• kurdî
  • Turkish
  • الرئيسية
  • اخبار
  • مقالة
  • بحث
  • التحليل السياسي
  • حقائق
  • الكل
    • الدراسات الاستقصائية
    • الإعلانات
    • ريبورتاج
    • المحررين
    • علم البيئة
    • اقتصاد
    • المرأة
    • الشبيبة
    • الصحافة الاجنبية
    • تاريخ ولغة كوردستان
    • من نحن
    • تصريحات صحفيه
    • تحديثات
    • التاريخ
    • وثائقي
    • نصوص
    • من القارئ
    • وجهات نظر
    • المشاركات
    • تكنولوجيا
    • حقائق
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
  • الرئيسية
  • اخبار
  • مقالة
  • بحث
  • التحليل السياسي
  • حقائق
  • الكل
    • الدراسات الاستقصائية
    • الإعلانات
    • ريبورتاج
    • المحررين
    • علم البيئة
    • اقتصاد
    • المرأة
    • الشبيبة
    • الصحافة الاجنبية
    • تاريخ ولغة كوردستان
    • من نحن
    • تصريحات صحفيه
    • تحديثات
    • التاريخ
    • وثائقي
    • نصوص
    • من القارئ
    • وجهات نظر
    • المشاركات
    • تكنولوجيا
    • حقائق
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Göster
Anasayfa اقسام نصوص

YENİ PARAMİLİTARİZM ve KÜRT’ün ‘HARİCİ’ DÜŞMANLARI BÖLÜM 1: KISA ARKAPLAN

Yayınlayan Fırat Cudi
19 نوفمبر 2020
Kategori: نصوص
325 6
A A
YENİ PARAMİLİTARİZM ve KÜRT’ün ‘HARİCİ’ DÜŞMANLARI BÖLÜM 1: KISA ARKAPLAN

FILE - In this Dec. 17, 2012, file photo, Syrian rebels attend a training session in Maaret Ikhwan near Idlib, Syria. Fewer than 100 Syrian rebels are currently being trained by the U.S. military to fight the Islamic State group, a tiny total for a sputtering program with a stated goal of producing 5,400 fighters a year. The training effort is moving so slowly that critics question whether it can produce enough capable fighters quickly enough to make a difference. Military officials said this past week that they still hope for 3,000 by year’s end. Privately, they acknowledge the trend is moving in the wrong direction. (AP Photo/Muhammed Muheisen, File)

Facebook İle PaylaşınTwitter İle Paylaşın
FacebookX

Sümer Rahiplerinin de ‘harici’ güçleri vardı. İktidar ve devletleşmenin en somut ifadelerinden biri olan zigguratların ve sahiplerinin koruyuculuğunu yapan, bilinen ve görülen, ‘meşru’ kabul edilmiş güçlerin dışında yerel ve gizli birlikler de bulunuyordu. Amaç, kurulu düzenin ‘ne pahasına olursa olsun’ korunmasıydı. Bir bakıma iktidarın sonsuz kılınmasıydı. Nitekim 6 bin yıla yakın bir süredir iktidar ve devlet, bir olgu olmanın ötesine geçerek yaşamın tüm kılcal damarlarında yer etmiştir. Aile içinden sokaktaki günlük koşuşturmaya, iktidar eliyle inşa edilmiş gerçekliklerden devletin kurumlarına dek her yana yayılmış erkek egemen bir zihniyet ortaya çıkmıştır. Her ne kadar iktidar ve devlet öncesi doğal toplum ve toplumsal hakikat orijinli çizgi ve mücadeleler aksamadan bugüne dek gelmişse de hakim olanın iktidar ve devlet eliyle oluşturulmuş düzen olduğu ortadadır.

