{"id":2451,"date":"2020-03-15T00:34:00","date_gmt":"2020-03-14T21:34:00","guid":{"rendered":"http:\/\/lekolin.org\/pozitivist-siyaset-ve-toplumsal-putculuk-2\/"},"modified":"2020-03-15T00:34:00","modified_gmt":"2020-03-14T21:34:00","slug":"pozitivist-siyaset-ve-toplumsal-putculuk-2","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/pozitivist-siyaset-ve-toplumsal-putculuk-2\/","title":{"rendered":"Pozitivist Siyaset ve Toplumsal Put\u00e7uluk -2"},"content":{"rendered":"<p>18 Nisan 2010 Pazar Saat 08:28<\/p>\n<\/p>\n<div class=\"detail content_14\" id=\"text_detail\">\n<div class=\"newsImage\">\n<b>Se\u00e7icidir: S\u0131n\u0131rlar\u0131 belli bir varl\u0131k alan\u0131n\u0131 konu edinir ve bu s\u0131n\u0131rlar d\u0131\u015f\u0131na kesinlikle \u00e7\u0131kmaz. <\/b><\/p>\n<p>\t\t\t\t\t\t\t <img decoding=\"async\" src=\"http:\/\/lekolin.org\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/422-3.jpg\">\n\t\t\t\t\t\t<\/div>\n<p>  0<\/p>\n<p>  21<\/p>\n<p>  TR<\/p>\n<p><!--\n \/* Font Definitions *\/\n @font-face\n\t  \"Cambria Math\" \n\tpanose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4 \n\tmso-font-charset:162 \n\tmso-generic- roman \n\tmso-font-pitch:variable \n\tmso-font-signature:-1610611985 1107304683 0 0 159 0  \n@font-face\n\t    \n\tpanose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4 \n\tmso-font-charset:162 \n\tmso-generic- swiss \n\tmso-font-pitch:variable \n\tmso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0  \n  \n p.Mso , li.Mso , div.Mso \n\t mso-style-unhide:no \n\t  \n\t :\"\" \n\tmargin-top:0cm \n\tmargin-right:0cm \n\tmargin-bottom:10.0pt \n\tmargin-left:0cm \n\t \n\t \n\t \n\t \" \",\" \" \n\t \n\t \n\t   \n\tmso-fareast-theme-font:minor-latin \n\t \n\t \n\t   \n\t \n\t \n.MsoChpDefault\n\t mso-style-type:export-only \n\tmso-default-props:yes \n\t \n\t \n\t   \n\tmso-fareast-theme-font:minor-latin \n\t \n\t \n\t   \n\t \n\t \n.MsoPapDefault\n\t mso-style-type:export-only \n\tmargin-bottom:10.0pt \n\t  \n@page Section1\n\t size:595.3pt 841.9pt \n\tmargin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt \n\tmso-header-margin:35.4pt \n\tmso-footer-margin:35.4pt \n\tmso-paper-source:0  \ndiv.Section1\n\t page:Section1  \n--><\/p>\n<p>\t  :&#8221; &#8221; <\/p>\n<p>\t :&#8221;&#8221; <\/p>\n<p>\t &#8221; &#8220;,&#8221; &#8221; <\/p>\n<p>\t &#8221; &#8221; <\/p>\n<p><strong>Pozitif Bilimsel Bilginin \u00d6zellikleri: <\/strong><\/p>\n<p class=\" \">Se\u00e7icidir: S\u0131n\u0131rlar\u0131 belli bir varl\u0131k alan\u0131n\u0131 konu edinir ve<br \/>\nbu s\u0131n\u0131rlar d\u0131\u015f\u0131na kesinlikle \u00e7\u0131kmaz. <\/p>\n<p class=\" \">Ku\u015fkucudur: Yaln\u0131zca bilim d\u0131\u015f\u0131 a\u00e7\u0131klamalar\u0131 de\u011fil bilim<br \/>\n\u00e7evrelerinin yapt\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klamalara bile ku\u015fku ile yakla\u015f\u0131r. <\/p>\n<p class=\" \">Ele\u015ftiricidir: \u00d6zellikle de var olan bilimsel a\u00e7\u0131klamalara<br \/>\nele\u015ftirel bir tav\u0131rla yakla\u015f\u0131r. <\/p>\n<p class=\" \">Somuttur: Olgulara dayan\u0131r. Var olan ger\u00e7eklikleri inceler.<br \/>\nSoyut konu ve kavramlarla u\u011fra\u015fmaz. <\/p>\n<p class=\" \">Nesneldir: Herkes i\u00e7in tek ve de\u011fi\u015fmezdir. Ki\u015fiye gruba veya<br \/>\nba\u015fka \u00f6l\u00e7\u00fclere g\u00f6re de\u011fi\u015fmez. <\/p>\n<p class=\" \">Evrenseldir: Nesnel oldu\u011fu i\u00e7indir ki evrenin her yerinde<br \/>\nayn\u0131 \u015fekilde ge\u00e7erlidir. <\/p>\n<p class=\" \">Kolektiftir: T\u00fcm insanl\u0131\u011f\u0131n ortak k\u00fclt\u00fcr mal\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p class=\" \">Ak\u0131lc\u0131d\u0131r: Kendi i\u00e7inde tutarl\u0131 ak\u0131l ve mant\u0131k ilkelerine<br \/>\nuygun bilgilerdir. <\/p>\n<p class=\" \">Genelleyicidir:<span>\u00a0 <\/span>Tek<br \/>\ntek olgulardan hareket eder ama genellemelere, genel yarg\u0131lara ula\u015f\u0131r.<br \/>\nS\u0131n\u0131flama yapar. Benzer olaylar\u0131 di\u011ferlerinden ay\u0131r\u0131r. <\/p>\n<p class=\" \">\u00d6l\u00e7\u00fcl\u00fcd\u00fcr: Matematiksel bir dil kullan\u0131r. Kesin \u00f6l\u00e7\u00fclerle,<br \/>\nsay\u0131larla a\u00e7\u0131klama yapar. <\/p>\n<p class=\" \">Deneysel ve uygulanabilirdir: Olgusal oldu\u011fu i\u00e7indir ki<br \/>\ndeneylerle s\u0131nanabilirler. Hatta bilimsel bilgiler teknik arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile hayat\u0131n<br \/>\nfarkl\u0131 alanlar\u0131nda her t\u00fcrl\u00fc ara\u00e7 ve gerece d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcrler. <\/p>\n<p class=\" \">Birikimli olarak ilerler, dinamiktir: Ku\u015fkucu ve ele\u015ftirici<br \/>\ntavr\u0131 bilime her d\u00f6nem yeni ufuklar a\u00e7arak onu dinamik bir alan haline getirir.