u00fcretir. T\u00fcrk ayd\u0131n\u0131 korkunun esiri ve \u00fcreticisidir.<\/p>\n<p>Burjuva ayd\u0131nlar\u0131n\u0131 &#8220;sa\u011f&#8221; ve &#8220;sol&#8221; ayd\u0131n kategorilerine ay\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, &#8220;sol&#8221; ayd\u0131n\u0131n bi\u00e7imleni\u015finde Kemalizm&#8217;le birlikte reel sosyalizmin de \u00f6nemli etkileri oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. &#8220;Sol&#8221; ayd\u0131n, Kemalizm&#8217;in &#8220;solu olarak sosyalizme y\u00f6neldi\u011finde, do\u011fal olarak reel sosyalizmle bulu\u015fuyor. Reel sosyalizm T\u00fcrk &#8220;ayd\u0131n\u0131n\u0131n ruhu ve eylemiyle tam bir uyum g\u00f6steriyor. Bu sol i\u00e7in bu kez de Moskova, \u00c7in veya Arnavutluk gibi merkezler Kabe haline geliyor. &#8220;Sa\u011f ayd\u0131n&#8221; \u00f6zellikle ABD&#8217;yi Kabe se\u00e7erken, &#8220;sol ayd\u0131n&#8221; sosyalizmi seviyor ama onu hi\u00e7 anlam\u0131yor. Bu kez de sosyalizm, &#8220;ayd\u0131n\u0131n kafas\u0131ndaki kasket oluyor. &#8220;Sol ayd\u0131n&#8221; halk\u00e7\u0131 olmak istiyor. Bu istek onun sosyalist olmas\u0131n\u0131 gerektiriyor. Ama daha d\u00fcne kadar nas\u0131l ki Kemalizm&#8217;in memurlu\u011funu yapt\u0131 ise, bu kez de sosyalizmin memuru olmaktan \u00f6teye ge\u00e7emiyor. T\u00fcrk ayd\u0131n\u0131 ister &#8220;sa\u011f&#8221;, ister &#8220;sol&#8221; yelpazede yer als\u0131n, ideoloji komprador karakterini a\u015fam\u0131yor. Kompradorluk, \u00fcretmeden, arac\u0131 rol oynayarak pazarlamak demektir. T\u00fcrk &#8220;ayd\u0131n\u0131 sosyalizmi pazarl\u0131yor, fa\u015fizmi pazarl\u0131yor, emperyalizmin k\u00fclt\u00fcrel ajan\u0131 olarak yine pazarlamac\u0131 rol oynuyor. 1945&#8217;ler sonras\u0131 ABD hayranl\u0131\u011f\u0131 T\u00fcrk &#8220;ayd\u0131n\u0131m\u0131n dili ve kalemiyle topluma yay\u0131l\u0131yor. Ve bu &#8220;ayd\u0131n&#8221; ister &#8220;sa\u011f&#8221;, ister &#8220;sol&#8221; olsun sonu\u00e7ta yine devletle bulu\u015fuyor. Ordunun emir-talimat d\u00fczenine en ba\u015fta uyan kesim oluyor.<\/p>\n<p>Elbette ki, bu tan\u0131mla az \u00e7ok \u00e7at\u0131\u015fma i\u00e7erisinde olan, kendisini ve bu noktada da Kemalizm&#8217;i a\u015fma \u00e7abas\u0131na y\u00f6nelen namuslu ayd\u0131nlar her zaman olmu\u015ftur. Bunlar \u00e7e\u015fitli d\u00f6nemlerde bireylerde de temsilini bulmu\u015f olsa, \u00f6nemi asla k\u00fc\u00e7\u00fcmsenemez.<\/p>\n<p>D\u00fc\u015f\u00fcncede, ya\u015famda, \u00f6rg\u00fctlenmede ve eylemde toplumun en ileri kesimi olmas\u0131 gereken &#8220;ayd\u0131n&#8221;, T\u00fcrkiye&#8217;de bu halde olunca, en devrimci ideolojilerin bile T\u00fcrkiye toplumuna yans\u0131mas\u0131 elbette ki \u00e7ok \u00e7arp\u0131k olacakt\u0131r. T\u00fcrkiye&#8217;de siyasal ak\u0131mlarda ya\u015fanan dogmatizm, tarihsel k\u00f6kleri \u00e7ok derin bir olayd\u0131r. Dogmatizm, T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flar\u0131 ve onlar\u0131n izd\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc olan &#8220;ayd\u0131n\u0131n kendisinde vard\u0131r. \u00c7a\u011f\u0131, tarihi, geli\u015fmeyi kendilerinde donduran bu yap\u0131lar b\u00fct\u00fcn toplumsal geli\u015fmenin de \u00f6n\u00fcn\u00fc t\u0131kamaktad\u0131rlar. T\u00fcrkiye&#8217;de egemen s\u0131n\u0131flarla birlikte, bu &#8220;ayd\u0131n&#8221; da a\u015f\u0131lmak-s\u0131z\u0131n, ileriye d\u00f6n\u00fck hi\u00e7bir geli\u015fmenin olmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.<\/p>\n<p>\u00d6rg\u00fct ve eylemde bir hi\u00e7 olan T\u00fcrk &#8220;ayd\u0131n\u0131&#8221; esasta ideolojisizdir. Dili \u00e7ok laf etmesine, ideolojiler ad\u0131na \u00e7ok konu\u015fmas\u0131na ra\u011fmen, ger\u00e7ek budur. T\u00fcrk &#8220;ayd\u0131n\u0131 kendi beynini yaratmam\u0131\u015ft\u0131r ve T\u00fcrkiye toplumu i\u00e7in beyin olmam\u0131\u015ft\u0131r. Hi\u00e7 bir alanda hi\u00e7 bir perspektifi olmayan bu &#8220;ayd\u0131n\u0131 bir adim \u00f6tesini g\u00f6rmesi ve \u00e7\u00f6z\u00fcm olmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. O, ancak, kulluk yapabilir, ba\u015fkalar\u0131n\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin pazarlay\u0131c\u0131s\u0131 olabilir.<\/p>\n<p>T\u00fcrk &#8220;ayd\u0131n\u0131n\u0131n bu \u00f6zelli\u011fi en belirgin bi\u00e7imde askeri darbeler s\u0131ras\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Kemalist diktat\u00f6rl\u00fck s\u00fcresince, M. Kemal&#8217;in emir ve talimatlar\u0131na g\u00f6re i\u015flev g\u00f6ren, birka\u00e7 ki\u015fi d\u0131\u015f\u0131nda t\u00fcm\u00fc feslim alman &#8220;kom\u00fcnistler&#8221; Kemalizm&#8217;in kadrosu olarak \u00e7al\u0131\u015fan s\u00f6zde &#8220;ayd\u0131n&#8221;, uydu ki\u015fili\u011fini 1960, 71 ve 80 askeri m\u00fcdahalelerinde de g\u00f6stermi\u015ftir. Ordunun ayak sesleri duyulur duyulmaz kendisini tutukluluk ko\u015fullar\u0131na g\u00f6re bavuluna kadar haz\u0131rlayan ve teslim olma kuyru\u011funa giren bir &#8220;ayd\u0131n&#8221; tipi, d\u00fcnyan\u0131n hi\u00e7bir yerinde g\u00f6r\u00fclmemi\u015ftir. Burjuva politikac\u0131s\u0131ndan, sendika temsilcisine, \u00fcniversite profes\u00f6r\u00fcnden solcu ge\u00e7inene kadar t\u00fcm\u00fcn\u00fcn sergiledi\u011fi karakter bu oldu. V. Nedim T\u00f6r, 1930&#8217;lu y\u0131llarda korkusuna teslim olunca, \u00f6rg\u00fct ar\u015fiviyle birlikte devlete teslim olmas\u0131 adeta zorunlu olmu\u015ftu. G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki, bu salt V. Nedim T\u00f6r&#8217;\u00fcn b\u00fcy\u00fck korkusunun sonucu de\u011fil. T\u00fcrk &#8220;ayd\u0131n\u0131 ve \u00f6zelde de &#8220;sol ayd\u0131n&#8221; korkuyu y\u00fcre\u011finde bekliyor, korkuyu ya\u015f\u0131yor, korkuyu \u00fcretiyor. Korkunun kayna\u011f\u0131 ise, ne olursa olsun &#8220;ayd\u0131n\u0131n kendisi olmamas\u0131d\u0131r. Bu nedenle, savunuyor g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnceye ve s\u0131n\u0131rl\u0131 eylemine bile sahip \u00e7\u0131kam\u0131yor. Siyasete soyundu\u011fu zaman ise, asl\u0131nda yenik olarak ba\u015fl\u0131yor ve yenilgiyi her g\u00fcn biraz daha b\u00fcy\u00fct\u00fcyor. Ordunun ilk d\u00fcd\u00fck sesinde, adeta