14 Eylül 2019 Cumartesi Saat 11:22 // Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi
MİT’in Aileler Üzerindeki Savaş Konsepti

Tarihi anlamadan bu günü anlayamayız anlarsak bile doğru çözümleyemeyiz, bu günü çözmek için ilk olarak tarihe bakmamız gerekir.

Kürtlerin kazanımlarına yönelik hep tetikte bekleyen TC’nin yarattığı dikta zihniyeti bugün de Kürtleri yok etmek için iş başında. Çökertme planı kapsamında Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve MİT’e bağlı kurumların Kürt ailerini HDP’ye karşı kışkırtması ve HDP önüne getirmesinin kayyumlarda ön saflarda direniş gösteren annlere, devlet tarafından katledilen çocuklarının kemiklerini arayan Cumartesi Anneleri’ne karşı kullanıldığını iyi görmek gerekir. Türk devleti bir yandan direnişleri bu gündemlerle bastırmak, Kürdistan’In üç büyük belediyesine atanan kayyumları gündemden çıkarmak iken, bir yandan HDP’yi PKK gibi göstererek demokratik siyaset alanında halkların sorunlarına cevap olabilecek bir parti olan HDP’yi kriminalize etmek istemektedir. Böylelikle de hakikati tersyüz etmeye çalışmaktadır.

MİT’in Kürt aileleri üzerinde hayata geçirdiği savaş konsepti, HDP’yi hedef göstererek soykırım siyaseti ile HDP’yi baskı altına alabilmek ve saldırıların hedefi haline getirebilmek amaçlıdır. Bu bir savaş konseptidir. MİT ve MİT’e bağlı kurumlarının ortaya koyduğu asimile, bastırma, kışkırtma konseptidir.

HDP önüne getirilen ailelere destek verenlerin başında “ANDA Kardeş Vefa Derneği”, KADEM, kurumlarının yanı sıra basın ayağında ise Yeni Şafak, Star, Sabah ve Milliyet gazetesi gelmektedır.  MİT’e bağlı kurum, dernek, basın ve Sanatçılar bu süreçte röllerini iyi yapmak için sahnede iyi bir oyun çıkartmaya çalışsalarda nafile, bu oyun daha önce oynanmıştı. Oynan oyun toplum tarafından benimsenmediği ve oyun bitirildi. Şimdi aynı oyun sahnede.

 

ANDA MİT’e bağlı bir kurumudur

Peki ANDA Kardeş Vefa Derneği kime bağlıdır? Genel Başkanlığını ve kuruculuğunu BBP başkanı Mustafa Destici ve OKAN TOSUN yapmaktadır.

Okan Tosun Efrin işgalinde sahaya sürdüğü ÖSO adlı çete gruplarının lideridir. MİT TIR’larının başında da o vardı…

MİT 2. Daire Başkanlığı’na bağlı olan bu şahıs, MİT’in silah ve askeri teçhizat başta olmak üzere her türlü alım ve satım yapma işini Okan Tosun yürütmektedir. Taşınan silahlar için alınan ve kiralanan TIR’lar, Cihatçıların taşınmasında kullanılan otobüslerin alımı ve kiralanması da Tosun’un başında olduğu daire tarafından yapılmaktadır. Aynı zamanda Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı gizli ödeneğinden para aktarılan tek yer MİT Özel Faaliyetler Dairesi’dir. Antep, Hatay, Urfa, Kilis ve Kırıkhan, Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftliğindeki Cihatçı eğitimlerini de bu daire yapmaktadır.

Okan Tosun aynı zamanda Güney Kürdistan’da Başika kampının yerini belirleyen, Sünni aşiret liderleriyle anlaşan ve Eğit Donat programını uygulayan MİT yetkilisidir de. Şimdi Efrin Saldırısı koordinasyonunda aktif olarak yer almaktadır. BBP başkanı Mustafa Desteci’ninde ikinci derecede akrabası olmakta Tosun.

Ama Okan Tosun yerine Türkmenlerden Mustafa Mahir isminde bir tetikçi olarak görünuyor. Okan Tosun, Afrin İşgalinde Kürtlerin katledilmesinde en büyük role sahip bir şahsiyettır. Kürtleri katleden bir MİT’çinin HDP önünde oturan ailere destek vermesi daha anlaşılır olacaktır. Çünkü yönlediren bu planı uygulayanların başında gelmektedır. Açik ve nettır MİT bu Kürt ailerini örgütleyerek HDP önüne getirmiş ve bu doğrultada MİT bünyesinde olan kurumlar tarafından destek verilmektedır.