Kapitalist son aşama ile kendisini sürdürmenin gayretleri içindeki bu zihniyetin, bugüne dek süregelmesinin en önemli aracı elbette kendi iktidarcı, devletçi ideoloji ve kurumsal yapılardır. Ancak hiçbir ideoloji yoktur ki onun taşıyıcıları ve ‘savunucuları’ olmasın. Konumuz gereği de bu ikinci temel aracın, bugünkü ulaştığı tanım ve anlamlarla kendisini görünür kıldığı yapı üzerinden birkaç şeyi ifade etmek mümkün.

İktidar-devletin, hangi şekli almış olursa olsun en önemli taşıyıcıları ve koruyucuları, aynı zihniyeti paylaşan siyasetçisi ve silahlı güçleridir ya da ordularıdır. Kadın eksenli toplumsallığa karşı devletin oluşum aşamasındaki 3’lü kirli ittifakın (Rahip, kurnaz ve avcı erkek) devamıdır. Rahip veya tanrı-kral, bugünün devleti iken kurnaz erkek devlet yönetimini, avcı olansa orduyu temsil eder. Ordunun asli görevi de varolan bu yapının her şekilde korunmasıdır. Bunun için devletin ve yönetimin kendisine sunduğu imkanlar ve açtığı yollar üzerinden kendisini örgütlemesi gerekir (Yeri gelmişken belirtmekte fayda var ki burada ordudan kasıt, devletin denetimindeki her türden silahlı yapıdır. Polis, bekçi güvenlik memurları, hatta devlet mafyası vb. dahildir). Ancak her dönem olduğu gibi devlet, zamanla başlı başına bir irade haline gelmiş olan orduyla sınırlı kalmamıştır. Bunun iki temel sebebi vardır. İlki, ipleri tümden orduya bırakmama eğilimidir. Zira ordu, gücün kullanım araçlarına ve bunun için gerekli olan niceliğe sahip yegane yapıdır. İkinci neden ise ordunun, ta en başından bu yana kendisine biçilen rolü yerine getirmede yetersiz kalmaya başladığı gerçeğidir. Yine bu da iktidar-devlet zihniyetine dayalı sistemin işlevini yitirmesiyle, yani sürdürülemez olmasıyla ilgilidir. İşlev yitimi, özellikle de gayri meşru politikaların gerçekleştirilmesi konusunda yaşanır. Devletler tarihinin soykırım ve sömürgecilik dışında hiçbir işlevinin olmadığı gerçeği göz önüne alındığında, bu soykırımı ve sömürgeciliği hangi araçla gerçekleştirdiği de ortaya çıkmaktadır. Devlet olanın oluşturduğu, kendi hukukuna uygun tüm askeri (öncelikle silahlı)/militarist yapılar, devletin ve iktidarın koruyuculuğu vasfını yerine getirirken bunu meşru gördüğü her biçimde gerçekleştirir. Meşruluğunun sorgulanacağını bildiği işleri ise ‘harici’ güçleriyle gerçekleştirir. İşte bunun da adı ‘paramilitarizm’dir.

Tarihten günümüze ‘gayri nizami’ savaş araçları

Paramiliter yapılar da tıpkı onu oluşturan devlet olgusu gibi, farklı biçim ve isimlerde, değişik amaç ve araçlarla günümüze dek gelmiştir. Sümerlerden bugüne dek birçok biçimde görülen paramiliter yapılar, devletin ya da gücü elinde bulunduran iktidarın kendi çıkarları için oluşturduğu ve çeşitli yetki, sorumluluk ve araçlarla donattığı silahlı ve (günümüz itibariyle) silahsız harici örgütlenmelerdir.

