AKP Kimliğini Kaybetti
Makaleler / 11 Kasım 2017 Cumartesi Saat 05:01
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
AKP bir proje partisi olarak kuruldu. İçte aşınan düzen partilerin yaratığı boşluğu, dışta ise uluslararası güç merkezlerinin Türkiye’yi bölgede koçbaşı olarak kullanma arayışlarını iyi değerlendirdi

Bu konjektörel durumda yararlanmasını bildi. İçte ve dıştaki bu uygun zemini kuruluş ve kurumsallaşma fırsatına dönüştürdü. Bu fırsatı kullanıp- kuruluşunda kısa bir süre sonra her kesi şaşırtarak iktidar oldu. İktidarı suresince istisnasız tüm uygulamalarında Makyavel’in amaç-aracı meşru kılar ilkesi esas aldı. Yalan söylemeyi ve hırsızlık yapmayı temel ahlak kuralı haline getirdi. Dini ve etnik milliyetçiliğe dayalı hamasi bir söylem geliştirdi. Bu söylemini topluma taşıracak devasa bir propaganda aygıtı inşa eti. Onlarca TV, gazete, internet sitesini devreye koydu. Sosyal medya da etkin olmak için trol orduları kurdu. Bu devasa propaganda aygıtını kullanarak toplumu zehirledi, düşünsel ve vicdani olarak sakatladı.  Toplumu ayrıştırarak bir-birine karşıt hale getirme, çatıştırma ve güçten düşürme stratejisini en usta biçimde uyguladı. İnsanları etnik, dini, mezhebi, düşünce, yaşam biçimi vb. eksende bölüp-bir-biriyle kavgalı hale getirdikçe yönetmenin kolaylığını keşfetti. Milliyetçiliği, dinciliği, yayılımcılığı temel politika haline getirerek kitleleri düşünsel felce uğrattı. Demagojik söylemler ve hamasete dayalı propaganda ile insanların önemli bir kısmını düşünemez- muhakeme yapamaz hale getirdi.  İktidar olmak için tamda Erdoğan’ın söylediği gibi 'gerekirse papaz elbisesi giyerim' söylemine uygun davrandı. Kilisede papazlığa soyundu. Camiye gidince kafire karşı savaşan mücahit kesildi. Amed'de 'Kürt sorunu benimdir' dedi. Ankara'ya gidince 'kadında olsa çocukta olsa güvenlik güçleri gereğini yapacak' diyerek katliam talimatı verdi. Gün geldi şeyhlerin dizi dibinde oturdu, gün oldu onların elini ısırdı. Cemaatle ortaklaşarak eski statüko sahiplerine karşı savaştı. Ergenekon savcılığına soyundu. Bir kaç halk düşmanının konu mankenliğinde kendisine karşı olanları Ergenekon çuvalına atarak hapishanelere doldurdu. Onları alt edip yerlerine geçince Cumhuriyet tarihi boyunca uygulanan tüm zülüm politikalarını önce Cemaat üzerinde denedi, sonra tüm topluma dayattı. KCK operasyonları adı altında Kürtlere karşı sürek avı başlattı. En nihayetinde ülkede kırıntı düzeyinde de olsa var olan düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğünü tamamen yok etti. Demokratik yollarla iktidara gelme, ülkeyi yönetme ve iktidar değişiminin zeminini dinamitledi, tüm mekanizmalarını yok etti. Yapılan referandumda mühürsüz oyların geçerli sayılması ile seçimle iktidar değişim döneminin kapandığını alenen ilan eti. Bundan sonrası faşist diktatörlüğün kurumsallaşma ve yasal kılıfa büründürüleme sürecidir. Demokratik alandaki muhalefetin sindirilmesi, ülkenin baştan –başa bir hapishaneye dönüştürülmesi, basın yayının sadece onur cellatlığı yapan yandaşların propagandası ile sınırlandırılması ve Kürdistan’ın bir yangın yerine çevrilmesi bu sürecin temel uygulamalarıdır. Tam her şey biti denilen bir anda, iki yıldır Kürdistan’ın tümünde uygulanan Kayyum uygulamasının farklı bir versiyonla AKP belediyelere sıçraması ve Melih Gökçek'e uzanması kaderin bir cilvesi olsa gerek. Kendi düşen ağlamaz diye bir halk deyimi vardır. Balıkesir belediye başkanı yağcılık yapmak için en son Raconu Reis keser demişti. Keser döner, sap döner, gün olur hesap döner misali Racon kendisine kesilince ekranlarda 80 milyon insan karşısında ağlayarak faşist diktatörlük karşısında zavallılığını ilan etmişti. Esas olarak bu konuda tüm gözler Melik Gökçek'in üzerindeydi. Melih ekranlarda ağlayıp-sızlamadı. Fakat Kamu adına kolektif suç işleme aracı haline getirdiği makamı elinden alındığı için ölümden beter hale geldiği ve gidişi ile AKP'ye de çok şey kaybettirdiği kesindir. Çünkü Melih Gökçek gerçek anlamda Erdoğan ile birlikte AKP'nin ruhu, sesi, soluğu ve kimliğini oluşturan bir kişiliktir. O milliyetçiliği de, dinciliği de iğdiş ederek tanımsızlaştıran kimliği, utanmazlığı, dalavereciliği, hırsızlığı, rüşvet ve yolsuzluğu temel karakter haline getiren ‘cin göz recai' kişiliği, ilkesiz-ahlaktan yoksun yaşam felsefesi, rüzgara göre konum alan politik tutumu ve miadını çoktan doldurmuş zübükzadelik pratik uygulamaları ile gerçek anlamda AKP'nin ruhu, bedeni ve kimliğidir. Hırsızlık, yolsuzluk ve rüşvete çığır açan bir dahi, bağnazlık, hamaset ve demagojide ihtisas sahibi bir usta, politik dalavere ve kumpaslarda Fouche'ye rahmet okutan bir yaratıcı olan Melih gidince AKP ruhunu-kimliğini ve karakterini, Türkiyeli seçmende gerçek bir zübükzadesini kaybetti.

Can Toprak

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html

Parveke

TAGS(ETIKETLER): AKP  Kimligini  Kaybetti    

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.