{"id":14097,"date":"2022-12-13T10:43:57","date_gmt":"2022-12-13T09:43:57","guid":{"rendered":"https:\/\/lekolin.org\/?p=14097"},"modified":"2022-12-13T10:43:58","modified_gmt":"2022-12-13T09:43:58","slug":"tcnin-ikinci-yuz-yilinda-demokratik-cumhuriyeti","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/tcnin-ikinci-yuz-yilinda-demokratik-cumhuriyeti\/","title":{"rendered":"<strong>TC\u2019N\u0130N \u0130K\u0130NC\u0130 Y\u00dcZ YILINDA DEMOKRAT\u0130K CUMHUR\u0130YET\u0130<\/strong>"},"content":{"rendered":"\n<p>21 Mart 2013 tarihi, T\u00fcrkiye Cumhuriyeti\u2019nin kurulu\u015fundan bu yana tarihen ay\u0131rd edilebilir bir d\u00f6neme denk geldi. E\u015fyay\u0131 ad\u0131yla \u00e7a\u011f\u0131rman\u0131n tabiat\u0131na uygun olarak belki de ilk defa resmi d\u00fczeyde K\u00fcrt sorununun ad\u0131 konuldu. Sorun resmi d\u00fczeyde kabul edildi. Hakeza sorunun sulh yoluyla \u00e7\u00f6z\u00fclece\u011fine dair halklar\u0131m\u0131zda olu\u015fan inanc\u0131n bug\u00fcn b\u00fcy\u00fck bir k\u0131r\u0131lmaya u\u011framas\u0131ndan bizatihi Erdo\u011fan-AKP ve MHP Fa\u015fist h\u00fck\u00fcmeti birinci dereceden sorumludur.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>K\u00fcrt sorunu, K\u00fcrtlerin bireysel haklar\u0131n\u0131n folklorik anlamda tan\u0131n\u0131p \u00e7\u00f6z\u00fcme kavu\u015fturulaca\u011f\u0131 bir sorun de\u011fildir. Sorunu sorun yapan \u015fey K\u00fcrtlerin ulusal taleplerinin \u201ckolektif haklar\u201d temelinde bir masa etraf\u0131nda \u00e7\u00f6z\u00fclebilece\u011fine dair olu\u015fan doksan dokuz y\u0131ll\u0131k diren\u00e7tir. Bu direncin beslendi\u011fi ana arter ise inkarc\u0131, tek\u00e7i, asimilasyonist ve soyk\u0131r\u0131mc\u0131 pratiklerin, \u00fcst \u00fcste bindirilmi\u015f \u015fiddet sarmal\u0131 i\u00e7inde K\u00fcrdistan co\u011frafyas\u0131na uygulanmas\u0131d\u0131r. Milliyet\u00e7i ve \u015foven duygularla semirtilen bu ana arteri, egemen ve \u00fcstenci kibirle dile dolaman\u0131n ne bu \u00fclkeye ne de herhangi bir siyasi partiye hi\u00e7bir faydas\u0131 olmayacakt\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bunun i\u00e7in referans al\u0131nacak iki temel husus vard\u0131r:&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130lki, ya\u015fanan d\u00fcnya deneyimleri;<\/p>\n\n\n\n<p>ikincisi ise \u00fclkenin kendi tarihi i\u00e7eresinde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 deneyimlerdir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Yaz\u0131m\u0131z\u0131n konusu gere\u011fi d\u00fcnya deneyimleri ayr\u0131 bir ba\u015fl\u0131kta irdelenmesi gereken bir durumu i\u00e7ermesi hasebiyle konumuz d\u0131\u015f\u0131nda kalacakt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc ya\u015fanan d\u00fcnya deneyimleri olduk\u00e7a \u00e7ok konu\u015fuldu bu \u00fclkede. Yeniden bu noktaya de\u011finmek bir tekrardan \u00f6teye gitmeyecektir. Onun i\u00e7in biz daha \u00e7ok bu \u00fclkenin tarihinde referans alabilece\u011fimizi d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz cumhuriyetin kurulu\u015f y\u0131llar\u0131n\u0131n bu ba\u011flamda yol g\u00f6sterici olaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyoruz. \u00d6zellikle 1921 ve 1924 anayasalar\u0131n\u0131n izini takip ederek TC\u2019nin anayasal serencam\u0131na k\u0131saca de\u011finece\u011fiz.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6nder Apo\u2019nun 21 Mart 2013 tarihinde Amed\u2019te okunan mektubunda s\u00f6z\u00fcne etti\u011fi 1920\u2019deki&nbsp; kurucu meclise ve 1921 ve 1924 anayasas\u0131na de\u011finip&nbsp; \u201cDemokratik Cumhuriyet\u201d kavramsalla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 irdeleyece\u011fiz.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>TC\u2019N\u0130N ANAYASAL SERENCAMI<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>K\u00fcrt sorunun soy k\u00fct\u00fc\u011f\u00fc cumhuriyet tarihi \u00f6ncesinde 1880 y\u0131l\u0131ndaki \u015eeyh Ubeydullah \u0130syan\u0131ndan, cumhuriyet tarihine kadar uzanan K\u00fcrtlerin kurucu bir millet olarak otonom haklara sahip olaca\u011f\u0131 1921 Anayasas\u0131&#8217;na, oradan da 1924 Anayasas\u0131 sonras\u0131 g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar ger\u00e7ekle\u015fen direni\u015f d\u00f6ng\u00fcs\u00fcn\u00fcn i\u00e7erisinden izlenebilir. Mezk\u00fbr direni\u015f d\u00f6ng\u00fcs\u00fc i\u00e7erisinde yirmi dokuz direni\u015f tarihselli\u011fi, sosyo-politik, sosyo-ekonomik ve sosyo-k\u00fclt\u00fcrel bir uzamda K\u00fcrt sorununun \u00fcst belirleyen bir sorun olarak yap\u0131sal \u015fiddet unsurlar\u0131n\u0131n \u00fcst \u00fcste binmesiyle g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar ula\u015ft\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>1921 Anayasas\u0131, milli m\u00fccadelenin kurtulu\u015f s\u00fcrecinin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr. [\u2026] 1924 Anayasas\u0131 T\u00fcrkiye Cumhuriyeti\u2019nin kurulu\u015f s\u00fcrecinin ilk anayasas\u0131d\u0131r. Merkezi devlet idaresini esas alan bu anayasa, otoriter modernle\u015fme \u00fczerinden kurgulanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu kurgu daha sonra yap\u0131lan 1961 ve 1982 anayasalar\u0131nda s\u00fcreklilik g\u00f6stermi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p>1961 Anayasas\u0131, askeri darbe sonras\u0131 hayata ge\u00e7irilmi\u015ftir. Bir yandan \u00f6zellikle 1953 y\u0131l\u0131 sonras\u0131 otoriterle\u015fen Demokrat Parti iktidar\u0131na kar\u015f\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirilmi\u015f olma, di\u011fer yandan ise 1960\u2019l\u0131 y\u0131llardaki k\u00fcresel ekonomi-politik ve sosyo-politik e\u011filimlerden etkilenme niteli\u011fini ta\u015f\u0131m\u0131\u015ft\u0131r. Anayasa Mahkemesi ba\u015fta olmak \u00fczere \u00e7ok say\u0131da denge ve denetleme kurumu ihdas eden 1961 Anayasas\u0131, iki meclisli sistemi hayata ge\u00e7irerek bir yenili\u011fe daha imza atm\u0131\u015ft\u0131r. D\u00f6nemin k\u00fcresel siyasetine uygun olarak temel hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fckleri g\u00fcvence alt\u0131na alan bu anayasa ile T\u00fcrkiye siyasetinin en \u00e7e\u015fitli ve hareketli zamanlar\u0131na tan\u0131k olunmu\u015ftur.