Kürdistan'ı ve Kürtlerin Çoğunu Feda Etmek!
Politik Analiz / 20 Şubat 2020 Perşembe Saat 07:54
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Irak’ta Kasım Süleymani ve Mehdi El Mühendis’in ABD’nin silahlı hava aracıyla vurulmasından sonra siyasi kriz artınca yine bazı çevreler Kürtlerin Irak devlet sınırlarından ayrılıp devlet kurabileceklerini gündemleştiriyor.

Irak’taki kriz ortamında bu tür tartışmaları gündeme koymak hoş değil, ama yapılıyor. Bizim de bunu değerlendirmemiz icap ediyor. Sadece duygular yada hamasetle yaklaşmayacaksak, böyle bir adımın Kürtlerin ne kadar hayrına sonuç verip vermeyeceğini de irdelemek lazım.

2017 yılında bir devlet olalım mı referandumu yapıldı. Bağımsız devlet demiyoruz, çünkü günümüzde bağımsız devlet artık yok gibi. Bağımlılık ise genel bir durum. Zaten birçok devlet de bağımlılıktan öte işbirlikçi, uydu; ne kadar ayrı bir devlet olmuş bu da tartışmalı. Bunlar ayrı bir tartışma konusu. Başurê Kürdistan halkı referandumda çoğunlukla evet dedi. Bu da beklenen bir durumdu. Sonucu merak edilen, yada ortaya çıkan sonucu sürpriz görülen bir referandum değildi. Medler döneminde kısa bir süre devlet olan, bunun dışında çeşitli devletlerin egemenliği altında kalan Kürtlerin böyle bir tercihte bulunması anlaşılır bir durumdur. Özellikle kapitalist modernite çağında Ortadoğu’ya giren ulus-devlet fitnesi altında soykırımla karşılaşmaları, Kürtlerde bu ceberut ulus-devletlerden ayrılalım, kendi devletimizi kuralım, eğilimini güçlendirmiştir. Son yüzyılda yaşananlar Kürtlerde bu yargıyı pekiştirmiştir.

Ancak gelinen aşamada, Ortadoğu gerçeğinde bir Kürt devletini istemek, bunun için mücadele etmek ne kadar gerçekçi, ne kadar doğru ve Kürtlerin yararınadır? Kürtlerin de bir devleti olsun, herkesin var Kürlerin niye olmasın, devlet olmamak özgür, bağımsız ve demokratik yaşamamaktır diyerek bu tartışmanın önü kesilmemelidir. Bu konuyu hiçbir komplekse, kaygıya kapılmadan tartışmak ve irdelemek gerekir. Ortadoğu gerçeğinde bir Kürt devleti yada devletçiği kurmak ciddi bir konudur. Ne getirir, ne götürür, hatta bu ne kadar mümkündür, Kürtlerin özgür ve demokratik yaşamı için doğru olan bu mudur, değil midir, tartışması yapmak çok önemlidir.

2017 referandumundan sonra ortaya çıkan siyasi durumu her bakımdan değerlendirmek gerekiyor. Zamanlama yanlışlığı, yada hazırlığı yapılmadan referanduma gidilmişti gibi kestirme ve kolaycı değerlendirmelerle bu süreç ele alınamaz. Güncel bir siyasi değerlendirme hatası yada konjonktürel bir durum nedeniyle o dönemdeki tutumlar ortaya çıkmamıştır. Bilindiği gibi referanduma karşı Irak, Türkiye ve İran ortak tutum takınmış, Başurlu siyasi güçlerle iyi ilişki içinde olduğu bilinen devletler de destek vermemiştir. Çünkü bu üç devleti birden karşılarına almamışlardır. Onlar için çıkar önemlidir. İlişkili oldukları devletler de onlar için vazgeçilmezdir. Ortadoğu’nun tarih içindeki siyasi, toplumsal gerçeği, son yüzyıldaki durum, bunun ortaya çıkardığı siyasal dengeler, Başurê Kürdsitan ve Irak’ı da içine alan genel Ortadoğu siyasal yapısı, soykırımcı sömürgeci güçlerin Kürt politikaları ve bu ortamda Ortadoğu’da etkin olmak isteyen dış güçlerin çıkara dayalı ve birçok boyutu olan yaklaşımları referandum sonrasındaki sonuçları ortaya çıkarmıştır. Yani yüzeysel olarak açıklanamayacak karmaşık durumlar, referandum sonrası sonuçları ortaya çıkarmıştır.

