Komünist Kemal , Sosyalist Ecevit , Anti Emperyalist T.C
Araştırmalar / 23 Aralık 2017 Cumartesi Saat 15:21
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kemalist distopya , osmanlı coğrafyası denilen bahtsız toprakların insanlarının, ´´artık daha kötü ne olabilir ki ´´dedikleri bir anda bir beddua , bir lanet gibi çöken yüzyıllık çaresizlikleridir. İnsan aklının kötücül , absürt ve soysuz gerçekleşmesidir.

Kemalizm, insan beyninde başlayan ve toplumsal alana yayılan bir hastalıktır. Toplumsal bağışıklık  ve direnç sistemini felce uğratan , sosyal patoloji biliminin inceleme konusu olması gereken , suç yaratan suçtur.  Yaşamın anayurduna çöken lanet , hayatımızı Kartal Tibet´in ´´tarkan ´´ filmleri  ya da Cüneyt Arkın´ın ´´dünyayı kurtaran adam ´´filmi derecesinde absürtleştirdi, Kafka ´nın ´´davasındaki ´´gibi korkunçlaştırdı , hiç bitmeyecekmiş gibi devam eden  işkence seramonisi batının ,´´ otomatik portakal´´ filmindeki ıslah projesi olan  Alex´i dir.  Acılar , özelliklede toplumsal olanları olgunlaştırır , ancak Kemalizm yaşanan bir toplumsal acı olarak marifet namına bize kattığı salaklıkla  ,hepimizi  basbayağı katlanılmayacak dercede toylaştırdı .              

Dünyanın en uyduruk siyasal tecrübesine sahip Türk ulus devletinin ve dini olan kemalizmin yüzüncü yılına yaklaşabilecek kadar yaşamış olması  beni , bir yandan insan evrimi konusunda  ümitsizliğe garketmiş , bir yandan da hayatın anlamsızlığı konusunda arabesk duygulara sevk etmişti ki artık rahatım. Bu kabus nihayet bitiyor. Lat , Menat , uzza dan sonra kemalizm de tüm putlarıyla birlikte yerle bir oluyor. Hitler Almanya´sı ,Mussolini İtalya´sı ,Saddam Irak´ından sonra Türk Ulus devleti de bir kötü anıya dönüşüyor. Daha doğru bir ifadeyle hastalık son buluyor. Putların alcakaranlığı ,  özgürlük güneşi ile dağılıyor .

 Yukarıda yapılan tespitlerin herbiri tarihsel olaylar ve ortaya çıkardıkları sonuçlar ışığında ayrı ayrı değerlendirilebilir . Şüphesiz ki binlerce yılı bulan ataerkil iktidar sisteminin bir uzantısı olarak Kemalizm sınıflı toplumun bir gerçekleşme biçimidir de denebilir. Ancak bir iktidar paradigması olarak kemalizm eklektik ve sentetik yapısıyla toplumla içiçe ve özgün bir gerçekleşme değildir. Onun hastalık olarak tanımlanması sentetikliğinden değil sebep olduğu sonuçlardan dolayıdır. Belkide ömür sürmesinin esas nedeni  sınıflı toplumun , özünde  toplumsal doğaya müdahale olmasındandır. Türk ulus devleti ,İttihat ve terakkinin derin yapılanması olan teşkilat-ı mahsusa kadrolarının, yer yer  bireysel  ve yer yer örgütlü olarak osmanlının bakiye topraklarında, ingiliz ihtiyaçlarına deva olmak şartıyla , protoisrail devleti olarak tasarladıkları proje  devlettir. Bakiye topraklarda kılıç artığı denebilecek ,savaşlar , soykırımlar ve sonuçsuz seferlerle bitap düşmüş , öncülükten yoksun aç  ve zaten çağın aydınlanmacı hareketlerinden mahrum kalmış savunmasız teba ,kaybedilen topraklardan sürülen kısmen politize olmuş , kısmen eğitimli ,bir miktar sermaye biriktirmiş , gaspçı ve kindar (evlad-ı fatihan! ) muhacir grup bu devletin tabanıdır. Tek bir seferde 90.000 (doksan bin) asker kişinin sarıkamışta donarak öldüğü , çanakkalede toplamda 250.000 kişinin kaybedildiği , 1.800.000 bin ermeninin katledildiği ve  Yaşar Kemal´in tanıklardan aktardığına göre yetim çocukların sürüler halinde avare ve biçare olarak dolaştığı coğrafyada ,1927 yılında yapılan sayımda toplam nüfusun 13.648.987 olduğunu hatırlarsak bakiye hakkında biraz fikir sahibi oluruz. Kemalizm filler topluluğundan zürafa sürüsü yaratma operasyonudur. Eğer sadece bir iktidar anlayışı olarak kalsaydı patolojik sonuçlar doğurmasaydı toplumsal evrim sekteye uğramazdı. Yine eğer bu kadar mutasyona uğramasaydı ve erkenden aşılabilseydi Anadolu ve Kürdistan bu kadar çoraklaşmazdı. Hitlerin zikrettiği ancak bütün faşist yönetimlerin söylemeselerde izinden gittikleri ilk faşist iktidar  kemalizmin uzun ömürlü olmasının bir diğer nedeni korkaklığı ve yedek olabilme yeteneği oldu. Günümüzde hiçbir alanda insanlığa örnek teşkil edebilecek seçkin eserler yaratılamamasının nedeni işte budur.Kürdistan özgürlük mücadelesi , önderliği sayesinde erkenden bu gerçeğin bilincine varmıştır. Kemalizme karşı mücadeleyi bulaşıcı bir hastalıkla mücadele edercesine ele almıştır. Savaş ,kemalist iktidara karşı halk yönetimi kurmaktan çok adeta antijenlere karşı