<\/p>\n\n\n\n<p>1961 ve 1982 tarihli anayasalar askeri m\u00fcdahalelerden sonra yap\u0131ld\u0131klar\u0131 i\u00e7in asli kurucu niteli\u011fe sahipti.&nbsp;16 Nisan 2017 tarihinde yap\u0131lan referandumla kabul edilen ve 24 Haziran 2018 tarihinde yap\u0131lan Cumhurba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 ve Milletvekili se\u00e7imleri ile hayata ge\u00e7en Cumhurba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 H\u00fck\u00fcmet Sistemi 1924 Anayasas\u0131ndan bu yana ilk defa y\u00f6netim sisteminde de\u011fi\u015fiklik yapm\u0131\u015f, siyasi g\u00fc\u00e7 ve iktidar\u0131 yeniden da\u011f\u0131tarak -merkezde (y\u00fcr\u00fctme erkinde) daha fazla toplayarak- rejime niteli\u011fini vermi\u015ftir. Mezkur anayasa de\u011fi\u015fikleri de t\u00fcrev kurucu niteli\u011fe sahip de\u011fi\u015fiklikler olarak kayda ge\u00e7mi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>TC<\/strong><strong>\u2019<\/strong><strong>N\u0130N KURULU\u015e D\u00d6NEM\u0130 (1919-1924)<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Bu d\u00f6nem T\u00fcrkiye Cumhuriyeti\u2019nin kurulma s\u00fcrecini olu\u015fturur. Kurtulu\u015f Sava\u015f\u0131 ve daha sonra imzalanan Lozan Antla\u015fmas\u0131 ve Saltanat\u0131n kald\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan 29 Ekim 1923\u2019\u2019te T\u00fcrkiye B\u00fcy\u00fck Millet Meclisi\u2019nin Cumhuriyeti ilan etmesi ile son bulur. T\u00fcrkiye\u2019de siyasal kimlik olu\u015fumu \u201cKurtulu\u015f D\u00f6nemi\u201d olarak nitelendirilen d\u00f6nemde \u00f6nce otonom haklar \u00e7er\u00e7evesinde ele al\u0131n\u0131rken, 1924 Anayasas\u0131 ile birlikte inkar ve yok sayma tutumu \u015feklinde g\u00f6r\u00fclecektir.<\/p>\n\n\n\n<p>K\u00fcrt sorunun mayaland\u0131\u011f\u0131 esas d\u00f6nem, bu d\u00f6nemdir. \u00d6zellikle 1921 Anayasas\u0131 i\u00e7erisinde kurucu bir millet olarak yer almas\u0131na ra\u011fmen, Cumhuriyet ilan\u0131 sonras\u0131, 1924 Anayasas\u0131 ile birlikte K\u00fcrtlerin ink\u00e2r edilece\u011fi ve sistematik asimilasyona tabi tutulaca\u011f\u0131 \u00f6nemli bir ara d\u00f6nemdir.<\/p>\n\n\n\n<p>TBMM\u2019nin 6 Mart 1923 tarihli oturumunda Bitlis milletvekili Yusuf Ziya, Meclis k\u00fcrs\u00fcs\u00fcnde \u015fu konu\u015fmay\u0131 yapm\u0131\u015ft\u0131r: \u201c<em>Arkada\u015flar ben bir K\u00fcrd\u00fcm. Fakat T\u00fcrkiye\u2019nin \u015ferefini, T\u00fcrkiye\u2019nin terakkisini temenni eden K\u00fcrtlerdenim. T\u00fcrk ile K\u00fcrt, te\u015frik-i mesai ederek ya\u015famazlarsa, ikisi i\u00e7<\/em><em>in de ak<\/em><em>\u0131bet yoktur.\u201d<\/em><\/p>\n\n\n\n<p>Yusuf Ziya\u2019n\u0131n and\u0131\u011f\u0131m\u0131z bu c\u00fcmlesi bug\u00fcn de ola\u011fanca ger\u00e7ekli\u011fi ve a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 ile siyaset semas\u0131nda yank\u0131lanmaya devam ediyor. O g\u00fcnlere dair verilecek \u00f6nemli \u00f6rneklerden bir tanesi de, Mustafa Kemal\u2019in beyan\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Kurtulu\u015f Sava\u015f\u0131\u2019n\u0131n fiili olarak ba\u015far\u0131ya ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 bir d\u00f6nemde, kurulacak yeni devletin nas\u0131l terkip edilece\u011finin tart\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 g\u00fcnlerde, Ocak 1924\u2019te Mustafa Kemal yapt\u0131\u011f\u0131 bas\u0131n toplant\u0131s\u0131nda kendi yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131 \u015f\u00f6yle \u00f6zetlemektedir: <em>\u201c<\/em><em>K\u00fcrtl\u00fck ad\u0131na bir s\u0131n\u0131r \u00e7izmek istersek T\u00fcrkl\u00fc\u011f\u00fc ve K\u00fcrtl\u00fc\u011f\u00fc mahvetmek gerekir&#8230; Ba\u015fl\u0131 ba\u015f\u0131na bir K\u00fcrtl\u00fc<\/em><em>k d<\/em><em>\u00fc\u015f\u00fcnmektense, bizim Te\u015fkilat\u0131 Esasiye Kanunu gere\u011fince zaten bir t\u00fcr yerel <\/em><em>\u00f6<\/em><em>zerklikler olu\u015fturulacakt\u0131r. O halde hangi livan\u0131n halk\u0131 K\u00fcrt ise, onlar kendi kendilerini <\/em><em>\u00f6<\/em><em>zerk olarak idare edeceklerdir. &#8230;\u015eimdi TBMM hem K\u00fcrtlerin, hem de T\u00fcrklerin yetki sahibi vekillerinden olu\u015fmu\u015ftur ve bu iki unsur b\u00fct\u00fcn \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 ve kaderlerini birle\u015ftirmi\u015flerdir.