\n<\/p>\n<p class=\" \">\u0130\u015fte bu \u00e7er\u00e7eve i\u00e7inde, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde pozitivizm, bilim<br \/>\nkonusunda ampirist bir g\u00f6r\u00fc\u015fe ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131, toplumsal ya\u015fama ampirist bilgi modeli<br \/>\n\u00fczerinde bilimsel bir yakla\u015f\u0131m\u0131 tan\u0131mlar. Sosyal bilimler ba\u011flam\u0131nda ise, bu,<br \/>\ninsan ve toplum bilimlerinin y\u00f6ntemlerinin do\u011fa bilimlerinin y\u00f6ntemlerine g\u00f6re<br \/>\n\u015fekillenmesi veya olu\u015fturulmas\u0131  olgularla de\u011ferlerin birbirlerinden kesin<br \/>\nolarak ayr\u0131lmalar\u0131 gerekti\u011fi ve bu yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, sosyal bilimlerin de, do\u011fa<br \/>\nbilimlerinde ke\u015ffedilen yasalara veya yasa benzeri d\u00fczenliliklere ko\u015fut toplum<br \/>\nyasalar\u0131na eri\u015febilece\u011fi anlam\u0131na gelir. <\/p>\n<p class=\" \">\u00a0<\/p>\n<p class=\" \"><strong>Pozitivizmin Tarihsel S\u00fcreci: <\/strong><\/p>\n<p class=\" \">Comte, toplumsal fizik olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc sosyolojinin fizik,<br \/>\nkimya, biyoloji gibi do\u011fa bilimlerinin ve \u00f6zellikle bunlardan biyolojinin o<br \/>\nzamanlarda uygulad\u0131\u011f\u0131 pozitif y\u00f6ntemi uygulamas\u0131n\u0131 \u00f6nermi\u015ftir. Yani yasalar<br \/>\nbulmak amac\u0131yla g\u00f6zlem, kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma, deney ve uslamlama \u00fczerine kurulan bu<br \/>\npozitif y\u00f6ntem, o zamana kadar teolojinin ya da metafizi\u011fin tekelinde olan<br \/>\ntoplum konular\u0131n\u0131 incelemelidir. <\/p>\n<p class=\" \">Pozitivist felsefenin iki ayr\u0131 d\u00f6neminden s\u00f6z etmek<br \/>\nm\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u0130lk d\u00f6nem Saint Simon\u2019la ikincisi ise Viyana \u00c7evresi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrleriyle<br \/>\nba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Pozitivist felsefenin temellerini ayd\u0131nlanma d\u00f6nemi<br \/>\nfilozoflar\u0131ndan Francis Bacon\u2019a kadar geri g\u00f6t\u00fcrmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bacon Aristocu<br \/>\ng\u00f6r\u00fc\u015flere kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131karak g\u00f6zlem ve deneyin temel al\u0131n\u0131p bilimin bu esaslara g\u00f6re<br \/>\nyeniden kurulmas\u0131 gerekti\u011fini savunmu\u015ftur. Simon ise bilimsel y\u00f6ntemi temel<br \/>\nalarak topluma yeniden y\u00f6n vermek istemi\u015ftir. Simon\u2019un g\u00f6r\u00fc\u015flerini yayan ve<br \/>\npozitivizmin geli\u015fmesini sa\u011flayan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr ise Comte\u2019dur . <\/p>\n<p class=\" \"><span>\u00a0\u00a0\u00a0 <\/span>Simon ve Comte<br \/>\npozitivizminin izinden y\u00fcr\u00fcyen di\u011fer bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr de James Mill\u2019in o\u011flu olan<br \/>\nJohn Stuart Mill\u2019dir. Mill, bireysel geli\u015fmeyi ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc savunmakla Comte\u2019un<br \/>\nkat\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015flerinin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131km\u0131\u015f, fakat toplumun yeni esaslara g\u00f6re yeniden<br \/>\nd\u00fczenlenmesi gerekti\u011fini savunmakla da Simon ve Comte pozitivizmini<br \/>\ns\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. <\/p>\n<p class=\" \"><span>\u00a0\u00a0\u00a0 <\/span>Pozitivizmi Simon<br \/>\nve Comte gelene\u011finden biraz daha farkl\u0131 bir \u00e7izgi \u00fczerinde d\u00fc\u015f\u00fcnmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<br \/>\nSimon ve Comte pozitivizmi sosyal olaylar\u0131 \u00f6n plana al\u0131rken, ba\u015fta fizik ve<br \/>\nbiyoloji olmak \u00fczere do\u011fa bilimlerini, \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131 yapan di\u011fer bir pozitivist<br \/>\nanlay\u0131\u015ftan da s\u00f6z edilebilir. Bu iki t\u00fcr anlay\u0131\u015ftan ilki sosyal pozitivizm<br \/>\ndi\u011feri ise evrimci pozitivizmdir. <\/p>\n<p class=\" \"><span>\u00a0\u00a0\u00a0 <\/span>Evrimci<br \/>\npozitivizm, 19.yy.\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131nda do\u011fa bilimlerindeki geli\u015fmelere ba\u011fl\u0131<br \/>\nolarak ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zellikle Darwin, Spencer ve Haeckel taraf\u0131ndan<br \/>\nkurulmu\u015f olan evrim teorisi  Fechner, Wundt ve Lipps taraf\u0131ndan geli\u015ftirilen<br \/>\ndeneysel psikoloji, bilgiyi pozitivist bir anlay\u0131\u015fla ve bir evrim i\u00e7inde ele<br \/>\nal\u0131nmas\u0131na sebep olmu\u015f ve zemin haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r. <\/p>\n<p class=\" \">Pozitivist felsefenin yeni baz\u0131 \u00f6zellikler kazanmas\u0131 19.yy.<br \/>\nsonlar\u0131nda Mach ve Avenarius sayesinde olmu\u015ftur. Bu yeni pozitivist anlay\u0131\u015f,<br \/>\nolgular\u0131 temele koymas\u0131 ve bilimsel y\u00f6ntemi esas kabul etmesi bak\u0131m\u0131ndan<br \/>\nilkiyle ayn\u0131 ilkeleri payla\u015fmaktad\u0131r. Olgular duyumlarla \u00f6zde\u015f olarak kabul<br \/>\nedilmi\u015ftir. Olgular duyumlardan ibarettir ve biz sadece duyumlar\u0131 bilebiliriz.<br \/>\nMach ve Avenarius i\u00e7in duyumlar n\u00f6tr elemanlar olup fizik ve psikolojik d\u00fcnya<br \/>\nbu elemanlardan ibarettir. <\/p>\n<p class=\" \"><span>\u00a0\u00a0\u00a0 <\/span>Pozitivist<br \/>\nfelsefenin yeni baz\u0131 \u00f6zellikler kazanmas\u0131 19.yy. sonlar\u0131nda Mach ve Avenarius<br \/>\nsayesinde olmu\u015ftur. Bu yeni pozitivist anlay\u0131\u015f, olgular\u0131 temele koymas\u0131 ve<br \/>\nbilimsel y\u00f6ntemi esas kabul etmesi bak\u0131m\u0131ndan ilkiyle ayn\u0131 ilkeleri payla\u015fmaktad\u0131r.<br \/>\nOlgular duyumlarla \u00f6zde\u015f olarak kabul edilmi\u015ftir. Olgular duyumlardan ibarettir<br \/>\nve biz sadece duyumlar\u0131 bilebiliriz. Mach ve Avenarius i\u00e7in duyumlar n\u00f6tr<br \/>\nelemanlar olup fizik ve psikolojik d\u00fcnya bu elemanlardan ibarettir. <\/p>\n<p class=\" \"><strong>\u00a0<\/strong><\/p>\n<p class=\" \"><strong>Pozitivizm \u2013 Sosyal Bilimler \u0130li\u015fkisi<span>\u00a0\u00a0\u00a0 <\/span><\/strong><\/p>\n<p class=\" \"><span>\u00a0\u00a0\u00a0 <\/span>\u201cAvrupa merkezli<br \/>\nsosyal bilim egemenlik kokmaktad\u0131r. Ya egemen k\u0131lar ya da egemenlik alt\u0131na<br \/>\ns\u00fcrer. H\u00e2lbuki bize gerekli olan, demokratik \u00f6zne olmak ve adilce payla\u015fmakt\u0131r.