oynad\u0131\u011f\u0131 oyunu b\u0131rakarak sahibine ko\u015fuyor. Bu &#8220;ayd\u0131n&#8221; kendisinden her zaman memnun oluyor, pi\u015fman oldu\u011fu zaman bile memnunluk g\u00f6steriyor. Hangi konuma girerse girsin &#8220;do\u011fru yolu&#8221; buldu\u011funu iddia ediyor. Cumhuriyet tarihi boyunca yaz\u0131lm\u0131\u015f &#8220;pi\u015fmanl\u0131k dilek\u00e7eleri&#8221; buna \u00f6rnektir. &#8220;Ayd\u0131n&#8221; bu \u00f6zellikleri g\u00f6sterirken, kendisini kand\u0131r\u0131yor. B\u00fct\u00fcn d\u00fcnyaya, herkese, her \u015feye &#8220;ele\u015ftirel&#8221; bak\u0131yor. Ama kendisine asla bakam\u0131yor. Bu ayd\u0131n\u0131n kendi i\u00e7ine d\u00f6n\u00fck g\u00f6z\u00fc yok. \u0130\u00e7ini g\u00f6remedi\u011fi, d\u00fcnyaya kendi karanl\u0131\u011f\u0131ndan bakt\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in ruh zenginli\u011fine, halk sevgisine, insanl\u0131k sevgisine her zaman yabanc\u0131 kalmaya mahkum oluyor. Ayd\u0131n\u0131n esas mahkumiyeti kendi i\u00e7 karanl\u0131\u011f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>12 Eyl\u00fcl 1980 askeri fa\u015fist darbesi, T\u00fcrkiye toplumuna adeta bir turnusol ka\u011f\u0131d\u0131 oldu. B\u00fct\u00fcn s\u0131n\u0131flar ve kesimler tarihi s\u0131nava tabi tutuldu ve g\u00f6r\u00fcld\u00fc ki, T\u00fcrkiye, T\u00fcrk ordusu taraf\u0131ndan teslim al\u0131nm\u0131\u015f bir mahkumun konumunu ya\u015f\u0131yor. En g\u00fc\u00e7l\u00fc g\u00f6r\u00fcnen sosyal ve siyasal \u00f6rg\u00fctler bile, asl\u0131nda bir hi\u00e7, bir yan\u0131lg\u0131dan ibaret. Hi\u00e7bir s\u0131n\u0131f kendisini ya\u015fam\u0131yor, kendi \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 form\u00fcle etme, onlar u\u011fruna g\u00fc\u00e7 olma yetene\u011fine sahip olam\u0131yor. D\u0130SK s\u00f6zde en g\u00fc\u00e7l\u00fc nitelikte i\u015f\u00e7i sendikas\u0131yd\u0131, 12 Eyl\u00fcl sabah\u0131 tabelas\u0131 da dahil ortada hi\u00e7bir \u015feyi kalmad\u0131. Askeri fa\u015fist darbeye kar\u015f\u0131 tek bir i\u015f\u00e7i eylemi bile g\u00f6r\u00fclmedi. Dev-Yol ,&#8221;sol&#8221; i\u00e7inde kitlesel tabam en yo\u011fun olan\u0131yd\u0131 ve daha bir\u00e7ok devrimci \u00f6rg\u00fct vard\u0131. 12 Eyl\u00fcl sabah\u0131 cuntaya kar\u015f\u0131 tek bir kur\u015fun s\u0131k\u0131lmad\u0131. \u00d6rg\u00fctl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc geli\u015ftirmek bir yana, \u00f6rg\u00fctsel tasfiyecilik egemen oldu. Avrupa&#8217;ya ve yurtd\u0131\u015f\u0131ndaki di\u011fer alanlara \u00e7\u0131kanlar k\u0131sa s\u00fcrede ama\u00e7lar\u0131ndan vazge\u00e7tiler, s\u0131radan insanlar\u0131n bile gerisine d\u00fc\u015ferek cuntan\u0131n aff\u0131n\u0131 bekler oldular. Direnmede kararl\u0131 olduklar\u0131n\u0131 s\u00f6yleyenler ise, bunu pratiklerinde kan\u0131tlamada yeterince ba\u015far\u0131 sa\u011flayamad\u0131lar. En solcusundan en sa\u011fc\u0131s\u0131na kadar bas\u0131n mensuplar\u0131 ise, 12 Eyl\u00fcl sabah\u0131 cuntaya \u00f6vg\u00fc dizdiler, kalemlerini bunun i\u00e7in kulland\u0131lar. &#8220;Sol ayd\u0131n&#8221; cunta kar\u015f\u0131s\u0131nda &#8220;sa\u011f ayd\u0131n&#8221; kadar bile olamad\u0131. \u00c7ok daha yenik, korkak ve teslimiyet\u00e7i bir ruhu sergiledi. Bilim ve ayd\u0131n yuvas\u0131 olmas\u0131 gereken \u00fcniversiteler, 12 Eyl\u00fcl sabah\u0131 cuntan\u0131n hizmetine girdiler. Profes\u00f6rler c\u00fcppeleriyle Evren&#8217;i kutlamaya ko\u015fup, Evren&#8217;e &#8220;fahri profes\u00f6rl\u00fck&#8221; unvanlar\u0131 vererek, ger\u00e7ekte s\u0131rtlar\u0131ndaki c\u00fcppenin de kime ait oldu\u011funu g\u00f6sterdiler. Bas\u0131n\u0131, \u00fcniversitesi, sendikalar\u0131, demokratik \u00f6rg\u00fctleri ve partileriyle T\u00fcrkiye&#8217;nin ger\u00e7ek s\u00f6z sahibinin ordu oldu\u011fu, her \u015feyin ona tabi olmak zorunda oldu\u011fu art\u0131k en u\u00e7 noktada g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne seriliyordu. Ortada hi\u00e7bir \u00f6rg\u00fct, hi\u00e7bir kurulu\u015f, hi\u00e7bir s\u0131n\u0131f, hi\u00e7bir birey yoktu, yok olmu\u015ftu. Sadece emir ve komuta zincirine ba\u011flanm\u0131\u015f bir toplum vard\u0131. Korku toplumu \u00f6ylesine teslim ald\u0131 ki, d\u00fczenin sahipleri bile toplumun psikolojik \u00e7\u00f6z\u00fcmlemesine ihtiya\u00e7 duydular. Psikologlar taraf\u0131ndan sokaktaki vatanda\u015f\u0131n ruh hali incelendi. Resmi k\u0131yafet giyinmi\u015f herkes kar\u015f\u0131s\u0131nda esas duru\u015fa ge\u00e7en bir toplum ve birey ger\u00e7e\u011fi itiraf edildi. 12 Eyl\u00fcl rejimi, bu toplum ve birey \u00fczerinde her t\u00fcrl\u00fc oyunu oynad\u0131. D\u00f6viz i\u00e7in d\u00fcnyan\u0131n d\u00f6rt bir taraf\u0131na satt\u0131, a\u011fz\u0131ndaki lokmas\u0131na kadar s\u00f6m\u00fcrd\u00fc. Okullar\u0131, devlet dairelerini, fabrikalar\u0131 birer askeri k\u0131\u015flaya \u00e7evirdi. Bas\u0131n\u0131, \u00fcniversiteleri fa\u015fizmin propaganda papa\u011fanlar\u0131 olarak kulland\u0131. Partiler kurdu, partiler kapatt\u0131. Cezaevlerini mezbahaneye \u00e7evirdi, K\u00fcrdistan&#8217;da en vah\u015fi sald\u0131r\u0131lar\u0131 d\u00fczenledi. Hak verdi, hak ald\u0131. Anayasa yapt\u0131 onaylatt\u0131. \u015eark\u0131c\u0131lara \u00f6zel besteler yapt\u0131rd\u0131, yazarlara romanlar yazd\u0131rd\u0131. TV&#8217;de pi\u015fmanl\u0131k dilek\u00e7eleri okuttu, 18 ya\u015f\u0131n\u0131 doldurmam\u0131\u015f gen\u00e7leri ast\u0131. Miting alanlar\u0131nda Kur\u2019an\u2019dan sureler okuyup liberalizmi bunun yan\u0131na koydu, laiklikten s\u00f6z edip tarikatlar \u00f6rg\u00fctledi. Zam \u00fcst\u00fcne zam yapt\u0131. \u0130\u015fsiz say\u0131s\u0131 milyonlar\u0131 buldu. Ailenin kutsall\u0131\u011f\u0131 ve ahlak \u00fczerine nutuklar at\u0131l\u0131rken sokaklarda sadece kad\u0131nlar de\u011fil erkekler de pazarland\u0131. \u0130slam \u00fclkelerinin liderli\u011fine oynamaktan bat\u0131 de\u011ferlerinin temsilcisi ve do\u011fuya kar\u015f\u0131 savunucusu kesilmeye kadar her yol denendi. Orta Asya kap\u0131lar\u0131 aralanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131. MHP&#8217;liler cezaevine konulup Turanc\u0131l\u0131k h\u00fclyas\u0131 devlet politikas\u0131 haline getirildi-Hem imam olup, hem ayya\u015f olmak resmi bir politika oldu. \u00d6zal ailesi bunun en somut \u00f6rne\u011fi idi.