antikor üretme savaşı biçiminde gelişmiştir . Özgürlük kuvvetleri toplumsal doğanın bağışıklık sisteminin ürettiği antikorlar görevini görmüştür.Bağışıklık sistemi çökmüş savunmasız bir yapıda önderlik sistemi 40 yıldır  tek başına antikor üreten bağışıklık sistemi olmuştur.              

Kemalizm hastalığının semptomlarının başında toplumun ideolojik ve vicdani algılarındaki çarpıklıklar gelir. Kemalizmi ulusal kurtuluşçu , bağımsızlıkçı ve hatta sol görmek bir çeşit şizofreni ile açıklanabilir. Bir çıldırma anında söylenebilecek bu ifadelere ´´o halde bende napolyonum ´´ diye cevap verebiliriz . Oysa ki  ne ben napolyonum ne de kemal kahraman. Hastalık söyletiyor hepsi bu ... Solcu olmak bolşeviklerden yardım almak demekse hitler savaş öncesinde en kritik desteği stalinden almamış mıydı Solcu olmak devletçi olmaksa devletin bekası için evlat katlini meşru gören fatih sultan mehmet ,sultan süleyman gibi padişahların en büyük sosyalistler olması gerekmez mi Solcu olmak ingilizlerle ve yunanlarla savaşmak demekse napolyon ve hitler kiminle savaştılar  persler, anadoludan atmayı bırak bugünkü topraklarınıda işgal etmedi mi yunanların E ne kaldı , aydınlanmacılık , avrupailik mi Mao ve ho amcalar smokinsiz oldukları için devrimci sayılmayacaklar mı Emperyalizmle mücadele mi Kürdistanı yeniden işgal edip sömürgeleştirerek ,kürtleri asimilasyonla yok etmeye çalışarak ,kürdistanı ve kürtleri dört parçaya bölen sisteme öncülük ederek , ermenileri ,lazları ve asurileri soykırıma uğratarak, ingilizlerin ve sonra amerikanın yavru emperyalisti daha doğrusu çıkarlarının bekçisi ve artıklarının yalayıcısı  olarak kısacası emperyalistcik olarak anti emperyalist olunmuyor.                  

Mesele delinin attığı kuyudan taşı çıkartmaya çalışmaya dönmesin ,kemali solcu ve komünist yapan bir şey var aslında ... İttihat ve terakki , zamanında bolşeviklerden destek almak için Azerbaycan´da sosyalist iktidar kurulduğunda Türk komünist fırkası adında bir parti kurmuştu . Hatta Mustafa Suphi ler ciddi ciddi bunun komünist bir örgüt olabileceğine inanıp gidip katılmışlardı .Ancak sonradan bunların komünizmle hiçbir alakaları olmadığını görünce partiyi kapattırmışlardı. Birde bizzat kemalin kurdurduğu Türk Komünist Fırkası vardır ki evlere şenlik . Sözkonusu fırka bizzat mustafa kemalin talimatıyla 18 Ekim 1920’de kuruldu . Bolşeviklerden gelen silah ve mali yardımların devamlılığını sağlamak , anadoludaki