<br \/>\nAvrupa sosyal bilimi \u00f6z\u00fcnde liberalizmdir. Bir ideolojidir. Ama bu ger\u00e7ekli\u011fini<br \/>\no denli g\u00f6r\u00fcnmez k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ki, b\u00fcy\u00fck muhalif ele\u015ftirmenlerin bile \u00f6z\u00fcmseme<br \/>\ng\u00fcc\u00fcn\u00fc g\u00f6sterebilmi\u015ftir. Bunu yaparken \u00fcst\u00fcn eklektizm yetene\u011fini<br \/>\nsergilemi\u015ftir.  (A.\u00d6CALAN)<span>\u00a0\u00a0 <\/span><\/p>\n<p class=\" \">\u201cFelsefe devrimi ve Ayd\u0131nlanma d\u00f6nemi ( 17. ve 18. y\u00fczy\u0131l)<br \/>\nesasta bu ihtiyac\u0131n sonucudur. Frans\u0131z Devrimiyle beklenen \u00e7\u00f6z\u00fcm yerine,<br \/>\nsorunlar\u0131n daha da karma\u015f\u0131kla\u015fmas\u0131, sosyolojiyi ba\u011f\u0131ms\u0131z bir bilim dal\u0131 olarak<br \/>\ngeli\u015ftirme e\u011filimlerini daha da yo\u011funla\u015ft\u0131rd\u0131. \u00dctopik sosyalistler ( Saint<br \/>\nSimon, Fourrier, Proudhon), Auguste Comte ve Durkheim bu konu da \u00f6n a\u015famalar\u0131<br \/>\ntemsil eder. Hepsi ayd\u0131nlanman\u0131n \u00e7ocuklar\u0131d\u0131r. Bilime sonsuz inan\u00e7lar\u0131 vard\u0131r.<br \/>\nToplumu da bilim yoluyla istedikleri gibi yeniden yaratabileceklerine<br \/>\ninan\u0131yorlard\u0131. Tanr\u0131n\u0131n rol\u00fcne soyunmu\u015flard\u0131.<span>\u00a0<br \/>\n<\/span>Hegel\u2019in deyi\u015fiyle, ne de olsa tanr\u0131 yery\u00fcz\u00fcne inmi\u015fti. Hem de<br \/>\nulus-devlet olarak&#8230; Yap\u0131lmas\u0131 gereken incelikli \u2018toplum m\u00fchendisli\u011fi\u2019 proje<br \/>\nplanlamas\u0131yd\u0131. Ulus-devlet arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla hayata ge\u00e7irilip, ba\u015far\u0131lamayacak<br \/>\nhi\u00e7bir proje ve planlama yoktu. Yeter ki \u2018pozitivist bilimsel\u2019 olsun ve<br \/>\nulus-devlet kabul etsin.  (A. \u00d6CALAN) <\/p>\n<p class=\" \">\u201cArtan b\u00fcy\u00fck bunal\u0131mlar ve d\u00fcnya sava\u015flar\u0131 pozitivist<br \/>\nsosyolojiyi, liberal merkezi sa\u011f ve sol kollar\u0131yla birlikte iflas ettirmeye<br \/>\nyetti. Toplum m\u00fchendisli\u011finin kendisi, \u00e7ok ele\u015ftirdi\u011fi s\u0131\u011f metafizik olarak<br \/>\notoriter, totaliter fa\u015fizmle ger\u00e7ek kimli\u011fini ortaya \u00e7\u0131kard\u0131. Frankfurt Okulu<br \/>\nbu iflas\u0131n resmi belgesi gibidir. Anneles Ecole, 1968 gen\u00e7lik ba\u015fkald\u0131r\u0131s\u0131<br \/>\nBa\u015fta I.Wallerstein\u2019\u0131n kapitalist d\u00fcnya-sistem anlay\u0131\u015f\u0131 olmak \u00fczere, \u00e7ok say\u0131da<br \/>\npar\u00e7alanm\u0131\u015f bir sosyal bilimler d\u00f6nemini de beraberinde getirdi. \u015e\u00fcphesiz bunda<br \/>\n1970\u2019ler sonras\u0131 finans kapitalin hegomonik karakter kazanmas\u0131 da \u00f6nemli rol<br \/>\noynad\u0131. Olumlu yan\u0131, Avrupa merkezli d\u00fc\u015f\u00fcnce hegomonyas\u0131n\u0131n y\u0131k\u0131lmas\u0131yd\u0131.<br \/>\nOlumsuzlu\u011fu ise, \u00e7ok par\u00e7alanm\u0131\u015f bir sosyal bilimin sak\u0131ncalar\u0131yd\u0131.<br \/>\n(A.\u00d6CALAN)<span>\u00a0\u00a0 <\/span><\/p>\n<p class=\" \">17. y\u00fczy\u0131la gelindi\u011finde do\u011fa bilimlerinde -\u00f6zellikle<br \/>\nfizikte kaydedilen ilerlemenin etkisiyle, Thomas Hobbes siyasal alanda da bu<br \/>\ngeli\u015fmenin sa\u011flanabilece\u011fine inanarak, ampirik ve t\u00fcmevar\u0131msal bir y\u00f6ntemle ve<br \/>\n\u00f6zellikle de geometri ve matemati\u011fi \u00f6rnek alarak toplumla aralar\u0131nda ba\u011f<br \/>\nkurmaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Geometrinin yoktan var olmas\u0131 gibi toplumsal ya\u015fam da<br \/>\n\u201cdo\u011fal hal  olan karga\u015fadan d\u00fczene do\u011frudur. Ancak, bu teori insan\u0131n do\u011fas\u0131n\u0131<br \/>\nde\u011fi\u015ftiremedi\u011finden, i\u00e7erden bir d\u00fczenleme yerine d\u0131\u015far\u0131dan bir programlama ile<br \/>\ntoplumsalla\u015ft\u0131rmaktad\u0131r. Hobbes&#8217;a g\u00f6re do\u011fa halindeki insanla toplumsal d\u00fczende<br \/>\nya\u015fayan insan aras\u0131nda istek ve g\u00fcd\u00fcler bak\u0131m\u0131ndan hi\u00e7 fark yoktur, ancak do\u011fa<br \/>\nhalindeki \u00e7at\u0131\u015fma nedeniyle bunlar\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesi olanaks\u0131zd\u0131r  egemen g\u00fcc\u00fcn<br \/>\nsa\u011flad\u0131\u011f\u0131 d\u00fczen i\u00e7erisinde bunlara ula\u015f\u0131labilir. <\/p>\n<p class=\" \">Comte\u2019un d\u00fc\u015f\u00fcncesine g\u00f6re, sosyoloji ile do\u011fa bilimleri<br \/>\naras\u0131nda hem bir devaml\u0131l\u0131k hem de bir ara kesikli\u011fi vard\u0131r. Devaml\u0131l\u0131k vard\u0131r<br \/>\n\u00e7\u00fcnk\u00fc insan biyolojik ve hayvansal niteliktedir  insan\u0131n temel kurulu\u015fu<br \/>\nde\u011fi\u015fmez, toplum do\u011fa\u00fcst\u00fc bir y\u00f6netim de\u011fildir. Ara kesikli\u011fi vard\u0131r \u00e7\u00fcnk\u00fc<br \/>\ninsan ancak gitgide hayvansall\u0131\u011f\u0131ndan s\u0131yr\u0131larak, kurumlara uymak i\u00e7in<br \/>\ni\u00e7g\u00fcd\u00fclerinden s\u0131yr\u0131larak toplumsal olarak ya\u015fayabilir. O halde uygarl\u0131\u011f\u0131n<br \/>\ngeli\u015fmesi insan\u0131n