Birakujî sömürgeciliğe hizmet, bütün Kürtlere felakettir
Serbest Yazılar / 06 Ocak 2017 Cuma Saat 02:43
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kül rengi bir hava. Şafak söktü sökecek. Gecenin ağır ve derin uykusundan sıyrılıp yeni bir güne merhaba demenin tan vakti. Arafa caddesinde sabahın tenha trafiğinden faydalanan koca bir TIR büyük bir gümbürtüyle hızla yol alıyor. Ardından bir polisin düdük sesi gümbürtüye eşlik ediyor. Ve sonra yeniden sessizlik

Toplanma yerine varıyoruz. Kandil’e yolcuyuz. Güney Kürdistan’ın serin kışında bugünlerde sıcak mı sıcak bir gündem var. Gerilla Şengal’de kalacak mı çıkacak mı? Türk devletinin Güney’deki işgali ne olacak? Önemli bir gündem, zira bu durum Şengal ve Êzîdî Kürtlerin geleceğini etkileme kadar, tüm Kürtlerin de geleceği açısından da oldukça önemli.

Federe Kürdistan Başbakanı Neçirvan Barzani’nin son haftalarda PKK’ye dönük tehditleri, yeni bir birakujî savaşı olarak okunan “gerekirse güç kullanırız” açıklamaları, Kürtler tarafından büyük tepki topladı.

İşgalci bölge devletlerinin böl-yönet politikalarıyla yüz yıldır sömürge olan Kürdistan’da bu devletlerin de kışkırtması sonucu farklı Kürt partileri arasında onlarca yıl da birakujî savaşı yaşandı. Ancak bugün bölgede yaşanan gelişmeler Kürtlere özgürlük umudu bahşederken, birakujî savaşının yeniden ağza alınmış olması herkeste bir öfke patlaması yaratmış durumda.

Sokaktaki sade bir vatandaştan, siyasetçiye, sanatçıya, aydına, fırıncıya, işçiye, esnafa varana dek herkes böyle bir savaş durumunda Kürtlerin bir yüz yıl daha kaybedeceğinin farkında.

İşte tam da böyle bir dönemde, Kerkük daldığı ağır uykunun kollarından sıyrılıp, kendi halinde olağan bir güne hazırlanırken bir grup eski pêşmerge Kandil’e doğru yola çıkmaya hazırlanıyor.

Kimi 50, kimi 60, kimi 70 yaşında. Her biri defalarca feleğin çemberinden geçmiş, kefen bezini defalarca yırtıp atmış insanlar. Kah Saddam zulmüne karşı kılıç kuşanmış, kah Türk ordusuna karşı mevziye yatmış. Hepsinde onulmaz bir yara açan ise bugün hatırlandıkça binlerce ah çektiren birakujî savaşları olmuş.

Belki de en çok onlar anlıyor Şengal’de birakujî savaşının ne anlama geleceğini. Ve belki de en fazla onlar anlıyor bunun Kürtlere neler kaybettireceğini. Onun için dört bir yana haber salmışlar. Dêrin Pêşmergesi (1991 öncesi pêşmergeler) olarak bugün yeniden dağlara dönecekler yüzlerini.

Sabahın ilk ışıklarıyla Kerkük’ten yola çıkıyoruz. İlk hareket yerinde onlarca araçla başlayan yolculuğumuz Taqtaq ve Koye’de artık uzun bir konvoya dönüşüyor. Aynı saatlerde Süleymaniye, Şehrezor ve Raperin alanlarından da çok sayıda kişinin Kandil’e doğru yol aldığını haber alıyoruz.

 Uzun bir konvoyla Kandil’e giriş yapıyoruz. Pêşmergeleri bir gerilla grubu karşılıyor. Sıcak karşılamadan ve hal hatır sormalardan sonra sayıları 200’ü geçen pêşmergeler basın açıklaması yapıyorlar.

Basının ilgisi oldukça büyük. Güney Kürdistan’ın bazı televizyonları basın açıklamasını canlı yayında veriyorlar.

Dêrin Pêşmergeleri sırtlarını Kandil’in yüksek dağlarına yaslayıp ülkelerindeki işgale ve birakujî savaşını yeniden hortlatmak isteyenlere karşı, “biz buna asla bir daha izin vermeyeceğiz” diyerek açıklamaya başlıyorlar.

Farklı alanlardan gelenler adına birer temsilci konuşma yapıyor. Tüm konuşmaların ortak noktası, ‘Türk devletinin Güney’deki işgaline son, kardeş kavgasına hayır’ ve Kürtlerin birliğinin sağlanması için ‘ulusal kongre’, oluyor.

Konuşmalar Kandil’in yüksek ve sarp dağlarından, derin ve uzun vadilerinde yankılanıp tüm Kürdistan’a yayılıyor.

Kandil’de ortaya çıkan bu fotoğraf Kürtlerin artık yeni bir birakujî savaşına mahkum edilemeyeceğinin, Kürdün artık ulusal birlikten öte tek bir seçeneği kabul etmeyeceğinin fotoğrafı oluyor. Dêrin Pêşmergeleri yaptıkları açıklamanın, sarf ettiklerin sözlerin bilinci ve ağırlığında olarak başları dik ve gururla ayrılıyorlar Kandil’den.

Yol boyunca sohbetler ediyoruz. Kah şakalaşmalar, kah derin siyasi tartışmalar kah çıldırtıcı sessizlik içinde dağların zirvelerine takılan düşünceler.

Tam da böylesi bir sessizlik anında söze başlıyor, Mam Ali. “Biz çok yanlışlar yaptık. Çok acılar çektik, birbirimize de çok çektirdik bu acıları” diyor ve ekliyor: “Oysa bir hayalimiz vardı. Özgür bir Kürdistan’da hepimiz birlikte bir hayat paylaşacaktık.” Taqtaq’ten geçerken, bir çocuk sevecenliği ve coşkusuyla, “burası benim ana vatanım” diyor. Hepimiz ona bakıyoruz. “bakın bu uzakta gördüğünüz köy var ya, işte benim çocukluğumun geçtiği köy burası” diyor. Sanki yeniden çocuk oluyor, sanki işaret ettiği köyün sokaklarında çocukluk arkadaşlarıyla yeniden bir oyuna dalıyor.

Mam Ali biz sorunca “vala ben de bilmiyorum ama sanırım 75 yaşındayım” diyor. 1960’lı yıllardan 90’lara kadar YNK’de pêşmergelik yapmış. Liva komutanıymış. Sonra yanında oturan ondan 10 yaş küçük arkadaşı anlatıyor; Mam Ali namı büyük bir pêşmerge komutanıydı. Şimdilerde de gidin sorun tüm parti yöneticileri, tanınan bilinen insanlar Mam Ali’yi bilirler, tanırlar, diyor. O Mam Ali’yi anlatırken, Mam Ali mahcubiyet yaşıyor.

Mam Ali bütün bilmiş görmüşlüğüyle Kürtler arası bir savaşın Kürtlere neler kaybettiğinin bilinciyle bütün Kürtlere sesleniyor: “Birakujî sömürgeciliğe hizmet, Kürtlere felakettir.” İzlenim / Halit Ermiş Kandil

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): Birakuji  somurgecilige  hizmet  butun  Kurtlere  felakettir  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.