Herkese Irak olan ülke
Makaleler / 22 Ekim 2016 Cumartesi Saat 14:48
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ortadoğu bölgesi genel olarak bilim, teknoloji ve ekonomi bakımından geri bırakılmıştır. Hakeza Ortadoğu’nun hemen tüm karış toprakları bugün dünyada gelinen bilimsel tüm gelişmelere beşiklik etmiş ve bir zamanlar Bağdat-Irak toprakları denildiğinde akla Saddam Rejimi, mezhepsel çatışma vb değil bilim, kültür, sanatın geldiğini unutmamak gerek. Toplumsal olarak etnik, dini ve mezhepsel temelde bölünüp- parçalanmıştır. Sürekli kaşınan suni çelişkiler

Küresel güçler bölgenin jeopolitik durumunu kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya çalışmaktadırlar.  Bu amaçla alanı denetimlerine almak için her türlü savaş tekniklerini ve siyaseti uygulamaktadırlar. En son model silahlar burada denenmektedir. Siyasetin en çarpık biçimleri bu alanda hayat bulmaktadır. Geçmiş yüzyılın çelişki ve çatışmaları kaşınmakta, mezhepsel ayrışma ve çatışma bir hastalık gibi her geçen gün daha fazla yayılmaktadır. Bunun üzerinde gelişen karşıtlıklar tüm bölgeyi bir kör döğüş sahasına dönüştürme riski ile karşı karşıya bırakmaktadır.

Ortadoğu bölgesi genel olarak bilim, teknoloji ve ekonomi bakımından geri bırakılmıştır. Hakeza Ortadoğu’nun hemen tüm karış toprakları bugün dünyada gelinen bilimsel tüm gelişmelere beşiklik etmiş ve bir zamanlar Bağdat-Irak toprakları denildiğinde akla Saddam Rejimi, mezhepsel çatışma vb değil bilim, kültür, sanatın geldiğini unutmamak gerek. Toplumsal olarak etnik, dini ve mezhepsel temelde bölünüp- parçalanmıştır. Sürekli kaşınan suni çelişkiler ve bu temelde geliştirilen çatışmalarla herkes-herkese düşman hale getirilmiştir. Böylelikle alandaki toplulukların birlikte yaşama zemini önemli oranda zedelenmiştir. Alandaki inanç-kimlik ve kültür zenginliği ciddi anlamda yok edilme, tek tipleştirme riski ile karşı-karşıyadır.  Aşiret ve kabile çatışmaları ise adeta etnik ve inanç temeli çelişkilerin tamamlayıcısıdır. 

Tüm bunlar küresel güçlerin hakimiyet sağlamak, hata Irak vb. yerlerde olduğu gibi kendini kurtarıcı haline getirmek için bölgeyi çekirdeğinden parçalama ve yok etme planlarının sonucudur.  Bu plan bölgede şimdiden etkisini geniş çapta göstermiştir.

Irak’ta Mezhepler Dahî Akımlara Bölün(dürül)müştür!

Şii- Sünni temeli mezhep ayrışmasının yanı sıra, Selefilik, İhvancılık, Cundul  İslam vb akımlarda bölgede etkindirler. Tüm bu akımların varlığı inanç özgürlüğünün sonucu değil, Cahiliye devrinin alametleridir. Bölgenin genelinde adeta tarih yeniden tekerrür etmektedir. Korkunç bir aşiretçilik, kabilecilik ve mezhepçilik anlayışı gelişmektedir. Küresel güçler buradaki çıkarlarını kaybetmemek için adeta toplumun genleri ile oynanmaktadır. Toplumsallığa dair her şey içeriğinde boşaltılıp-yok edilmektedir.

Başta petrol ve petrol ürünleri olmak üzere bölgedeki kaynakların büyük kısmı küresel güçlerin denetimindedir. Devletler, örgütlenmeler ve askeri kuvvetler halk ve demokratik değerler yerine aşiret, kabile ve mezhep temelli olmaktadır. Halkların büyük kısmı temel insani ihtiyaçlarından yoksun durumdadır.  Buna rağmen her aşiretin, kabilenin, mezhep grubunun kendisine bağlı asker gücünün olması ve bu gücü kendi istekleri doğrultusunda hareket ettirmesi bölgede tam kaos hali yaratmaktadır.