Kürt halk Önderi tüm bu gerçekleri; devletin tarih içindeki işlevi ve bugün geldiği durumu kapsamlı çözümleyerek, Kürdistan’ın her parçasının bağlı bulunduğu ülkeler ve bu temelde Ortadoğu’nun demokratikleşmesi çerçevesinde özgürleştirilmesi ve demokratik bir sisteme kavuşturulmasını Kürtler için en doğru ve yararlı çözüm olarak sunmuştur. Her parçada özgür ve demokratik yaşama kavuşan Kürtlerin, bütün parçaların demokratik konfederal bir ilişki ve sistem içinde özgür ve demokratik yaşamlarını en güçlü biçimde yaşayacaklarını vurgulamıştır. Zaten Kürtlerin bağlı olduğu bir yada iki ülkenin demokratikleşmesi demek tüm Ortadoğu’nun demokratikleşmesinin önünün sonuna kadar açılması demektir. Ekonomik, toplumsal, kültürel ve siyasal gelişmeler tüm dünyada sınırları aşındırmakta ve anlamsız hale getirmektedir. Bu açıdan Kürtlerin her parçada özgür yaşama kavuşmaları ve Ortadoğu’da gelişen demokratikleşme sınırları belirsizleştirip geçirgen hale getireceğinden Kürtlerin toplumsal, kültürel, ekonomik ve siyasal birliği esas olarak gerçekleşmiş olacaktır. Hatta bu temelde Kürtlerin tüm ülkelerde ekonomik, kültürel, toplumsal ve siyasal etkinliği o ülkelerin temel parametrelerini belirlemede büyük rolü olacaktır. Kürtler büyük kazanacak; Kürt halk Önderinin belirttiği gibi 21. yüzyıl Kürtlerin yükselişe geçtiği yüzyıl olacaktır.

Bugün Kürt devleti fikri en fazla da Başurê Kürdistan’da bulunmaktadır. Kürtler, Başur’da elde ettikleri kazanımla tüm Irak ve Ortadoğu’da demokratik temelde etkinlik kurabilecekken devlet fetişizmi nedeniyle bu fırsatı kullanamadıkları gibi bir kısım kazanımlarını da kaybetmişlerdir. Eğer Başur’da doğru politika izlenseydi, Irak’ın demokratik ulus çizgisinde demokratikleşmesini hedefleselerdi İran, Türkiye ve Suriye politikalarını etkiler, tüm parçalarda Kürtlerin özgür ve demokratik yaşamı için çok olumlu rol oynanırdı. Kürtlerin böyle bir demokratik dinamizmi ve gücü bulunmaktadır. Ama devlet fetişizmi ve dar milliyetçilik büyük kazanma imkanlarını değerlendirememiştir. Kürt halk Önderi Başur’daki siyasi güçlere böyle bir politika izlemelerini tavsiye etmiştir. Ancak bu tavsiyeyi anlama kabiliyeti ve gücü ortaya konulamamıştır.

Ortadoğu’da devlet fetişizmi Kürtler için çok tehlikeli riskleri barındırmaktadır. Kürtler için özgür ve demokratik yaşama gidecek, varlıklarını güvenceye alacak en risksiz ve kazandıracak yol en başta da Kürdistan’dan başlamak üzere demokratikleşme stratejisidir. Derin bir stratejik yaklaşım her Kürt’ü bu yola sokar. Özellikle 21. yüzyılda, demokratikleşmenin yükselen değer hale geldiği, Ortadoğu’da Kürtlerin böyle bir karaktere kavuştuğu ve bu konuda öncülük yapabileceği dikkate alınırsa bu stratejinin ne anlama geleceği daha iyi anlaşılır.

Başur’da var olan devlet ufku şöyledir, hakim siyasal eğilim şöyle bir devleti arzulamaktadır; Rojava’da Derik ve Qamışlo, Rojhılat’ta iki şehir, Bakur’da Şırnak ve Hakkari’yi içine alabilecek bir ufuk var. Aslında bu, Kürdistan’ın %25-30’una tekabül etmektedir. Küçük bir Kürdistan üzerinde hakim olmak için Kürdistan’ın %70-75’inin feda edileceği bir hedef söz konusudur. Biz en geniş ufukları olarak bunu belirtiyoruz. Hatta bundan daha bir geri durumu da egemen siyasi eğilim yeterli görmektedir. Esas olarak Bakurê Kürdistan’ı feda edecek bir yaklaşım ve politikaya sahip bir anlayış vardır. 1960’lı yıllarda Molla Mustafa Barzani’yle Türkiye arasında bir anlaşma yada protokol kabul edilmiştir. Bakur’da hiçbir Kürt oluşumu desteklenmeyecek; Türkiye de KPD’nin Irak’taki hareketine göz yumacak. Hatta, NATO ülkesi olarak sınır hatlarında hareket etmelerine kolaylık gösterilecek. Bu açıdan öngörülen devletçiği Bakurê Kürdistan’ı feda etme temelinde kurma yaklaşımı bulunmaktadır. Doktor Şıvan ve arkadaşlarının Başurê Kürdistan’da neden katledildikleri unutulmamalıdır.