kurulu\u015funu etkilemez, de\u011fi\u015ftirmez, fakat hayvansall\u0131kta g\u00fc\u00e7<br \/>\nolarak i\u00e7erik insansal olan\u0131 durmadan d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr. Kimyasal de\u011fil fiziksel bir<br \/>\nde\u011fi\u015fme s\u00f6z konusudur. \u00d6\u011feler ayn\u0131 \u00f6\u011fedir, fakat b\u00fct\u00fcnl\u00fck yenidir. Bu<br \/>\nd\u00fc\u015f\u00fcnceler do\u011frultusunda Comte\u2019a g\u00f6re tarih, insanl\u0131\u011f\u0131n hayvansall\u0131ktan nas\u0131l s\u0131yr\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131<br \/>\ng\u00f6sterir ve sosyoloji insanl\u0131\u011f\u0131n bu geli\u015fmesini inceleyen bilimdir. Bu y\u00fczden<br \/>\nsosyolojik y\u00f6ntem tarihsel y\u00f6ntem olmal\u0131d\u0131r. Tarihsel y\u00f6ntemse insanl\u0131\u011f\u0131n<br \/>\ntoplumsal geli\u015fmesinin yasalar\u0131n\u0131n aranmas\u0131 demektir. <\/p>\n<p class=\" \">Comte, sosyolojiyi sosyal statik ve sosyal dinamik olmak<br \/>\n\u00fczere ikiye ay\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Sosyal statik belirli toplumlardaki d\u00fczeni inceleyece\u011fi<br \/>\ni\u00e7in Comte onu bir d\u00fczen kuram\u0131 olarak sunmu\u015ftur. Sosyal dinamik toplumlardaki<br \/>\nilerlemeyi inceleyece\u011fi i\u00e7in Comte onu bir ilerleme kuram\u0131 olarak sunmu\u015ftur. Comte\u2019a<br \/>\ng\u00f6re toplumsal olgular bir birlik i\u00e7inde birbirlerine ba\u011fl\u0131d\u0131rlar. <\/p>\n<p class=\" \">Dinamik sosyoloji, statik sosyolojiye ba\u011fl\u0131d\u0131r. Comte\u2019a g\u00f6re<br \/>\ntoplumlar\u0131n ge\u00e7ti\u011fi artarda a\u015famalar, hayvansall\u0131\u011fa g\u00f6re toplumlar\u0131n geli\u015fmesi<br \/>\nolmu\u015ftur. Bu geli\u015fmeyi harekete ge\u00e7iren insan d\u00fc\u015f\u00fcncesidir. Toplumlar\u0131n<br \/>\ni\u015fleyi\u015fi d\u00fc\u015f\u00fcncelere dayan\u0131r ve insan d\u00fc\u015f\u00fcncesi yasalara uymu\u015ftur ve<br \/>\nuymaktad\u0131r. Bu \u00fc\u00e7 hal yasas\u0131d\u0131r. <\/p>\n<p class=\" \"><span>\u00a0\u00a0\u00a0 <\/span>Lukacs&#8217;a g\u00f6re<br \/>\ninsanl\u0131k tarihi do\u011fall\u0131ktan toplumsalla\u015fmaya do\u011fru bir evrimsel s\u00fcre\u00e7tir. \u0130lkel<br \/>\nd\u00f6nemde h\u0131s\u0131m- akraba ili\u015fkileri, geleneksel d\u00f6nemde din ve hukuk, kapitalist<br \/>\nd\u00f6nemde ise ekonomik sistem bu s\u00fcrecin a\u015famalar\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p class=\" \"><span>\u00a0\u00a0\u00a0 <\/span>\u201cAvrupa merkezli<br \/>\nsosyal bilimlerin hakikati ara\u015ft\u0131rma metotlar\u0131 \u00f6z\u00fc gere\u011fi hegomonisttir.<br \/>\nHakikatin alternatif yollar\u0131n\u0131 iki temel y\u00f6ntemle adeta imk\u00e2ns\u0131zla\u015ft\u0131r\u0131rlar.<br \/>\nBirincisi, monist (bireyci) evrensel yakla\u015f\u0131md\u0131r. Hakikat her zaman \u2018bir\u2019e<br \/>\nindirgenmektedir. \u0130kincisi s\u0131n\u0131rs\u0131z g\u00f6rselci modeldir. Herkesin kendine g\u00f6re<br \/>\nbir hakikatinin var oldu\u011funu s\u00f6ylerken, \u00f6z\u00fcnde hakikatin, olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ifade etmeye<br \/>\n\u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. Hi\u00e7bir \u015feyin de\u011fi\u015fmedi\u011fini iddia etmek i\u00e7in her \u015feyin<br \/>\nde\u011fi\u015fti\u011fini s\u00f6ylemek gibi bir \u015feydir. \u0130ki y\u00f6nteminde indirgemecilikte<br \/>\nbirle\u015fti\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r. Gerek evrenselci \u2018bircilik\u2019 gerek g\u00f6rselci \u2018tekillik\u2019<br \/>\nhakikati tek\u2019e indirgemekle hegemonik karakterlerini a\u00e7\u0131k\u00e7a yans\u0131tm\u0131\u015f<br \/>\noluyorlar.  (A.\u00d6CALAN)<\/p>\n<p class=\" \"><span>\u00a0\u00a0\u00a0 <\/span>XIX. y\u00fczy\u0131l<br \/>\npozitivizmi Tarih bilimine kendi ilkelerini ve y\u00f6ntemini giydirmeye kararl\u0131yd\u0131.<br \/>\nOnu buna sevk eden neden \u201cbilimselle\u015ftirme  program\u0131 ve projesinin zorunlulu\u011fu<br \/>\noldu\u011fu kadar felsefesinin g\u00fcc\u00fcn\u00fc ve prestijini en kritik alanda kan\u0131tlama<br \/>\ng\u00fcd\u00fcs\u00fcyd\u00fc. Sosyoloji do\u011frudan do\u011fruya pozitivist bir tasar\u0131mlama olarak do\u011fmu\u015f<br \/>\noldu\u011fu i\u00e7in toplumun en g\u00fcvenli bilimi say\u0131l\u0131yordu, ama Tarihin durumu<br \/>\nfarkl\u0131yd\u0131.<span>\u00a0\u00a0 <\/span><\/p>\n<p class=\" \">Tarih en eski toplumsal bilim oldu\u011fu halde bu eskilik onun<br \/>\ndevre d\u0131\u015f\u0131 k\u0131larak d\u00fc\u015fmesini gerektirecek bir eskilik de\u011fildi  toplumsal zaman<br \/>\ndenen dinamik, tarihi \u00fcretmeye devam ediyordu. Pozitivist irade e\u011fer bu,<br \/>\nkendini her g\u00fcn \u00fcretmeye devam eden kadim bilgiyle ba\u015fa \u00e7\u0131k\u0131p onu kendine boyun<br \/>\ne\u011fdirebilirse ger\u00e7ek zaferini ancak o zaman tadabilece\u011fini bildi\u011fi i\u00e7in Tarihe<br \/>\n\u00f6zel bir \u00f6nemle ve i\u015ftahla y\u00f6nelmede teredd\u00fctl\u00fc davranmad\u0131. Tarih, toplumsal<br \/>\nbilimlerin en az yap\u0131lanm\u0131\u015f, bu y\u00fczden de en esnek ve a\u00e7\u0131k disiplinlerinden<br \/>\nbiri oldu\u011fu i\u00e7in (Braudel, 1992: 114)<span>\u00a0<br \/>\n<\/span>pozitivistler a\u00e7\u0131s\u0131ndan acil m\u00fcdahale alan\u0131 olarak g\u00f6r\u00fclmekteydi.