Bölgede askeri durum:

Görünüşte merkezi Irak hükümetine bağlı olan, özünde ise İran'ın denetimindeki Şii Milislerce adeta bölge kuşatılmıştır. Celewle ve Mendelliden tutalım, Kerkük ve Maxmur’a kadar uzanan hat üzerinde bunların hakimiyeti vardır. Haşti Şaahabi adı altında örgütlenen bu Şii milisler alanda her geçen gün etkinliklerini artırmaktadırlar. Mendelli’nin büyük bir çoğunluğu, Sadiye’nin tamamı onların denetimindedir. Xaneqin’in bir çok yeri ise onların karargahı haline gelmiştir.  Özellikle Kerkük sorunu ve Musul Operasyonunun gündeme gelmesi ile alanda hareketlilik artmıştır. Şii milislerin alana akışları artmış ve burada kendilerini askeri bir güç olarak kabullendirmişlerdir. Kerkük ve Maxmur çevresinde de siyasi ve askeri yönden aktif bir rol oynamaktadırlar. Son süreçlerde İran ile yapılan anlaşmalarda sınır hatlarının açık tutulması ve İran’a petrol satışlarının artması yeni bir süreci başlatmıştır. İran’ın alana hakim olması için fırsat doğmuştur. İran askeri ve ekonomik gücüne dayanarak bu fırsatı kullanmak istemektedir.

Irak’ta Yeni Bir DAİŞ Modeli Olarak Ortaya Çıkarılmaya Çalışılan Türkmenler!

Küresel güçler ve onların alandaki taşeronları alanda uyguladıkları politikalarla içinden çıkılmayacak bir bataklık yaratmışlardır. TC, İran vb. güçler, Şii -Sünni çelişkisi ve Türkmenlerin etnik kimliklerine ilişkin duydukları hassasiyetleri kaşıyarak ve buna dayanarak Mendelliden –Musul’a kadar birçok silahlı gruplar oluşturmuşlardır.  Böylelikle adeta yeni bir DAİŞ modelini pratikleştirilmiştir. On binleri bulan Şii milisler ve Türkmen cepheleri, Kürtlere karşı kışkırtılıp bölge yeni bir savaş ile karşı karşıya getirilmiştir. Şii- Sünni, Kürt, Türk çatışması yaratmak için çok büyük bir gayret göstermektedirler. Xurmato ve Kerkük’te baş gösteren sorunlar bu politikaların sonucudur. Önüne geçilmese Musul Operasyonundan hemen sonra bölgede etnik ve mezhepsel savaşların başlaması kaçınılmaz görülmektedir. Bunun zemini oluşturulmuş ve sadece bir kıvılcımı beklemektedir.

Başurê Kürdistan’da Ekonomik, Siyasi Kriz İçerisindeki Durum…

Başurê Kürdistan uzun süredir siyasi ve ekonomik krizle boğuşmaktadır. Ekonomisi iflas etme aşamasındadır. Eğitim sistemi çökmüş ve özel şirketlere milyonlarca dolar borçlu hale gelmiştir. Öğretmenler başta olmak üzere polis ve peşmerge güçleri –silahlarını pazarlarda satacak denli- ciddi geçim sıkıntı çekmektedirler. Petrol gelirlerinin iktidardaki gruplar arasında bölüşülmesi, ailelere dayalı yönetim tarzı, bunun besleyip- büyüttüğü gruplaşmalar ve bunların arasındaki çatışmalar, toplumsal dokuda parçalanmalar yaratmakta, gittikçe çürütücü bir hal almaktadır. KDP’nin TC ile yaptığı petrol antlaşmaları her yönüyle toplumsallığa aykırıdır. Burada elde edilen gelir adil bir biçimde topluma yansıtılmamaktadır. Ayrıca bir varil petrol Türkiye'ye 7.5 dolara satılmaktadır. Oysa Türkiye, Rusya’dan bir varil petrolü 11 dolardan almaktadır. Yani bir yanda Kürdistan kaynakları ucuza satılmakta, diğer yanda burada elde edilen gelir adil olarak dağıtılmamaktadır.

Başurê Kürdistan Meclis’i Grup-Ailelerin Kontrolünde İşlevsizleştiriliyor!

Irak Merkezi Hükümeti’ne bağlı Kürdistan bölgesi toprakları parçalı bir irade ile yönetilmektedir. Bu durum birçok kaynağın heba edilmesine, yok pahasına satılmasına neden olduğu gibi keyfi uygulamalara da zemin sunmaktadır.  Yani yönetim Meclis’in kontrolünde olması gerekirken, grupların ve ailelerin kontrolündedir.  Parçalılık askeri gücün oluşumuna da yansımaktadır. Demokratik değerleri koruyacak bir ulusal askeri güç yerine her alanın, ailenin kendi kontrolün da askeri gücü bulunmaktadır. Bu askeri gücün temel uğraşı ise kişisel ve ailesel çıkarları korumak olmaktadır. Böyle olunca Kürdistan sınırları önemli oranda korumasız kalmaktadır.