<\/p>\n<p>Bir kimlik bunal\u0131m\u0131ndan s\u0131k\u00e7a bahsedilmeye ba\u015fland\u0131. T\u00fcrkiye nas\u0131l bir \u00fclkeydi? Do\u011fu da m\u0131 bat\u0131da m\u0131? T\u00fcrk bireyi var m\u0131yd\u0131? Nas\u0131l bir tipti?<\/p>\n<p>\u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ancak 1980&#8217;li y\u0131llar\u0131n sonlar\u0131na do\u011fru a\u00e7 oldu\u011funu s\u00f6ylemeye ba\u015flad\u0131, s\u00f6yleyi\u015f tarz\u0131 ise d\u00fcnyada g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir bi\u00e7imdeydi. B\u0131y\u0131\u011f\u0131n\u0131n yar\u0131s\u0131n\u0131 keserek, sa\u00e7 kaz\u0131tarak, yal\u0131nayak y\u00fcr\u00fcyerek, viziteye \u00e7\u0131karak yapt\u0131\u011f\u0131 pasif protesto eylemleriyle ancak a\u00e7 oldu\u011funu s\u00f6yleyebiliyor, formalite bo\u015fanma davalar\u0131 a\u00e7arak, \u00e7ocuklar\u0131n\u0131 sat\u0131l\u0131\u011fa \u00e7\u0131kararak &#8220;kutsal ailenin sefaletini g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordu. Ama ger\u00e7ekte bu &#8220;eylem bi\u00e7imleri&#8221; konu\u015fan bir i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n de\u011fil, konu\u015fma g\u00fcc\u00fc kalmam\u0131\u015f bir i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n baz\u0131 el kol hareketleriyle derdini anlatmaya \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131ndan \u00f6teye gitmedi. Yani ad\u0131na i\u015f\u00e7i eylemleri denilen hareketler, sa\u011f\u0131r ve dilsiz hale getirilmi\u015f bir toplumda en devrimci s\u0131n\u0131f\u0131n hi\u00e7 de i\u00e7 a\u00e7\u0131c\u0131 olmayan durumunu kan\u0131tl\u0131yordu.<\/p>\n<p>Ne var ki, s\u0131n\u0131f ad\u0131na yap\u0131lan bu bir tak\u0131m &#8220;mimik&#8221; hareketleri bile, rejimi \u00fcrk\u00fctt\u00fc. \u00d6zellikle K\u00fcrdistan&#8217;daki geli\u015fmelerin boyutland\u0131\u011f\u0131 1984&#8217;ten sonra, T\u00fcrkiye i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n bir kimlik kazanma m\u00fccadelesine y\u00f6nelmemesi i\u00e7in, ba\u015fta i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 olmak \u00fczere toplumsal muhalefeti devlet kanal\u0131na ak\u0131tmaya devam etmek i\u00e7in &#8220;soldan kanallar olu\u015fturulmaya h\u0131z verildi. Yenik ve teslim al\u0131nm\u0131\u015f &#8220;sola bir kez daha devleti g\u00fc\u00e7lendirme g\u00f6revi verildi. Toplumda iki \u015fey k\u00f6r\u00fcklendi: Birincisi \u015fovenizm, ikincisi cinsellik. Edebiyat, sanat, spor, bas\u0131n, vs. her \u015fey bu iki \u015feyi k\u00f6r\u00fckleme i\u015flevini g\u00f6rd\u00fc. Bu, toplumun ve bireyin d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclebilece\u011fi son noktad\u0131r. Art\u0131k bundan \u00f6te bir d\u00fc\u015f\u00fcrme noktas\u0131 kalmam\u0131\u015ft\u0131r. Toplumdaki intiharlar\u0131n h\u0131zla artmas\u0131,\u00a0 toplumsal bunal\u0131m\u0131n ula\u015fm\u0131\u015f oldu\u011fu boyutu, bireyin varl\u0131k amac\u0131n\u0131 sorgulay\u0131\u015f\u0131n\u0131 ortaya koyan bir durumdur. En u\u00e7 noktadaki bu \u00f6rneklemeler bile bir \u00e7\u00f6z\u00fcm aray\u0131\u015f\u0131n\u0131 ortaya koymaktad\u0131r. Mevcut ya\u015fam bi\u00e7iminin \u00f6l\u00fcmden bin beter oldu\u011funu g\u00f6ren birey, kesinlikle bir yol ay\u0131r\u0131m\u0131ndad\u0131r. O art\u0131k ya bir \u00e7\u00f6z\u00fcm g\u00fcc\u00fc olacakt\u0131r, ya da ya\u015fam\u0131n\u0131 kendi eliyle sonu\u00e7land\u0131racakt\u0131r. Bir toplum topyekun intihar yoluna gidemeyece\u011fine g\u00f6re, bu nokta art\u0131k \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00fcretme noktas\u0131  eski \u00f6l\u00fc yap\u0131n\u0131n a\u015f\u0131lmas\u0131 ve yeni bir do\u011fu\u015fun ba\u015flang\u0131\u00e7 noktas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>a) T\u00fcrkiye Tarihi<\/p>\n<p>1- Tarih Anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131z<\/p>\n<p>\u0130\u00e7inde ya\u015fan\u0131lan sorunlar yuma\u011f\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6zebilmek  T\u00fcrk egemenlik sisteminden-siyasete, ideolojiden \u00f6rg\u00fctlenmeye, k\u00fclt\u00fcrden sanata, felsefeden m\u00fccadele anlay\u0131\u015f\u0131na kadar her alanda bir kopu\u015fu sa\u011flayarak gelece\u011fe emin ad\u0131mlarla y\u00fcr\u00fcyebilmek ve toplumumuzu devrimci bir alt \u00fcst olu\u015fla demokratikle\u015fme s\u00fcrecine sokabilmek i\u00e7in  temelinde demagoji, amans\u0131z bir kar\u015f\u0131-devrimci \u015fiddet olan t\u00fcm \u00e7arp\u0131kl\u0131klar\u0131 bir bir g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne seren do\u011fru devrimci bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na sahip olmak en temel g\u00f6rev olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Soruna bu diyalektik ve tarihsel materyalist bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla yakla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, T\u00fcrk toplumu a\u00e7\u0131s\u0131ndan, mevcut ulusal ger\u00e7ekli\u011fe bi\u00e7im veren t\u00fcm fakt\u00f6rleri ortaya koymak ve tarihsel-toplumsal geli\u015fim i\u00e7inde halk\u0131m\u0131zla uzaktan yak\u0131ndan hi\u00e7bir ili\u015fkisi olmayan ne varsa a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131p mahkum etmek esas olmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bunun i\u00e7in de en ba\u015fta, bug\u00fcn toplumumuzun \u00fczerinde hakim k\u0131l\u0131nan ve ona yabanc\u0131 bir ruh veren, bir anlamda da onu al\u0131kla\u015ft\u0131rarak ge\u00e7mi\u015fini karartan ve gelece\u011fe y\u00f6nelik bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 edinmesini engelleyen egemen tarih anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131, beslenerek semirdi\u011fi ge\u00e7mi\u015fin karanl\u0131\u011f\u0131na g\u00f6mmek gerekir.