AKP’nin Çabası, Kürdistan’daki Orta Sınıfı Elinde Tutmaktır.
Gençlik / 15 Nisan 2010 Perşembe Saat 17:49
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türkiye’deki siyasi tabloya baktığımızda, AKP’nin belli bir düzeyde bir algı yarattığı ya da yaratmaya çalıştığını görebilmekteyiz.

Türkiye’deki siyasi tabloya baktığımızda, AKP’nin belli bir düzeyde bir algı yarattığı ya da yaratmaya çalıştığını görebilmekteyiz. Alışık bazı tabuları yıktığı söylenebilinir. Ancak bu tabuların yerine kendi tabularını yerleştirdiği de bir o kadar gerçektir. Bakanlık aritmetiğini buna göre oluşturan AKP, her derde deva bir görünüm uğraşı içindedir. Çelişkileri karşıtları ile birlikte yıkan bu siyaset, bir zamanların dinamikleri olan karşıtlıkların da yıkılması oluyor. Karşıtsız olan her şeyi kendi içine çekerek yeni bir üst yapı oluşturmaya çalışmaktadır. Yüzyıllık bir siyasi tarihin her yünlü birikimini harmanlaştırmıştır. Türkiye’de bu mana da bir muhalefetin olmadığını, kalmadığını söylemek mümkündür. AKP’nin kendi açısından bu başarısı, yeni bir muhalefetle karşı karşıyadır. Kürt muhalefeti…

AKP, ideolojik sorunların kendisini farklı siyasi kimlik altında yansıtan partilere çözüm bulmuştu. Aslında sorun, Türkiye’de ciddi bir ideolojik kimlik taşıyan partilerin olmamasıydı. Ekonomik bazı önlemlerle bu partileri dibe vurmayı başardı. Dolayısıyla, bu tür yöntemlerle muhalefet dilini de içinde barındıran AKP, partiler partisi gibi bir özellik taşıdı, görünüşte bir koalisyon partileri toplamına benzemektedir. Muhalefete bıraktığı şey, bir tabela olarak elektrik direklerindeki ‘’dikkat çarpılırsınız’’ resmindeki insan kafası ve uyarısıdır. Bu partilerin, bütün gövdesini almayı başardı. Dolayısıyla, Türkiye’de bu parti sistemine tek muhalefet edebilecek parti BDP’dir. Türkiye Koalisyonlar çağını geride bıraktı. Koalisyonlar, Kürt özgürlük mücadelesine karşı yapılan mili mutabakat biçimleriydi. AKP bütün bunları birleştirip, yeşil mutabakat adı altında farlı bir vizyonla çıkmaktadır.

Gelgelelim asıl konuya:

AKP’nin barajı düşürmemesinin altında yatan şeyin ne olduğu konusu, kimince AKP için hiçbir önemi olmayan bu baraj sistemini, niye kaldırmak istemediğini anlamakta fayda vardır. AKP baraj sistemiyle Kürdistan’daki orta sınıfı kontrol edip, denetimde tutmaya çalışmaktadır. Orta sınıfın garanti ve çıkar siyasetine ihtiyaç duyduğu bilinmektedir; PKK, BDP gibi riskli olgulara gelmeyeceği, fedakarlık yapmayacağı açıktır. Ulusal devletler ile sömürülmüş ülkelerin orta sınıfları aynı değildir. Ancak, konjonktür değiştiğinde aynı sınıfın yurtseverlik siyasetine başvurduğunu unutmamak gerekir hatta işin öncülüğüne bile soyunurlar. Kürdistan’daki orta sınıf çok farklıdır. Aşiret ve Şeyh geleneğinden gelme bir orta sınıf oluşturulmuştur. Bu sınıf yapaydır ve devlet orijinlidir. Ancak, Kürt feodal yapıdan geldiği için belli düzeyde bir toplumsal külliyata sahiptir. Bu yapının elit kesimi orta sınıflaşırken, gövde eskisi gibidir.

 PKK buna karşı çok ciddi savaş vermiş olsa da, devletin koruculaştırma ve silahlandırma politikaları nedeniyle bu yapı özellikle korundu. ETNİSİTİYE dayalı bu orta sınıfın yanında, cüzi düzeyde bir ekonomik orta sınıfta vardır. Bunlar akrabadır ve mahmuzlarıyla devlete bağlıdırlar. İşte bu sınıf, siyaset yapma garantisini BDP de göremiyor. BDP’nin önündeki engeller kalkarsa BDP den daha BDP’ci kesilmeleri işten bile değildir. BDP’nin barajdan kaybettiği oyları bir kenara atın, bunun dört katını alabilir bir düzeye gelir ki yüz milletvekili çıkartabilir.

AKP’nin korkusu budur. Baraj kalkarsa AKP Kürdistan’ı tümden kaybeder. Baraj Kürdistan’daki feodal ve orta sınıfı garantiye alıyor. Baraj devlet için Kürdistan’ı devlete bağlayan göbek bağı gibidir. AKP Kürdistan da oy kazanmadı. Devir aldı. AKP barajı devir aldı. Şu an öyle gözüküyor ki baraj en fazla AKP’nin şu anki yürüttüğü politikaya yaramaktadır. Baraj, AKP’nin en büyük demokrasi sınavı konumundadır. Samimiyeti baraj ile ortaya çıkacaktır. Yargı ve darbe tartışmaları AKP için ne kadar önemli ise barajda Kürtler için o kadar önemlidir. AKP’nin Türkiye genelinde baraj sistemiyle tek parti konumuna geldiği dolayısıyla tek parti ve bu gücü Türkiye’yi değiştiriyor deyip, Kürtler feragat etsin düşüncesi çok yerinde olmayıp, AKP’nin Kürdistan’daki bu haksızlığına hak vermek oluyor. Demokrasi, nasıl oluyor da demokrasiyi engelliyor. Bu büyük bir çelişkidir. Amaç, AKP’nin bu haksız oy kazanımını savunup orta sınıfı devlet elinde tutmaktır. Ergenekoncularda aynı şeyi yapmışlardı.

 

Zeki Sarı.

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org – www.lekolin.net – www.lekolin.info  

 

 

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.