\u201d<\/em><\/p>\n\n\n\n<p>Oysa ne Yusuf Ziya\u2019n\u0131n ne de Mustafa Kemal&#8217;in beyanlar\u0131 ger\u00e7e\u011fe ermez. Verilen s\u00f6zler tutulmaz. G\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar devam edecek k\u00fclt\u00fcrel-fiziksel \u201ctoplum k\u0131r\u0131m\u201d ve tan\u0131mama, inkar d\u00f6ng\u00fcs\u00fc, devletin resmi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc olarak k\u00fcnyelere kaz\u0131l\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Mart 1924\u2019te, resmi bir emir ile K\u00fcrt okullar\u0131, \u00f6rg\u00fctleri ve yay\u0131nlar\u0131 h\u00fck\u00fcmet\u00e7e yasaklan\u0131r. Tek parti rejimi k\u00f6rle\u015ftik\u00e7e, K\u00fcrt\u00e7eye y\u00f6nelik yasaklamalar\u0131n kapsam\u0131 geni\u015fler. \u015eiddetin dozu artar. B\u00fcy\u00fck-k\u00fc\u00e7\u00fck yerle\u015fim birimlerinin K\u00fcrt\u00e7e olan isimleri asimilasyon politikas\u0131na i\u00e7kin k\u0131l\u0131narak keyfi bir bi\u00e7imde de\u011fi\u015ftirilir. K\u00fcrtlerin, kendi \u00e7ocuklar\u0131na, kendi anadillerindeki istedikleri bir ismi vermeleri yasaklan\u0131r;&nbsp; \u00e7ar\u015f\u0131 pazarda anadillerini konu\u015fmalar\u0131 ceza\u00ee yapt\u0131r\u0131ma ba\u011flan\u0131r. Bildikleri tek dil olan ana dillerinden yoksun b\u0131rak\u0131lmalar\u0131, K\u00fcrtlerin b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011funu, kamusal alanda adeta \u201csa\u011f\u0131r ve dilsiz\u201d olmaya mahk\u00fbm eder.<\/p>\n\n\n\n<p>Oysaki 1921 anayasas\u0131, padi\u015fah\u0131n&nbsp; b\u00fct\u00fcn g\u00fc\u00e7 ve yetkilerini kendinde toplayarak millet iradesini ger\u00e7ek s\u00f6z sahibi yapan bir i\u00e7eri\u011fe sahipti. \u00d6zellikle 10. maddeden sonra bu s\u00f6z sahipli\u011finin adem-i merkeziyet\u00e7i temsile dayanan bir yap\u0131lanmayla olu\u015fturulaca\u011f\u0131na dair idari h\u00fck\u00fcmlerle donat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6rne\u011fin ;&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>10. maddede;&nbsp; T\u00fcrkiye\u2019nin co\u011frafi \u015fartlar g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurularak vilayetlere, kazalara ve nahiyelere ayr\u0131laca\u011f\u0131 belirtilmi\u015ftir. Yani vilayetlerin b\u00f6l\u00fcnmesinde herhangi bir \u0131rk, din, dil ayr\u0131m\u0131 g\u00fcd\u00fclmeyece\u011fi belirtilmi\u015ftir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>11. maddede; vilayetlere \u201cVil\u00e2yet mahalli umurda manevi \u015fahsiyeti ve muhtariyeti haizdir.\u201d h\u00fckm\u00fc ile muhtariyet verilerek kendilerini y\u00f6netme f\u0131rsat\u0131 verilmi\u015ftir. Maddenin devam\u0131nda vilayetlerin meclisin koydu\u011fu yasalara ba\u011fl\u0131 kalaca\u011f\u0131 ve d\u0131\u015fi\u015flerinde merkeze tam bir ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131kta olaca\u011f\u0131 fakat kendi idare alanlar\u0131na sa\u011fl\u0131k, e\u011fitim, ula\u015f\u0131m, altyap\u0131, g\u00fcvenlik gibi konularda s\u00f6z sahibi olaca\u011f\u0131 belirtilmi\u015ftir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>12. maddede vilayetlerde olu\u015fturulacak meclislerin (\u015furalar\u0131n) \u00fcyelerinin vilayet halk\u0131 taraf\u0131ndan se\u00e7ilece\u011fi ve se\u00e7imlerin iki y\u0131lda bir yap\u0131laca\u011f\u0131&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>13. madde ile bu meclisin kendi liderini (reisini) kendisinin se\u00e7ece\u011fi belirtilmi\u015ftir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>14. madde ile ise federe devlet yap\u0131s\u0131ndan daha merkeziyet\u00e7i bir yap\u0131 sa\u011flamak i\u00e7in vilayetlere merkezden atanacak valilerin meclisi temsil edece\u011finden ve merkezin denetleyicisi konumunda olaca\u011f\u0131ndan bahsedilmi\u015ftir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>15. maddede daha k\u00fc\u00e7\u00fck yerle\u015fim b\u00f6lgeleri olan kazalar\u0131n y\u00f6netimi merkeze ba\u011flan\u0131rken,&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>16. ve 22. maddeler aras\u0131nda y\u00f6netim birimlerinin en k\u00fc\u00e7\u00fc\u011f\u00fc olan nahiyelere de muhtariyet yani yerinden y\u00f6netim hakk\u0131 verilmi\u015f, nahiyelerin yine se\u00e7imle ba\u015fa gelen nahiye \u015furalar\u0131 taraf\u0131ndan y\u00f6netilece\u011fi belirtilmi\u015ftir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>23. son maddede ise merkezden umumi m\u00fcfetti\u015flerin atanaca\u011f\u0131n\u0131 ve bu m\u00fcfetti\u015flerin meclisin yerel b\u00f6lgelerdeki denetleme mekanizmas\u0131 olaca\u011f\u0131 belirtilerek merkezin vilayetlerdeki g\u00fcc\u00fcn\u00fc artt\u0131rmak ama\u00e7land\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmekteyiz.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu h\u00fck\u00fcmlerin hi\u00e7biri uygulanmadan 1924 Anayasas\u0131 yap\u0131lm\u0131\u015f ve bug\u00fcne kadar devam edecek nur topu gibi bir <strong>K\u00fcrt Sorunu<\/strong> da gelecek nesillere miras kalm\u0131\u015ft\u0131r.&nbsp;Dolay\u0131s\u0131yla bug\u00fcn mevzu bahis olan K\u00fcrt sorunu \u00f6z\u00fcnde T\u00fcrkiye\u2019nin yap\u0131sal sorunudur. \u00c7\u00fcnk\u00fc&nbsp; 1921 Anayasas\u0131, onu yapan iradenin \u00e7oklu\u011fu ve yerinden y\u00f6netimler ve parlamentonun g\u00fc\u00e7l\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc esas alan anlay\u0131\u015f\u0131 ile 2023 y\u0131l\u0131 T\u00fcrkiye\u2019sinde y\u00f6netsel mimariyi d\u00fc\u015f\u00fcnmek i\u00e7in iyi bir imk\u00e2n referans\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Cumhuriyetin 1921 Anayasas\u0131 ile esas\u0131na ald\u0131\u011f\u0131 \u00e7okluk ve demokrasi anlay\u0131\u015f\u0131, 1924 y\u0131l\u0131ndaki anayasa ile terk edilmi\u015ftir. Cumhuriyetin 1924 y\u0131l\u0131nda demokrasi ile ta\u00e7lanmas\u0131 yerine, merkezi iktidar ve kutsal devlet mottolar\u0131 ile b\u00fct\u00fcnle\u015fmesi sa\u011f-otoriter siyasi anlay\u0131\u015flara manevra alan\u0131 sunmu\u015f ve r\u0131za \u00fcretmelerini sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Oysaki 1921 Anayasas\u0131\u2019nda yer alan \u00e7okluk ve yerelde kurumsalla\u015fan demokrasi, Cumhuriyeti toplumsalla\u015ft\u0131rmaya y\u00f6nelmi\u015fti.