<\/p>\n<p>Bu yakla\u015f\u0131m, toplumumuzun belle\u011fini, ger\u00e7ek d\u0131\u015f\u0131 bilgilerle doldurarak yabanc\u0131la\u015fmay\u0131 egemen k\u0131lan hakim s\u0131n\u0131f\u0131n ve onlar\u0131n etkisi alt\u0131nda kalan veya onlardan tam kopu\u015fu sa\u011flayamayan &#8220;sol&#8221; ya da &#8220;ayd\u0131n&#8221; kesimlerin yanl\u0131\u015f anlay\u0131\u015flar\u0131n\u0131 ele\u015ftirmek, mahkum etmek demektir. Bu, ayn\u0131 zamanda bunlara kar\u015f\u0131 -tarih anlay\u0131\u015flar\u0131n\u0131 da esas alarak- konulmas\u0131 gereken devrimci tavr\u0131 ideolojik-politik d\u00fczeyde koyma anlam\u0131na da gelmektedir.<\/p>\n<p>&#8220;\u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n belle\u011fi&#8221; diye de nitelendirilen tarih, halklara geli\u015fim s\u00fcreci i\u00e7inde yarat\u0131lan de\u011ferler \u00fczerinde y\u00fckselen bir ruh kazand\u0131r\u0131r. Bu anlamda da, tarihe kar\u015f\u0131 yan\u0131lg\u0131l\u0131 yakla\u015f\u0131m, \u00e7arp\u0131tmalara yalan ve demagojiye dayanan bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131  halklar\u0131n belle\u011fini kaz\u0131mak, onlar\u0131 ruhsuz b\u0131rakmak demektir.<\/p>\n<p>Bellek, tarihsel geli\u015fim i\u00e7erisinde \u015fekillenen do\u011fal ve toplumsal bilgilerin birikiminin \u00fczerinde edinilen bilin\u00e7le, gelece\u011fe y\u00fcr\u00fcmenin \u00f6n ko\u015fulu veya temelidir.<\/p>\n<p>Bu da g\u00f6steriyor ki, tarihe kar\u015f\u0131 do\u011fru yakla\u015f\u0131m sadece, birtak\u0131m yanl\u0131\u015f, yan\u0131lg\u0131l\u0131, \u00e7arp\u0131k anlay\u0131\u015flar\u0131 mahkum etmekle s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmamakta  ayn\u0131 zamanda bir halk\u0131, ger\u00e7ek kimli\u011fine kavu\u015fturmak, ona yeni bir ruh kazand\u0131rmak ve belle\u011fini kendi ger\u00e7ekli\u011fi ile doldurmak anlam\u0131na da gelmektedir.<\/p>\n<p>Gerek do\u011fan\u0131n ve gerekse s\u0131n\u0131flar\u0131n, birbirleri \u00fczerinde egemenlik kurma m\u00fccadelesi i\u00e7inde yaz\u0131lan insanl\u0131k tarihine, ruh verme ve bellek kazand\u0131rma gibi \u00e7arp\u0131c\u0131 yanlar\u0131yla yakla\u015f\u0131m, ayn\u0131 zamanda T\u00fcrk ulusal kimlik sorununu da g\u00fcndeme getirmektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bir halk\u0131n belle\u011fi ve ruhu ayn\u0131 zamanda onun kimli\u011fidir.<\/p>\n<p>Egemen s\u0131n\u0131flarca, ad\u0131na destanlar yaz\u0131lan, s\u00f6zde bilimsel inceleme ad\u0131 alt\u0131nda ciltler dolusu kitaplarla tarihsel ge\u00e7mi\u015fi ele al\u0131nan bir ulusun, halen bir kimlik sorununun oldu\u011fu \u015feklindeki bir iddia, biraz garip ve ayk\u0131r\u0131 gibi g\u00f6r\u00fclebilir. Ama bug\u00fcnk\u00fc T\u00fcrk ulus ger\u00e7ekli\u011finin temelinde bir kimliksizli\u011fin yatt\u0131\u011f\u0131 da somut bir olgudur.<\/p>\n<p>&#8216; E\u011fer egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n her d\u00f6neme uygun olarak geli\u015ftirdi\u011fi ve topluma enjekte etti\u011fi tarih anlay\u0131\u015f\u0131 tek tek incelenirse, bu durum \u00e7ok a\u00e7\u0131k \u015fekilde g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p>Bu anlamda bir olgu olarak kar\u015f\u0131m\u0131zda duran ve mutlaka ilk elden \u00e7\u00f6z\u00fcmlenerek sonuca ba\u011flanmas\u0131 gereken kimlik sorununa a\u00e7\u0131kl\u0131k getirmek i\u00e7in \u015fu sorulara yan\u0131t vermek gerekir. -T\u00fcrkler \u2018in \u00fclke kavram\u0131na bak\u0131\u015f\u0131 nas\u0131ld\u0131r? -Hangi s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi \u00fczerinde ve hangi toprak b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7inde tarih bilinci edinilmi\u015ftir?<\/p>\n<p>-T\u00fcrk egemenleri egemenlikleri s\u00fcresince hangi toplumsal geli\u015fmenin bilinciyle halka yakla\u015fm\u0131\u015f ve halkta nas\u0131l bir bilin\u00e7 geli\u015ftirmi\u015ftir?<br \/>-Toplumsal geli\u015fimi i\u00e7erisinde T\u00fcrkler \u2018in uygarl\u0131k kar\u015f\u0131s\u0131ndaki yeri nedir?<\/p>\n<p>-T\u00fcrk emek\u00e7i y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131nda s\u0131n\u0131f bilincini geli\u015ftirecek d\u00fczeyde bir s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi ya\u015fanm\u0131\u015f m\u0131d\u0131r?<\/p>\n<p>Gerek egemenlerin tarih anlay\u0131\u015f\u0131 ve gerekse devrimci bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan bu sorulara verilecek yan\u0131t, ayn\u0131 zamanda tarih anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 da netle\u015ftirecektir.<\/p>\n<p>T\u00fcrk tarihsel geli\u015fiminin anlat\u0131m\u0131 i\u00e7inde de g\u00f6r\u00fclebilece\u011fi gibi, egemenlerin tarihi, daha s\u0131n\u0131fla\u015fman\u0131n ilk topluluk ili\u015fkilerinin belirtilerini i\u00e7inde ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 g\u00fcnden bu yana, \u00f6nceleri toplulu\u011fa, sonralar\u0131 da giderek halka kar\u015f\u0131 yabanc\u0131la\u015fma, ondan uzakla\u015fma ve toplumsal geli\u015fmeye \u00f6z dinamikler a\u00e7\u0131s\u0131ndan hi\u00e7bir \u015fey katmama  aksine halk\u0131 da kendileri gibi toplumun \u00f6z de\u011ferlerine yabanc\u0131la\u015ft\u0131rma tarihidir.<br \/>E\u011fer dikkat edilirse, i\u00e7 dinamiklerin geli\u015fimi sonucu tarihsel s\u00fcreci bug\u00fcne ula\u015ft\u0131ran halklarda olu\u015fan s\u0131n\u0131f egemenlikleri, bir yandan yo\u011fun bir bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc ger\u00e7ekle\u015ftirirken  di\u011fer yandan da toplumsal geli\u015fmeye \u00f6nemli katk\u0131larda bulunmu\u015flard\u0131r. \u00d6rne\u011fin, dilin, sanat\u0131n, bilimin, felsefenin bir b\u00fct\u00fcn olarak da \u00f6z toplumsal k\u00fclt\u00fcr\u00fcn geli\u015fmesinde s\u0131n\u0131fl\u0131 toplumlar\u0131n egemenlik sistemi \u00f6nemli bir rol oynam\u0131\u015f, hatta denilebilir ki bir ulusu t\u00fcm ulusal fakt\u00f6rleriyle tarihten g\u00fcn\u00fcm\u00fcze ta\u015f\u0131ran temel \u00f6\u011fe s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi \u00e7er\u00e7evesinde devletin kurulu\u015fuyla birlikte su y\u00fcz\u00fcne \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Ama bu genel belirleme ne yaz\u0131k ki toplumumuzun egemenlik sisteminde tersinden i\u015flemi\u015f, halk\u0131m\u0131z\u0131n adeta isminden ba\u015fka bir \u00f6zg\u00fcn \u00f6zelli\u011fi kalmam\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zg\u00fcnl\u00fck olay\u0131 toplumumuzda evrensel geli\u015fim yasalar\u0131n\u0131n i\u00e7 dinamiklerinin geli\u015fim seyrine ba\u011fl\u0131 olarak i\u015flemesinin bir ifadesidir. Bu anlamda elbette yukar\u0131da bahsedilen tersten i\u015fleyi\u015f toplumsal geli\u015fim yasalar\u0131na ters bir olay olarak de\u011ferlendirilemez. Ve bu tersli\u011fin yorumu, tarihsel materyalizm \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda yap\u0131labilir.