Irak Türkmen Cephesi-ITC
Araştırmalar / 09 Temmuz 2017 Pazar Saat 16:29
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ITC Türkiye’nin Irak’ta kargaşa ve kaos yaratmak için kullandığı örgüttür

Türkmenler Türklerle soydaş olup binli yıllardan önce kafile kafile göç etmişler. Orta Doğu’nun değişik bölgelerine yerleşen Türkmenler çoğunlukla; İran, Irak, Türkiye, Suriye, Balkanlar ve Kafkasya’ya yerleştiler. Bölgedeki halkların yaşam kültürüne ayak uyduran Türkmenler, tarihte Akkoyunlular ve Karakoyunlular adında devletlerde kurdular. Büyük ve geniş bölgeleri egemenlikleri altına almışlar ve onlarca yıla varan egemenlikler kurmuştur. Türkmenler yaşadıkları ülkelerde ana unsur olmadıkları için Türkiye politikalarına tabi olurlar. Türkmenlerin çoğu yaşadıkları bölgelerde fazla nüfusa sahip değiller ama Türkler tarafından her zaman nüfusları abartılır ve mevzu bahis bölgelerde en fazla olan etnik nüfus olduğunu öne sürerler.

Irak’ta Türkmenlerin yaşadığı bölgeler:

-              Kerkük ve ilçeleri

-              Musul ve ilçeleri (Telafer)

-              Hewler merkezi ve çevresi

-              Germiyan Bölgesi

-              Bağdat’ın Kuzey ve Doğu kırsalı

-              Tikrit

-              Diyala

-              Al-Wasıt

-              Süleymaniye

Bu bölgelerde Türkmenlerin yaşadığı söylenmektedir.

 Türklere göre Kerkük, Musul ve Germiyan bölgesine kadar uzanan bölge Türkmen bölgesidir. Türkmenler bu bölgenin adına Türkmeneli demektedirler. Bu adı geçen bölge Güney Kürdistan ve Irak Merkezi Bölgesi arasında bir hat gibi geçmektedir. Musul’un Şengal bölgesinden başlayarak Telafer, Musul, Erbil, Mahmur, Altunköprü, Kerkük, Tuzhurmato, Kifri, Karatepe, Hanekin, Diyala, Mendeli ve Bedre’yi kapsamaktadır. Başkent olarak da Kerkük kabul edilmektedir. Bu bölgenin yaklaşık yüzölçümü 50.000 km2’dir. Türkiye’nin iddialarına göre bu bölgedeki Türkmen nüfusu yaklaşık 3 milyon civarındadır. Ama 2007 seçimlerinde Türkmen seçmeni 70 bin ile 100 bin arasında bir oy aldılar.

Türkmeneli kelimesi “Türkmen” ve “eli” kelimesi olarak iki kelimeden oluşur. Birçok kişinin aksine “eli” kelimesi “el” anlamında kullanılmamıştır. “eli” kelimesi “il” anlamında kullanılmıştır. Yani “Türkmeneli” kelimesi, “Türkmenlerin ili”, “Türkmenlerin yurdu” veya “Türkmenlerin anavatanı” anlamına gelmektedir. Bu kelime Türkmence olup Osmanlıcaya geçmiş ve günümüze kadar gelmiştir.

Irak Türkmen Cephesi Partisi

Irak Türkmen Cephesi kısa adı ITC’dir. 7 Ekim 1997’de Hewler’de kurulan parti; Irak Milli Türkmen Partisi, Türkmeneli Partisi, Türkmen Bağımsızlar Hareketi, Türkmen Kardeşlik Ocağı, Türkmeneli İşbirliği ve Kültür Vakfı, Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği gibi bileşenlerden oluşmaktadır. Bu nedenler diğer Türkmen partilerine nazaran yapısında farklı inançlardan oluşan Türkmenleri de barındırmaktadır. Ancak genel çoğunluğunu Sünni Türkmenlerden oluşturuyor. Irak Türkmen Cephesi Partisinin başkanı Erşat Salihi’dir. Partinin genel Merkezi Kerkük’te bulunurken Bağdat, Tel Afer, Musul, Hewler ve Süleymaniye gibi merkezi yerlerde Parti binaları bulunmaktadır.