<\/p>\n\n\n\n<p>Yine imzalanan Amasya protokolleri 1921 Anayasas\u0131&#8217;n\u0131n \u00f6z\u00fcne damgas\u0131n\u0131 vuracak \u015fekilde cumhuriyetin ilk sosyal ve siyasal belgesi niteli\u011findeydi. Bunlardan 20-22 Ekim 1919 tarihli protokolde, vatan <em>&#8220;T\u00fcrk ve K\u00fcrtlerin oturduklar\u0131 topraklar.&#8221; <\/em>\u015feklinde ortak vatan olarak a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>CHP\u2019nin a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 \u201c2. y\u00fczy\u0131la \u00e7a\u011fr\u0131 beyanamesi\u201d 1921 anayasas\u0131 ve kurulu\u015f meclis anlay\u0131\u015f\u0131na ayk\u0131r\u0131 1924 inkar\u00e7\u0131-reddci anayasan\u0131n bir davam\u0131 niteli\u011findedir. G\u00fcn\u00fcm\u00fcz T\u00fcrkiyesi ve 21 yy paradigmas\u0131 cumhuriyetin ikinci y\u00fczy\u0131l\u0131nda demokratik toplum ve cumhuriyetin demokratikle\u015fmesi i\u00e7in oldukca uygun bir zemindir. 2. y\u00fczy\u0131l beyanemesi sorunun esas\u0131ndan uzak, sonu\u00e7lar \u00fczerinden olu\u015fturulmu\u015f ve g\u00fcncel bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla haz\u0131rlanm\u0131\u015f ve topluma sunulmu\u015ftur. Mevcut beyaneme var olan sorunlar\u0131 \u00e7\u00f6zmeyece\u011fi gibi daha da derinle\u015ftirilerek yap\u0131sal bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc hayata ge\u00e7irmeyecektir. Olmas\u0131 gereken 1924 anayasas\u0131n\u0131n olu\u015fturdu\u011fu kat\u0131-merkeziyet\u00e7i, otoriter devlet rejiminin niteliksel d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn\u00fc sa\u011flayacak tutum ve ilke belgesiydi. Dolay\u0131s\u0131yla bir kez daha a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kt\u0131 ki CHP T\u00fcrkiyenin demokratikle\u015fmesi, halklar aras\u0131nda bar\u0131\u015f\u0131n sa\u011flanmas\u0131 ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc bir siyasetten uzak bir tutum i\u00e7indedir. AKP-MHP fa\u015fizminin bu kadar palazlanmas\u0131na \u00e7anak tuttan bir anlay\u0131\u015fla cumhuriyetin demokratikle\u015fmesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.&nbsp; HDP\u2019nin muhalefet tarz\u0131 ve programatik yakla\u015f\u0131m\u0131 bu ba\u011flamda demokrasi ve \u00e7\u00f6z\u00fcm talebiyle do\u011frudan ilintilidir. HDP\u2019nin olmad\u0131\u011f\u0131 bir masa, bir ittifak yada muhalefet ekseni, demokrasisiz millet ve cumhuriyet siyasetinin devam\u0131 olacakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>YEN\u0130 B\u0130R KURULU\u015eU \u0130MLEMEK: \u2018\u2019DEMOKRAT\u0130K CUMHUR\u0130YET\u2019\u2019<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Demokratik Cumhuriyet kavramsalla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ilk kez \u0130mral\u0131 savunmalar\u0131 s\u0131ras\u0131nda \u00d6nder Apo taraf\u0131ndan K\u00fcrt sorunun \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc ba\u011flam\u0131nda dile getirilmi\u015ftir. Ayn\u0131 zamanda bir ikili\u011fi de bar\u0131ndan ve \u00e7at\u0131n\u0131n nas\u0131l \u00e7at\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fini imlemesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan tart\u0131\u015f\u0131lmas\u0131 elzem olan bir kavramsalla\u015ft\u0131rmad\u0131r. Demokratik cumhuriyet, otokratik ve oligar\u015fik cumhuriyetin y\u00f6netim anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131t\u0131 olarak kurar kendini. T\u00fcrkiye halklar\u0131na dayat\u0131lan tek\u00e7i, asimilasyonist, cinsiyet\u00e7i, milliyet\u00e7i ve \u015foven teze kar\u015f\u0131 yeni bir politik kurulu\u015fu imleyen anti-tezdir. Demokratik Cumhuriyet, kurucu bir kavram olarak \u00fcniter devletin s\u0131n\u0131rlar\u0131na dokunmaks\u0131z\u0131n, e\u015fit anayasal vatanda\u015fl\u0131k temelinde, ademi merkeziyet\u00e7i y\u00f6netim anlay\u0131\u015f\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde \u00f6zerk yap\u0131lanmalar\u0131 muhteva eder.<\/p>\n\n\n\n<p>Ge\u00e7mi\u015fin g\u00fc\u00e7l\u00fc ele\u015ftirisine e\u015flik edecek tarihsel ve sosyal bir y\u00fczle\u015fmeyle, aleniyet ilkesi \u00e7er\u00e7evesinde, sorunun \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcnde taraflar\u0131n bir masan\u0131n ba\u015f\u0131nda sulh yoluyla olmas\u0131 gerekti\u011fini y\u00f6ntem olarak kabul eden; d\u00fcn-bug\u00fcn-gelecek zamansall\u0131\u011f\u0131nda ortak bir gelece\u011fin birlikte in\u015fa edilebilece\u011finin malumudur. Cumhuriyeti demokrasiye, demokrasiyi cumhuriyete i\u00e7kin k\u0131lacak toplumsal siyasal dinamiklerin yeniden yap\u0131land\u0131r\u0131lmas\u0131d\u0131r. Demokratik cumhuriyet s\u00f6ylemi ve talebiyle yeniden bir konumlanmad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>CUMHUR\u0130YET ve DEMOKRAS\u0130<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Cumhuriyet tart\u0131\u015fmalar\u0131 daha \u00f6nceleri demokrasi kavram\u0131ndan azade bir \u015fekilde ele al\u0131nd\u0131. Birinci ve ikinci cumhuriyet tart\u0131\u015fmalar\u0131 siyasal g\u00fc\u00e7 ili\u015fkilerinin yeniden kuruldu\u011fu ve yap\u0131land\u0131\u011f\u0131, bu kurulma ve yap\u0131lanma etraf\u0131nda politik akt\u00f6rlerin yeniden posizyon ald\u0131\u011f\u0131 bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm s\u00fcrecinde alevlenmi\u015fti. T\u00fcrkiye&#8217;nin ekonomik, toplumsal ve k\u00fclt\u00fcrel yeniden yap\u0131lanmas\u0131n\u0131n birinci &#8211; ikinci cumhuriyete i\u00e7kin tart\u0131\u015fmalar\u0131 ayn\u0131 zamanda \u00fclkenin yak\u0131n tarihinin de en \u00f6nemli tart\u0131\u015fma ba\u015fl\u0131klar\u0131 olarak kayda ge\u00e7mi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p>Yak\u0131n d\u00f6nemin en \u00f6nemli politik akt\u00f6rleri olan ordu, sek\u00fcler kesim, AKP iktidar\u0131 ve K\u00fcrt siyasal hareketinin ili\u015fki &#8211; \u00e7eli\u015fki d\u00fczeyini \u00fcst belirleyen temel sorun, K\u00fcrt sorunu olmu\u015ftur. K\u00fcrt sorununun \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc ba\u011flam\u0131nda cumhuriyet ve demokrasi kavramlar\u0131 reel politik uzam\u0131n iz d\u00fc\u015f\u00fcmlerine ba\u011fl\u0131 ya da paralelinde tart\u0131\u015f\u0131ld\u0131. Siyasal demokrasi hatt\u0131nda g\u00fc\u00e7 ili\u015fkilerinin \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 d\u00fczenleyen s\u00f6ylemler, k\u0131r\u0131lmalar ve kopu\u015flar\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 art\u00e7\u0131 \u015foklar toplumsal bir demokrasi ve bar\u0131\u015f hatt\u0131na evrilememi\u015fti. Cumhuriyetin demokrasi ile, demokrasinin cumhuriyetle olan imtihan\u0131, imtiyazl\u0131 s\u0131n\u0131flar\u0131n uhdesinde eski s\u00fcr\u00fcmleriyle birlikte paket bir program hududunu a\u015famad\u0131. Ger\u00e7eklerden kopuk, konjokt\u00fcrel iklimlere kap\u0131lmaktan kaynakl\u0131 y\u00fczeysellik ve s\u0131\u011fl\u0131k otoriter konsolidasyonun de\u011firmenine su ta\u015f\u0131d\u0131. Resmi g\u00f6r\u00fc\u015f revize edilerek K\u00fcrtler yine ve yeniden tan\u0131mland\u0131lar. Kemalist Cumhuriyetin 19. y\u00fczy\u0131ldan kalma resmi ezberi olan K\u00fcrtleri tan\u0131mama siyaseti, \u0130slami zevat\u0131n ittifakda\u015fl\u0131\u011f\u0131yla \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bin y\u0131la da ta\u015f\u0131nd\u0131. 3 Kas\u0131m\u2019da h\u00fck\u00fcmet olmakla ba\u015flayan siyasal \u0130slam\u2019\u0131n hikayesinin bug\u00fcn geldi\u011fi yer oryantalist bir iktidar ve beyaz T\u00fcrkl\u00fc\u011f\u00fcn ufkunu a\u015famayan bir hikayedir. Bu topraklarda b\u00f6ylesi hikayelerin mutlu sonla bitti\u011fine daha kimse tan\u0131k olmad\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>S\u0130YASAL \u0130SLAM\u2019IN \u0130KT\u0130DAR H\u0130KAYES\u0130<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>AKP&#8217;nin 3 Kas\u0131m 2002&#8217;de h\u00fck\u00fcmet olmas\u0131yla ba\u015flayan s\u00fcre\u00e7 \u201cAB&#8217;ye evet\u201d s\u00f6ylemi ile hem \u00f6rg\u00fctlendi hem de yeniden d\u00fczenlendi. Bu d\u00f6nemde etkin olan ama hi\u00e7bir zaman politik bir g\u00fc\u00e7 olmayan liberallerin AKP&#8217;ye deste\u011fi ve K\u00fcrt siyasal hareketinin \u201cDemokratik Cumhuriyet\u201d teziyle konumlanarak AB&#8217;den yana koydu\u011fu tav\u0131r s\u00fcreci domine etti. Ordu ve Sek\u00fcler tarihsel blok bu s\u00fcrece haz\u0131rl\u0131ks\u0131z yakaland\u0131. Konuyla ilgili taraflar\u0131n ve yazarlar\u0131n \u00fczerinde mutab\u0131k kald\u0131klar\u0131 bu s\u00fcrece \u201c\u0130kinci Cumhuriyet\u201d ad\u0131 verildi. AKP ve liberallerin \u00f6zellikle bu s\u00fcre\u00e7te K\u00fcrt siyasal hareketi ile iyi ge\u00e7inme ve diyalog yollar\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131k tutulmas\u0131 kendi g\u00fc\u00e7 ve konumlar\u0131n\u0131 sa\u011flama alma, pozisyonlar\u0131n\u0131 g\u00fc\u00e7lendirme ve rakiplerine kar\u015f\u0131 avantaj sa\u011flamada daha geni\u015f bir alan ve esneklik tan\u0131yordu.<\/p>\n\n\n\n<p>22 Temmuz 2007 tarihi ve sonras\u0131 mezkur g\u00fc\u00e7lerin \u201cvarl\u0131k-yokluk\u201d aks\u0131 \u00fczerinde s\u00fcreci y\u00f6netmek i\u00e7in \u015fiddetli iktidar kavgalar\u0131n\u0131n \u201ccumhuriyet\u201d, \u201claiklik\u201d, \u201canti laiklik\u201d , \u201caskeri vesayet\u201d, \u201cmillet\u201d , \u201cma\u011fduriyet\u201d, \u201cdemokrasi\u201d kavram ve s\u00f6ylemleri \u00fczerinden yap\u0131ld\u0131. Sanc\u0131l\u0131 ve \u00e7at\u0131\u015fmal\u0131 bir s\u00fcre\u00e7te k\u00fcresel g\u00fc\u00e7\/\u00e7\u0131kar ili\u015fkilerinin belirleyicili\u011fi alt\u0131nda olup bitenler Kemalist cumhuriyeti \u00e7\u00f6z\u00fcc\u00fc bir etkiye sahipti. 12 Haziran 2011 se\u00e7imlerine kadar devam eden d\u00f6rt y\u0131ll\u0131k s\u00fcrecin \u00fc\u00e7 ana ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 vard\u0131. Cumhurba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 se\u00e7imleri, sivil ve demokratik bir anayasa, K\u00fcrt sorunu ba\u011flam\u0131nda \u00e7\u00f6z\u00fcm olanaklar\u0131 ve silahlar\u0131n b\u0131rak\u0131lmas\u0131. Lakin cumhurba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 se\u00e7imlerinde \u00e7\u0131kar\u0131lan g\u00fc\u00e7l\u00fckler, kapatma davas\u0131, mahkemeler, istihbarat sava\u015flar\u0131, d\u0131\u015f dengeler, skandallar ve Habur vakas\u0131 birinci ve ikinci cumhuriyet\u00e7ilerin birbirlerini y\u0131pratt\u0131klar\u0131 taht oyunlar\u0131n\u0131n tasallutu alt\u0131nda ge\u00e7ti.