<\/p>\n<p>Bu anlamda T\u00fcrkler \u2018de olu\u015fan \u00fclke bilinci nas\u0131ld\u0131r, sorusuna d\u00f6nebiliriz.<\/p>\n<p>\u00dclke, yani toprak b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc son bi\u00e7imiyle ulusal yay\u0131lma alan\u0131 veya ulusal s\u0131n\u0131r, esas olarak kayna\u011f\u0131n\u0131 topra\u011fa yerle\u015fiklik temelinde g\u00fc\u00e7lenen s\u0131n\u0131f ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131nda bulur. \u00dclke olgusu i\u00e7in bir bak\u0131ma topluluklar\u0131n halkla\u015fmas\u0131n\u0131n temelidir de diyebiliriz.<br \/>T\u00fcrklerde b\u00f6yle bir olgu ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f midir? E\u011fer ger\u00e7ekle\u015f-tiyse bu nas\u0131l olmu\u015ftur? Bu anlamda da T\u00fcrk egemenleri \u00fclke kavram\u0131na nas\u0131l yakla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r?<\/p>\n<p>\u00dclke, s\u0131n\u0131fl\u0131 toplumla ortaya \u00e7\u0131kan bir halk\u0131n do\u011fal yay\u0131lma alan\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in egemenlik, yani bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fc ilk \u00f6nce bu topraklar \u00fczerinde olu\u015fan ezilen s\u0131n\u0131flara kar\u015f\u0131d\u0131r. Ve tabii ilk s\u0131n\u0131f m\u00fccadeleleri de \u00fclke topraklar\u0131 \u00fczerinde var olan s\u0131n\u0131flar aras\u0131nda ge\u00e7er. Bu s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi gerek egemen ve gerekse ezilen s\u0131n\u0131flar aras\u0131nda, egemenli\u011fi ya da \u00e7\u0131karlar\u0131 koruma, s\u00fcrd\u00fcrme veya egemenlikten kurtulma ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe ula\u015fma anlam\u0131nda verilir, i\u015fte bu durum ayn\u0131 zamanda \u00fclke bilincinin geli\u015fmesi anlam\u0131na gelir ki, yabanc\u0131 sald\u0131r\u0131 ya da egemenliklere kar\u015f\u0131 direni\u015flerin temelinde de bu bilin\u00e7 yatar. Tarihi geli\u015fim i\u00e7inde T\u00fcrkler her ne kadar Orta Asya \u00e7\u0131k\u0131\u015fl\u0131 olarak de\u011ferlendirilirse de, o topraklan daha yurt bilinciyle sahiplenmeden, yani s\u0131n\u0131fl\u0131 toplumu yasayamadan, g\u00f6\u00e7ebeli\u011fi s\u00fcrd\u00fcr\u00fcrken, avc\u0131l\u0131k, \u00e7obanl\u0131k ve sava\u015flar nedeniyle geni\u015f topraklar \u00fczerinde hareket ederlerken terk etmek zorunda kalm\u0131\u015flard\u0131r. Belki de bin y\u0131l\u0131 a\u015fk\u0131n bir s\u00fcre devam eden bu hareket Anadolu&#8217;da son bulmu\u015ftur. Bu son dura\u011fa geli\u015f a\u015famas\u0131 da bir ba\u015fkala\u015f\u0131m s\u00fcrecine tekab\u00fcl etmektedir.<\/p>\n<p>Bu ba\u015fkala\u015f\u0131m\u0131n temelinde \u00fcrerimden kopuklu\u011fun, \u0130slamiyet\u2019le b\u00fct\u00fcnle\u015fmenin yaratt\u0131\u011f\u0131 a\u011f\u0131r etki ve Anadolu&#8217;da ya\u015fanan uygarl\u0131klar\u0131n geli\u015fmi\u015flik d\u00fczeyi aranmal\u0131d\u0131r. Bu \u00fc\u00e7 fakt\u00f6r ilk etkisini egemen s\u0131n\u0131flarda g\u00f6stererek bug\u00fcn var olan tarih anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n temelini atm\u0131\u015ft\u0131r. Bu temelde bir b\u00fct\u00fcn olarak \u00fcretimden kopuklu\u011fun yaratt\u0131\u011f\u0131 gerilik,\u00a0 uygarl\u0131k tarihini s\u00fcrekli olarak geriden takip etme ve bu gerili\u011fi talanla kapatma ruhundan ortaya \u00e7\u0131kan asker-halk ya da millet olma ger\u00e7ekli\u011fi, gerek T\u00fcrk egemenlerinde gerekse halk\u0131nda kendisine yabanc\u0131la\u015fmay\u0131 ko\u015fulland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu olgular ba\u015fta T\u00fcrk egemenleri olmak \u00fczere T\u00fcrk halk\u0131nda da yurt edinme ve \u00fclke bilincine yakla\u015f\u0131mda bug\u00fcne kadar ula\u015fan \u00e7arp\u0131p bir anlay\u0131\u015f\u0131 geli\u015ftirmi\u015ftir. Bu anlay\u0131\u015fa g\u00f6re olu\u015fan ruhsal yap\u0131, \u00fczerinde ya\u015fan\u0131lan topraklarda bir de\u011fer yaratma ve bir k\u00fclt\u00fcr birikimi \u00fczerinde ulusla\u015fma s\u00fcrecine girme yerine, u\u011fran\u0131lan her alana yerle\u015filerek, sahiplenilen topra\u011f\u0131 da bir talan, ya\u011fma alan\u0131 olarak g\u00f6rmeyi getirmi\u015ftir.<\/p>\n<p>E\u011fer bug\u00fcn T\u00fcrkler \u2018de \u00fclke bilinci, yurtseverlik yerine s\u00fcrekli olarak yay\u0131lmay\u0131 esas alan \u015fovenizm geli\u015fmi\u015fse, bu anlay\u0131\u015f\u0131n k\u00f6kleri anlat\u0131lan bu olgulara dayan\u0131r.<\/p>\n<p>\u00dclke bilinci olmayan, buna ba\u011fl\u0131 olarak yurtseverli\u011fi hi\u00e7 ya\u015famayan bir toplum objektif olarak ulus \u00f6rg\u00fctlenmesinin t\u00fcm fakt\u00f6rlerine sahip olsa da ruhta ulusu, ulusal bilinci ya\u015fayamaz. E\u011fer dikkat edilirse, bu tarihsel ger\u00e7eklik, kendi kendisini en a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n tarih anlay\u0131\u015f\u0131nda d\u0131\u015fa vurmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Daha Tanzimat d\u00f6nemine kadar, kendilerine \u00f6zg\u00fc bir tarih anlay\u0131\u015f\u0131ndan yoksun olarak ya\u015fayan T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flar\u0131, imparatorluk i\u00e7inde yer alan H\u0131ristiyan halklar\u0131n kopma s\u00fcrecine girmesi ye Bat\u0131l\u0131 kapitalist toplumlarla geli\u015ftirilen (ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k temelinde de olsa) ili\u015fkiler nedeniyle, ulus ger\u00e7ekli\u011fimizle hi\u00e7 de ili\u015fkisi olmayan bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla tamamen demagojik bir tarih anlay\u0131\u015f\u0131 geli\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015flard\u0131r.