 

KADEM çocuk istismarcıların korunduğu bir kurumdur

MİT’in yönledirmesi ile HDP önüne gelen ailere destek veren Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan'ın yönetiminde bulunduğu Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM)’dır. KADEM ise Ensar Vakfına bağlı olan bir kurumdur. Ensar Vakfı ise 45 çocuğun cinsel istismar uğradığı bir kurum olarak gündemde yerini tuttu.  KADEM’e bağlı kurumlarda verilen Kuran kurslarında onlarca çocuk öğretmenlerinin cinsel istismarına maruz kalmıştır. Ancak iktidar tarafından bunun üstü örtünerek kapatılmaya çaşıldı. Çocuklara cinsel istismarda bulunan öğretmenler ve yöneticiler iktidar tarafından korunarak örtpas edildi.

 

MİT’in basın ayağı: Yeni Şafak, Sabah, Milliyet, Star gazeteleri

Sürekli Sivil Toplum örgütlerini hedef gösteren Yeni Şafak gazetesi muhabiri  Aybike Eroğlu, bu sefer de Ankara’da faaliyet gösteren bazı kadın kurumlarını arayarak, emniyetin yönlendirmesiyle HDP Diyarbakır İl Örgütü önünde bekleyen ailelere destek açıklaması istemekte ve kurumları HDP önüne yönledirmektedır. Yönledirmeye gelmeyen kadın kurumlarını ise hedef göstermekte ve manipülasyon haberler yayınlamaktadır.  En bariz örneği ise Kadın Derneklerinın HDP önüne gitmeyi  kabul etmemesi üzerine Yeni Şafak’ta yazdığı  “Derneklerin maskesi düştü” başlığı ile yazdığı haberdır. Kadın kurum ve derneklerini hedef haline getiriyor.

Yeni Şafak gazetesinin sahibi Albayrak Grubu adına Ahmet Albayrak olarak görünüyor. "Köklü bir geçmişe sahip olduğunu" her fırsatta tekrarlayan bu grup, Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile birlikte tırmanışa geçmişti. Bu tırmanış arkasında MİT ve Erdoğan iktidarı bulunmaktadır. MİT’in verdiği talimatlar doğrultusunda  manipülasyon ve dezenformasyon haberler yaparak toplumu farklı bir yöne çekmeye yönelik haber yapma görevini yürütmektedır. Yani kısacası Yeni  Şafak MİT’in basın ayağı görevini yapmaktadır.

MİT’in basın ayağını yürüten diğer basın kuruluşları PKK’nin elinde bulunan MİT’in Yurtdışı Etnik Bölücü Faaliyetler Başkanı Erhan Pekçetin, basınla ilişkileri itiraflarında MİT’e bağlı olan basın kuruluşlarını şöyle sıralamıştı:  Sabah Gazetesi, Star gazetesinde, Milliyet gazetesi birebir MİT’e bağlıdır.

Bu gazetelerin yayınladıkları haberlere baktığımızda HDP önünde oturan ailelerle ilgili yaptıkları haberlerde görülecektir. Yeni Şafak Gazetesinin Muhabiri olan Aybike Eroğlu,nun Kurumları araması ve HDP önüne yönlendirmesi herşeyi açıklayacak niteliktedır. Bütün manşetlerinde HDP’yi HDP şahsında Kürt halkını hedef göstermekte ve bununla HDP’yi toplum nezlinde illegelleştirmek ve kapatmaya yönelik algı oluşturma çalışmaları yürütülmekte.

 

Saray “Sanatçıları” Sahnede

Kendilerini sanatçı olarak gösterip toplumun algısını değiştirmeye çalışan MİT’e bağlı yada MİT’in sanatçıları desek daha yerinde bir cümle olacaktır. Evet bunlar toplumun sanatçıları değil. Olamazlar da. Sanatçı dediğin toplumun öncülüğünü, toplumun sorunlarını, toplumun barışı için çabalayan, yorumlayan ve yenilik üretenlerdır. Ancak bunlar iktidarın siyasetine göre sahaya sürdüğü özel savaş elemanlarıdır. Savaş ve kaosu kızıştırmak için sahneye çıkıyorlar. Bu seferki oyunları HDP önüdür. Verilen direktifler doğrultusanda oynuyorlar. Türk devletinin Efrin işgali sırasında da verilen görevi yerine getirmek için sahnelerini sınıra kurmuştular. Türk devletinin, Kürtleri tankıyla, uçağıyla katledilişine alkış tutuyorlardı. Şimdi yine aynı ekip aynı zihniyet HDP önünde.

Kim bu sanatçılar peki? Başta Hülya Koçyiğit, Gülben Ergen ile Yavuz Bingöl, Muazzez Ersoy, Cengiz Kurtoğlu, Hazım Körmükçü, Hasan Kaçan. Bu ekip Efrin işgalinde de sahnedeydiler. Bunlar sanatçı değil iktidarın ve MİT’in özel elamanlarıdır.

Sadece bunlara bakarak da Erdoğan, MİT ve polis tarafından tertiplenip yönetilen bir proje olduğu görülecektir. Bu proje bir özel savaş faaliyetidir. Oradaki insanlar bunun farkında olmalı ve bu özel savaşın aracı olmamalıdır.


Sara GULAN

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html