olası komünist yapıların önünü almak , mustafa suphilerin azerbaycanda kurdukları yapının dönüşüne bariyer olmak gibi nedenlerle kurulan bu parti bir pragmatizm abidesi olarak anılmayı hakediyor. 100. yıl dönümünde ekim devriminin şanına hernekadar leke sürmek istemezsek de Türk ulus devletinin oluşumunda sovyet biçimciliği ve kemal pragmatizminin eşsiz uyumundan bahsedebiliriz. Sonrasında ağrı isyanı döneminde, kızıl kürdistanda , sovyet kürtleri sürgününde  ve mahabadda da tekrarlanan bu durum solun ne olduğunu anlamak için  vicdan gözlüğüne muhtaç olduğumuzu bize hatırlatır.Evlere şenlik türk tipi komünist partimizin kurucuları arasında, Tevk Rüştü Aras, Mahmut Esat Bozkurt, Celal Bayar, Yunus Nadi, Kılıç Ali, Hakkı Behiç Bayiç, İhsan Eryavuz, Rek Koraltan, Eyüp Sabri Akgöl ve Süreyya Yiğit vardı.Fırkanın genel sekreterliğini (umumî kâtipliğini) Hakkı Behiç Bayiç yapıyordu.Partiye Mustafa Kemal , Fevzi Çakmak, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, İsmet İnönü ve Kâzım Karabekir de üye oldular. Yeni Gün gazetesi partinin yayın organı olarak çıkarıldı. Türk Komünist Fırkası, Komintern’e üyelik için başvurduysa da kabul edilmedi. Neyse ki kemalin komünistliği ,bolşevik yardımları için komünist parti olma zorunluluğu olmadığı ve muhtemelen ingilizlerin böyle yaparsanız azerbaycan veya gürcistan gibi sovyetlerce yutulursunuz uyarılarından sonra ve gerçek komünistler(mustafa suphiler ) özel savaşın ustalıkla icra edildiği bir operasyonla trabzonda balıklara yem edilmesinden sonra ,yani tehlike geçince erken jübile yaptı ve üç ay sonra kapandı.  Şimdi biz Erdoğana haksızlık etmiyormuyuz mustafa kemal yaşasaydı işid´e katılmaz mıydı              

Gelelim Kürdizade Mustafa Şükrü efendinin oğlu kastamonu doğumlu  profesör ve milletvekili fahri ecevit ve istanbul doğumlu ressam Fatma Nazlının oğlu ortanın solu  Bülent Ecevit´e . Ortaya karışık Ecevit , devletinin sadık bekçisi bu arada türk devlet aklının kendini kullandırarak yabancı desteği alma ve suistimal etme yeteneğinin seçkin örneğidir.Şu kısa alıntıdaki kariyerine bakarak kimliğini bir inceleyelim .             

´´ 28 mayıs 1925 tarihinde doğan Bülent Ecevit, 1944 yılında Robert Kolej'inden mezun oldu. Önce Ankara Hukuk Fakültesi sonra da Dil Tarih Coğrafya Fakültesi İngiliz Filolojisi bölümüne kayıt yaptırmasına rağmen yüksek öğrenimine devam etmedi.

1944'te çalışma hayatına Basın Yayın Genel Müdürlüğü'nde çevirmenlik yaparak başladı. 1946-1950 yılları arasında Londra Elçiliğinin Basın Ataşeliği'nde kâtip olarak çalıştı. 1950 yılında Cumhuriyet Halk Partisi'nin yayın organı olan Ulus gazetesinde çalışmaya başladı. 1951-52'de yedeksubay olarak askerliğini yaptıktan sonra yeniden gazeteye döndü. Ulus gazetesi Demokrat Parti tarafından kapatılınca Yeni Ulus ve Halkçı gazetelerinde yazar ve yazı işleri müdürü olarak görev yaptı. 1955 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nin Kuzey Karolina eyaletinin Winston-Salem kentinde, The Journal and Sentinel'de konuk gazeteci olarak çalıştı. 1957'de Rockefeller Foundation Fellowship Bursu ile yeniden ABD'ye gitti, Harvard Üniversitesi'nde sekiz ay sosyal psikoloji ve Orta Doğu tarihi üzerine incelemeler yaptı. Bu sırada Ecevit'in Hocam diye bahsettiği  Henry A. Kissinger Harvard Üniversitesi rektörü idi. Harvard'da 1957 yılında, 1950-1960 arasında verilen antikomünizm seminerlerine Olof Palme, Bertrand Russell gibi kişilerle birlikte katıldı. 1950’lerde Forum Dergisi’nin yazı işleri kadrosunda yer aldı. 1965’te Milliyet gazetesinde günlük yazılar yazdı. 1972’de aylık Özgür İnsan, 1981’de haftalık Arayış, 1988’de aylık Güvercin dergilerini çıkarttı. 1953 yılında CHP'ye kaydolan Ecevit, ilk olarak Gençlik Kolları Merkez Yönetim Kurulu'nda görev aldı. 32 yaşında, İsmet İnönü'nün damadı Metin Toker'in adaylığını devretmesiyle, 27 Ekim 1957 seçimlerinde CHP'den milletvekili oldu.´´                

