Türkiye ve İran, Irak’ta Ekolojik Krize Yol Açtı
Ekoloji / 02 Ekim 2009 Cuma Saat 22:08
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Irak Hidrolik Kaynaklar Ulusal Merkezi Müdürü Un Diab, “2002’den beri, İran barajları Karun’un debisini azalttı, ama bu yıl bize bir damla su bile ulaşmıyor” dedi.

İran ve Türkiye’nin barajları nedeniyle, efsaneye göre Aden Bahçesi’nin bulunduğu Şatt-ül Arab’da bugün ekolojik kriz yaşanıyor. Irak Hidrolik Kaynaklar Ulusal Merkezi, İran barajları nedeniyle bu yıl kendilerine bir damla su bile gelmediğini söyledi.

Irak Hidrolik Kaynaklar Ulusal Merkezi Müdürü Un Diab, “2002’den beri, İran barajları Karun’un debisini azalttı, ama bu yıl bize bir damla su bile ulaşmıyor” dedi. Diab, “Komşumu Şatt-ül Arab’a dökülen Karun’u tamamen tıkadı ve yönünü diğer bir İran nehri olan Bahman Şir’e çevirdi” açıklamasında bulundu.

HALK İÇİN DRAMATİK SONUÇLAR
Irak ve İran arasında Körfez’e dökülen 200 km uzunluğundaki bu stratejik akarsu kolu Bahman Şir, sol yakasında İran dağlarından inen Karun nehrini içine alıyor.

Diab, “Türk barajlarından dolayı, Şat-ül Arab’ın temel su kaynakları Dicle ve Fırat debisinin düşmesi de eklendiğinde bu su seviyesinin düşmesi ve güçlü bir tuzluluk derecesiyle sonuçlanıyor. Bu işler büyük bir çevresel krize yol açıyor.” diye belirtti.

890 km uzunluğundaki Karun nehrinin bugünkü debisi saniyede 1.200 ila 1.800 metreküp düzeyinde. Bu da Basra bölgesi sakinleri için dramatik sonuçlara yol açıyor.

Basra’nın kıyı semti Siba Belediye Başkanı Naama Gadban Mansur, “Eskiden, Abadan rafineri atıkları ne suyun kalitesini ne de Şatt-ül Arab çevresini etkilemiyordu zira Karun bunları denize sürüklüyordu. Nehir yönünün değiştirilmesi ile Şatt-ül Arab seviyesi düşüyor ve atıklar orada birikiyor” ifadelerini kullandı.

BİNLERCE BALIKÇI MAĞDUR OLDU
Bunun birinci mağdurları da balıkçılar oluyor. AFP’ye konuşan Irak’ın güney uyundaki Fao limanında oturmuş Fakir Abdul İmam, bu yıl Şatt-ül Arab’ta balık avlanmanım imkansız olduğunu söylüyor. Bu 45 yaşındaki balıkçı, “Balıkların çoğu öldü ve hayatta kalanlar da petrol kokuyor” diyor.

1980-1988’deki İran ve Irak arasında savaş alanı olan bu limanda bulunan 10 bin balıkçının tümü de aynı kaygıyı paylaşıyor. 35 yaşındaki İmad Sadık, “Tuzluluk derecesi ve İran rafinerisi tarafında atılan petrol nedeniyle Şatt-ül Arab’ta avlanmak artık imkansız. Körfez’e gitmek zorunda kaldık ve burada rekabet çok canlı” diyor.

Ülkeye denizden çıkarılan balıkları sağlayan balıkçıların gelirleri de çok düştü. 38 yaşındaki 8 çocuk babası Adnan Ali Kasım, “Eskiden, günlük olarak 10 tonu aşkın balık getiriyorduk ama bugün ancak yarısını getirebiliyoruz” diye anlatıyor. Kasım, balık avcılığının kendisine ayda 300 dolar kazandırdığını, oysa eskiden üç kat daha fazla olduğunu anlatıyor.

GÖÇ BAŞLADI
İran ve Türkiye’nin suyu kesmesi bölgede yaşam olanaklarını da zorluyor. Bu nedenle bölgeden göç de yaşanmaya başladı. Siba Belediye Başkanı Naama Gadban Mansur, “Nüfus göçünün başlangıcına tanıklık ediyoruz. Halk evlerini terk ediyor zira su hayvanlar ve tarımcılar için aşırı tuzlu oldu” şeklinde konuşuyor.

Irak bir zamanlar Ortadoğu'nun tahıl ambarı olarak bilinirdi. Fırat ve Dicle nehirleri arasında uzanan verimli tarım alanlarında yetiştirilen tahılların yüzde 80'i ülke ihtiyacının fazlasıydı ve ihraç edilirdi. Ancak bugün ülkedeki tarım sektörü Irak'ın ihtiyacının yüzde 40'ını dahi karşılayamıyor. Irak her sene 28 milyonluk nüfusunun gıda ihtiyaçlarını karşılamak için milyarlarca dolarlık ithalat yapıyor.

HAYVANLAR ÖLÜYOR
Basra Valiliği’nin ziraat danışmanı da karanlık bir tablo çiziyor. Muhsen Abdul Hay, “Temiz su ve sulama suyu düzeyinin bir yıldan beridir giderek kötüleşmesi ziraata zarar veriyor, Şatt-ül Arab’taki balıkları öldürüyor, çok sayıda hayvanın ölümüne ya da kör olmasına yol açıyor” diyor.

Bu sene Fırat ve Dicle'nin taşıdığı su oranı geçtiğimiz yıla göre yüzde 46-42 oranında azaldı. Suriye, İran ve Türkiye'nin yaptığı yeni barajlar ve açtığı yeni tarım arazileri nedeniyle azalan su Irak'ta tarımcılığı oldukça kötü etkiliyor.-ANF

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.org

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.