<\/p>\n<p class=\" \"><strong>\u00a0<\/strong><\/p>\n<p class=\" \"><strong>Pozitivizme Y\u00f6nelik Ele\u015ftiriler<\/strong><\/p>\n<p class=\" \">Pozitivizm, ger\u00e7ekte bir felsefi dizge olmakla birlikte, bu<br \/>\nunvan\u0131 reddediyordu. Yaln\u0131zca bilimsel oldu\u011funu ileri s\u00fcr\u00fcyordu. Asl\u0131nda<br \/>\nevrensel bir metodoloji d\u00fczeyine y\u00fckselmi\u015f do\u011fa biliminin, kendini bilgiyle<br \/>\n\u00f6zde\u015fle\u015ftiren do\u011fa biliminin metodolojisinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildi.<br \/>\nDolay\u0131s\u0131yla pozitivizme bir sald\u0131r\u0131 ayn\u0131 zamanda bilime bir ba\u015fkald\u0131r\u0131 olarak<br \/>\nve bu \u015fekilde akla bir ba\u015fkald\u0131r\u0131 olarak g\u00f6r\u00fcnmek zorundayd\u0131. Do\u011fru<br \/>\nanla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, bu \u015feylerin hi\u00e7biri de\u011fildi. Bilime ba\u015fkald\u0131r\u0131 de\u011fil, bilimin<br \/>\nvar olmu\u015f ya da var olabilecek tek bilgi t\u00fcr\u00fc oldu\u011funu ileri s\u00fcren felsefeye<br \/>\nba\u015fkald\u0131r\u0131yd\u0131. Akla ba\u015fkald\u0131r\u0131 de\u011fil, akl\u0131 do\u011fa bilimine \u00f6zg\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnme t\u00fcr\u00fcyle<br \/>\ns\u0131n\u0131rlayan kurama ba\u015fkald\u0131r\u0131yd\u0131.<span>\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 <\/span><\/p>\n<p class=\" \">Pozitivizme ba\u015fkald\u0131ranlar, genellikle i\u015flerini pozitivizmin<br \/>\ng\u00f6lgesi alt\u0131nda yapt\u0131lar ve kendilerini pozitivist bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan kurtarmakta<br \/>\nb\u00fcy\u00fck g\u00fc\u00e7l\u00fck \u00e7ektiler. D\u00fc\u015f\u00fcncelerinin kimi noktalar\u0131nda yeniden pozitivizme<br \/>\nsapland\u0131lar. <\/p>\n<p class=\" \"><span>\u00a0\u00a0 <\/span>\u201cPozitivizm dinsel<br \/>\nniteli\u011fini olguculuktan al\u0131r. \u00d6z\u00fc itibariyle pozitivizm i\u00e7in olgu en temel<br \/>\nger\u00e7ekliktir. Olgusal olmayan ger\u00e7eklik yoktur. H\u00e2lbuki ara\u015ft\u0131rmalar ve felsefe<br \/>\n( bir b\u00fct\u00fcn olarak ) olgunun, alg\u0131yla ayn\u0131 oldu\u011funu ( yani olgu=alg\u0131 ) g\u00f6stermektedir.<br \/>\nAlg\u0131c\u0131l\u0131k ise en basit zihni i\u015flemdir. Nesnenin en y\u00fczeysel g\u00f6zlemlenmesi<br \/>\nsonucu olu\u015fup kaba bilgilenmenin<span>\u00a0 <\/span>(<br \/>\nbilimsel olmayan en yan\u0131lg\u0131l\u0131 bilgi t\u00fcr\u00fc ) y\u00f6ntemidir. Olguyu, olguculuk haline<br \/>\ngetirmek, nesneye temel ger\u00e7eklik rol\u00fc bah\u015fetmektir. Paganizmin ( put\u00e7ulu\u011fun)<br \/>\ntemelinde de ayn\u0131 yakla\u015f\u0131m vard\u0131r. Nesneyi tap\u0131nma konusu yapmak. Bu durumda<br \/>\npozitivizm istedi\u011fi kadar din ba\u015fta olmak \u00fczere metafizi\u011fe sald\u0131rs\u0131n, kendiside<br \/>\nnesne hakikat\u00e7ili\u011fi nedeniyle kaba materyalist din haline gelmi\u015ftir. Yani nesnel<br \/>\nput\u00e7ulu\u011fun modernite\u2019deki yeni bir t\u00fcrevi, temsilcisi olarak metafiziktir. Hem<br \/>\nde onun en y\u00fczeysel halidir. Pozitivizm en az orta\u00e7a\u011f teolojisi kadar zihinler<br \/>\n\u00fczerinde tahribat yaratt\u0131. \u0130nsan toplumlar\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fck manevi d\u00fcnyas\u0131n\u0131n fark\u0131nda<br \/>\nbile olmad\u0131.  ( A. \u00d6CALAN )<\/p>\n<p class=\" \">Pozitivizmin anayurdu olan Fransa\u2019n\u0131n ayn\u0131 zamanda onun<br \/>\ny\u0131lmaz ve parlak bir bi\u00e7imde ele\u015ftirildi\u011fi bir \u00fclke olmas\u0131 dikkat \u00e7ekicidir.<br \/>\nFrans\u0131z d\u00fc\u015f\u00fcncesinin on dokuzuncu y\u00fczy\u0131l sonu ile yirminci y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131nda<br \/>\npozitivizme y\u00f6neltti\u011fi ve en b\u00fcy\u00fck i\u00e7 g\u00fcc\u00fcn\u00fc harcad\u0131\u011f\u0131 sald\u0131r\u0131s\u0131, ayn\u0131<br \/>\ny\u00fczy\u0131ldaki bir\u00e7ok ba\u015fka ele\u015ftirel ve devrimci hareket gibi, ger\u00e7ekte Frans\u0131z<br \/>\ntutarl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n kan\u0131t\u0131 olmu\u015ftur. On sekizinci y\u00fczy\u0131lda resmi dinin kalesine<br \/>\nsald\u0131ran ayd\u0131nlanma, \u00f6z\u00fcnde insan akl\u0131n\u0131n, insan \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn do\u011faya ve bo\u015f<br \/>\ninanca kar\u015f\u0131 kendini ileri s\u00fcr\u00fc\u015f\u00fcyd\u00fc. Pozitivizm do\u011fa bilimini yeni bir bo\u015f<br \/>\ninan\u00e7 do\u011fma dizgesine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc  Frans\u0131z felsefesi i\u015fte tam da bu kaleye<br \/>\nsald\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p class=\" \">G\u00f6zlem s\u00fcrecinin ba\u015flamas\u0131ndan \u00f6nce insan zihninin birtak\u0131m<br \/>\n\u00f6n kabulleri, varsay\u0131mlar\u0131 vard\u0131r. G\u00f6zlem s\u00fcreci \u00f6n kabullerden varsay\u0131mlardan<br \/>\nsonra ba\u015flayan bir s\u00fcre\u00e7tir. \u0130nsan zihni g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc yorumlayan aktif bir<br \/>\nayg\u0131tt\u0131r. Zihin neyi nas\u0131l g\u00f6zlemleyece\u011fine bir se\u00e7im sonucunda karar verir.