<br \/>\u0130slamiyet&#8217;in kabul\u00fcyle birlikte kendilerini adeta birer Arap olarak g\u00f6ren, bunun i\u00e7in de &#8220;Kavm-i Necip&#8221; diye de\u011ferlendirdi\u011fi Arapl\u0131\u011f\u0131 adeta ruhunda ya\u015fayan T\u00fcrk egemen s\u0131n\u0131flar\u0131, ko\u015fullar\u0131n dayatmas\u0131 sonucu kendisindeki bu ruhu, bilin\u00e7li ve sistemli faaliyetlerle kitlelere mal etmeye, \u00fclke bilincinden yoksun halk\u0131 yo\u011furmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>B\u00f6ylesine etkinlik i\u00e7ine giri\u015f, yani ilk resmi tarih anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 &#8220;Osmanl\u0131c\u0131l\u0131k&#8221; \u015feklinde kendisini g\u00f6stermi\u015ftir. \u00dclke denilince Osmanl\u0131 egemenli\u011fi alt\u0131ndaki t\u00fcm topraklan, &#8220;halk&#8221; ya da &#8221; millet&#8221; denilince ayn\u0131 topraklar \u00fczerinde ya\u015fayan halklar\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fc anlayan Osmanl\u0131c\u0131l\u0131k i\u00e7in H\u0131ristiyan halklar\u0131n kopu\u015fu, kendi egemenlik alanlar\u0131n\u0131n daralmas\u0131n\u0131 engellemeye y\u00f6nelik bir \u00e7\u0131k\u0131\u015ftan ba\u015fka bir anlam ifade etmezken  ayn\u0131 zamanda da T\u00fcrk egemenlerinin niteli\u011fini ortaya koyuyordu.<\/p>\n<p>Hakimiyet kurulan alanlar\u0131n, H\u0131ristiyan halklar\u0131n kopmas\u0131 nedeniyle daralmas\u0131, ger\u00e7ekten bir yurt bilincinden yoksun olan T\u00fcrk egemenlerinde M\u00fcsl\u00fcman halklar\u0131 ve onlar\u0131n topraklar\u0131n\u0131 elde tutmak i\u00e7in yeni bir ak\u0131m\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na neden oldu. &#8220;Panislamizm&#8221; denilen bu ak\u0131mla, &#8220;millet&#8221;, &#8220;halk&#8221; kavramlar\u0131 &#8220;\u00dcmmet\u2019le yer de\u011fi\u015ftirdi. \u00dclke tan\u0131m\u0131 da M\u00fcsl\u00fcman halklar\u0131n topraklar\u0131n\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fc kapsar hale getirildi.<\/p>\n<p>S\u0131n\u0131rlar darald\u0131k\u00e7a ve her kopu\u015f kendisiyle birlikte eski &#8220;\u00fclke&#8221; ye &#8220;millet&#8221; bilincinin t\u00fcm temellerini y\u0131k\u0131p g\u00f6t\u00fcrd\u00fck\u00e7e  yeni bir tarih anlay\u0131\u015f\u0131 yaratma ihtiyac\u0131, T\u00fcrk egemenlerini, bu sefer de g\u00f6\u00e7ebelik d\u00f6nemlerinin ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 topraklara ve g\u00f6\u00e7 yollan \u00fczerinde olu\u015fan ama tarih i\u00e7erisinde kendilerine \u00f6zg\u00fc bir geli\u015fme g\u00f6stererek farkl\u0131la\u015fan T\u00fcrk topluluklar\u0131na y\u00f6neltmi\u015ftir. Ad\u0131na Turanc\u0131l\u0131k da denilen Pant\u00fcrkizm i\u015fte bu ko\u015fullar\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>B\u00f6lgeye geldi\u011fi andan itibaren var olan de\u011ferleri de kullanarak kendi dinamiklerinden kaynaklanan toplumsal \u00f6zelliklerle T\u00fcrk toplumunu geli\u015ftirip g\u00fc\u00e7lendirme yerine, kendisine ve halk\u0131na yabanc\u0131la\u015fmay\u0131 ya\u015famaya ba\u015flayan T\u00fcrk hakim s\u0131n\u0131flar\u0131 i\u00e7in Turanc\u0131l\u0131k d\u00f6nemi, bir anlamda da olsa, i\u00e7inde yay\u0131lmac\u0131l\u0131k, talan olgusunu da ta\u015f\u0131sa, bir biti\u015fi ve ka\u00e7\u0131\u015f\u0131 ifade eder.<\/p>\n<p>&#8220;T\u00fcrk&#8217;\u00fcn T\u00fcrk&#8217;ten ba\u015fka dostu yoktur!&#8221;, &#8220;Ne mutlu T\u00fcrk\u00fcm diyene&#8221; gibi s\u00f6zlerde de somutla\u015fan bu ka\u00e7\u0131\u015f, yeni bir anayurt ve millet anlay\u0131\u015f\u0131na kaynakl\u0131k etmi\u015ftir. \u00dclke, Turan  millet de Turan. Turanc\u0131l\u0131k, ayn\u0131 zamanda T\u00fcrk yay\u0131lmac\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n ilk kez uyduruk bir bi\u00e7imde ve ger\u00e7ekle\u015fmesi hayal de olsa a\u00e7\u0131k olarak \u0131rk temeli \u00fczerine oturtulmas\u0131 anlam\u0131na gelir. Di\u011fer bir yorumuyla Turanc\u0131l\u0131k, Anadolu T\u00fcrk egemenlerinin di\u011fer halklar \u00fczerinde, talan, ya\u011fma yapma olana\u011f\u0131n\u0131 yitirmesinin sonucu olarak, akraba halklar\u0131n \u00fczerinde olu\u015fturmak istedi\u011fi egemenlik ideolojisinin ad\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>En son olarak, fiili yay\u0131lma alanlar\u0131n\u0131n Misak-\u0131 Milli ile s\u0131n\u0131rland\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemle birlikte Kemalizm, \u00fclke ve ulus anlay\u0131\u015f\u0131na yeni boyut getirerek, &#8220;tek ulus, tek pazar&#8221; esprisi alt\u0131nda K\u00fcrdistan&#8217;\u0131 kesin bir bi\u00e7imde \u00fclke ve halk olarak tarihten silmeye y\u00f6nelerek yeni bir ulus, yani T\u00fcrk ulusla\u015fmas\u0131 yaratmak istemi\u015ftir. T\u00fcrkler \u2018de \u00fclke bilincinde ve millet anlay\u0131\u015f\u0131nda yeni bir d\u00f6nemi ba\u015flatan Misak-\u0131 Millicilik, bug\u00fcnk\u00fc T\u00fcrk ulusal ger\u00e7ekli\u011finin temelini olu\u015fturmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Cumhuriyet, ayn\u0131 zamanda verilmek istenen tarih bilincinin t\u00fcm y\u00f6nleriyle topluma bombard\u0131man edilerek, ger\u00e7ek tarihten kesin kopu\u015fun ya\u015fat\u0131lmak istendi\u011fi d\u00f6nemin ad\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bu d\u00f6nemin tarihi, T\u00fcrk anayurdunu, Anadolu ve K\u00fcrdistan b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc ile birlikte ele ald\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, bu topraklar \u00fczerinde tarihten bu yana ya\u015fayan t\u00fcm uygarl\u0131klara T\u00fcrk s\u0131fat\u0131 tak\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. &#8220;G\u00fcne\u015f-Dil Teorisi&#8221;nde en \u00f6zl\u00fc ifadesini bulan bu tarih anlay\u0131\u015f\u0131na g\u00f6re, Mezopotamya uygarl\u0131klar\u0131n\u0131n bir k\u0131sm\u0131 da T\u00fcrk\u2019t\u00fcr. Bu tarih anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n \u00e7arp\u0131tt\u0131\u011f\u0131 temel konu sadece \u00fclke anlay\u0131\u015f\u0131na yakla\u015f\u0131m de\u011fildir.