Paramilitarizmin, özellikle 20. yüzyılla birlikte daha bilinir ve görünür olduğu söylense de Ortaçağ Avrupası’nda ‘cadı avı’na çıkanlarla imparatorluk ve krallıklarda ‘saray içi ve saray dışı komplo’ları gerçekleştirenler de bu tip güçleri ifade eder. Genel anlamda harici ve gayri meşru olmanın getirdiği ‘gayri nizami savaş’ın araçlarıdır. Birkaç istisnası olabileceği gibi, paramilitarizmin esas sivrildiği dönemler vardır. Biri, devlet aygıtının ihtiyacı ve kuruluş amacı olan savaş dönemiyken diğeri devletin ve bilhassa onu yürüten iktidarın çöküş dönemidir. Bu nedenle faşizmin kendisiyle doğrudan ilgilidir. Hatta paramilitarizm, faşizmin hem temel bir değeri hem de örgütsel biçimidir. Tarihteki neredeyse tüm paramiliter yapılar kendilerinden çok, temsil ettikleri zihniyet, ideoloji ve pratiği anımsatırlar. Örneğin; en bilindiklerinden biri olarak Nazi Almanyası’nın SS Birlikleri, 2. Dünya Savaşı öncesi, görevi Adolf Hitler’i korumak iken savaşla birlikte Nazi ideolojisinin yürütücüsü ve koruyucusu olmuştur. Bu temelde ne tür katliamlara ve soykırımlara pratik öncülük ettiği biliniyor. Yani SS Birlikleri dendiğinde, hemen herkesin aklına Hitler, Nazizm, pogromlar ve Yahudi Soykırımı gelir.

Bugünün Ortadoğusu’na bakıldığında benzer örnekleri sıralamak mümkün. Haşdi Şabi, çoğunlukla Irak ve Suriye’de varlık gösteren ve İran İslam Devletinin çıkarları için savaşan Şii askeri güçtür. Bölgedeki etkinliği dikkate alındığında bir paramiliter güç olarak Haşdi Şabi’nin, İran’ın yürüttüğü bölgesel hegemonya ve sömürgecilik politikalarının ‘harici’ temsilcisi olduğu söylenebilir.

Ulus devlet ve paramilitarizm

Hangi örneğe başvurulsa esasen altından iki temel unsur çıkar. İlki ve daimi olan, yukarıda bahsedildiği gibi devletin kendisidir. İkincisi ise küresel hegemonyadır. Militarizm kadar paramilitarizmin de tarihinin devletler tarihi ile denk olduğunu bir kez daha hatırlatırsak denebilir ki devletli uygarlık sisteminin yürütücüsü olarak merkezi hegemonyanın bu paramiliter yapıların oluşumunda doğrudan etkisi vardır. Sümerlerden bu yana ister doğuda ister batıda olsun, hiçbir hegemonik merkez, salt düzenli ordularla sınırlı kalmamıştır. ‘Paralı askeri birlikler’ ya da ‘gizli-açık ittifaklar sonucu oluşturulan askeri birlikler’ tarzında da örgütlenmiştir. Küresel kapitalist hegemonyanın, 2. Dünya Savaşı sonrası, hegemonyasını başta Ortadoğu olmak üzere, dünyanın her yerine dikte edecek bir güç olarak NATO’yu oluşturması da buna örnek verilebilir. Tek başına bu, çok iddialı bir ifade gibi gelse de bizzat NATO’nun ve bileşenlerinin (ki çoğu Batılı devletlerdir) birer NATO yerel örgütlenmesi olarak ‘Gladyo’yu gayri nizami savaşın temel bir aracı olarak kullanması bunun kanıtıdır. İtalya’da ortaya çıktığı adıyla Gladyo (‘Kılıç’ anlamına gelir), Türkiye’de de JİTEM, kontrgerilla, koruculuk ve Özel Harp Dairesi ismiyle tanındı. Fransa’da Rüzgar Gülü, İspanya’da Anti-Terör Kurtarma Grubu, Yunanistan’da B-8 gibi isimlerle bilinegelmiştir. Bunların hepsinde asker, polis, bürokrat ve mafya bizzat görev almıştır.