<br \/>\nG\u00f6zlemden \u00f6nce bir se\u00e7imin olmas\u0131 do\u011frudan bir g\u00f6zlemin m\u00fcmk\u00fcn olamayaca\u011f\u0131n\u0131<br \/>\ng\u00f6stermektedir. <\/p>\n<p class=\" \">Toplumlar\u0131n tarihselli\u011fi, toplumsal siyasal olaylar\u0131n<br \/>\nbirbirine benzemezli\u011fi sosyal bilimlerde genellemelere gidilemeyece\u011fi anlam\u0131n\u0131<br \/>\nta\u015f\u0131r. <\/p>\n<p class=\" \">Pozitivizm burada ve \u015fimdi olan olay ve olgular\u0131 inceledi\u011fi<br \/>\ni\u00e7in inceleme sonucunda elde etti\u011fi bilgileri evrenselle\u015ftirir. Bu anlamda da<br \/>\npozitivizmin dura\u011fan bir zaman anlay\u0131\u015f\u0131 vard\u0131r. Einstein\u2019\u0131n r\u00f6lativite teorisi<br \/>\nzaman\u0131n g\u00f6reli bir kavram oldu\u011funu ortaya koymu\u015ftur. Bu da zaman\u0131n<br \/>\nlineer\/do\u011frusal olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. Oysa pozitivist y\u00f6ntem zaman\u0131<br \/>\ndura\u011fan ve sabit bir kavram olarak kabul eder. Burada ve \u015fimdi elde edilen<br \/>\nbilgiler bin sene \u00f6nce de b\u00f6yle idi, bin sene sonra da b\u00f6yle olacak diyerek<br \/>\npozitivizmin evrenselle\u015ftirici \u00f6zelli\u011fi ortaya konmaktad\u0131r. Toplumlar\u0131n<br \/>\n\u00f6zg\u00fcll\u00fc\u011f\u00fc, tarihselli\u011fi bunu ger\u00e7ek olamayaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. <\/p>\n<p class=\" \">Yorumlama program\u0131 i\u00e7in toplumsal d\u00fcnya do\u011fal bir ger\u00e7eklik<br \/>\nde\u011fildir. Toplumsal ya\u015fam bi\u00e7imi belirli bir sembolik anlama sahiptir  yani<br \/>\ndo\u011fa -orada- kendili\u011finden vard\u0131r ve toplumsal ya\u015fam bundan ayr\u0131 olarak<br \/>\ntoplumsal-k\u00fclt\u00fcrel bi\u00e7imde kurulmu\u015ftur. Bu nedenle toplumsal yasalar do\u011fal<br \/>\nyasalardan farkl\u0131d\u0131r  evrensel olarak g\u00f6r\u00fclemezler, genelle\u015ftirilemezler \u00e7\u00fcnk\u00fc<br \/>\ntoplumsal yasalar o toplumun k\u00fclt\u00fcrel sistemi \u00e7er\u00e7evesinde kurulmu\u015ftur.<br \/>\nDolay\u0131s\u0131yla her toplumun yasas\u0131 k\u00fclt\u00fcr farkl\u0131l\u0131klar\u0131na g\u00f6re de\u011fi\u015fim<br \/>\ng\u00f6sterecektir. Onun i\u00e7in toplumsal bilimler do\u011fal bilimlerde oldu\u011fu gibi<br \/>\nnedensel ve yasa-ba\u011f\u0131ml\u0131 (nomolojik) a\u00e7\u0131klama yerine, anlamaya dayanan yorumsal<br \/>\nbir a\u00e7\u0131klamaya yatk\u0131nd\u0131r. <\/p>\n<p class=\" \">Bunu Henry Lefebrve \u015fu s\u00f6zleri daha a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde ortaya<br \/>\nkoymaktad\u0131r: \u201cAra\u015ft\u0131rmalarda yaln\u0131z \u015fimdiki zamana tutunmaktan daha k\u00f6t\u00fc bir<br \/>\nsoyutlama olamaz.  <\/p>\n<p class=\" \">Tarihsel \u015fekiller, tarihsel dereceler ya da ge\u00e7mi\u015f ya\u015fama<br \/>\ntarzlar\u0131 donmu\u015f kal\u0131plar, hareketsiz tarzlar de\u011fillerdir. Yani bir toplum her<br \/>\nzaman ayn\u0131 yap\u0131 i\u00e7inde d\u00fczenlenmemi\u015ftir. Toplumlarda her zaman ilerleme<br \/>\nolmam\u0131\u015ft\u0131r ama her zaman hareket ve de\u011fi\u015fiklik olmu\u015ftur. Toplumsal yap\u0131y\u0131<br \/>\nge\u00e7ici bir denge ya da g\u00f6reli bir devaml\u0131l\u0131k olarak tan\u0131mlamam\u0131z toplumlar\u0131n<br \/>\nolu\u015f nedenlerini hareketlerinde, de\u011fi\u015fmelerinde g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fczden ileri gelir. <\/p>\n<p class=\" \">Tarihsel veriler, tarihsel gere\u00e7ler olmadan hi\u00e7bir toplum<br \/>\nanla\u015f\u0131lamaz, a\u00e7\u0131klanamaz. Bir toplumun g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc kendi tarihiyle bezenmi\u015ftir.<br \/>\n\u201cTarihsel \u00d6zg\u00fcll\u00fck \u0130lkesi  i\u015fte budur. \u0130nsan iradesi \u00f6zg\u00fcr de\u011fildir baz\u0131<br \/>\nko\u015fullara ba\u011fl\u0131d\u0131r. Bu ko\u015fullar toplumdan topluma de\u011fi\u015fmektedir ve iradenin<br \/>\nde\u011fi\u015fik ko\u015fullara ba\u011flanmas\u0131 insan\u0131 de\u011fi\u015fik olarak belirler. <\/p>\n<p class=\" \">Tarih tekerr\u00fcr de\u011fildir, eski devrimler ba\u015fka \u015fimdikiler<br \/>\nba\u015fkad\u0131r. 30 y\u0131l \u00f6nceki, 10 y\u0131l \u00f6nceki i\u015f\u00e7i hareketleri ile \u015fimdiki i\u015f\u00e7i<br \/>\nhareketleri aras\u0131nda hem nicelik hem de nitelik bak\u0131m\u0131ndan farklar vard\u0131r. <\/p>\n<p class=\" \">Bir toplumu kendi \u00f6zel ve somut tarihinden kopararak ba\u015fka<br \/>\nbir toplumun ya da toplumlar\u0131n belirleyicilik kal\u0131plar\u0131na s\u0131\u011fd\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015fmak<br \/>\nancak bilim insan\u0131n\u0131 s\u00f6z konusu toplumu tan\u0131mama niyetine ve ara\u015ft\u0131rma yapmama<br \/>\ntembelli\u011fine g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. Pozitivizmin ele\u015ftiri alan noktalar\u0131ndan birisi de<br \/>\nbilimlerin s\u0131n\u0131fland\u0131rmas\u0131n\u0131 yaparken psikolojiyi dikkate almamas\u0131d\u0131r. Bu<br \/>\ny\u00f6n\u00fcyle pozitivistler insan\u0131 subjeden\/\u00f6zneden objeye\/nesneye indirgemi\u015flerdir. <\/p>\n<p class=\" \">Pozitivist y\u00f6ntemin ele\u015ftiri alan \u00f6zelliklerinden bir di\u011feri<br \/>\nde  do\u011fa bilimleri ile sosyal bilimlerin ayn\u0131 y\u00f6ntemi kullanabileceklerini<br \/>\nsavunmas\u0131d\u0131r. Toplumsal d\u00fcnya ile do\u011fal ger\u00e7ekli\u011fin birbirinden farkl\u0131<br \/>\nger\u00e7eklikler oldu\u011fu bilinmektedir. Do\u011fa kendili\u011finden var olan bir d\u00fcnya iken<br \/>\ntoplumsal d\u00fcnya k\u00fclt\u00fcrel olarak kurulmu\u015f, kurgulanm\u0131\u015f bir d\u00fcnyad\u0131r. \u0130nsan kendi<br \/>\nd\u00fcnyas\u0131n\u0131 kurgular ve meydana getirir. Toplumsal d\u00fcnyay\u0131 kuran k\u00fclt\u00fcrel insan<br \/>\nda toplumsal olarak kurgulanm\u0131\u015ft\u0131r. Oysa do\u011fal d\u00fcnya d\u0131\u015far\u0131da kendili\u011finden var<br \/>\nolan d\u00fcnyad\u0131r. Toplumsal yasalar do\u011fa yasalar\u0131ndan farkl\u0131 olarak genel ve<br \/>\nevrensel de\u011fildirler. Her toplumun kendine ait tarihselli\u011fi s\u00f6z konusudur. Her<br \/>\ntoplum kendine \u00f6zg\u00fc kurallar ve yasalar \u00fcretir. Toplumlar aras\u0131nda benzer,<br \/>\nortak yasalar vard\u0131r ancak genel- ge\u00e7er her durumda ge\u00e7erli olan yasalar<br \/>\nyoktur. Bu nedenlerle do\u011fa bilimleri ile sosyal bilimlerde ayn\u0131 y\u00f6ntem<br \/>\nuygulanamaz. <\/p>\n<p class=\" \"><span>\u00a0\u00a0 <\/span>Habermas ise  \u00fc\u00e7<br \/>\nbilgi sistemi ve bunlara kar\u015f\u0131l\u0131k gelen \u00e7\u0131karlar aras\u0131nda bir ayr\u0131mla\u015fma yapar.