<\/p>\n\n\n\n<p>12 Haziran se\u00e7imleri sonras\u0131 Meclis&#8217;in kurucu bir rol \u00fcstlenerek demokratik bir cumhuriyetin in\u015fas\u0131n\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lacak olanaklar, muktedirlerin siyasal akl\u0131n\u0131n s\u00fcreci yanl\u0131\u015f y\u00f6neten beceriksizli\u011fiyle sonu\u00e7land\u0131. Birinci Cumhuriyetin tasfiye etti\u011fi temel siyasi g\u00fc\u00e7ler olan siyasal \u0130slam, K\u00fcrtler ve Kom\u00fcnistlerin parlamento sath\u0131na ta\u015f\u0131nan ili\u015fkisi 2013-2015 aras\u0131 \u201cisyandan m\u00fczakereye\u201d diskuruyla kendine yeni bir yol arad\u0131: Ya Demokratik bir Cumhuriyet ya da Otokratik Muhafazakar bir Cumhuriyet&#8230;<\/p>\n\n\n\n<p>7 Haziran 2015&#8217;e ve sonras\u0131na dair geli\u015fmelerin fay hatlar\u0131 bu d\u00f6nemde d\u00f6\u015fendi. \u201c\u00c7\u00f6kt\u00fcrme Planlar\u0131\u201d bu d\u00f6nemde haz\u0131rland\u0131. Tasfiye kararlar\u0131 MGK&#8217;da karar alt\u0131na al\u0131nd\u0131. Devlet ve Ulus&#8217;un &#8216;istiklal ve istikbali\u201d kodu kesif milliyet\u00e7i bir hamaset ve &#8216;tek\u00e7ilik&#8217; retori\u011fiyle kitlelere sunuldu. Fay hatlar\u0131n\u0131n gerilimlerinden bo\u015fanmas\u0131 y\u0131k\u0131c\u0131 sars\u0131nt\u0131lara neden oldu. Vesayet ve cumhuriyet ad\u0131na birbirleriyle \u00e7at\u0131\u015fan g\u00fc\u00e7ler ayn\u0131 potada bulu\u015farak, devletin ve bekas\u0131n\u0131n alt\u0131nda birle\u015fip, K\u00fcrt \u00f6zg\u00fcrl\u00fck hareketine ve ba\u011fla\u015f\u0131k g\u00fc\u00e7lere kar\u015f\u0131 \u201c\u015fok ve deh\u015fet\u201d operasyonlar\u0131 d\u00fczenleyerek asl\u0131na r\u00fccu etti: \u201cResm\u00ee dilde Cumhuriyetle kastedilen, b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlukla, devletten ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildi.\u201d<\/p>\n\n\n\n<p>Yeni devletin cumhuriyet\u00e7ili\u011fi, milliyet\u00e7ili\u011fi etnik ve dini nitelikli kimlik unsurlar\u0131yla tedav\u00fcle sokan, bu ba\u011flam\u0131yla \u00e7at\u0131\u015fma ve \u00e7at\u0131\u015fma imkan\u0131n\u0131 ekonomiye tevil eden bir y\u00f6ntem olarak kullan\u0131ld\u0131. Reel \u00fcretimdeki t\u0131kanmalar\u0131n \u00e7at\u0131\u015fma dinamikleriyle a\u015f\u0131lmas\u0131 devleti daha da g\u00fc\u00e7lendirme ve devlet-k\u00fclt\u00fcr merkezli bir ulusalc\u0131l\u0131\u011f\u0131n k\u00f6p\u00fcrt\u00fclmesi d\u00f6nemin alameti farikas\u0131 oldu.<\/p>\n\n\n\n<p>Bozkurtlar\u0131n ve Rabiac\u0131l\u0131\u011f\u0131n di\u011fer bile\u015fenleriyle birlikte olu\u015fturdu\u011fu iktidar blo\u011funun K\u00fcrtlerin hak ve stat\u00fc talebine kar\u015f\u0131 tarihsel bloku da \u00f6rg\u00fctleyen ana fikir, birbirine d\u00fc\u015fman ulus ve gruplar\u0131 bir \u00e7\u0131kar parantezinin i\u00e7ine alarak b\u00fct\u00fcn sorunlar\u0131n i\u00e7ine temay\u00fcz etti. Ve bu haliyle \u201cCumhuriyet, ezel\u00ee mill\u00ee s\u00fcrecin, milletin tarihsel ak\u0131\u015f\u0131n\u0131n modern u\u011fra\u011f\u0131 olmaktan \u00f6te bir anlam ifade etmez. Milliyet\u00e7i-muhafazak\u00e2r tarih anlat\u0131lar\u0131na bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, Cumhuriyet, T\u00fcrkl\u00fc\u011f\u00fcn \u015fimdiki zaman kipinde temsilinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.\u201d<\/p>\n\n\n\n<p>Cumhuriyet, ulus ve devlet \u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fc \u015fimdiki zaman kipinde ortodoks bir d\u00fcsturla birbirine lehimlenmi\u015flerdir. Bu lehim toplumun \u00f6rg\u00fcts\u00fcz k\u0131l\u0131nmas\u0131, bask\u0131 ve s\u00f6m\u00fcr\u00fcye mahkum edilmesi pahas\u0131na yap\u0131lmaktad\u0131r. Devletli demokrasi, cumhuriyetin sessiz y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n\u0131n g\u00f6lgesinde kendini var etmek istemektedir. \u0130\u015fte tam da \u201ckritik nokta, cumhuriyet-demokrasi ili\u015fkisi ve bu ikisinin birbiriyle nas\u0131l telif edilece\u011fi ile ilgilidir. Demokratik cumhuriyet , aristokratik ve oligar\u015fik olu\u015fumlardan kayg\u0131 duyar, halk\u0131n iyili\u011fi, refah\u0131 ve tercihinin \u00f6tesinde bir erdem aray\u0131\u015f\u0131na \u015f\u00fcpheyle bakar.\u201d<\/p>\n\n\n\n<p><strong>DEMOKRAT\u0130K ULUS ve \u00c7O\u011eULLUK<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Demokratik Ulusun \u00f6ncelikli hedefi, demokratik toplumun in\u015fas\u0131d\u0131r. Toplumsal i\u015flerin ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi ve sorunlar\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc, ancak toplumun tart\u0131\u015fma, g\u00f6r\u00fc\u015f ve karar alma g\u00fcc\u00fcn\u00fcn a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131yla m\u00fcmk\u00fcn olur. Hedef, demokratik toplumu in\u015fa ederek siyaseti \u00f6rg\u00fctl\u00fc toplumun temel faaliyeti haline getirmektir. Di\u011fer bir ifadeyle demokratik toplumsall\u0131k kendisine devlet\u00e7i b\u00fct\u00fcnselli\u011fi esas alamaz, buna indirgenemez. Bunlar \u00f6z\u00fcnde, anlam ve de\u011ferlere dayal\u0131 toplumun inkar\u0131d\u0131r. Toplumun karakteristik \u00e7o\u011fullu\u011fu ve farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131, ancak \u00f6zerk alanlar ve yatay simbiyotik ili\u015fkiler sistemiyle kendisini var eder, ger\u00e7ekle\u015ftirir ve s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr. Toplumun bu heterojen yap\u0131s\u0131, farkl\u0131l\u0131klara dayal\u0131 \u00f6zg\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcd\u00fcr. Ayn\u0131 zamanda b\u00fct\u00fcn potansiyellerini \u00f6zg\u00fcrl\u00fck e\u011filiminde ya\u015famas\u0131d\u0131r. Her bir farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n olu\u015fturdu\u011fu ahlaki ve politik birim alan\u0131 \u00f6zg\u00fcnd\u00fcr, birbiriyle ili\u015fki i\u00e7indedir ve b\u00fct\u00fcnl\u00fck i\u00e7inde birbirlerini tamamlayarak anlam bulurlar.