Bu açıdan paramilitarizmin, 20. yüzyıldaki en üst bir aşaması olarak gladyo tipi örgütlenmelerin bugün daha da yerelleştiğini görmek mümkün. Paramilitarizmin, devletin harici ve meşru olmayan askeri yapısı olarak yerelleşmesi, halk içine tamamen sızdığı, bir üniforma ya da resmi kimlikten azade kılındığı, faşizmle birlikte ideolojik olarak kendisine bağlı olan hemen ‘her kişi, kitle, yapı ve kurumu’ potansiyel anlamda birer paramiliter güç olarak kabul ettiği ve buna göre örgütleyip sahaya sürdüğü bir gerçeği ifade eder. Zor ve baskı aygıtlarının en üst seviyede kullanıldığı bir ortamda bu tip bir yerelleşmenin gerçekleşmemesi mümkün müdür? Faşizmin amacı da bu değil midir?

Fırat Cûdî

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Önceki yazı

BAŞUR KÜRDİSTAN’DA MİT DİREKTİFLİ ORSAM: ÖZEL SAVAŞ MERKEZİ KURDU (ÖZEL HABER-2)

Sonraki Haber

 HİZBULKONTRA SERMAYESİ HAKSİAD: GÜNEY KÜRDİSTAN’DA MİT DENETİMİNDE  YENİ ŞUBELER AÇTI (ÖZEL HABER-3)

Benzer Haberler

Devlet Eliyle Üzeri Örtünmek İstenilen Taciz Ve Tecavüz Olayları BÖLÜM – 2 SON
دراسات

Devlet Eliyle Üzeri Örtünmek İstenilen Taciz Ve Tecavüz Olayları BÖLÜM – 2 SON

12 ديسمبر 2022
Yeni Suriye’nin Kuruluşunda Kürtlerin Rolü   BÖLÜM – 2
نصوص

Yeni Suriye’nin Kuruluşunda Kürtlerin Rolü BÖLÜM – 2

11 ديسمبر 2022
Devlet Eliyle Finanse Edilen Vakıflarda Taciz Ve Tecavüz Olayları! BÖLÜM – 1
دراسات

Devlet Eliyle Finanse Edilen Vakıflarda Taciz Ve Tecavüz Olayları! BÖLÜM – 1

10 ديسمبر 2022
Sonraki Haber
 HİZBULKONTRA SERMAYESİ HAKSİAD: GÜNEY KÜRDİSTAN’DA MİT DENETİMİNDE  YENİ ŞUBELER AÇTI (ÖZEL HABER-3)

 HİZBULKONTRA SERMAYESİ HAKSİAD: GÜNEY KÜRDİSTAN’DA MİT DENETİMİNDE  YENİ ŞUBELER AÇTI (ÖZEL HABER-3)

Öne Çıkan Yazılar

  • Komünar Sitesi Yayında

    Komünar Sitesi Yayında

    1186 Paylaşım
    Paylaş 474 Paylaş 297
  • Ermenistan 2 Gerillayı Neden Ve Nasıl Teslim Etti

    834 Paylaşım
    Paylaş 334 Paylaş 209
  • Sihad Barzani Komutasında MİT Yeni Üsler Kuruyor!

    1133 Paylaşım
    Paylaş 453 Paylaş 283
  • 30 Yıllık Serxwebûn Arşivi İnternette

    1015 Paylaşım
    Paylaş 406 Paylaş 254
  • İstihbarat ve Türk Devlet Geleneği –DOSYA 1

    994 Paylaşım
    Paylaş 398 Paylaş 249

Önerilenler

Özel Savaş Politikalarının Merkezi Amed

 Kerkük Karışacak! -ÖZEL HABER

2023’te Kürtleri Büyük Zafer TC’yi Yıkım Bekliyor Neden Mi?

MİT Rojava İşgal Operasyonu İçin Urfa’da Arap Aşiretleriyle Toplandı – ÖZEL HABER

Cinayet ve Katliam Çetesi MİT’in Unuttuğu Gerçek

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Tüm Yazılar
KÜRDİSTAN ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

© 2020 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

Tekrar hoşgeldiniz!

Hesaba giriş

Şifrenizimi unuttunuz?

Tüm alanlar zorunludur

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Oturum aç

Add New Playlist