- Bir b\u00fct\u00fcn olarak T\u00fcrk ulusal \u015fekillenmesinin temel karakterlerini de \u00e7arp\u0131tma esas al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Buna g\u00f6re T\u00fcrkler \u2018in ulusal \u015fekillenmesinde \u00f6nemli bir role sahip olan talan olgusu s\u0131radan bir \u00f6zelli\u011fe indirgenmi\u015f  bunun yerine de\u011fer \u00fcretme ve geli\u015ftirme sahte bir bi\u00e7imde \u00f6ne \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Yine T\u00fcrk toplumsal geli\u015fmesinin ve bu geli\u015fmenin \u00e7a\u011fla olan ili\u015fkisinin zorunlu bir sonucu olan asker-ulus olma \u00f6zelli\u011finin, gerek T\u00fcrk toplumu gerekse genel uygarl\u0131k a\u00e7\u0131s\u0131ndan oynam\u0131\u015f oldu\u011fu gerici rol reddedilerek  bu \u00f6zelli\u011fin T\u00fcrkler ve uygarl\u0131klar a\u00e7\u0131s\u0131ndan ilerletici, g\u00fc\u00e7lendirici bir role sahip oldu\u011fu tezi demagojik bir bi\u00e7imde \u00f6ne \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Di\u011fer yandan, bu tezle kayna\u011f\u0131n\u0131 talan ve ya\u011fmadan alan ve korkun\u00e7 bir yay\u0131lmac\u0131l\u0131kla b\u00fct\u00fcnle\u015ferek beslenen halklar d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011f\u0131, \u015fovenizm gibi temel ulusal \u00f6zellik ger\u00e7e\u011fi yok say\u0131larak, bunun yerine &#8220;Mazlum halklara karde\u015flik, ho\u015fg\u00f6r\u00fc, dostluk&#8221; gibi ger\u00e7ekle hi\u00e7bir ili\u015fkisi olmayan \u00f6zellikler \u00f6ne \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bununla da yetinilmeyerek devlet tan\u0131m\u0131na s\u0131n\u0131flar \u00fcst\u00fc bir i\u00e7erik kazand\u0131r\u0131lm\u0131\u015f ve s\u00f6zde &#8220;milli&#8221; bir nitelik verilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Tarihe b\u00f6ylesine \u00e7arp\u0131k ve uyduruk g\u00f6r\u00fc\u015fler \u00e7er\u00e7evesinde bakan T\u00fcrk egemenlik sistemi, bu \u00f6zelli\u011fini sadece emek\u00e7i halklara ta\u015f\u0131rmakla kalmam\u0131\u015f, toplumsal d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm s\u00fcre\u00e7lerini, \u00fcstlendikleri ideolojik bayraktarl\u0131kla ya da bilin\u00e7 ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131l\u0131k g\u00f6revleriyle zorlayan veya zorlamas\u0131 gereken ayd\u0131nlara da yedirtip sindirtmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Bu anlamda da, ba\u015flang\u0131\u00e7ta T\u00fcrk ayd\u0131n\u0131, sonradan T\u00fcrk &#8220;solu&#8221;, egemen tarih anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 ele\u015ftirmek ve yerine yeni bir tarih&#8221; anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 koymak \u015f\u00f6yle dursun, adeta onun bir kopyas\u0131, toplumu al\u0131kla\u015ft\u0131rmak i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 \u00f6nemli bir arac\u0131 haline getirmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Feodal devlet egemenli\u011finin kar\u015f\u0131t\u0131 olarak, onu ret temelinde ba\u011f\u0131ms\u0131z bir geli\u015fme g\u00f6stermeyen, aksine, devletin sundu\u011fu olanaklar \u00e7er\u00e7evesinde ve onun kurumlar\u0131 i\u00e7inde yabanc\u0131 kapitalizmle i\u015fbirlik\u00e7ilik temelinde ortaya \u00e7\u0131kan burjuva geli\u015fme, kendisine uygun i\u015fbirlik\u00e7i, devlet egemenli\u011finin s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesini g\u00fcvence alt\u0131na alan bir ayd\u0131n tipi ortaya \u00e7\u0131karacakt\u0131. Zaten, T\u00fcrk ayd\u0131n geli\u015fmesinin temeli de bu ko\u015fullarda olu\u015fmu\u015ftur. E\u011fer dikkat edilirse, Osmanl\u0131 egemenli\u011finin resmi tarih anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 geli\u015ftirme s\u00fcreci ile ayd\u0131n\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f s\u00fcreci \u00e7ak\u0131\u015fmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Bu \u015fekilde bir \u00e7\u0131k\u0131\u015f temeline sahip olan ayd\u0131n, konu\u015ftu\u011fu dilinden olay ve olgulara bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na, tarihe yakla\u015f\u0131m konusuna kadar tamamen halktan, emekten, \u00fcretimden kopuk bir karakterde geli\u015fti\u011fi i\u00e7in, kullu\u011funa soyundu\u011fu devlete yaranma temelinde bir ya\u015fam felsefesi olu\u015fturmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Bunun i\u00e7in de, gerek Osmanl\u0131c\u0131l\u0131k gerek \u0130slamc\u0131l\u0131k ve gerekse Turanc\u0131l\u0131k T\u00fcrk ayd\u0131n\u0131nda tarihe, topluma ve di\u011fer halklara bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 olmu\u015ftur. T\u00fcrk ayd\u0131n\u0131, Osmanl\u0131 egemenli\u011finden hi\u00e7bir \u015fekilde ay\u0131r\u0131c\u0131 bir \u00f6zellik ta\u015f\u0131mam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130ttihat ve Terakki s\u00fcrecinin sonlan ve imparatorlu\u011fun fiilen da\u011f\u0131lma d\u00f6nemi, T\u00fcrk solculu\u011funun da sahneye \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 bir d\u00f6nem olmu\u015ftur.<br \/>Daha ilk \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131nda kendisine &#8220;sosyalist&#8221;, &#8220;kom\u00fcnist&#8221; diyen bu yeni olu\u015fum, yani T\u00fcrk sol hareketi, teorik d\u00fczeyde do\u011fa ve toplum olaylar\u0131na bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 olan diyalektik tarihsel materyalizmi kendisine &#8220;rehber&#8221; edindi\u011fini s\u00f6ylerken ve \u00f6rg\u00fctsel d\u00fczeyde olu\u015fturulan program\u0131nda gelece\u011fe y\u00f6nelik tespitleri soyut genel kuramlar d\u00fczeyinde dile getirirken  somuta ili\u015fkin olarak, tarihsel geli\u015fim i\u00e7inde T\u00fcrk egemenleri ve &#8220;ayd\u0131nlar\u0131n\u0131n \u015fekillendi\u011fi ruhsal yap\u0131lan, hayat\u0131n her alan\u0131na h\u00fckmeden bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131n \u00e7er\u00e7evesini bir t\u00fcrl\u00fc a\u015famam\u0131\u015ft\u0131r. Bu \u00e7evrelerin &#8220;sol&#8221; bir g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc olmaktan \u00f6teye gidememi\u015ftir. Gerek tarihe bak\u0131\u015f ve gerekse gelece\u011fe y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f konusunda T\u00fcrk emek\u00e7i s\u0131n\u0131flar\u0131na yeni bir perspektif sunamam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>E\u011fer dikkat edilirse, T\u00fcrkiye &#8220;sol&#8221; hareketinin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f