İşte demokrasi: 90 bin Cami’ye karşılık 940 Cem evi
Okuyucudan / 12 Kasım 2016 Cumartesi Saat 14:05
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yüz yıllardır Anadolu coğrafyasında Aleviler büyük bir inatla inançlarıyla yaşamaya devam etmektedir. Bilhassa 90’larda Kürt Ulusal Mücadelesinin yükselmesiyle birlikte Türkiye’de inanç kesimi olarak tanınmaya başlanan ve bir kısım hakları verilen Alevilere verilen sözde hakların ‘hak mı yoksa PKK saflarında yer almaması için rüşvet mi sunulduğu’ tartışma konusudur

1990´larda Alevi derneklerinin açılmasına izin veren TC, ne yazık ki; Cem evlerine resmi statü vermeyi çok gördü. Her zaman sistem dışı kalayı tercih ve yaşam tarzı haline getiren Alevilere yüzyıllardır var olan bu inanca neden daha önceden bu hak tanınmadı da 1990´lardan tanınmaya başlandı?

Alevi halkına dernek kurma izni veren Türk devleti Alevileri, “Kürt ulusal mücadele saflarından bir nevi uzak tutmayı” hedeflemiş ve Alevi toplumunu devletin arka bahçesi olma için rezerv tutmaya ve CHP’ye kanalize etmeye çalışmıştır.

Bugün gelinen nokta, Aleviler resmi statü içerisinde hala yer almıyor, Cem evi resmi statü içerisinde değil. Devlet yardımı akmazken tüm giderlerini üye aidatı ve yapılan aktivitelerde elde edilen para ile kendilerini finanse etmektedirler. Alevi toplumu inancını sürdürebilmek için hala ‘kendi yağında kavrulmaktadır’ demek yerinde olur.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi devletin başı hatırlanacağı üzere “Cem evi Cümbüş evi“ Cem evi, ucube“ gibi aşağılayıcı ve hakaret içerikli kelimeler hala kulaklarda çınlıyor.

Alevi kurumları-ibadet mekanlarının Camii sayısına göre tartışmak ve mukayese etmek bile devenin sırtında görülen bir tek kıl tüyünü saymak gibi olur. Ama buna rağmen Alevi kurumları devlet desteğini almadan halkın desteğiyle yaşamaya devam etmektedir.

Türk İçişleri Bakanlığı’ndan edinilen resmi verilere göre, 81 ilde toplam 937 Cem evi var. 31 ilde cemevi yok. Cami bulunmayan il sayısı ise sıfır. 3 bin 200 caminin bulunduğu İstanbul’da Cem evi sayısı 64. 81 il’in 31´inde Alevilerin ibadethaneleri bulunmamakta.

Anadolu ve Bakurê Kürdistan’da dernekleşmeler üzerinden ibadet mekanlarını kuran Alevilerin bugün dernekleri-ibadethaneleri kapatılıyor. Üstelik TC sınırları içerisinde ‘inancını hür yaşaması öngörülen’ inanç kesimlerinin devlete bunu sağlaması için ödediği verginin aynı olduğu görüldüğünde, çıkan uygulama sonucun aynı olmaması üzücü.

Devlet 2016 yilinda Diyanet işlerine verdiği 6 milyar 482 milyon 979 bin liralık bir bütçe ile sadece Camilere yatırım yapmaktadır. Kendi ülkesindeki halka yatırım yapmayı çok gören TC devleti şimdi de bu yatırımları yurt dışındaki Müslümanlara Diyanet İşleri aracılığıyla destek verilerek Rusya´da bulunan Minsk´e yapmaktadır. Minsk’e bilindiği üzere Diyanet aracılığı ile cami yaptırılmıştır.  Minsk'te 54 yıl önce yıkılan Minsk Camii, TC'nin katkılarıyla yeniden inşa edildi. Yapımına daha önce başlanan ancak tamamlanamayan caminin inşaatını 2014 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı üstlenerek yaptı.

Şimdi bu habere dair ayrıntıları okuduğumda, bir Alevi yurttaşı olarak "Türkiye'de Alevi toplumuna neden Cem evleri yapılmıyor ve ya diğer inanç kesimlerinin ibadetlerini rahat yapabilecekleri imkanlar sağlanmıyor da başka ülkede yaşayan Müslümanlar için hizmet edilmektedir?" sorusunu sorarım.

Aleviler ve Kürtlere yönelik devlet yaklaşımı, aslında farklı kimlikler konusundaki devlet yaklaşımının bir parçası.

Bu güne kadar Alevi yoktu, Kürt yoktu, ne zaman ki “Varız!” dediler, en ağır katliamlarla cevap verildi ve yüz yüze geldiler.

Özcan Bozoğlu

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): Iste  demokrasi  90  bin  Cami  ye  karsilik  940  Cem  evi  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.