MİT ve Irak Türkmen Cephesi İlişkileri

Orta Doğu’daki süreçlerden geçmiş olan Türkmenler çoğunlukla Türkiye güdümünde siyaset yapmıştır. Ama bununla birlikte bölgedeki ülkelerin etkisinde siyaset yapan Türkmenlerde ortaya çıkmıştır. Türkiye’ye bağlı Türkmen kesimi 1994 yılında Türkiye tarafından desteklenen ve finanse edilen Irak Türkmen Cephesi’ni yani ITC’yi Ali Sadık Mehdi öncülüğünde kurmuştur. Bu örgüt çözümü Irak’ta ve Iraklılarla değil de Türkiye’nin çıkarları ekseninde aramaktadır. Bu örgütün yönetim kademesi Türkiye tarafından ekonomik açıdan desteklenmektedirler. ITC Türkiye’nin Irak’ta kargaşa ve kaos yaratmak için kullandığı örgüttür. Kendisi gibi düşünmeyen Türkmenleri vatan haini olarak adlandırmakta ama kendileri ise Türkmenler için her hangi bir şey söylememekte sadece kazandıkları yerlerde Türkiye ağzıyla konuşuyorlar. Yani ITC Iraktaki Türkmenlerin haklarını değil de Türkiye’nin politikalarının sözcülüğünü yapmaktadır. ITC’nin günümüzdeki başkanı Erşat Salihi Türkiye için çalışan bir MİT ajanı profilindedir. Türkiye’de kendini Iraklı tüm Türkmenlerin sözcüsü olarak görmektedir. Tüm Türkiyeli yetkililer konuşmalarında sanki Türkmenlerin çıkarına konuştuklarını iddia ediyorlar. Her konuşmalarında Kerkük ve Hewler Türkmenlerindir deniliyor. Ama Türkmenler adına dile getirdiği endişelerin hiç biri Türkmenlerin yararına değil aksine Türkiye’nin yararınadır ve Türkmenlerin zararınadır. Örneğin Telafer için dile getirdikleri çözüm Türkmenlerin katliamına, DAIŞ tarafından işgal edilip yağmalanmasına neden oldu. Türkiye kendi çıkarları ve politikaları için Türkmenleri bile satabilir ve katlettirebilir. ITC ve yetkilileri de bunun bölgedeki ayağı olmaktadır.

TC geçtiğimiz yılın Aralık ayında Türkmen Cephesi üzerinden Irak’ta ve Başurê Kurdistan’da sahadan düzenli ve kurumsal istihbarat alabilmek için Türkmen İstihbarat Teşkilatını oluşturdu. MİT inisiyatifinde gerçekleştirilen bu istihbarat örgütünün adının kısaltılmasının TİT olması bile bilinçli bir mesaj içermektedir. Bu İstihbarat örgütü ile Tel Afer’den Xanekin’e kadar olan bölgelerden bilgi sağlamanın yanında silahlı birimler oluşturdu. TİT bazı Türkmen dernekleri üzerinden Türkmen gençleri örgütleyip silahlandırdı. Ancak hem nitelik hem de nicelik anlamında zayıf olan bu silahlı güç TC’nin Musul Operasyonu gibi alanlarda etki sağlamasına destek olamadı.

Irak Genelinde ITC’nin Durumu

ITC hem bölgesel hem de merkezi seçimlerde fazla varlık gösterememiştir. Örneğin Kürdistan Bölgesel Yönetiminde yapılan 4 seçimden ikisine katılmış, ikisine de katılamamıştır. Katıldığı iki seçimde ise yüzde birin altında kalmıştır.

ITC Kürdistan Bölgesel Yönetimindeki yapılan seçimlerdeki oy oranı;

No          Seçim Yılı            Oy Oranı (%)

1             1992      -             

2             2005      -             

3             2009                      0.38

4             2013                        0.1

 

Bütün Türkmen partilerinin yani; Türkmen Demokratik Hareketi, Irak Türkmen Cephesi, Erbil Türkmen Listesi ve Türkmen Kalkınma Listesi’nin seçimdeki oy oranı aşağıdaki gibidir;

 

No          Seçim Yılı            Oy Oranı (%)

1             1992      -             

2             2005      -             

3             2009                      1.58

4             2013                      0.55

 

Irak Türkmenlerinde hem politik olarak, hem de, mezhepsel olarak farklılıklar vardı. Örneğin; mezhebi Sünni olan Türkmenler, Türkiye veya Bölgesel Kürt yönetiminin siyasetini güderler. Ama mezhebi Şii olan Türkmenler ise Merkezi hükümeti veya İran siyaseti etkisinde kalırlar. Ayrıca Kürt Bölgesinde kendilerine biraz hak kazananlar Kürdistan Bölgesel yönetimine bağlı siyaset yaparlar. Ve Kürdistan Bölgesel Yönetiminin siyasetini esas alırlar. Burada kendilerine Türkmen Demokratik Hareketi’ni kurarlar ve Kürtlerle birlikte yaşamaya karşı çıkmazlar. Şuan ki lideri Necmettin Nurettin yapmaktadır. Bu partiye bağlı sempatizanlar ve üst düzey yöneticiler hükümet tarafından kayırılmakta ve görevlendirilmektedir. Hükümetin her türlü politikalarına evet demektedirler. Özellikle de Barzani ve PDK politikalarını Kabul eden bu parti hükümetin destekçisi gibidir.