ko\u015fullar\u0131 Turanc\u0131l\u0131\u011f\u0131n iflas etti\u011fi, yani uygulanabilirlik olas\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n ortadan kalkt\u0131\u011f\u0131 ve yay\u0131lma alan\u0131 olarak elde yaln\u0131zca K\u00fcrdistan&#8217;\u0131n kald\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemde  Kemalist iktidar\u0131n maddi zeminini yaratan olgular\u0131n bir arada oldu\u011fu d\u00f6nemde ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. \u0130\u015fte bu ko\u015fullarda ortaya \u00e7\u0131kan ve egemen s\u0131n\u0131f anlay\u0131\u015flar\u0131ndan bir kopu\u015fu ya\u015fayamayan T\u00fcrk solu, Kemalizm\u2019in sol kolu olarak \u00fclke ve tarih bilincini Misak-\u0131 Milli temeline oturtmu\u015ftur. &#8220;Sol&#8221; daha ilk \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131nda ne bir \u00fclke ve ne de bir ulus bilincine sahiptir. S\u0131n\u0131f bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 yoktur ve bunu bir ya\u015fam tarz\u0131 olarak i\u00e7selle\u015ftirmi\u015ftir. Kemalizm\u2019in s\u0131n\u0131flara bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla da \u00e7ak\u0131\u015fan bu yap\u0131s\u0131yla &#8220;sol&#8221;, esas olarak T\u00fcrk toplumunun belle\u011finin silinmesi ve gelece\u011finin kararmas\u0131na hizmet etmekten ba\u015fka bir i\u015fleve sahip olmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Geli\u015fim seyri i\u00e7inde, devletten en \u00e7ok koptu\u011fu d\u00f6nemde bile geleneksel T\u00fcrk solu, ya\u015fam\u0131n\u0131n her alan\u0131nda farkl\u0131 d\u00fczeylerde de olsa, halk\u0131n de\u011fil devletin umut kap\u0131s\u0131 olmaktan kendisini kurtaramam\u0131\u015ft\u0131r. Gerek ayd\u0131n ve gerekse sol a\u00e7\u0131s\u0131ndan utan\u0131lacak bir durum olan bu ger\u00e7eklik, ne yaz\u0131k ki bug\u00fcn T\u00fcrkiye&#8217;de &#8220;ayd\u0131n&#8221;, &#8220;sol&#8221; \u00e7evreler i\u00e7inde egemen bir k\u00fclt\u00fcr olu\u015fturmu\u015ftur. Elbette durum b\u00f6yle olunca, yani sadece egemen s\u0131n\u0131flar\u0131n de\u011fil, .ayd\u0131nlar\u0131n ve solun da tarih bilinci bu \u015fekilde ortaya \u00e7\u0131k\u0131nca  bug\u00fcn T\u00fcrk toplumu i\u00e7in mutlaka edinilmesi gereken \u00fclke ve ulus bilinci, bununla ko\u015fulland\u0131rarak devrimci bir zemine oturtacak tek bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 olan bilimsel sosyalist ideolojiye her zamankinden daha fazla ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Bu ideoloji, sadece tarihe bak\u0131\u015f bilincinin de\u011fil, ayn\u0131 zamanda ulusal de\u011ferlere kar\u015f\u0131 yakla\u015f\u0131m\u0131n ila bir \u00f6l\u00e7\u00fct\u00fc olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Bundan dolay\u0131 da, gerek T\u00fcrk egemenleri ve gerekse onlar\u0131n egemenliklerinin payandas\u0131 olan &#8220;ayd\u0131n&#8221; ve geleneksel &#8220;sol&#8221;un halk\u0131m\u0131z\u0131 -bilin\u00e7li veya bilin\u00e7siz- tarihsiz b\u0131rakma \u00e7abalar\u0131na ortak olmamak i\u00e7in, s\u0131n\u0131fsal bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131m\u0131z\u0131n projekt\u00f6rlerini tarihsel geli\u015fime \u00e7evirmemiz gerekmektedir.<\/p>\n<p>Her halk\u0131n ya da ulusun tarihini, o tarihin nas\u0131l yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 iril elemek i\u00e7in mutlaka her d\u00f6neme denk d\u00fc\u015fen \u00fcretim bi\u00e7imini, hu temel \u00fczerinde y\u00fckselen s\u0131n\u0131fla\u015fma ve aralar\u0131ndaki m\u00fccadeleleri  her d\u00f6neme karakteristik \u00f6zelli\u011fini veren \u00e7evre ko\u015fullar\u0131n\u0131 t\u00fcm y\u00f6nleriyle a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmak ve b\u00fcy\u00fck bir dikkatle incelemek gerekiyor.<\/p>\n<p>Do\u011fru devrimci bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla incelenecek olan bu \u00f6zellikler, sadece d\u00fcn\u00fc t\u00fcm \u00e7\u0131plakl\u0131\u011f\u0131yla g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne serip bug\u00fcn\u00fc anlamak i\u00e7in de\u011fil, ayn\u0131 zamanda gelece\u011fe y\u00f6nelmenin sa\u011flam bir temelinin at\u0131lmas\u0131 i\u00e7in de ele al\u0131nmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte b\u00fct\u00fcn bu anlat\u0131lanlar\u0131n \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda, bilimsel tarih anlay\u0131\u015f\u0131yla T\u00fcrk toplumunun geli\u015fim \u00f6zellikleri, bug\u00fcn\u00fc ayd\u0131nlatan yanlar\u0131 \u00f6ne \u00e7\u0131kar\u0131larak incelenecektir.<\/p>\n<p>T.D.Y.G<\/p>\n<p>K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<\/p>\n<p>www.navendalekolin.com &#8211; www.lekolin.org &#8211; www.lekolin.net \u2013 www.lekolin.info<\/p>\n<p><\/p>\n<p>\t<!-- parveke begin --><\/p>\n<div>\n<div class=\"sharethis-inline-share-buttons\"><\/div>\n<p><!-- parveke END -->\n<\/div><\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><b>Toplumlar\u0131n geli\u015fim diyalekti\u011fine g\u00f6re, halk, millet ve ulus olarak kimlik kazanma, bu geli\u015fim s\u00fcre\u00e7lerine \u00f6nderlik eden s\u0131n\u0131flar\u0131n damgas\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131m\u0131\u015ft\u0131r. <\/b><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":6812,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":[],"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_override_counter":[],"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[13],"tags":[32,31,36,33,30,35,34],"class_list":["post-6811","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-dizi-yazi","tag-arastirma","tag-kurdi","tag-kurdish","tag-kurdistan","tag-lekolin","tag-turkish","tag-turkiye"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/6811","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=6811"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/6811\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/6812"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=6811"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=6811"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=6811"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}