Sınır hatları başta İran olmak üzere birçok güce açık hale gelmektedir. İran alanda kadrolarını yerleştirmiş, istihbarat yönünden tüm kurumlara sızmıştır.  Her bölgede, her evde haber alabilecek şekilde bir örgütlenmiştir.

Türkiye Devleti ise Xurmato içine kadar bile el atmış ve buradaki dengelerle oynamaya başlamıştır. Buna karşı Irak Merkezi Hükümeti ve bölgesel yönetim son derece pasif bir tutum sahibidirler.  Böyle olunca Türkiye; Xaneqin, Xurmato, Kerkük ve hatta Musul hattındaki Türkmenleri milliyetçilikle zehirleyip, etkilediklerini paramiliter-silahlı güç haline getirme çabaları engelsiz kalmaktadır. Bütün bunlar gösteriyor ki mevcut durumda ve yakın gelecekte İran ile Türkiye’nin bölgede etkinliğinin artması –ki arttırmak istemesi olasıdır.

KDP Halk Nezdinde ‘İhanetçi’ Tanımlanmaya Muhatap Olmuştur

Başurê Kürdistan’ın büyük bir çoğunluğunda KDP ve Mesut Barzani ailesi için geçmişte yürütmüş oldukları mücadelenin yarattığı kredi tükenmiştir. KDP son yıllarda içine girdiği yönelim ve geliştirdiği ilişkilerle geçmişte dile getirdiği ulusal ve demokratik değerlerden tamamen kopmuştur. Her anlamda ailesel çıkarları esas alan bir yapıya dönüşmüştür. Şengal’i düşmana teslim etmesi ise onun Kürdistani bir güç olma özeliğini de tartışmaya açmıştır. Halk nezdinde ihanetçi tanımlamalarına muhatap olmuştur.

Siyasi olarak kredisini tüketen KDP gerilediği her alanda açık bir şekilde baskıcı uygulamalara yönelmektedir. Şengal’de ayak oyunları ile özgürlük hareketinin gelişimini durdurmaya çalışırken, Duhok, Zaxo ve Amediye alanlarında halka karşı baskı ve tehdit politikasını dereye koymaktadır. Germiyan hattında ise MİT ile birlikte kirli faaliyetlere girişmektedir. Burada bir yanda mezhepçiliği kullanarak Sunni cephesini, diğer taraftan ise etnik yapının kışkırtılması temelinde Türkmen cephesini güçlendirme yönünden faaliyetler yürütmektedir.

Alandaki tüm yapılara alternatif iddiasındaki Özgürlük Hareketi ise Xaniqin’den- Şengal’e, Kekük’ten- Amediye’ye kadar uzanan tüm alanlarda her geçen gün etkinliğini artırmaktadır. Siyasal, sosyal ve yaşamsal alanda her geçen gün daha fazla alternatif haline gelmektedir.  Başurê Kürdistan da uç veren ve daha kurumsallaşması tam olarak oturmayan alternatif sistem bu haliyle bile halklardan  büyük bir ilgi görürken, etnik, mezhepsel ve aşiretsel temellere dayanan güçler tarafından büyük bir tehdit olarak görülmektedir. Siyasi, sosyal gelişmeler kadar alandaki askeri güçlerin halklar, inançlar açısında oynadığı meşru savunma rolü de gelişmeyi hızlandıran bir etkendir. Bu nedenle bir yanda TC ve KDP, diğer yanda İran’ın bu alana olan yönelimleri artmaktadır.

Başurê Kürdistan’da Mevcut Statüko Çökmüştür

Özgürlük Hareketi’nin Musul Operasyonundaki rolünü sınırlama çabaları bu durumla bağlantılıdır. Tüm bunlara rağmen mevcut statüko çökmüştür. Bunu farklı versiyonlarla yeniden inşa etmek ve hakim kılmak imkansızdır. Buna ne bölge gerçekleri, nede halkların özgürlük istemi izin verir. Bu noktada özgürlük, adalet ve eşitliğe aykırı her çaba, istem ve oluşum başarısızlığa mahkumdur. Özgürlük hareketinin şansı ve başarı sırrı burada yatmaktadır. Geçmişle-günceli, evrensel olanla -yereli doğru bir diyalektikle bütünleştirip özgürlük mayası haline getirmesi, onu yükselen güç olmasını sağlayan temel etmendir.

Goran Akreyî

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): Herkese  Irak  olan  ulke  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.