Ama Irak Türkmen Cephesi tam zıtlık içerisindedir Kürdistan Bölgesel Yönetimine karşı siyaset yürütmektedir. Erşat Salihi başkanlığındaki ITC’nin yürüttüğü siyaset TC’nin siyasetidir. Ayrımcılık siyaseti yürüten ITC Türkiye’nin hassasiyetlerini kendi hassasiyetleriymiş gibi dile getiriyor. Her türlü Kürt çıkarlarına karşı çıkan ITC’nin çözüm için her hangi bir proje geliştirmiyor ve öneri yapmıyorlar. Bırakın Federe Kürt Bölgesi hakkında veya Merkezi Yönetim hakkında Türkmenlerin geleceği hakkında bile bir proje veya önerileri yoktur. Türkmenleri sanki Türkmenlerin çıkarına TC’nin dilini kullanmaktan geçtiğine inandırmak istiyorlar.

Türkmenler Kürtlerin çıkarlarına aykırı bir şekilde hareket etmektedirler. Türkmenler için önemli olan Kürtlerin kazanç sağlayamamasıdır. Örneğin Kürtler bir statü isteseler Türkmenler karşı çıkarlar.

Güney Kürdistan Federe Yönetimi ve Bağdat Merkezi Yönetimi arasında kalan bölgede yaşayan Türkmenlerin bi kısmı Bağdat Hükümeti’ne bağlı bölgede yaşarken, bir kısmı da Hewlêr Bölgesel Yönetiminin denetimindeki bölge de yaşıyorlar. Her iki bölgenin politikasına göre ayarlanabilen Türkmenler, ayrıca Türkiye’ye göre hareket edip politika yürütüyor.

Türkmenler Türk Olmadıklarını İddia Etmektedirler

Gerçek anlam da Türkmenleri ele aldığımızda Türkmenler de Orta Doğu ve Mezopotamya da yaşayan bir etnik gruptur. Türklerle soydaş olmalarına rağmen Türkmenler Türk değildir. Türklerden önce Türkmenler bu coğrafyaya gelip yerleşmişlerdir. Örneğin Türkiye’de Türkmenler kendilerini Türk olarak tanıtmazlar, Yörük Türkmenleri veya Türkmen olarak tanıtırlar. Konuştukları dil bile günümüzdeki Türkçe ’den farklıdır. Yani daha orijinaldir. Orta Doğu dilleriyle daha ilişkili ve iç içedir. Ama günümüzde İstanbul Türkçesi veya Akademik Türkçe denilen Türkçe 1920’lerin başlarında Mustafa Kemal Atatürk tarafından geliştirilen yapmacık ve halk arasında zemini olmayan sadece gazete, eğitim ve televizyonlarda kullanılan bir dildir. Türkmenler Orta Doğu ve Mezopotamya ülkelerinde bazı bölgelerde dağınık bir yaşam sürerler. Türkmenler de bölgedeki otoriter yapıdan kaynaklı haksızlık ve zulme uğramışlar. Kendi aralarında siyasi mücadele etmek için parti, dernek ve kurum kurmuşlar. Ama bu yapılar günümüzde başta Türkiye bölgedeki diğer ülkeler tarafından kullanılıyor.

Şii Türkmenler ve Sünni Türkmenler Arasındaki Çelişkiler

ITC adlı Türkmen örgütü her ne kadar Türkmen yapısı olarak görülüyorsa da, aslında TC’nin MİT eliyle Irak’ta kurdurduğu ve kullandığı bir çete yapılanmasından başka bir şey değildir. Türkmenlerin ulusal ve kültürel duygularına hitap edip MİT’in hizmetine sokmak istiyorlar. Belirli bazı olaylar karşısında tutunduğu tavır veya durduğu yer çoğu sefer Türkmenlere zarar veriyor. Örneğin, Telafer’in DAİŞ tarafından işgal edildiği zaman, TC’nin duruşu Şii Türkmenleri katliam ve göçe maruz bıraktı. Yani TC-ITC Türkmenleri değil kendilerini konuşturmaktadırlar. Türkiye’de Türkmenlerin haklarını her zaman savunduğunu iddia ediyorlar. Türkmenlere sormaz ITC’yi muhatap alır. ITC’de Türkiye’ye sorar. Yani Türkiye kendi kendine sorar. MİT’in Türkmenler üzerinden yürüttüğü politikalar genelde 36. Paralel olarak adlandırılan bölgelerde hem saha da olma hem de sahadan istihbarat sağlamaktan başka bir şey değildir.