<br \/>\nHer bilgi sisteminin arkas\u0131nda yatan ve y\u00f6nlendiren \u00e7\u0131karlar genellikle halktan<br \/>\ninsanlar taraf\u0131ndan bilinmezler ve ele\u015ftirel kuramc\u0131lar\u0131n g\u00f6revi bunlar\u0131 bu<br \/>\narka plan\u0131 a\u00e7\u0131klamakt\u0131r. Birinci t\u00fcr bilgi sistemi analitik bilim ve klasik pozitivist<br \/>\nbilgi sistemleridir. Bu t\u00fcr bilginin arkas\u0131nda yatan \u00e7\u0131kar teknik kontrold\u00fcr.<br \/>\nBu kontrol \u00e7evreye di\u011fer toplumlara veya toplumda insanlara uygulan\u0131r.<br \/>\nHabermas\u2019a g\u00f6re analitik bilim bask\u0131c\u0131 kontrol\u00fc sa\u011flayan bir ara\u00e7t\u0131r. \u0130kinci<br \/>\nbilgi sistemi insani bilgidir. Bu bilginin \u00e7\u0131kar\u0131 amac\u0131 d\u00fcnyay\u0131 ya\u015fam\u0131 anlamada<br \/>\ntemellenir. Bu bilgi \u015fu genel g\u00f6r\u00fc\u015f \u00e7er\u00e7evesinde hareket eder: Ge\u00e7mi\u015fimizi<br \/>\nanlamak genel olarak bug\u00fcn olan\u0131 anlamam\u0131za yard\u0131m eder. Bu bilginin kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131<br \/>\nve kendini anlamaya y\u00f6nelik pratik bir \u00e7\u0131kar\u0131 vard\u0131r. Bu bilgi ne bask\u0131c\u0131 ne de<br \/>\n\u00f6zg\u00fcrle\u015ftiricidir. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc bilgi sistemi t\u00fcr\u00fc ele\u015ftirel bilgidir. Habermas ve<br \/>\nFrankfurt Okulu\u2019nun benimsedi\u011fi bilgidir. Habermas ve di\u011ferleri taraf\u0131ndan<br \/>\nolu\u015fturulan ele\u015ftirel bilginin kitlelerin kendi alt-bilin\u00e7lenmesini(self-cousciousness)<br \/>\nsa\u011flayaca\u011f\u0131 ve \u00fcmit edilen \u00f6zg\u00fcrle\u015fme ile sonu\u00e7lanacak bir sosyal harekete yol<br \/>\na\u00e7aca\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n<p class=\" \"><span>\u00a0<\/span>Ayd\u0131nlanma<br \/>\nideolojisinin b\u00fcy\u00fck \u00e7eli\u015fkilerinden biride, do\u011fay\u0131 insana t\u00e2bi k\u0131lmas\u0131d\u0131r.<br \/>\nAyd\u0131nlanma \u00f6ncesi d\u00f6nemde insan do\u011faya tabi iken, Ayd\u0131nlanma ile birlikte<br \/>\ndo\u011fay\u0131 insana tabi k\u0131lmak \u00f6zne ile nesnenin kesin \u00e7izgilerle birbirisinden<br \/>\nayr\u0131lmas\u0131na da yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Bu yolla insan i\u00e7in do\u011fa art\u0131k d\u0131\u015fsal bir \u015fey<br \/>\nfethedilecek, \u00fcst\u00fcnde h\u00fck\u00fcmranl\u0131k elde edilecek bir nesne haline d\u00f6nm\u00fc\u015ft\u00fcr. Do\u011fa<br \/>\n\u00fczerine yap\u0131lan bilimsel \u00e7al\u0131\u015fmalar da onun egemenli\u011fi i\u00e7in ara\u00e7 olabilecek<br \/>\nbilgilerdir. Horkheimer\u2019in dedi\u011fi gibi, do\u011faya egemen olma iste\u011fi, do\u011fan\u0131n bir<br \/>\npar\u00e7as\u0131 olan insan\u0131n, kendi \u00fczerinde de egemen olmas\u0131 gibi bir \u00e7eli\u015fki<br \/>\nyaratm\u0131\u015ft\u0131r. Bilim ve teknoloji do\u011fa \u00fczerinde egemenlik kurmak i\u00e7in<br \/>\nkullan\u0131l\u0131rken, bi\u00e7imlendirilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan \u201ca\u015fk\u0131n \u00f6zne  tipolojisi, ayni<br \/>\nzamanda \u00fczerinde egemenli\u011fin konumlanmas\u0131 dolay\u0131s\u0131yla insan\u0131n \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcne de zemin<br \/>\nhaz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r. B\u00f6ylece insan\u0131n do\u011fa \u00fczerindeki egemenli\u011fi, insanin hem<br \/>\nkendisinin, hem i\u00e7 d\u00fcnyas\u0131n\u0131n, hem de do\u011fan\u0131n \u00fczerinde egemenlik kurmas\u0131<br \/>\nseklinde sonu\u00e7lanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu iktidar ili\u015fkisi yine Adorno ve Horkheimer\u2019in<br \/>\ndedi\u011fi gibi \u00f6znenin, bir bak\u0131ma nesnenin de yazg\u0131s\u0131n\u0131 payla\u015fmas\u0131 gibi bir sonu\u00e7<br \/>\ndo\u011furmu\u015ftur. <\/p>\n<p class=\" \"><span>\u00a0\u00a0\u00a0 <\/span>Adorno ve<br \/>\nHorkeimer, modern d\u00f6nemde akl\u0131n, \u00f6znenin \u00fczerinde toplumun ajan\u0131 olarak, bir<br \/>\nanlamda \u00f6znenin \u00fczerine tak\u0131lm\u0131\u015f bir protez gibi i\u015flev g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc belirtirler.<br \/>\nProtez hem o bedene ait, hem de o bedende d\u0131\u015far\u0131n\u0131n temsilcisi bir \u015fey oldu\u011fu<br \/>\ni\u00e7in, protez ak\u0131l modern iktidar\u0131n da bir arac\u0131 olarak i\u015flev g\u00f6r\u00fcr. Ayd\u0131nlanma<br \/>\nideolojisinin ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc gibi ak\u0131l sadece \u00f6zg\u00fcrle\u015fme ve ilerleme de\u011fil, ayn\u0131<br \/>\nzamanda iktidar ve egemenlik de demektir.