Şu anda Rojava’nın büyük bölümünün bırakılması, küçük bir bölümünün Başur etkisine alınması, eğer olabilirse Başur’a bağlanması gibi bir plandan söz edilmektedir. ENKS gibi güçlerin Türk devletiyle ilişkilendirilmesinin de bu bağlamda olduğu söylenmektedir. Türk devletinin Afrin, Gre Spi ve Serekani’yi işgal etmesine göz yummalarını da bu çerçevede ele almak mümkündür.

Başur’da devlet kurmak isteyenlerin yada böyle bir devlete destek verecek olanların Kürt düşmanlığında öncü Türk devletini böyle bir şeye ikna etmek için PKK’yi Medya Savuma Alanlarında tasfiye etmeyi, Rojava’daki etkisini kırmayı öngördükleri söyleniyor. Kuşkusuz PKK’nin Bakur’da ve her alanda tasfiyesi de bu öngörü içinde bulunuyor. Türkiye böyle ikna edilebilirmiş! Türkiye’nin PKK hassasiyeti biliniyor. Türk devletinin sınırları içinde Kürtleri soykırıma uğratma hedefi var. Bu hedefine ulaşmak açısından böyle bir plana yatar mı, bunu bilemeyiz. Ancak Kürdistan’ın büyük çoğunluğunu bir tarafa bırakan ve PKK’nin tasfiyesi üzerinden devlet olma hesabı yapanlar sadece Kürtler için değil, kendileri açısından da çok kötü bir şeyin içerisine girdiklerini bilmemeliler. Birçok güç PKK’nin sırtından bir şeyler elde edebilir. Ama hiçbir Kürt böyle bir şeyi aklının ucuna bile getirmemelidir. Bu sadece Kürtler için değil, kendileri için de intihar olur.

Kürtler bazı siyasi eğilimlerin Kürdistan ve Kürtlerin az bir kısmı üzerinde egemenlik kurmaları için böyle bir devletçi zihniyete ve uğursuz emellerine geçit vermemelidir. Kürtler için Irak’ta büyük kazanma böyle kirli hesaplar ve planlar içinde olma durumundan geçmiyor. Demokratik Federal Kürdistan, Kürt halkının demokratik dinamizmiyle Irak’ta demokratik etki kurarak ve bu temelde tüm Kürtlerin özgür ve demokratik bir yaşamına katkı sunarak rolünü oynayabilir. Devlet kurarak Kürtlere yararlı olunur, diyenler gerçeklikten uzak olanlardır. Kürtler demokratik ulus, halkların kardeşliği ve demokratikleşme mücadelesiyle her yerde büyük kazanırlar. Bunun dışındaki yaklaşımlar, devlet fetişizmine mahkum olmak, Kürt’e kaybettirme yoludur.

Devletlerin her bakımdan tıkanma içine girdiği bir dönemde Kürtler demokratik dinamizmi ve güçleriyle mücadeleyi yükselterek her yerde kazanabilirler. Kuşkusuz demokratikleşme de büyük mücadele edilmesini ve bedel ödenmesini gerektiriyor. Kürdistan’da kolay kazanma beklemek gaflettir. Fırsatçı yaklaşımlarla bir şey elde etme anlayışı da kendini kandırmadır. Doğru strateji, doğru politika, doğru taktik ve tarzla mücadele edilerek büyük kazanılacaktır. Kürtlerin önüne böyle bir tarihi fırsat gelmiş durumdadır. Kürt halk Önderi ‘Uygarlığın şafak vaktine beşiklik etmiş Kürdistan coğrafyası, bu sefer demokratik konfederalizmin, radikal ve gerçek demokrasinin şafak vaktine beşiklik etmektedir’ diyerek bu gerçekliğe dikkat çekmektedir.


Ali EREK

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html


TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR

ARAMA