Cemaat Türkmenleri ve AKP Türkmenleri Arasındaki Çelişkiler

TC devleti Türkmenler politikasına özellikle 2002-03 yıllarında ağırlık vermeye başladı. Cemaat-AKP ilişkilerinin en üst düzeyde olduğu dönemlerde hatta tabiri caiz ise Cemaatin siyasetteki kanadının AKP olduğu dönemlerde Türkmen politikaları gelişti. Ortadoğu’da örnek İslam devleti olma adında ilerlerken Misakı Milli sınırlarını gündeme alıp Musul ve Kerkük planları yapıldı. Bu projenin gerçekleşmesi için bölgede kendine zemin arayan AKP ve Cemaat Türkmenler üzerinden Irak ve Başurê Kurdistan’da konumlanmaya başladılar. Bu konumla salt olarak siyasi değil ekonomik hatta kısmide olsa askeri anlamda da olmuştur. Irak ve Başurê Kurdistan’da eğitim ve sağlık gibi alanlarda Türkmenlere istihdam sağlanıp örgütlenmelerini gerçekleştirmişlerdir. Buradaki hakimiyet daha çok Cemaat üzerinden gelişip TC devletine karşı Türkmenlerde sempati geliştirilmek istenmiştir.  Ancak Cemaat-AKP çelişkilerinin yansıması Irak Türkmen Cephesi’nde de kendini göstermiştir. Bir kısım Cemaat yanlısı olurken Erşat Salihi gibi tiplemelerde AKP tarafında yer almıştır.  Bu durumun tartışmaları sadece siyasi tartışmalar ile kalmayıp aynı zamanda iç hesaplaşmalara da dönüşmüştür. Örneğin 26 Ekim 2016 tarihinde Cemaat taraftarı olan Türkmen İstihbarat Subayı Abdulemir Cuma’ya MİT tarafından Kerkük’te suikast eylemi gerçekleşti. Tabi TC denetiminde olan Türkmen Cephesi başkanı olan Erşat Salihi olayı PKK’nin gerçekleştirdiğini söyleyip ‘bir taşla iki kuş’ vurmanın hesaplarını yapmıştı. Cemaat üyesine suikast gerçekleşirken bütün Türkmenlere PKK karşıtlığında algı operasyonu yapılmak istendi.

Irak Türkmen Cephesinin MİT Destekli Kürt Karşıtlığı

Irak Türkmen Cephesi sempatizanları genelde büyük Türkmen Devleti kuracağız adı altında kandırılmaktadır. Son yüzyıl haricinde genelde Türkmenler ve Kürtler içe içe bulundukları alanlarda beraberce sorunsuz yaşamışlardır. Ancak son yıllarda TC devleti politikaları ile birlikte bir kısım Türkmenler Milliyetçi-Faşist bir hal almışlardır. Kürtlere ait bazı topraklarda hak iddia etmektedirler. Yeraltı kaynakları ve jeo-stratejik açıdan büyük bir öneme sahip olan Kerkük ve Hewler bunlardan birkaç tanesidir. Hatta geçtiğimiz günlerde Kerkük’te yaşanan bayrak krizinde Irak hükümetinden çok Irak Türkmen Cephesi partisi kriz yaratmıştır. ‘Kerkük Türkmenlerindir, Türkmenlerin olacak’ sloganları ile Kürtlerin bulunduğu mahallelere organize bir şekilde saldırılar düzenlemişlerdir. Salt olarak bunlar ile yetinmeyen ITC, Kerkük’teki KBY bayrağı krizi sonrası Hewler’de bulunan Türkmen Cephesi parti binasının tepesindeki küçük ebatlı bayrağı kaldırıp yerine daha büyük ebatlı bayrak asmıştır.

 

Irak Türkmen Cephesinin hangi amaç ile kurulduğu ortadadır. Kaldı ki son günlerde içerisine girdiği pratikler nasıl bir örgütleme olduklarını göstermektedir. Başurê Kürdistan’da Kürt Özgürlük Hareketi ve Kürtler karşıtlığından başka bir politika izlememektedir. Son günlerde bilinçli bir şekilde gündemde tutulan Özgürlük Hareketine, Şengal, Kerkük ve Medya savunma alanlarına yönelik operasyon ve provokasyonlarda ve yine MİT destekli suikast faaliyetlerinde ITC isimli bu işbirlikçi yapı gündemde olacaktır.  

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  Irak  Turkmen  Cephesi-ITC  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.