<\/p>\n\n\n\n<p>Farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n \u00e7e\u015fitlili\u011fi, i\u00e7indeki ili\u015fkilerin \u00e7o\u011fullu\u011fu demokratik topluma i\u00e7kindir. Demokratik toplumun bu \u00e7o\u011fullu\u011fu b\u00fcrokratik kontrollerden, tepeden konan yasalardan s\u0131yr\u0131larak kom\u00fcnal hedeflere ve kolektif i\u015flere odaklan\u0131r. Bu d\u00fczlemde farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n \u00e7o\u011fullu\u011fu, kolektif s\u00fcre\u00e7lerle, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck e\u011filiminin en uygun \u015fekilde ger\u00e7ekle\u015fme y\u00f6n\u00fcyle paralel y\u00fcr\u00fcr. Burada s\u00f6z konusu ger\u00e7eklik, hem toplumsall\u0131\u011f\u0131n ahlaki ve politik geli\u015fimine, hem de kapitalist modernitenin y\u0131k\u0131c\u0131 g\u00fcc\u00fcn\u00fc aktif bir bi\u00e7imde etkisizle\u015ftirme yetene\u011fine sahip, &nbsp;i\u015flevsel bir \u00e7ok merkezlili\u011fin ortak ya\u015famsal ili\u015fki birli\u011fidir. Toplumsall\u0131\u011f\u0131n geli\u015fim diyalekti\u011fi, tek-merkezci bir ba\u011flamsall\u0131kla de\u011fil, \u00e7ok-merkezlilik ve\/veya tek bir merkezsizli\u011fin konfederatif ili\u015fkiler kolektivitesiyle sa\u011flan\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Demokratik Ulus, mutlak iktidar merkezli, devlet odakl\u0131 bir \u00f6rg\u00fctlenme ve faaliyetin toplam\u0131 de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc&nbsp; hiyerar\u015fik bir merkezden belirlenimci, s\u0131n\u0131fsal ve\/veya etnik milliyet\u00e7i form\u00fcllerle, \u00f6rg\u00fct ve eylemlilik tarzlar\u0131yla toplumun ahlaki ve politik yap\u0131s\u0131 geli\u015ftirilemez. Gerekli olan; iktidarc\u0131-merkezi kurumlar\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda duran, devlet kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6ng\u00f6ren, farkl\u0131l\u0131klar\u0131 ve bireyi eritmeksizin toplumsall\u0131\u011f\u0131 esas al\u0131p toplum-birey ili\u015fkisini optimal d\u00fczeyde g\u00f6zeten kolektif s\u00fcre\u00e7lerin toplam\u0131d\u0131r. Demokratik bir cumhuriyette b\u00fct\u00fcn farkl\u0131 kimliklerin ve renklerin kendi \u00f6zg\u00fcnleriyle kat\u0131ld\u0131klar\u0131, anlam, de\u011fer ve \u00f6z y\u00f6netime dair esaslarda konfederatif birliklerin toplumsal in\u015fa d\u00fczleminde bir araya geldikleri, bulu\u015ftuklar\u0131 kolektivite \u00f6rg\u00fctselli\u011finin \u00e7at\u0131s\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Demokratik Ulus \u00e7at\u0131s\u0131 alt\u0131nda siyaset e\u015fitlik\u00e7i ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc ba\u011flam\u0131n\u0131 kad\u0131n\u0131n siyasete e\u015fit kat\u0131l\u0131m\u0131 d\u00fczeyinde ele al\u0131r. Bu konudaki pratik tutarl\u0131l\u0131k \u00f6l\u00e7\u00fctlerinden biri, e\u015f ba\u015fkanl\u0131k uygulamas\u0131d\u0131r. Demokratik Ulus, i\u00e7ine ald\u0131\u011f\u0131 temel de\u011ferler kad\u0131na dayal\u0131 toplumsalla\u015fma, do\u011fayla uyumlu ve kom\u00fcnaliteye dayal\u0131 dayan\u0131\u015fmac\u0131-ortakla\u015fmac\u0131 ya\u015fam olarak \u00f6zetlenebilir. Demokratik Ulus, ahlaki ve politik topluma, demokratik siyasete, e\u015fit temsiliyete ve \u00f6z savunmaya dayan\u0131r. Farkl\u0131 ve \u00e7ok katmanl\u0131 siyasi olu\u015fumlara a\u00e7\u0131kt\u0131r. Yatay ve dikey farkl\u0131 siyasi olu\u015fumlar mevcut toplumun karma\u015f\u0131k yap\u0131s\u0131 nedeniyle zorunludur. Ama hegemonyac\u0131l\u0131\u011fa yer tan\u0131maz. \u0130\u00e7eride demokratik ulusu, d\u0131\u015far\u0131da enternasyonalizmi esas al\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Demokratik Ulus, esaslar\u0131n\u0131n i\u015fletilmi\u015f olmas\u0131 devletle olan idari, siyasi, hukuksal ili\u015fkilenmenin devletin k\u00fc\u00e7\u00fclt\u00fclmesi, toplumun b\u00fcy\u00fcmesi temelindeki \u201c daha az devlet, daha \u00e7ok toplum\u201d hedefinin ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi i\u00e7in verilen m\u00fccadelenin ta kendisidir. Demokratik ulusun in\u015fa zemini olan&nbsp;&nbsp; Demokratik Cumhuriyet , devletle kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 tan\u0131ma temelinde ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi durumlarda; ortak vatan kadar demokratik \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc bir anayasa ile de do\u011frudan ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r. Burada da ahlak ve vicdan ile bireysel kolektif haklar\u0131n ayr\u0131lmazl\u0131\u011f\u0131, demokrasilerin \u00f6z savunmas\u0131 gibi temel ilkeler belirleyici \u00f6nemdedir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>SONU\u00c7:<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Demokratik Ulus, yeni bir sol i\u00e7in alternatif bir sistem \u00f6ng\u00f6rmektedir. Mutlak iktidar\u0131 hedeflemeden, toplumsal kurtulu\u015f felsefesiyle, klasik sol stratejisinden ayr\u0131lmaktad\u0131r. Klasik sol kuram, devrimci eylemin kurucu karakterini toplumun \u00f6rg\u00fctlenebilece\u011fi bir iktidar yo\u011funla\u015fmas\u0131 ve denkleminin tesisi olarak anlar. \u00d6zetle, mutlaka iktidar\u0131 ele ge\u00e7irerek toplumsall\u0131\u011f\u0131 geli\u015ftirme perspektifine dayanmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Demokratik Ulus&nbsp; fikriyat\u0131nda her \u015fey mutlak