<span>\u00a0<br \/>\n<\/span><\/p>\n<p class=\" \"><span>\u00a0\u00a0\u00a0 <\/span>Pozitivizm<br \/>\nele\u015ftirisi k\u0131smen ekonomik determinizm\u2019in ele\u015ftirisi ile ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Bu<br \/>\nba\u011flamda pozitivizm b\u00fct\u00fcn \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131na tek bir bilimsel metodun<br \/>\nuygulanabilirli\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesini kabul eder. B\u00fct\u00fcn disiplinler i\u00e7in fiziksel<br \/>\nbilimleri g\u00fcvenilirlik \u00f6l\u00e7\u00fct\u00fc olarak ele al\u0131r. Pozitivistler bilginin do\u011fal<br \/>\nolarak tarafs\u0131z oldu\u011funu kabul ederler. De\u011ferlerin<span>\u00a0 <\/span>d\u0131\u015flanabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler.<\/p>\n<p class=\" \"><span>\u00a0\u00a0\u00a0 <\/span>Bu noktadan<br \/>\nhareketle ele\u015ftirel okul \u00e7e\u015fitli a\u00e7\u0131lardan pozitivizme kar\u015f\u0131 gelmi\u015ftir.<br \/>\nPozitivizm sosyal ya\u015fam\u0131 maddele\u015ftirir ve onu do\u011fal bir s\u00fcre\u00e7 olarak g\u00f6r\u00fcr.<br \/>\nAncak ele\u015ftirel kuramc\u0131lar insan eyleminde ve bu eylemin sosyal yap\u0131lar\u0131<br \/>\netkileme yollar\u0131 \u00fczerinde odaklan\u0131r. \u00d6zetle ele\u015ftirel kuramc\u0131lara g\u00f6re<br \/>\npozitivizm akt\u00f6rleri g\u00f6z ard\u0131 eder ve onlar\u0131 \u201cdo\u011fal g\u00fc\u00e7lerce  belirlenmi\u015f pasif<br \/>\nb\u00fct\u00fcnl\u00fcklere indirger. Bu ba\u011flamda ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda ele\u015ftirel kuramc\u0131lar bilimin<br \/>\ngenel yasalar\u0131n\u0131n hi\u00e7 sorgulanmadan insan eylemine uygulanabilece\u011fini kabul<br \/>\netmez. Di\u011fer bir ele\u015ftiri noktas\u0131 da \u015fudur  pozitivizm ama\u00e7lara y\u00f6nelik<br \/>\nara\u00e7lar\u0131n yeterlili\u011finin de\u011ferlendirmekle yetinir. Ancak ama\u00e7lar\u0131 i\u00e7in benzer<br \/>\nde\u011ferlendirmeye y\u00f6nelmez. Do\u011fal olarak bu e\u011filim i\u00e7sel olarak konservatiftir ve<br \/>\ndolay\u0131s\u0131yla mevcut sistemi sorgulamaz. Sonu\u00e7 olarak mevcut d\u00fczen<br \/>\nmaddele\u015ftirilmi\u015f olur. Olgular kesin \u00e7izgiler i\u00e7inde ele al\u0131n\u0131r. Pozitivizm<br \/>\nakt\u00f6r ve sosyal bilimciyi pasifli\u011fe s\u00fcr\u00fckler.<\/p>\n<p class=\" \">&#8220;Pozitivizm etkin insan varl\u0131\u011f\u0131na mekanik bir<br \/>\nbelirlenimcilik (determinizm) \u015femas\u0131 i\u00e7erisinde, \u00e7\u0131plak olgular ve nesneler<br \/>\nolarak yakla\u015f\u0131r.&#8221; Oysa b\u00f6yle olmamal\u0131d\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00f6ncelikle insan\u0131n kendini<br \/>\ndevaml\u0131 yeniden-\u00fcretti\u011fi bu var olu\u015f s\u00fcrecine dair her t\u00fcrden belirlemeci<br \/>\nyakla\u015f\u0131m bir noktada t\u00f6kezlemeye mahk\u00fbmdur. Asl\u0131na bak\u0131l\u0131rsa Heisenberg &#8216;in<br \/>\nortaya koydu\u011fu Belirsizlik Prensibi (\u0130ndeterminizm) sadece fizik bilimi<br \/>\nd\u00fczeyinde de\u011fil, insani d\u00fczeyde de ge\u00e7erlidir. Ve mekanik belirlenimci d\u00fc\u015f\u00fcnce,<br \/>\ninsani ve toplumsal olan\u0131n anla\u015f\u0131labilmesini ve daha \u00f6nemlisi a\u015f\u0131labilmesi<br \/>\ns\u00fcrecini b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde zedeler. Levent K\u00f6ker&#8217;in vurgusundan gidersek,<br \/>\n&#8220;B\u00fct\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131klamaya y\u00f6nelik her teorik giri\u015fim, kendi i\u00e7inde kapal\u0131,<br \/>\nolgusal olarak s\u0131nanabilme olana\u011f\u0131ndan yoksun bir sistem ortaya \u00e7\u0131karacak,<br \/>\nPopper&#8217;\u0131n dedi\u011fi gibi baz\u0131 \u015feylerin olmas\u0131na yasak koyacak, kendi kabullerine<br \/>\nayk\u0131r\u0131 olgularla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131nda da ya o olgular\u0131 kendi sistemine uydurarak<br \/>\na\u00e7\u0131klayacak veya onlar\u0131 yok sayacakt\u0131r&#8230;&#8221;<span>\u00a0\u00a0\u00a0 <\/span><\/p>\n<p class=\" \">\u00a0<\/p>\n<p class=\" \">Ali R\u0131zgar<\/p>\n<p class=\" \">K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Merkezi<\/p>\n<p class=\" \">www.lekolin.org &#8211; www.lekolin.net \u2013 www.lekolin.info<\/p>\n<p>\t<!-- parveke begin --><\/p>\n<div>\n<div class=\"sharethis-inline-share-buttons\"><\/div>\n<p><!-- parveke END -->\n<\/div><\/div>\n<p>\u00a0\u00a0\u00a0<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p><b>Se\u00e7icidir: S\u0131n\u0131rlar\u0131 belli bir varl\u0131k alan\u0131n\u0131 konu edinir ve bu s\u0131n\u0131rlar d\u0131\u015f\u0131na kesinlikle \u00e7\u0131kmaz. <\/b><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":2452,"comment_status":"open","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":[],"jnews_primary_category":[],"jnews_social_meta":[],"jnews_override_counter":[],"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[13],"tags":[32,31,36,33,30,35,34],"class_list":["post-2451","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-dizi-yazi","tag-arastirma","tag-kurdi","tag-kurdish","tag-kurdistan","tag-lekolin","tag-turkish","tag-turkiye"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2451","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2451"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2451\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/2452"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2451"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2451"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2451"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}