Robert kolejden mezun olmak, milletvekilinin oğlu olmak , zengin ve elit bir aileden gelmek sosyalist olmanın önünde engel değildir tabiki de ... Hatta art niyet aramıyoruz , Henry Kissinger´ ın rektör olduğu okulda seminerlere katıldığı için kendisine hocam demiş de olabilir. Benim asıl bir yerlere oturtamadığım  sosyal psikoloji , ortadoğu ve anti komünizm seminerlerine katıldıktan sonra İnönü nün açtığı kapıdan milletvekili olmasıdır. Tek sosyal (ist)  geçmişi anti komünizm seminerleri ve üç hükümette çalışma bakanlığı olan birinin  bunlardan  edindiği ideolojik ve politik derinlikle chp ye ortanın solu görüşünü kazandırmasıdır . Yani kırk yıllık chp oldu sana demokratik sol .Avrupadaki aşırı sol hareketlerin Türkiyedeki olası yansımalarına hem bariyer oldu hem de light sol anlayışla avrupa sosyalistlerine örnek oldu . Günümüzün ılımlı islam ve islam toplumlarına örnek yönetim modeli olarak Türkiye söylemine ne kadarda  benziyor değil

mi  Bir nevi Fethullahın ılımlı islamla donanmış türkiyesi...Zaten Fethullahın en büyük destekçisi de o değil miydi  Böyle şeyler öğrenince gerçekten de ´´şu çılgın türklerin ´´ zekasına  hayran kalıyorum..! Savunma bakanlığı yapan herkes general olmalı , çalışma bakanlığı en başta çalışma bakanlarını solcu yaptığı için lağvedilmeli , dededen Kürt devlet çocukları ,karaoğlan değil kara köle olarak anılmalı ... Süleyman Demirel boşuna ´´Ecevit halk çocuğu da biz o... çocuğumuyuz´´ dememişti. Büyük adammış lafı gediğine koymuş .Süleyman tescilli çoban , yoksul halk çocuğu  ve morrisson sülo olarak duruyorken vekil ve ressam çocuğu robert kolejli Ecevit ´e halkçı, halk çocuğu denmesi haksızlık değil mi  Devletinin sadık uşağı sol postuna bürünmüş kara köle Ecevit , devletinin temel kolonlarından olan sol sütun inşacısı olarak en az İnönü kadar kıymetli bir rol oynamıştır.Amerikan ambargolarının yıkamadığı Kıbrıs ve uluslararası komplo fatihidir. Ne yazık ki komployu anlayamadığı gibi Kıbrıs harekatında kendisine verilen planı uygulamadaki beceriksizliğinden dolayı  Kissinger´ ı  gece yatağında rahatsız edecek kadar zeka ve anlayış  özürlüdür. Onun büyüklüğü Türkiye de yaratılan toplumun hastalıktan ne kadar bitap düştüğünün kanıtıdır. Sosyalistliği  Mahir Kaynak´ın ki kadardır.                     

Bu günlerde emperyalizm denince akla sadece amerika geliyor. Amerika´nın yapışkan ,yılışık, zoraki müttefiği olan t.c. kısmen de olsa ötelenince aslan antiemperyalist oldu . Hele islamcı diye adlandırılan zındıklar korosu ... Tüm islamcılar Cemalettin-i Afgani ´den o da mason ocağından çıkmamış gibi , islam coğrafyasında satabilecekleri salak halklar arayışındalar ... Peki Türk solu ... Kemal ´in yavru kurtları  ... Hastalığın ileri aşamasını yaşayan ve cüzzamlı bir insan gibi bir ucubeye dönüşen bakırköydeki napolyonlardan müteşekkil ersiz generaller ordusu... Bu kutsal bağımsızlık savaşının gönüllüleri, sünnetçiden korkan  sünnet çocukları misali kahraman görünüp korkudan ne yapacaklarını bilemez haldeler. Bağımsızlığınız da ,ulus devletiniz de , ulusunuz da yerlebir oluyor. Hücresine alışmış mahkum gibi özgürlükten korkan ve zindandan asla çıkmak istemeyen iradesizleştirilmiş köleler. Kemal den büyük Lenin var bilemediniz mi  Hastasınız , dahası metabolizmanız antikor üretemiyor. Amerikadan diplomalı Karaoğlan yok .Putin ve Dugin imzalı jitemci perinçek var. Mamaklarda Metrislerde ziverbeylerde

sizleri  amerikan tedrisatından geçmiş kontralarla seven  devlet babanız sizleri şimdi de gladiocu ülkücülerle aynı mevziye koyuyor.   Sahi devlet  neydi  Savunulacak olan burjuva devleti miydi  Lenin birinci dünya savaşında niye çarın yanında ulusal cephe kurmadı  Yoksa Lenin vatan haini miydi  ?

Bilal Andok

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html

Parveke

TAGS(ETIKETLER): Komunist  Kemal  Sosyalist  Ecevit  Anti  Emperyalist  T  C    

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.