iktidar ve devlet kategorileri d\u0131\u015f\u0131nda, yeniden ele al\u0131nmal\u0131d\u0131r. Demokratik ulusu, kom\u00fcnal toplumsall\u0131k \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc bir toplumsal cinsiyet kavray\u0131\u015f\u0131 kadar ekolojik toplumsal ya\u015fam tarzlar\u0131, halk ve toplum i\u00e7in ekonominin do\u011frultusu kadar siyasetin \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc tarzda y\u00fcr\u00fct\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc bir \u00e7at\u0131 \u00f6rg\u00fctlenmesi olarak alg\u0131lamak gerekir. \u00d6zcesi kapitalist modernitenin zihniyet kal\u0131plar\u0131 ve kurumsall\u0131\u011f\u0131na dair \u00f6zg\u00fcrl\u00fcks\u00fczl\u00fc\u011fe son verme m\u00fccadelesi olarak da tan\u0131mlayabiliriz. Demokratik Ulus \u00e7at\u0131s\u0131 alt\u0131nda bulunan en k\u00fc\u00e7\u00fck toplumsal birimlerin kendi ad\u0131na s\u00f6z ve karar sahibi olduklar\u0131, do\u011frudan politika \u00fcretebildikleri ortak birlikler a\u011f\u0131 olarak da de\u011ferlendirebiliriz.<\/p>\n\n\n\n<p>Kayna\u011f\u0131n\u0131 demokratik-kom\u00fcnaliteden almak bak\u0131m\u0131ndan \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc gelene\u011fe ba\u011flanan demokratik ulus, \u0130ktidar ve devletli siyaset ile resmi modernite kar\u015f\u0131s\u0131nda alternatif bir modernitenin ve sisteminin yol haritas\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc var olan iktidar devletli kategoriler ve yap\u0131lar\u0131 a\u015f\u0131lmadan, yeni bir toplumsal iklim yarat\u0131lamaz. Be\u015f Bin y\u0131ll\u0131k egemen d\u00fcnya sisteminden radikal kopu\u015f demokratik ulus modeli ile alternatif bir demokrasi ve cumhuriyet iddias\u0131 sunar. Demokratik ulus fikriyat\u0131 , yap\u0131sal olarak ortak bir vatanda demokrasiyi ruh olarak g\u00f6r\u00fcrken, demokratik \u00f6zerkli\u011fi ise beden olarak de\u011ferlendirir. Bu nedenle salt d\u00f6rt devlet aras\u0131nda b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015f K\u00fcrdistan \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc de\u011fil, ortado\u011fuda var olan t\u00fcm sorunlar\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm paradigmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>H\u00fclasa ; Demokratik ulus bir zorunluluk de\u011fil, ahlaki ve politik bir tercihtir.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>F\u0131rat HASAN<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong><a href=\"http:\/\/lekolin.org\" data-type=\"URL\" data-id=\"lekolin.org\">K\u00fcrdistan Stratejik Ara\u015ft\u0131rmalar Mekezi<\/a><\/strong><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>21 Mart 2013 tarihi, T\u00fcrkiye Cumhuriyeti\u2019nin kurulu\u015fundan bu yana tarihen ay\u0131rd edilebilir bir d\u00f6neme denk geldi. E\u015fyay\u0131 ad\u0131yla \u00e7a\u011f\u0131rman\u0131n tabiat\u0131na uygun olarak belki de ilk defa resmi d\u00fczeyde K\u00fcrt sorununun ad\u0131 konuldu. Sorun resmi d\u00fczeyde kabul edildi. Hakeza sorunun sulh yoluyla \u00e7\u00f6z\u00fclece\u011fine dair halklar\u0131m\u0131zda olu\u015fan inanc\u0131n bug\u00fcn b\u00fcy\u00fck bir k\u0131r\u0131lmaya u\u011framas\u0131ndan bizatihi Erdo\u011fan-AKP ve MHP [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":14098,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"jnews-multi-image_gallery":[],"jnews_single_post":{"subtitle":"","format":"standard","video":"","gallery":"","source_name":"","source_url":"","via_name":"","via_url":"","override":[{"single_blog_custom":"","sidebar":"","second_sidebar":"","share_position":"","share_float_style":"","post_date_format":"","post_date_format_custom":"","post_reading_time_wpm":"","zoom_button_out_step":"1","zoom_button_in_step":"1","number_popup_post":"1"}],"image_override":[{"single_post_thumbnail_size":"","single_post_gallery_size":""}],"trending_post_position":"","trending_post_label":"","sponsored_post_label":"","sponsored_post_name":"","sponsored_post_url":"","sponsored_post_logo":"","sponsored_post_desc":""},"jnews_primary_category":{"id":""},"jnews_social_meta":{"fb_title":"","fb_description":"","fb_image":"","twitter_title":"","twitter_description":"","twitter_image":""},"jnews_override_counter":{"view_counter_number":"0","share_counter_number":"0","like_counter_number":"0","dislike_counter_number":"0"},"jnews_post_split":[],"footnotes":""},"categories":[8,6],"tags":[3833,3834,3835,3832,3837,3037,3836,3560],"class_list":["post-14097","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-politik-analiz","category-arastirmalar","tag-1921-anayasasi","tag-1924-anayasasi","tag-1961-anayasasi","tag-demokratik-cumhuriyet","tag-demokratik-ulus-ve-cogulculuk","tag-erdogan-2","tag-siyasal-islam","tag-yusuf-ziya"],"acf":[],"post_mailing_queue_ids":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/14097","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=14097"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/14097\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":14099,"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/14097\/revisions\/14099"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media\/14098"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=14097"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=14097"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/lekolin.org\/ku\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=14097"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}